{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/437 <br>KARAR NO: 2025/945<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2021<br>NUMARASI: 2017/646 Esas -  2021/1415 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 24.07.2016 tarihinde, müvekkilinin, sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını ve kaza nedeniyle %11,20 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun belirlendiğini, dava tarihinden evvel yapılan ödeme neticesinde düzenlenen ibranamenin, ödemenin yetersiz olması nedeniyle iptali gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) bakiye 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden, 50.000,00-TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 02.05.2018 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep ettikleri 1.000,00-TL maddi tazminatın, sürekli iş göremezliğe ilişkin olduğunu bildirmiş, 01.04.2021 tarihli dilekçe ile, tazminat miktarını 47.101,24-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 24.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi tarafından 8.917,35-TL geçici iş göremezlik zararı bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin, SGK'dan 3.920,83-TL ödeme aldığını, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik talebinde bulunmamışlar ise de davayı kısmen ıslah ettiklerini bildirerek, rapor tarihi itibariyle SGK tarafından yapılan ödemenin güncel değerinin mahsubu neticesinde tespit edilen bakiye 3.310,46-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 41.315,43-TL sürekli iş göremezlik tazminatının kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davadan önce yapılan başvuru üzerine davacıya 22.05.2017 tarihinde ödenen 41.829,18-TL ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faiz isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporu ile kazanın meydana gelmesinde davacının %25 oranında, davalı araç sürücüsü ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ATK tarafından düzenlenen rapor ile davacının sürekli maluliyetinin % 6 oranında olduğu ve iyileşme süresinin dört aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporu ile davacının 41.315,43-TL sürekli ve 8.917,35-TL geçici iş göremezlik zararının olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına alınan tüm raporların gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olduğu ve hükme esas alındığı, davacının ıslahı doğrultusunda sürekli iş göremezlik talebinin kabulü gerektiği, geçici maluliyet hususunda ise davacının dava dilekçesinde 1.000,00-TL maddi tazminat talep ettiği, mahkemece maddi tazminatın hangi kalemler için istenildiğinin açıklanması için süre vermesi üzerine davacı vekilinin 02/05/2018 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki 1.000,00-TL maddi tazminatı sürekli iş göremezlik ( kalıcı sakatlık) için talep ettiklerini beyan ettiği, talep sonucunun davacı vekili tarafından sürekli-kalıcı maluliyet olarak belirtildiği ve yargılamaya da bu doğrultuda  devam edildiği, davacı vekilinin yapmış olduğu 24/07/2021 tarihli kısmi ıslah ile geçici iş göremezlik de talep ettiği ancak davalının muvafakatı olmadan davacının kısmi ıslah ile talep sonucuna başka bir kalem alacak ekleyemeyeceği, dava dilekçesi ile talep edilmeyen alacak kaleminin ıslahla da talep edilemeyeceği değerlendirilmekle geçici iş göremezliğe ilişkin talebin reddedildiği, manevi tazminat yönünden ise tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, davacının meydana gelen kaza sebebiyle duyduğu acı ve elem, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ancak caydırıcı da olması gerektiği ve tarafların kusur durumu da dikkate alınarak takdiren 5.000,00-TL manevi tazminata ve tazminatlara yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile; \"1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, A-Maddi tazminat istemi yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile; 41.315,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş'den 22/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-Manevi tazminat istemi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili şirket tarafından davadan önce yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiği, 16.11.2020 tarihli bilirkişi raporu ile ödeme tarihindeki verilere göre yapılan tazminat ödemesinin yeterli olduğunun tespit edildiği, yeniden hesap yapılması ve 03.07.2021 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak bakiye zarara hükmolunmasının hatalı olduğu, KTK'nin 111. maddesi gereğince yapılan ödeme ile zarar arasında açık nispetsizlik olması gerektiği, bakiye zarar hesabının ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılması gerektiği, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının geriye yürümeyeceği, kararda, savunmalarına neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediği, kararın HMK'nın 297. maddesine uygun olmadığı ve denetlenebilir nitelikte olmadığı hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamına alınan 16.11.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi kullanılarak yapıldığı, davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı sunulan 04.12.2020 tarihli dilekçe ile; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gereği, tazminat hesabının eldeki dava yönünden TRH 2010 yaşam tablosuna göre değil PMF yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini belirttiği, her iki yönteme göre de hesaplama yapılmasını istediği, davacı vekilinin itirazı üzerine alınan 05.03.2021 tarihli aktüer ek bilirkişi raporunda, PMF 1931 yaşam tablosuna göre, 24 yıl aktif, 9 yıl pasif dönem olmak üzere bakiye ömür süresinin 33 yıl olarak kabul edildiği ve progresif rant yöntemi kullanmak suretiyle tazminat hesabı yapıldığı, davacı vekilinin ek bilirkişi raporuna itiraz etmediği ve 01.04.2021 tarihli dilekçe ile, tazminat miktarını bilirkişi ek raporu doğrultusunda 47.101,24-TL'ye artırdığı, ek rapora karşı davalı vekili tarafından itiraz edildiği, mahkemece TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle ek rapor düzenlenmesine karar verilmesi üzerine başka bir aktüer bilirkişiden alınan 03.07.2021 tarihli raporda; TRH 2010 yaşam tablosuna göre, 24 yıl aktif, 15 yıl pasif dönem olmak üzere bakiye ömür süresinin 39 yıl olarak kabul edildiği ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle tazminat hesabı yapıldığı, davacı vekilince 24.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; 3.310,46-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 41.315,43-TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece de 03.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak karar verildiği görülmüştür.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince tazminat hesabında prograsif rant yöntemi uygulanması gerekmesine göre devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapan 16.11.2020 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamasına, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapan 03.07.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edilmiş olmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, yukarıda da açıklandığı üzere, davacı vekilince yargılama aşamasında sunulan 04.12.2020 tarihli dilekçe ile, tazminat hesabının PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak yapılması gerektiğine yönelik talebinin, PMF yaşam tablosunun, TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür yönünden daha kısa süreler öngörmesi nedeniyle davalı taraf yararına olduğu ve davacı vekilinin söz konusu beyanının da bu nedenle davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu göz önünde bulundurularak, davacının talep edebileceği tazminat miktarı hesaplanırken, bakiye ömür süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi ve dolayısıyla işleyecek pasif dönemin 9 yıl olarak kabul edilmesi gerekirken, davalı yararına yaşam tablosu yönünden oluşan usuli kazanılmş hakka aykırılık teşkil edecek şekilde işleyecek pasif dönem süresinin 15 yıl olarak kabulü ile, davalı taraf aleyhine fazladan 6 yıllık süre için tazminata hükmedilmesi hatalı olup, davalı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, 03.07.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki veriler ve PMF 1931 yaşam tablosu göz önünde bulundurularak yeniden yapılan hesaplama ile belirlenen, davacının, toplam 33 yıllık bakiye ömür süresinin, 24 yıllık aktif dönemi için (103.920,61-TLx75/100x) 77.940,46-TL, 9 yıllık pasif dönemi için (16.573,18-TLx75/100) 12.429,89-TL olmak üzere toplam 90.370,35-TL sürekli iş göremezlik zararından, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rapor tarihine kadar güncellenmiş halinin mahsubu neticesinde kalan (90.370,35 TL - 57.341,50 TL) 33.028,85-TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 22.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek suretiyle ve istinafa konu edilmeyen manevi tazminat talebi yönünden verilen karara dokunulmaksızın yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2017/646Esas 2021/1415  Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2017/646 Esas- 2021/1415 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, a/Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, b/Maddi tazminat istemi yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile; 33.028,85-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş'den 22/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c/Manevi tazminat istemi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ç/Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 2.256,20-TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 157,46-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 2.098,74-TL karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş'den  tahsili ile hazineye irad kaydına,d/Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 341,55-TL harçtan, dava açılışı sırasında yatırılan 174,20-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik bakiye 167,35‬-TL'nin davalı ...'dan  tahsili ile hazineye irad kaydına, e/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. madde hükmü gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, f/Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. madde hükmü gereğince belirlenen 11.597,04-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, g/Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden AAÜT'ye göre davacı vekili için takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, h/Manevi tazminat talebinin red edilen kısmı yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/2 maddesine göre davalı ... vekili için takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,  ı/Davacı tarafından dava açılışı sırasında harç olarak yatırılan 210,20-TL harç ve yargılama aşamasında ıslah harcı olarak yatırılan 157,46-TL'nin toplamda 367,66-TL'nin 175,46-TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 192,20 TL'nin ise davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, i/Davacı tarafından bilirkişi ücreti ve posta ücreti olarak sarf edilen toplam 2.845,10-TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.143,41-TL'nin ( 139,25-TL'sinden davalı ...'ın sorumlu olacağı şekilde) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, j/Davalı ... tarafından sarf edilen 50,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 45,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, kalan 5,00-TL'nin davalı  ... üzerinde bırakılmasına, k/Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, l/Bakiye gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve davacı vekilince ıslah edilen dava değeri göz önüne alındığında HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07e9b3b1f65c7652","SID":"ae4a4c302bba71db"}}