{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>                                                      T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                              K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/02/2023<br>NUMARASI\t\t: ....<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/02/2023 tarih ve 2022/267 E. - 2023/63 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkillerinin 2020/28674 sayılı ve “... ...” ibareli markanın 30 ve 43. sınıflarda tescili için ... nezdinde gerçekleştirdiği başvuruya davalı ... 2017/109425 sayılı “......” markasına dayanarak yaptığı itiraz sonucunda müvekkilinin başvurusunun 43.sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" yönünden reddedildiğini, davalı .. 2017/109425 sayılı “....” markasının hükümsüz kılınması için İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/171 Esas sayılı dosyada hükümsüzlük davası açtıklarını, bu davada 2017/109425 sayılı “......” markası hükümsüz kılındığı takdirde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 27/1.maddesi gereğince hükümsüzlük kararı marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından, hükümsüz kılınan markanın YİDK kararına dayanak teşkil etmesinin de mümkün olmayacağını, müvekkiline ait eski tarihli 2016/18041 sayılı \"....\" ve 2016/18043 sayılı \"...\" markalarının bulunduğunu, bu markaların ve dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun \"....\" ibaresi olduğunu, başvuru markası bakımından müvekkilinin müktesep hakkının söz konusu olduğunu ileri sürerek, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/171 Esas sayılı dosyasının “.....” yapılmasını ve 2022-M-6257 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davacı tarafa ait 2020/28674 başvuru numaralı \"... ....\" ibareli marka ile diğer davalı şahsa ait 2017/109425 sayılı \".......\" ibareli itiraza <br>mesnet marka arasında kavramsal ve işitsel yönden güçlü bir benzerlik bulunduğunu, markalar arasında emtia benzerliğinin de oluştuğunu, davacı başvuru sahibi adına <br>daha önceden tescilli markalar başvuru markasından farklı olduğundan marka başvurusu <br>sahibine müktesep hak doğurmadığını, dava <br>konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nun 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin <br>bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili,  davacının, müvekkili adına tescilli markayı birebir <br>olacak şekilde tescil ettirmek istediğini, söz konusu markanın asıl ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, TPMK tarafından verilen YİDK kararının usul ve yasaya uygun <br>olduğunu, müvekkilinin markasını aktif olarak kullandığını, bekletici mesele talebinin yerinde olmadığını, davacı gerçek kişinin tescil talebinde bulunduğu markanın müvekkiline ait markalar ile <br>iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunu,\"... & ...\" ibaresinin müvekkili ile tanınmış hale geldiğini, “... ...” ibaresinin müvekkilinin aynı zamanda ticari unvanı olduğunu  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu' nun yerleşmiş uygulamasına göre (HGK. 19.11.2003 T, E. 2003/11-578, K. 2003/703) YİDK kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/171 Esas sayılı dava dosyasının iş bu dava bakımından bekletici mesele yapılması isteminin reddine karar verildiği, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan  \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.\" bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği,  \"... ...\" ve \"... & ...\" ibareli markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer oldukları, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacılar vekilinin müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği önceki tarihli  2016/18041 sayılı \"... ...&...\" ve 2016/18043 sayılı \"...\" markaların sırasıyla; 10.04.2017 ve 06.04.2017 tarihinde tescil edildikleri, söz konusu tescil tarihleri ile dava konusu marka tescil başvuru tarihi arasında beş yıldan daha az süre bulunduğu, bu nedenle davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hak sağlamayacakları gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkillerinin \"...\" ibaresi üzerinde önceki markalarından kaynaklanan müktesep haklarının bulunduğunu, müvekkillerin 2016 yılından itibaren bu \"...\" ibareli markalarını kullandıklarını, restoranlarının en sevilen ürününün “... ...” olduğunu, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü için açılan İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/171 Esas sayılı dosyasında görülen hükümsüzlük davasının YİDK iptali davasında bekletici sorun yapılmasının gerektiğini, söz konusu hükümsüzlük davasının kabulü halinde huzurdaki davada iptali istenen YİDK kararının dayanaksız kalacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların 2020/28674 sayılı \"... ...\" ibareli 30 ve 43.sınıf mal ve hizmetlere ilişkin marka başvurusu ile redde mesnet 2017/109425 sayılı \"...&...\" ibareli, 43.sınıf hizmetlerde tescilli marka arasında,  uyuşmazlık konusu 43.sınıf hizmetler açısından, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markayı oluşturan \"...\" ve \"...\" ibarelerinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuru markasına, redde mesnet markadan farklı olarak eklenen \"Y\" harfinin ve markayı oluşturan ibarelerin karakterize yazım stilinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacıların 2016/18043 ve 2016/18041 sayılı markalarının tescil tarihleri itibariyle dava konusu başvuru yönünden müktesep hak da oluşturmadığı, öte yandan YİDK kararının iptali davalarının YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, bu nedenle redde mesnet markanın hükümsüzlüğüne ilişkin İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/171 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,  Dairemizce yapılan UYAP sorgulamasında anılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinin ve bu kararın istinaf edilmeden 21/05/2024 tarihinde kesinleştiğinin de belirlendiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01dfb60fa560099b","SID":"9262c629c6bd899f"}}