{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/428 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/547<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 25/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; \"<br>\"HMK m.109/2’nin yürürlükten kaldırılmasından sonra kısmi dava tanımına getirilen yenilik, kısmi davanın yanlış olarak hükme bağlanan tanımını, doğru hale getirmiştir.  Yapılan bu değişiklikle birlikte, kısmi davaya ilişkin olan HMK m.109/3’ü de göz önüne alarak, kısmi davaya ilişkin hükmü bir bütün olarak değerlendirecek ve tanımlayacak olursak; kısmi dava, dava konusunun bölünebilir ve belirgin olması halinde, davacının, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirtmesine gerek olmadan, alacağının tamamı belirgin olmasına rağmen, alacağının bir kısmını dava etmesi halidir. Kaldı ki takibe dayanak yapılan bonodaki alacak çekişmelidir. Bu nedenle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak koşulu ile 30.000,00 TL. olarak  dava açılmasında hukuki yararımız bulunmaktadır. Takibe dayanak yapılan bonolar bedelsiz ve boş olarak imzalatılmıştır. Müvekkil ...,  kapsamlı ticaret ile iştigal etmekte iken,yeni yatırımları nedeniye ekonomik durumunun bozulması sonucu 2011 yılında nakit paraya ihtiyacı olmuş ve yıllardan  beridir tanıdığı davalıdan borç para istemiştir. Davalı istanbul c.başsavcılığı kaçakçılık narkotik ve ekonomik suçlar soruşturma bürosu ... soruşturma nolu dosyasında ikrar da bulunmuştur. Davalı takibe konu bonoların teminat olarak alındığını Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde açıkça ikrar etmiştir. Teminat olarak alındığını ikrar eden davalı tarafın müvekkiller hakkında kambiyo takiplerinde bulunması MK.2 maddesine aykırıdır. Takibe dayanak yapılan bonolar yönünden menfi tespit davamızın kabulünü talep ederiz. Davalı alacaklı tarafından yapılan takip haksız,yersiz ve kötüniyetli olup; müvekkilimin telafisi imkansız zararlarına ve mağduriyetine neden olunmuştur. Bu nedenle davalı alacaklının takipte istenen  asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini de istemekteyiz. ... 19.İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyadan takibe dayanak yapılan bono bedelsiz, müvekkillerden zorla açığa imzaları alınarak icra takibine konulduğundan takip konusu senetten müvekkillerin 30.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, takibe dayanak yapılan 09.02.2015 tanzim, 01.08.2015 vade tarihli bononun iptaline, haksız,yersiz ve kötüniyetli takip nedeniyle  davalı alacaklının takipte istenen  asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine<br>yargılama giderleri   ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine  karar verilmesini..\" talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; \"Öncelikle davacılar tarafından ... 19. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı  icra dosyasının tamamına ilişkin talepte bulunulmuş; ancak 30.000 TL'lik kısım için dava harcı yatırılarak kısmi dava açıldığı ileri sürülmüştür. Dava dilekçesi içeriğinde davacılar, dosyanın tamamına yönelik olarak borçlu olmadıkları iddiasında bulundukları halde, kısmi dava açılmasını kabul etmiyoruz. İcra dosyasındaki toplam alacak tutarı üzerinden dava harcının yatırılması için davacılara kesin süre verilmesini, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davacılar, müvekkile olan borcuna ilişkin 7.700.000 USD ödeme yaptığını ileri sürmüş; ancak bu ödemelere ilişkin hiçbir belge sunmamıştır.Davacılar, imza inkârında bulunmadıkları bir bonoda borcun olmadığını ancak senetle ispat etmek zorundadır.İzah ettiğimiz üzere, senet bir borç ikrarından ibaret olan bir kıymetli evraktır. Senete karşı olan iddiaların ancak senet kadar kıymetli bir evrak ile aksi ileri sürülebilir.Davacı taraf,  dava dilekçesinde senedin sonradan doldurulduğunu ileri sürmektedir.  Davacıların imzasını taşıyan ve artık sebepten soyutlanmış olan bir bonoda, vade tarihi, keşide tarihinin sonradan eklenmesinin bir önemi bulunmamaktadır.Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini..\" savunmuştur.<br>(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:<br>(1) Y a z ı l ı   D e l i l l e r ;<br>İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak Mahkememizin 2022/107 Esas  Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır.<br>... 19.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmesine karar verilmiştir.<br>... CBS'nin ...Sr.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.<br>Davacının talep konusu kalem kalem açıklamak ve bu değer üzerinden harç yatırmak üzere tensip zaptının tebliğinden itibaren bir hafta süre verilmesine karar verilmiştir.<br>... CBS'ye yazılan cevapta savcılık dosyası ile ilgili ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı davasında kamu davasının açıldığının belirtildiği görülmüştür.<br>Davacının tanıklarıyla ilgili celse arasında karar verilmesine karar verilmiştir.<br>Celse arasında davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.<br>Davacı taraf netice talep kısmında davaya konu bononun iptalini talep ettiği anlaşılmakla; 5.119.857,39-TL  eksik harcı  gelecek celseye kadar   tamamlamak üzere kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde harç yatırılmadığı  takdirde Harçlar Kanunu 28 ve devamı maddeleri ve HMK 150. Maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verilmiştir.<br>Mahkememizin 24/01/2023 tarih ve ...E. ...K.sayılı kararı ile Harçlar Kanunu m.30 hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar sayılı kararı ile \"Somut olayda, davacı tarafından her ne kadar dava ve takip konusu 20.000.000 USD bedelli senedin 30.000 TL'lik kısmı yönünden borçlu olunmadığı ileri sürülerek kısmi dava açılmış ise de; senedin zorla açığa imza attırılarak oluşturulduğu ve senedin tamamıyla bedelsiz olduğu iddia edilmiş olmasına göre, eldeki davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Buna bağlamda, Harçlar Kanunu'nun 30.maddesine göre, yargılama sırasında tespit edilen dava değerinin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnızca o celse için yargılamaya devam edilerek müteakip celseye kadar noksan değer üzerinden harcın ikmali için davacıya süre verilmesi, bu süre zarfında da bakiye harcın yatırılmaması halinde de, HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması, anılan maddede geçen süre zarfında harç ikmal edilmek suretiyle dava yenilenmediği takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmeksizin, doğrudan ''davanın açılmamış sayılmasına'' karar verilmesi doğru olmamış...\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş; dosya mahkememizin 2023/428 esasına kaydı yapılarak taraflara duruşma günü ile istinaf ilamının tebliğine karar verilmiştir.<br>Mahkememizin 2023/428 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;<br>Davacı taraf netice talep kısmında davaya konu bononun iptalini talep ettiği anlaşılmakla 5.101.686,20TL eksik harcı gelecek celseye kadar tamamlamak üzere kesin süre verilmesine, aksi takdirde Harçlar Kanunu m.28 ve HMK.m.150 hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verilmiştir.<br>Davacı vekili tarafından verilen adli yardım talepli talep dilekçesi ve eki belgeler incelenerek davacılar vekilinin adli yardım talebinin HMK.m.336/2 hükmü uyarınca talebe ilişkin ilgili belge ve bilgilerin sunulmamış olması ve adli yardımı gerektirir durumun ispatlanamamış olması nedeniyle HMK.m.337/2 hükmü uyarınca mahkememize sunulanacak bir dilekçe ile İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesine itiraz yasa yolu açık olmak üzere reddine karar verilmiştir.<br>Celse arasında davalı vekili tarafından beyan dilekçeleri sunulduğu, davacı vekili tarafından adli yardım talebinin reddine karşı itiraz dilekçesi sunulduğu, ilgili mahkemece itirazın reddine karar verildiği, geçen celse 2 nolu ara karar uyarınca muhtıra evrakının oluşturulduğu ancak ilgili kalem personelince muhtıranın davacı vekiline tebliğ edilmediği görülerek İlgili kalem personeli sözlü olarak uyarılmıştır.<br>Geçen celse ara kararı gereği 04/09/2024 tarihli muhtıranın tebliğ edildiği, muhtıraya rağmen eksik harcın ikmal edilmediği görülmüştür.<br>İşbu duruşma günü olan 04/03/2025 tarihinde davacılar vekilinin “Mahkemenizin 04.09.2024 tarihli muhtırası tarafıma tebliğ edilmiştir. Müvekkil ile iletişim kurulamamış olması ve kendisine işbu durum aktarılamamış olması nedeniyle bir mağduriyet yaşanmaması ve tarafımca bir sorumluluk ortaya çıkmaması için işbu muhtıranın Müvekkillere tebliğini arz ve talep ederim” yönünde talep dilekçesi sunulduğu görülmüştür.<br>Davacılar vekilinin 04/09/2024 tarihli muhtıranın davacılara tebliğ edilmesi talebinin vekalet sözleşmesinin sona ermemesi, kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara yapılacak tebligatların vekiline yapılması gerektiği gözetilerek reddine  karar verilmiştir.<br>Davacılar vekilinin önceden adli yardım talebinde bulunduğu, adli yardım talebinin reddine karar verildiği, karara karşı itiraz edildiği, itiraz mercii tarafından itirazın reddine karar verildiği, verilen kararın kesin olduğu gözetilerek işbu celsedeki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur.<br>Dosyanın Harçlar Kanunu 30 ve devamı maddeleri ile HMK.m.150 hükmü uyarınca 5.101.686,20 TL eksik harç ikmal edilene kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Davacılar vekilinin 26/03/2025 tarihli dilekçesi üzerine dosya  yeniden alınarak incelenmiştir.<br>Davacılar vekili her ne kadar emsal olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamını sunarak bu ilamın yeni bir delil olarak kabul edilip adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi ile dosyanın işleme konulması talebinde bulunmuş ise de; sunulan ilam incelendiğinde, kararı kaldırılan yerel mahkemece davacı tarafın adli yardım talebinin, adli yardım talebinden sadece gerçek kişilerin yararlanabileceği belirtilerek reddedildiği ve yine aynı gerekçelerle işbu karara yapılan itirazın da reddedildiği, istinaf mahkemesince atıf yapılan Anayasa Mahkemesinin 24/09/2024 tarih  ... Esas... Karar sayılı kararının tüzel kişilerin adli yardımdan yararlanıp yararlanmayacağına ilişkin olduğu; somut uyuşmazlıkta ise, mahkememizin 01/07/2024 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin adli yardım talebinin HMK.m.336/2 hükmü uyarınca talebe ilişkin ilgili belge ve bilgilerin sunulmamış olması ve adli yardımı gerektirir durumun ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verildiği, karara karşı itiraz yoluna başvurulması üzerine ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş, ... Karar sayılı kararı ile  \"... davacı vekili tarafından sunulan adli yardım talebine ilişkin dilekçesi ekinde, taleplerini haklı gösterecek ve kanunu aradığı şekilde mali durumununa ilişkin belgeye yer verilmemiş, sadece borçlu olduğu iddia edilen bir kısım icra takip dosyalarına ait esaslar ve haciz takyidatları ve taşınmazların ipotekli olduğu yönünde beyanda bulunulmuştur. Davacıların tacir olduğu, icra takip dosyalarına ya da yüksek miktarda borçlu olduklarına ait bilgilerin tek başına davalının yoksulluk içinde ve yargılama harç ve giderlerini karşılayamayacak durumda olduğunu ispata yeterli belgeler değildir...\" gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, emsal olarak sunulan karar içeriği ile mahkememizce ve itiraz merciince adli yardım talebinin reddine dayanak yapılan hususların örtüşmediği görülmekle, 01/07/2024 tarihli ara kararın kesinleştiği ve sunulan emsal kararın somut uyuşmazlıkta yeni bir delil olarak kabul edilemeyeceği da dikkate alınarak davacılar vekilinin adli yardım talebi hakkında  karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Eksik harcın ikmal edilmediği görülmekle dosyanın işleme konulması talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili tarafından verilen 22/04/2025 tarihli adli yardım talep dilekçesi  üzerine dosya yeniden incelenerek, ele alınmıştır.<br>Davacılar vekilinin  adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Adli yardım talebinin reddi kararına karşı, 1 hafta içinde ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesine itiraz edilebileceğinin bilinmesine karar verilmiştir.<br>... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş ... Karar sayılı kararında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına Adli Yardım Talebinde bulunulması üzerine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce  verilen 05/05/2025 tarihli Adli Yardım Talebinin Reddi kararına davacı vekilince yapılan itiraz üzerine dosya Mahkememize gönderilmiş olup, dosya ve ekli belgeler üzerinde yapılan inceleme sonunda; .. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen adli yardım talebinin reddi kararına itirazın reddine karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; takibe konu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 150. Maddesi, \"Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır...İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır...\"  şeklindeki hükümleri  amirdir.  <br>Ayrıca  492 sayılı Harçlar Kanununun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32.maddesinde “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz.\" hükmü getirilmiştir.<br>Davacılar, Harçlar Kanunu'na göre harçtan muaf olan kişi ve kurumlardan değildir. Nispi karar ve ilam harcına tabi davalarda, dava değeri üzerinden peşin nispi ilâm harcının alınması zorunludur. Uyarıya rağmen yatırılmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 32.maddesine göre müteakip işlemler yapılamayacağından dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.12.2013 gün ... Esas, ...Karar sayılı ilâmı ve yüksek yargı uygulamaları bu yöndedir.)<br>Yukarıda yazılı kanun maddesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı kararı bağlamında yapılan inceleme neticesinde; kaldırma ilamı sonrası 23/01/2024 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereğince davacı taraf netice talep kısmında davaya konu bononun iptalini talep ettiği anlaşılmakla 5.101.686,20TL eksik harcı gelecek celseye kadar tamamlamak üzere kesin süre verilmesine; aksi takdirde Harçlar Kanunu m.28 ve HMK.m.150 hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verildiği, davacı vekilinin duruşmada hazır bulunduğu, ihtaratın yapıldığı, davacı tarafça eksik harcın ikmal edilmediği, davacı tarafça adli yardım taleplerinde bulunulduğu, adli yardım taleplerinin mahkememizce reddine karar verildiği, karara karşı itirazda bulunulması üzerine ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından itirazların reddine karar verildiği, 04/03/2025 tarihli duruşmada dosyanın Harçlar Kanunu 30 ve devamı maddeleri ile HMK.m.150 hükmü uyarınca 5.101.686,20 TL eksik harç ikmal edilene kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği,  anılan yasal düzenleme doğrultusunda 3 ay süre ile işlemden kaldırıldığı ancak üç aylık süre içerisinde harcın  yatırılmadığı anlaşıldığından, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince yasal sürenin dolduğu gün itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca ve 05/06/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,<br>3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 512,33TL harcın mahsup edilerek bakiye 103,07‬TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana  İADESİNE,<br>Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/06/2025<br><br><br>Katip <br>  ¸E-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim <br>  ¸E-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a3c17b7c2dac20d","SID":"759413c5e8718755"}}