{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          \tK A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t      ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/03/2023<br>NUMARASI\t\t: ....<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2023 tarih ve 2020/377 E. - 2023/122 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında mali hakların devrine ilişkin yapılan sözlü akit ve bunu teyit eden iletiler doğrultusunda ... ... serisine ait yayınlar arasında yer alan, müvekkilinin müellifi olduğu eserlerin basım ve yayımını davalının üstlendiğini, müvekkilinin piyasada ve öğrencileri vasıtasıyla yapmış olduğu araştırmalar sonucu, davalının kendisine bildirdiği eserleriyle ilgili almış olduğu bandrol sayısının gerçeği yansıtmadığını öğrendiğini, dolayısıyla kendisine ödenmesi gereken komisyon tutarının söylendiği gibi olmadığını, bu nedenle alınan bandrol sayısının bildirilmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davalı tarafından ödenmeyen 22.053,04 TL’nin ödenmesinin, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından gönderilen cevab-ı ihtarnamede talep edilen bedelin davacı hesabına ödendiğinin, çeşitli tarihlerde toplam 24.500 adet bandrol alındığının bildirdiğini, oysa Telif Hakları Genel Müdürlüğüne yapmış oldukları başvuru sonucunda davalının 31.700 adet eser için bandrol aldığının öğrenildiğini, müvekkilinin eserlerinin internet üzerinden çok sayıda satıldığını, bu satışlarda ilgisiz bandrollerle kitapların alıcıya ulaştırıldığını, bir kısım kitapların ise bandrolsüz olduğunu, davalının müvekkiline göndermiş olduğu mesajlarda sözleşmenin feshi halinde 251.749,40 TL’nin tahsilini talep edeceğini söyleyerek müvekkili üzerinde baskı unsuru kurduğunu, bu baskı nedeniyle davacının manevi olarak yıprandığını, davacının %70 engelli olduğunu, davalının söylem ve eylemleri nedeniyle davacının fikir üretiminin baltalandığını ileri sürerek 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, davacının aynı konuda Ankara 4. FSHHM’de 2020/331 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının iddialarının soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile yapılan çalışma kapsamında Tarih branşında üç ayrı eser ile ilgili mali hak devir sözleşmesi ve adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeler kapsamında baskılar yapıldığını ve tüm sürecin şeffaf bir şekilde davacı ile yürütüldüğünü, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca telif bedelinin satılan kitaplar üzerinden olacağının kararlaştırıldığını, ancak davacı hem gönderdiği ihtarda hem de dava dilekçesinde henüz satılmamış kitapların telifini talep ettiğini, müvekkilinin aldığı bandrol, çoğaltım sayısı, satış, iade ve stok sayısının net olduğunu, davacının ilgisiz bandrol ve bandrolsüz kitap iddialarını somut bir şekilde ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olan “... ...... .... isimli kitapların sahibinin hususiyetini taşıdığı ve FSEK uyarınca “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, eser sahibinin yazar davacı ... olduğu, eserler üzerinde davacının eser sahibi olarak manevi ve mali haklarının bulunduğu, davacı tarafından sunulan 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13 sıra nolu kitapların bandrolsüz olduğu, 14, 15, 16 sıra nolu kitaplar üzerinde bulunan bandrollerin ise davalı yayınevi tarafından yayınlanan başka kitaplara  ait bandroller olduğu, dolayısıyla kitapların hukuka aykırı şekilde çoğaltıldığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 16 adet kitabın hukuka aykırı şekilde çoğaltılmış kitaplar olduğu tespit edilmişse de, söz konusu kitapların dava dışı 3. kişilere ait web sitelerinden satın alındığı, 16 adet kitabın davalı yayınevi tarafından çoğaltıldığı, yayınlandığı veya satıldığı konusunda bir bilgi ya da belge olmadığı gibi davacı tarafından bildirilen web sitelerinde davacıya ait kitabın e-ticaret yoluyla satışa sunulması işlemlerinde web sitesi işletmecisi kişi yada kişiler ile davalı şirket arasında kitap temini ve teslimi konusunda bir sözleşme olup olmadığı, davalı tarafından web sitesinin işletmecisine kitap teslimi yapılıp yapılmadığı, satışı gerçekleştirilen kitapların ücretinin davalı tarafından tahsil edilip edilmediği hususlarında herhangi bir delil sunulmadığı, dava konusu 16 adet kitabın haksız ve hukuka aykırı şekilde çoğaltılması, yayılması eyleminin davalı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, başka bir deyişle davacıya ait kitapların taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde davalı tarafından çoğaltıldığı hususunun ispatlanamadığı, dava konusu 16 adet kitabın haksız ve hukuka aykırı şekilde çoğaltılması, yayılması eyleminin davalı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, başka bir deyişle davacıya ait kitabın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde çoğaltılıp çoğaltılmadığı hususu tespit edilemediğinden, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, taraflar arasındaki 06.11.2018, 10.12.2018 tarihli Mali Hakların Münhasıran Devrine İlişkin Tam Ruhsat Mukavelesi isimli sözleşmelerde telif ücreti yer, adet, baskı ve süre sınırı olmaksızın ……… TL olarak belirtildiğinden, ……… şeklinde boşluk bırakılan kısma herhangi bir açıklama ya da rakam yazılmadığından, uygulamadaki teamüllere göre değerlendirme yapılabileceği, bu doğrultuda uygulamada bu tür kitaplar için telif hakkının %5 olarak belirlendiği, buna göre toplam telif alacağının 29.616,43 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından dosyaya sunulun banka ödeme dekontları incelendiğinde, davalı tarafından davacının hesabına telif ücreti olarak toplamda 36.553,44 TL ödeme yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin, öğrencileri vasıtasıyla yurt çapında sondaj usulü yaptığı küçük bir araştırma sonucunda, dava konusu eserlerinin, çok sayıda bandrolsüz olarak satıldığının tespit edildiğini, kitaplar üzerinde bulunan bandrollerin davalı yayınevi tarafından yayınlanan başka kitaplara ait oluşu, bandrollerin davalıya aidiyeti, müvekkiline ait eserlerin üzerinde kullanmasının eylemin davalı yayınevince yapıldığının somut delili olduğunu, hal bu iken, gerekçede bu hususa yer verilmesine rağmen, neticesinde değerlendirilmeye gidilmemesinin önemli eksiklik olduğunu, müvekkilinin eserlerinin yasa ve sözleşmeye aykırı şekilde haksız kazanç elde etmek amacıyla piyasaya sürüldüğünü, bu eylemin yanı sıra, Telif Hakları Genel Müdürlüğünden bildirilen, müvekkiline ait 31.700 adet eser için bandrol almasına rağmen, 24.500 adet bandrol aldığınının beyan edilmesininin kötüniyetinin tezahürü olduğunu, öte yandan, müvekkilimin kitap başına telif ücretinin %10 olduğunu, %5 üzerinden hesaplamanın yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından sunulan kitapların bir kısmının bandrolsüz olduğu, bir kısmının ise başka kitaplara ait bandroller içerdiği, davacı tarafça dosyaya delil olarak sunulan kitapların hukuka aykırı şekilde çoğaltıldığı, ancak bu kitapların çoğaltılması ve yayılması eyleminin davalı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin dosya kapsamındaki delillere göre belirlenemediği, diğer yandan dosya kapsamında yaptırılan incelemede uygulamada bu tür kitaplar için telif hakkının %5 olarak belirlendiğinin tespit edildiği, buna göre de ticari kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının davalıdan olan alacağını aldığının belirlendiği, diğer yandan davacının manevi tazminat isteminin de, \"sözleşmenin feshi halinde 251.749,40 TL’nin tahsilinin talep edileceğinin söylenerek müvekkili üzerinde baskı unsuru kurulduğu, bu baskı nedeniyle davacının manevi olarak yıprandığı iddiasına dayalı olduğu, bu iddia kapsamında manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"faf7f86524872693","SID":"a1d37f851e19030a"}}