{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2020<br><br>DAVACILAR\t: 1-) ... (...)<br>\t\t\t2-) ... (...)<br>\tVEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2024<br><br>Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine icra takip dosyası ile alacaklı tarafça takip başlatıldığını, alacaklı tarafından takibe konu olan borcun kaynağını teşkil eden senetlerin müvekkili ile alacaklı arasında imzalanan satış sözleşmesine karşılık verilmekle birlikte  takibe konu edilen dokuz adet senet bedelinin muhtelif zamanlarda ödenmiş olmasına rağmen ödemelere karşılık senetlerin müvekkillerine teslim edilmediğini ve davalı tarafça işbu davaya konu haksız takibe konu edildiğini, dilekçe ekinde sunulan Yapıkredi Bankası hesap dökümünden anlaşılacağı üzere müvekkillerinden ... hesabından ... cihaz ödemesi açıklamasıyla 30/11/2015 tarihinde 5.750 TL ve yine aynı tarihte 7.650 TL olmak üzere toplam 13.400 TL ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkillerinden ...'ın çalışanı Dilek Korkmaz tarafından da yine cihaz ödemesine ilişkin olarak tam tarihi bilinmemekle birlikte 3.000 TL davalı şirket hesaplarına havale edildiğini, yine tam tarihi bilinmemekle ve dekontuna ulaşılamamakla birlikte müvekkili ... tarafından cihaz ödemesi açıklamasıyla davalı şirket hesaplarına 16.000 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borcu olmadığının  tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, takip konusu senet bedellerinin ödenmediğini, dava dilekçesinde 30/11/2015 tarihinde 5.750 TL ve 7.650 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki 28/10/2014 tarihli satım sözleşmesinin alıcısı...... olduğundan ilerleyen zamanlarda muhasebesel problem yaşanmaması adına ... adına ve hesabına yapılan ödemelerin alıcı hesabına iade edildiğini, davacı tarafından 30/11/2015 tarihinde yapılan 11.000 TL'lik ödemenin ise borçlunun nakit ihtiyacı sebebiyle nakit olarak şirket yetkilisince verilmiş borca ilişkin olduğunu, 11.000 TL'lik ödeme açıklaması incelendiğinde herhangi bir senede istinaden yapılmış ödeme olduğunun belirtilmediğini, kaldı ki taraflar arasında 11.000 TL vadeli ve bedelli senet de bulunmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, somut olayda, taraflar arasında 28/10/2014 tarihli epilasyon cihazların satışına dair ticari satış sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmenin 5. maddesinde bedelinin KDV hariç 46.750 TL olduğu, 6. maddesinde ödeme şeklinin 28/10/2014 tarihinde 8500 TL elden ödeme, kalan kısmının ise bono düzenlenerek belirlendiği, davalı tarafından 15/03/2015 tarihinden itibaren ödenmeyen 3.000 TL bedelli 9 adet bono yönünden icra takibi başlattığı, taraflar arasında sözleşmenin kurulması ve cihazların teslimine dair bir ihtilafın olmadığı, uyuşmazlığın, bedelin ödenip ödenmediği noktasında olup ödeme iddiasının ispat yükünün davacıda olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ve banka kayıtlarından, davacı tarafından davalıya 30/11/2015 tarihinde 11.000 TL, 5.750 ve 7.650 TL ödemede bulunduğu ileri sürülmüş ise de Yapıkredi Bankasının hesap hareketlerini gösterir kayıtlarında bu ödemelerin tekrar aynı hesaba iade edildiğinin görüldüğü, davacı tarafından takibe konu olmayan 11.250 TL bedelli bononun havale ve eft yoluyla ödendiği belirtilmiş olup 11.000 TL ödeme yapıldığı, davalıya başkaca ödeme yapılmadığı ayrıca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü 3.000 TL ve 16.000 TL ödemelere dair banka kaydı ve yazılı delil bulunmadığı anlaşılmakla davacının dokuz adet bonoya karşılık ödeme yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, ihtiyati tedbir yoluyla davalının alacağına kavuşması engellenmediğinden davalı tarafın  koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili, dava dilekçesinde belirtilen ödemelere ilişkin bankalardan hesap hareketleri ile ilgili bilgi ve belgeler toplanmaksızın inceleme yapıldığını ve rapor tanzim edildiğini, Yapı Kredi Bankası tarafından sunulan hesap hareketlerinde lehtarı ....ve işlem açıklaması \"int ... cihaz ödemesi 30\" açıklamalı 30/11/2015 tarihinde 11.000,00 TL, yine aynı tarih olan 30/11/2015 tarihinde bir 11.000,00 TL ödeme daha, aynı tarihte 5.750,00 TL daha ve son olarak aynı tarihte 7.650,00 TL olmak üzere toplam 35.400,00 TL ödeme yapıldığının banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, ayrıca dosya kapsamında da sözleşmenin imzalanması esnasında 28/10/2014 tarihinde 8.500,00 TL ödeme yapıldığı, 15/11/2014 tarihinde 2.000,00 TL ödeme yapıldığı, 15/12/2014 tarihinde 2.000,00 TL ödeme yapıldığı, 15/01/2015 tarihinde 3.000,00 TL ödeme yapıldığı ve anlaşmanın son senedi olan 1.250,00 TL bedelli senedin de 15/12/2015 tarihinde ödendiğinin sabit olup bu ödemelerin toplamının 52.150 TL olmasına ve müvekkili tarafından sözleşmeden kaynaklı fazla ödeme yapılmış olmasına rağmen yanlış ve eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı ödeme aracı olan senetlerin sonuncusunun ödenmiş olduğunun ispatının borcun sona erdiğinin de açık göstergesi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davacı tarafın istinaf başvurusunun süresinde olmadığını, davacıların ödediklerini iddia ettikleri senetlere ilişkin banka kaydı ve yazılı delil sunamadıklarını, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunun öncelikle usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesine,  kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup davacılar vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Mahkemece, gerekçeli kararın 04/07/2021 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilince 19/07/2021 tarihinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu,  istinaf başvurusunun süresi içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlık, davalı tarafça Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen  3.000 TL bedelli dokuz adet bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Taraflar arasında 28/10/2014 tarihli satım sözleşmesinin akdedildiği, icra takibine konu davacı ...'in keşideci, davacı ...'ın ise aval veren olarak yer aldığı 15/03/2015-15/11/2015 ödeme tarihli seri halde düzenlenmiş 9 adet bononun söz konusu satım sözleşmesine istinaden davalı tarafa verildiği anlaşılmaktadır. <br> Davacı taraf, takibe konu bono bedellerinin banka havalesi yoluyla ödendiğini, Yapı Kredi Bankasında bulunan ... hesabından \"... cihaz ödemesi\" açıklamasıyla 30/11/2015 tarihinde 5.750 TL ve 7.650 TL olmak üzere toplam 13.400 TL ödeme yapıldığını,  ...'ın çalışanı .. tarafından da yine cihaz ödemesine ilişkin olarak tam tarihi bilinmemekle birlikte 3.000 TL davalı şirket hesaplarına havale edildiğini, yine tam tarihi bilinmemekle ve dekontuna ulaşılamamakla birlikte müvekkili ... tarafından cihaz ödemesi açıklamasıyla davalı şirket hesaplarına 16.000 TL ödeme yapıldığını ileri sürmektedir.<br> Dosya kapsamı uyarınca, davacı tarafça ödeme yapıldığı ileri sürülen ...Bankasında yer alan  davalı şirkete ait hesaplara  ..., ... tarafından gerçekleştirilen herhangi bir ödeme bilgisinin bulunmadığı ilgili bankalara yazılan müzekkere cevapları sonucu tespit edilmiştir.<br>Yapı ve Kredi Bankasından gelen müzekkere cevapları uyarınca ise; davalı şirket hesabına ... ve ... tarafından yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı ancak ... tarafından 30/11/2015 tarihinde \"... cihaz ödemesi\" açıklamasıyla 11.000 TL havale edildiği, havale edilen 11.000 TL'nin davalı şirket tarafından Yıldırım Beyazıt hesabına iade edildiği, 11.000 TL'nin yeniden davacı tarafça  \"... cihaz ödemesi\" açıklamasıyla davalı şirketi hesabına havale edildiği, bu kez davalı şirket tarafından  5.750 TL'nin Yıldırım Beyazıt hesabına iade edildiği,  davacı hesabından  5.750 TL'nin  \"... cihaz ödemesi\" açıklamasıyla davalı şirketi hesabına havale edildiği, davalı şirket tarafından  7.650 TL'nin  ...t hesabına iade edildiği ve davacının da 7.650 TL'yi \"... cihaz ödemesi\" açıklamasıyla davalı şirketi hesabına yeniden havale ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı ... hesabından davalı şirket hesabına yapılan havaleler ve iade edilen bedeller nazara alındığında 11.000 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. <br>Her ne kadar davalı taraf, davacı tarafça hesabına havale yapılan ve tahsil edilen 11.000 TL'nin şirket yetkilisinin elden verdiği borca karşılık yapılan bir ödeme olduğunu savunmakta ise de, dekontta ödemenin cihaz ödemesi olduğu yazılı olup 11.000 TL ödemenin başka bir borç için yapıldığını ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ispat kapsamında herhangi bir delil bildirmediği, bu nedenle davalının savunmalarını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı tarafça 30/11/2015 tarihinde yapılan 11.000 TL ödemenin dava/takip konusu bonolara ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> Bu itibarla, ödeme tarihi olan 30/11/2015 tarihinde davacı tarafça yapılan 11.000 TL ödemenin  TBK'nın 100 ve 102.maddeleri uyarınca mahsubu neticesinde davacıların ödeme tarihine kadar olan işlemiş faiz (1.083,27 TL) ile 15/03/2015, 15/04/2015, 15/05/2015 ödeme tarihli bono bedellerini ve 15/06/2015 ödeme tarihli bononun da 916,73 TL'sini ödediği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda takip tarihi olan 14/08/2016 tarihi itibariyle davalının 17.083, 27 TL ana para, 1.721,86 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 18.805,13 TL alacaklı olduğu, davacıların dava konusu takip ve bonolar nedeniyle 9.916,73 TL ana para, 1.350,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.267,20 TL için borçlu olmadığı anlaşılmaktadır.  <br>İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca; dava, borçlu lehine hükme bağlanırsa borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması durumunda talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz. Bu durumda, takip konusu bono bedellerinin kısmen ödenmesine rağmen davalı alacaklı tarafından ödenen bonolara ilişkin de icra takibi başlatılması haksız ve kötü niyetli olduğundan, somut olayda kötü niyet tazminatının koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\t<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>    I-) Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;<br>1-) Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile Bursa 8.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davacıların 9.916,73 TL ana para, 1.350,47 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 11.267,20 TL için borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-) İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca 2.253,44 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>3-)  Koşulları oluşmadığından davalının İİK'nın 72/4.maddesi uyarınca tazminat talebinin reddine,<br>4-) Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  770,27 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 680,88 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye noksan  89,39‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>5-) Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 680,88 TL peşin harç ile yapılan 1.184,50 TL yargılama giderinden kabul red oranına gör hesaplanan 335 TL yargılama gideri toplamı olan 1.015,88 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderlerin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>6-) Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan  11.276,20TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, <br>7-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan  18.796,13TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, <br>8-) Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>9-) HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br><br>II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının  talep halinde ilk derece mahkemesince  davacılara iadesine,<br>III-) İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, <br>IV-)\tKararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>....<br>Üye*<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br>....<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61aabaac09d94d2e","SID":"65db657b92432275"}}