{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            \t      K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2023 tarih ve 2022/246 E. - 2023/8 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 1993 yılından bu yana aktif olarak ev tekstil ürünleri üzerine üretim yapan ve üretmiş olduğu ürünleri yirmiden fazla ülkeye ihraç eden köklü bir firma olduğunu, davalının ... ibaresinin tescili için başvuruda bulunduğunu, 2020/134117 sayılı başvuruya müvekkili tarafından itiraz edildiğini, ancak kullanım ispatı talebi için sunulan evrakların eksik olduğu gerekçesi ile itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin hem Türkiye'de hem de yurt dışında satış yaptığını, başvuruda yer alan ... ibaresindeki ... sözcüğünün Türkçe  karşılığının ev olduğunu, müvekkilinin tescilli markası olan \"...\" markasındaki \"...\" ibaresinin de işitsel olarak ayırt edilemeyecek düzeyde olduğunu, ticaret unvanında ... kelimesinin baskın unsur olarak yer aldığını, devamında geçen Tekstil ibaresinin ticaret unvanı olduğunu ve ikinci ek faaliyet ibaresi olarak yıllardır kullanıldığını, SMK md. 6/6'da tanımlanan \"ticaret unvanı\" ifadesi ile itiraza konu ... başvurusunun reddini gerektirdiğini, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-5051 sayılı YİDK kararının iptali ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tDavalı şirket vekili, davacının sunduğu delillerin ... markasının ilgili zaman dilimi içerisinde ciddi kullanımını ispatlar nitelikte olmadığını, müvekkilinin ... ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, asıl hak sahibinin müvekkili olduğunu, taraf markaların benzer olmadığını, davacının kullandığı ibareler ile müvekkilinin tescilli markalarının görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"Şekil+...\"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunsa da, davaya konu markanın başvuru tarihinden geriye yönelik 5 yıl için davacının itiraza mesnet markasını etkin şekilde kullandığına dair kanıt sunulmadığından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanamadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, YİDK kararının doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin \"...\" ibareli tescilli markası ile davalının \"...\" ibareli marka başvurusu arasında iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu kabul edilmişse de başvuru tarihinden itibaren geriye yönelik olarak 5 yıl için davacının itiraza mesnet markasını etkin şekilde kullandığına dair kanıt sunulmadığı belirtilmişse de, müvekkilinin başvuru tarihinden önceki 5 yıl süresince markasını etkin bir şekilde kullandığının açıkça görüldüğünü, ticaret ünvanında ... kelimesinin baskın unsur olarak kullanıldığını, ... başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait tanınmış \"...\" markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın üçüncü kişiler tarafından kullanılmasının müvekkilinin markasının ayırt ediciliğini ciddi biçimde zedeleyeceğini, ispat yeterliliği ve kötüniyet değerlendirilmesinin mahkemenin yetkisi içerisinde olduğunu, müvekkili ve davalının 24. ve 25. sınıf olarak aynı türde ve sınıfta ticaret yapmaları ve davalının benzer marka kullanması sonucunda marka ve işaretler arasında ilişkilendirme de dahil karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunduğunun bilirkişi raporuyla sabit hale geldiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.        <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, mahkemece, dava aşamasında kullanım ispatı talebinin bulunmadığı, bu nedenle hükümsüzlük talebi yönünden itiraza mesnet markanın SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca incelenmesi gerektiği, bu kapsamda hükümsüzlük davası yönünden; \"Davalı başvuru markasında yer alan 24. Sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler,yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, ftamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri ile 25.Sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış Biysiler, çoraplar, Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler” mallarının davacı markasında yer alan emtilarla aynı, aynı tür olduğu; Yine davalının başvurusunda yer alan 24. sınıftaki “kampçılar için uyku tulumları”nın da davacının 24. Sınıf ürünleri ile benzer ürünler oldukları, davalının başvurusunda yer alan 25. Sınıftaki “fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler” mallarının ise aksesuar ürünlerinden olduğu ve giysileri tamamlayıcı özellikte olmaları sebebiyle benzer nitelikteki ürünler olduğu; davalıya ait marka ile davacının mesnet markası arasında bütüncül değerlendirme sonucunda marka ve işaretler arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunduğu\" görüşüne yer verilmiştir. Yani gerekçede hükümsüzlük davası yönünden taraf markaları arasında bu şekilde bir benzerlik bulunduğu belirlenmesine rağmen, kısa karar ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tBu husus, az yukarıda açıklanan kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.<br>\tHer ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2023 gün ve 2022/246 E. - 2023/8 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b706bdbcd1f3d367","SID":"e28951a94c993b8b"}}