{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/796 <br>KARAR NO: 2025/974<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2023<br>NUMARASI: 2018/403 Esas -  2023/593 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, plakası belli olmayan bir aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, Diyarbakır Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 14/04/2017 tarihli raporunda müvekkilinin mağduriyetin halen devam ettiğinin ve özürlülük oranının %70 olduğunun tespit edildiğini, kazaya sebep olan aracın tespit edilememesi nedeniyle davalı ...'na başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde davalı tarafından müvekkilinin maluliyet oranının %55 olarak kabul edildiğini ve toplamda 104.291,00-TL ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin kaza tarihinde 5 yaşında olduğunu o tarihten bu yana sağ kol ve bacağında kısmi felç yaşadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın (trafik kazası nedeniyle cismani zarar, iş gücü kaybı, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin tazminine ilişkin) kaza tarihi olan 05/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal İaizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; (HMK m.107) 10/10/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de; sürekli iş göremezlik tazminat talebini 116.175,10-TL'ye, geçici iş göremezlik tazminat talebini 4.970,11-TL'ye ve bakıcı gideri tazminat talebini ise 2.241,75-TL'ye arttırarak toplam 123.386,98-TL tazminat miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 30.12.2019 tarihli raporu ile, kazanın meydana gelmesinde davacının %50, dava dışı karşı araç sürücüsünün ise %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun 29.01.2021 tarihli \"Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü .... Yönetmeliği \" kapsamında düzenlenen raporda \" davacı asilin %42 oranında maluliyetinin bulunduğu \" iyileşme süresinin ise 12 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ve güncel yasa ve içtihat hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının  4.970,11- TL sürekli iş göremezlik tazminatının;116.175,10- TL bakıcı gideri tazminatının  2.241,75-TL ( toplam 123.386,98- TL ) olarak hesap edildiği, davalının 19/01/2018 tarihinde temerrüde düştüğü\" gerekçesi ile; -Davanın  kısmen kabulü ile, -1.378,51-TL geçici maluliyet, taleple bağlı kalınarak 116.175,10-TL sürekli maluliyet ve 2.241,75 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 119.795,36 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce müvekkil kuruma eksik belgeler ile başvuru yapıldığı, istenilen eksik belgeleri gidermediği, bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkil kurum tarafından başvurana ödeme yapıldığı ve başvuranın başkaca hak ve alacağının kalmadığı, mahkemece yapılan ödemenin yetersiz olduğu kanaatine varılır ise ödemenin yapıldığı tarihteki asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiği ve kurumumuz tarafından yapılan ödemenin düşürülmesi gerektiği, ...'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarından sorumlu olmadığı, dosyaya sunulan sağlık kurulu raporunun, rapora esas alınan yönetmeliğe aykırı olduğu, başvuru şartını sağlamaya elverişli olmadığı, bu nedenle davanın reddinin gerektiği, kazanın; anne ve babanın sorumluluğunu yerine getirmemesinden kaynaklandığı, dosyada belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğu, kusura ilişkin çelişkilerin giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi  tazminat istemine ilişkindir. (1)2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu   husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.(-bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2020 gün 2019/107 E. - 2020/6268 K. sayılı ilamı-) Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce davalıya başvuruda bulunulduğu ve bu başvuru üzerine 09/01/2018 tarihinde düzenlenen ve davacı tarafından imzalanan \"makbuz ve ibraname\" başlıklı belge düzenlenerek 19/01/2018 tarihinde 104.291,00 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı, davacının bu ibraname ve ödemeden sonra vekili aracılığıyla 30/04/2018 tarihinde yapılan ödemenin yeterli olmadığını belirtilerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, ibraname ve yapılan ödeme ile bağlı olmama iradesinde olduğunu açıkladığına ve davacının bu iradesini gösterir davranışının hak düşürücü süre içerisinde gerçekleştiğine ve davacıya yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki verilere göre gerçek zararı karşılamak bakımından son derece yetersiz olduğu da (277.435,33 TL hesaplanan, 104.291.00 TL ödenen) bilirkişi raporu ile tespit edildiğine göre; mahkemece, yapılan ödemeyi makbuz niteliğinde kabul edilerek, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içeren, yeterli ve geçerli nitelik taşıyan aktüer bilirkişi ek raporu doğrultusunda, hesaplanan 588.188,32 TL tazminatın davalı tarafça yapılan 104.291,00 TL ödemenin güncellenmiş hali 144.613,04 TL'nin  düşülmesi neticesinde kalan kalıcı iş göremezlik tazminatının davacının kusur oranında 147.481,12 TL olarak (588.188,32/2-144.613,04) tespit edildiği ancak Mahkemece taleple bağlı kalınarak 116.175,10 TL'ye hükmedilmiş olmasında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden; davalı vekilinin açıklanan bu hususlara yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.(2)Diğer istinaf başvuru sebeplerine ilişkin yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;   davacı tarafça davadan önce davalıya başvurulmuş ve hatta bir miktar kısmi ödemenin davacı tarafa yapılmış olması göz önüne alındığında davalıya başvuru koşulunun gerçekleşmiş olmasına, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmasına, davalının Adli Tıp Kurumunca hazırlanan 29/01/2021 tarihli maluliyet raporuna itiraz etmemiş olmasına, 06/05/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun kusura dair tespitinin, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, kaza sonrası kolluk tarafından alınan ifadeler ile uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına,  güvence hesabı yönünden mahkemece faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmesinde hata olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 8.183,22-TL harçtan peşin yatırılan toplam 2.045,80-TL harcın düşümü ile bakiye 6.137,42-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/06/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c895a548bbf5d6e","SID":"337ed03d8a92dc1b"}}