{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2679 <br>KARAR NO: 2025/719<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/05/2021<br>NUMARASI: 2020/342 Esas, 2021/538 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/06/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair  verilen karara karşı  davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında 18/04/2017 tarihli ... Başakşehir mekanik tesisat proje yapımı sözleşmesi akdedildiği, davacı şirketin yükümlülüklerini sözleşme şartlarına uygun ifa ederek tamamladığını,  alacağına ilişkin 27.09.2018 tarihli KDV dahil 17.700,00 TL bedelli faturanın davalı şirkete tebliğ edilerek kesinleştiğini belirterek;  davalı iş sahibinin Bakırköy ...İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali ile takip konusu miktar alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava  etmiştir.Davalı vekili; itirazın iptali davasının süresinde ikame edilmediğinden usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin  zamanaşımına uğradığını, davalıya yönelik husumet itirazlarının olduğunu, icra takibinin muhatabının davalı olmayıp husumetin asıl kişi veya kişilere yöneltilmesi gerektiğini, takip talebinde borcun sebebi bölümünde sadece “fatura alacağı” ibaresinin yer aldığını, alacak bir faturaya dayanıyorsa borcun sebebi kısmında faturanın tüm bilgilerinin ayrıntılı bir şekilde yazılması gerektiğini, takip talebinde bu hususların yer almadığını, dava dilekçesi ile takip talebinin aynı alacaktan doğmaması, dava talepleri ile icra takibi taleplerinin farklı nitelikte olduğundan davanın reddi gerektiğini, takip talebinde  talep edilen faiz türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinin takip talebiyle bağlı olması gerekirken dava dilekçesinde bu kez de avans faiz talep edildiğini, faiz taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu iddia edilen faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde 18.04.2017 tarihinde sözleşme tanzim edildiği iddia edilmesine rağmen fatura tarihinin 27.09.2018 olduğunu, 18 ay sonra fatura tanzim edildiği iddiasının da gerçek durumu yansıtmadığını, davacı tarafından sunulan faturanın içeriğinde “Hak ediş bedeli -... Başakşehir Mekanik Tesisat Proje Bedeli” yazdığını, davalının Başakşehir ilçesinde herhangi bir okulu veya inşaatının bulunmadığını, davalı ile bu konuda imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından iddia edilen işlerin muhatabının davalı şirket değil, sahibi ve ortağı ... olan, ... Limited Şirketi’nin olduğunu belirterek; davanın husumet yokluğundan veya diğer usul sebeplerinden ve esastan reddini talep etmiştir.Mahkemece 24/05/2021 tarihli  karar ile; taraf defterlerinin usulüne uygun  tutulduğu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı ancak açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, davacı tarafça davaya konu  faturanın elektronik ortamda düzenlenerek yine  elektronik ortamda davalı tarafa iletildiği, davalı tarafça söz konusu faturaya  TTK 21/2 gereğince usulüne uygun itiraz edildiği hususunun ispatlanamadığı bu nedenle  davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 17.700,00- TL faturaya dayalı hesap alacağının bulunduğu  gerekçesi ile  davanın kabulü  ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 17.700,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa yıllık uygulanacak avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın  husumetten reddinin gerektiğini,  iş bu dava daki talepler ile icra takibinin sebebinin ve faiz istemlerinin birbiri ile örtüşmediğini,  Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasının takip talebi incelendiğinde borcun sebebinin sadece 'fatura alacağı' olarak gösterildiğini, ancak faturanın tüm bilgilerinin ayrıntılı bir şekilde yazılmadığını,  takip talebinde; asıl alacağa kamu bankalarınca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması talep edildiğini, talep edilen faiz türü usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip talebi ile dava dilekçesinin uyumsuz olduğunu, dava dilekçesinde ise avans faizi talep edildiğini, davacıya ait Başakşehir ilçesinde herhangi bir okul veya inşaatı bulunmadığını, davalı ile bu konuda imzalanmış herhangi bir sözleşme olmadığını, dava dışı ve davanın ihbar edildiği ... Limited Şirketi'nden Başakşehir ... diye geçen taşınmaza ilişkin  kira sözleşmesi dahil tüm bilgi, belge ve evrakların celbini cevap dilekçemiz ile talep etmemize rağmen mahkemenin bu delilleri celp etmediğini,   faturanın tek başına her zaman tanzim edilebilecek bir delil mahiyetinde olup; davacı tarafından davalı  adına sunulmuş herhangi bir sevk irsaliyesi, teslim tesellüm, iş bitirme, kesin ve geçici hak ediş belgeleri vs. hiçbir belgenin de bulunmadığını, davalı şirkete herhangi bir hizmet verilmediğini, davacının fatura içeriğini ispatlayamamasına rağmen sırf ticari defterlerde yer alması nedeniyle davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davacının  başka şirket ile böylesi bir ilişkiye girdiğini,  bu şirketin de ... Ltd. Şti. olduğunu, yalnızca faturaların davalıya teslimi ve bu faturaların itiraz edilmeyerek ticari defterlere kaydının alacağın mevcut bulunduğunun delili olmayacağını,  belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında  18/04/2017 tarihli  ... Okulları mekanik tesisat proje yapım sözleşmesi  akdedilmiştir. Davacı  yüklenici; taraflar arasında 18/04/2017 tarihli ... Başakşehir mekanik tesisat proje yapımı sözleşmesi akdedildiği, davacı şirketin yükümlülüklerini sözleşme şartlarına uygun ifa ederek tamamladığını,  alacağına ilişkin 27.09.2018 tarihli KDV dahil 17.700,00 TL bedelli faturanın davalı şirkete tebliğ edilerek kesinleştiğini belirterek;  davalı iş sahibinin Bakırköy ...İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takibine yaptığı  itirazın iptalini   talep ve dava  etmiş, davalı iş sahibi;  davanın süresinde ikame edilmediğini, davacının taleplerinin  zamanaşımına uğradığını, davalıya yönelik husumet itirazlarının olduğunu, icra takibinin muhatabının davalı olmayıp husumetin asıl kişi veya kişilere yöneltilmesi gerektiğini, takip talebinde borcun sebebi bölümünde sadece “fatura alacağı” ibaresinin yer aldığını, faturanın tüm bilgilerinin ayrıntılı bir şekilde yazılması gerektiğini,   dava konusu iddia edilen faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacı tarafından sunulan faturanın içeriğinde “Hak ediş bedeli -... Başakşehir Mekanik Tesisat Proje Bedeli” yazdığını, davalının Başakşehir ilçesinde herhangi bir okulu veya inşaatının bulunmadığını, davalı ile bu konuda imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından iddia edilen işlerin muhatabının davalı şirket değil, sahibi ve ortağı dava dışı ... olan, ... Limited Şirketi’nin olduğunu belirterek; davanın husumet yokluğundan veya diğer usul sebeplerinden veya esastan reddini talep etmiş, Mahkemece; taraf defterlerinin usulüne uygun  tutulduğu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı ancak açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, davacı tarafça davaya konu  faturanın elektronik ortamda düzenlenerek yine  elektronik ortamda davalı tarafa iletildiği, davalı tarafça söz konusu faturaya  TTK 21/2 gereğince usulüne uygun itiraz edildiği hususunun ispatlanamadığı bu nedenle  davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 17.700,00- TL faturaya dayalı hesap alacağının bulunduğu  gerekçesi ile  davanın kabulü  ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 17.700,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa yıllık uygulanacak avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmiştir. Somut olayda davacı yan taraflar arasında 18/04/2017 tarihli ... mekanik tesisat proje yapım sözleşmesi  akdedildiğini ,bu işten kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir. Bahse konu sözleşme dosya içerisinde görülmemiş ise de;  26/01/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile ; tarafların açık cari hesap yöntemi ile çalıştıkları, davacı şirketin dava konusu  faturayı 2018 ve 2019 yılı defter kayıtlarına işlediği, davacı ve davalının defter kayıtlarının; fatura kayıtları yönünden birbirini teyit ettiğini, davacı ve davalının bağlı bulundukları vergi dairelerine verdikleri BA BS form bildirimleri yönünden de birbirlerini teyit ettiklerini ve rapor tarihi itibariyle davacının 17.700,00-TL alacağının olduğunun tespit edildiği, dava konusu faturanın davalıya e -fatura şeklinde tebliğ edildiği, davalının ise bu faturaya Kep veya noter aracılığı ile itiraz da etmediği anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/05/2021 tarih ve 2020/342 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.209,09 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 302,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 906,82 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02e90977948be437","SID":"0a8adfd856a7ccfa"}}