{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .. - ...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t:....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: .... Esas, ...Karar<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2021<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t:....<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/10/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı hakkında Bursa 9. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile  asıl kredi borçlusu ... 'un davacı bankaya olan kredi sözleşmesinden  doğan borcu nedeni ile  müteselsil kefil davalı ...' e icra takibi yapıldığını, davalı borçlu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, avalı-borçlu kredi  sözleşmesi, ihtarname ve banka hesap kayıtları ile sabit olacak şekilde borçlu olduğunu, davalı alacağın tahsilini uzatma ve zaman kazanmak amacını taşıdığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıyan itiraz nedeni ile borçlu davalı hakkında %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı taraf cevap dilekçesi ile; 9. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına okuma yazma bilmemesi nedeniyle kefil olamayacağını, kefalet sözleşmesinin usule uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Türk Borçlar Kanunu'nun 584. Maddesi \"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. \" şeklinde olup ilgili hüküm kamu düzenini ilgilendiren hükümlerden olmasa da emredici nitelikte bir hüküm olduğunu, davalının nüfus kayıt örneğinden 18.11.1987 tarihinde evlenmiş olduğunun görüldüğünü, eşin rızasının aranmayacağı istisnai durumların da dosyada mevcut olmadığını, nitekim davalının beyanından, dava dışı kredi kullanan üçüncü kişiyi köyden tanıdığı anlaşıldığını, dolayısıyla kefalet sözleşmesi şekil şartlarına aykırılık sebebiyle geçersiz olduğundan, ilgili kefalet nedeniyle davalının davacıya herhangi bir borcunun da bulunmadığı gözetildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili banka ile ... arasında imzalan 28/05/2019 tarihli sözleşmeyi, davalı ...'ın müteselsil kefil olarak imzaladığını, aynı gün ...'ın eşi ...'dan da muvafakatname alındığını, 28/05/2019 tarihli eş muvafakati olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş olup, verilen kararın hatalı olduğunu,  Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi... E.- ... K. sayılı 30/04/2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı banka alacağı nedeniyle yapılan takibe ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Uyuşmazlık, davacı banka ile davalı arasındaki kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davalının davacıya kefalet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde \"eşin rızası\" başlıklı 584 üncü maddesi:“Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yasama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.<br> Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez” şeklindedir.<br> 28.03.2013 tarihinde 6455 sayılı Kanunun 77 nci maddesi ile 584 üncü maddeye üçüncü fıkra olarak:“Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz” hükmü eklenmiştir.<br>Kanun metninden de görüldüğü üzere düzenlemede kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulması için hangi hallerde eşin rızasının gerektiği ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Emredici olan bu düzenlemeden, eşlerin feragat etmesi mümkün değildir. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir (TBK m.584). Dolayısıyla gelecekte yapılacak kefalet sözleşmelerini de kapsayacak şekilde genel bir rıza verilemeyeceği gibi sözleşmenin yapılmasından sonra (geçersiz sözleşmeye geçerlik kazandırmak için de) rıza verilemez.<br><br>Somut olayda, davacı banka tarafından eş muvafakatnamesi istinaf aşamasında sunulmuş ise de mahkemece re'sen banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olsaydı bu belgenin mevcudiyetinin görülebileceği, davacının istinaf aşamasında sunduğu davalının eş muvafakatine ilişkin belgenin istinaf aşamasında sunulan yeni delil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla genel kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-)\tGerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır  <br>....<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır   <br>....<br>Katip<br>....<br>¸e-imzalıdır   <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bd05f29834edd7d","SID":"c7e00b38f552518d"}}