{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/95 <br>KARAR NO: 2025/966<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2020<br>NUMARASI: 2018/145 Esas -  2020/320 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile, 15/05/2012 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile nakliyesi yapılan rüzgar gülüne, davalı ... şirketi tarafından sigortalanmış olan ve diğer davalıya ait ... plakalı aracın çarpması neticesinde emtia üzerinde hasar oluştuğunu, meydana gelen hasarın, emtia sahibi olan ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenen fatura gereğince 97.291,00 EURO ve 2.586,95-TL olarak müvekkili şirket tarafından ödendiğini, yapılan ödeme sonrasında söz konusu hasarın kazaya neden olan davalı ve aracın sigortalısı olan davalı ... şirketinden talep edilmesine rağmen ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 261.754,93-TL alacağın davalı ... şirketinin sigorta poliçesindeki teminat miktarınca sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davaya cevap veren davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 2013/278 Esas  2016/775 Karar sayılı karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda alınan 2017/464 Esas 2018/17 Karar sayılı karar ile; \"...Tarafların iddia ve savunmaları, itirazları, kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında temin edilen kusur durumuna ilişkin raporlar, bu raporlara karşı yapılan itirazlar ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri arasından veya Karayolları Trafik Fen Heyetinden seçilecek  uzman bilirkişi kurulundan  alınacak denetime elverir nitelikte  bulunan raporla, tarafların olaydaki kusur oranlarının hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sonrasında konusunda uzman 3 kişiden oluşacak bilirkişi heyetinden, kazada hasar gören rüzgar gülünde meydana gelen hasarın ne şekilde oluştuğunun ve miktarının dosya kapsamı itibariyle belirlenmesine çalışılması, ondan sonra esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu...\" gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bu karar gereğince yeniden yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince \"...İTÜ öğretim üyelerinden alınan kusur raporunda davacı şirket şoförüne %50, davacı şirkete %25, davalı ...'a %25 kusur izafe edildiği, dosya kapsamında alınan önceki kusur raporlarından farklı oranlamaya sahip iş bu raporda davacı şirket şoförüne verilen %50 kusurun TIR'ın arkasında eskortluk yapan kişinin talimatını beklemeden dönüşe geçmesi nedeniyle, davacı şirkete verilen %25 kusurun üç TIR'dan oluşan emtianın taşınması sırasında arkada en az iki eskortun bulunması gerektiği halde biri önde biri arkada toplamda iki tane eskort bulunmasının dönüş manevraları sırasında trafiği tehlikeye soktuğundan davacı şirketin eksik organizasyonu nedeniyle, davalı ...'a verilen %25 kusurun dikkatsizce ve hızlı şekilde sollama yapması nedeniyle, mahkememizce yerinde ve uygun bulunduğu, kusur oranlarının belirlenmesinin akabinde alınan hasarın tespitine ilişkin raporda hasarın meydana gelme sebebinin detaylı şekilde açıklandığı, meydana gelen hasarın onarımla giderilemeyecek düzeyde etkili olması nedeniyle  rüzgar gülünün tamamının değerine ilişkin faturanın hasar bedeli olarak kabulünün gerektiği, rapordaki buna ilişkin \"Rüzgar türbininde rotor kanadı ve kanadın formu rüzgar enerjisinin hasadı açısından son derece önemlidir. Her kanadın türbin üzerindeki diğer iki kanatla beraber dengeli ve bir arada çalışması gerektiğinden rüzgar türbünleri bu şekilde parçalanarak meydana gelen bir hasarın tamiratı yapılmamakta ve yenisi ile değiştirilmektedir\" şeklindeki gerekçenin mahkememizi tatmin ettiği, değiştirilmesi gereken rüzgar gülü için davacı şirketçe ödenen bedel piyasa rayicinde olup kadri maruf olduğu, her ne kadar hasarın tespitine ilişkin raporda bilirkişi heyetince Euro üzerinden ödenen bedelin kur hesabı yapılırken dava tarihi, dosyanın istinaf incelemesinden sonraki yeni esasına kaydedildiği tarih olarak esas alınmışsa da bu hatanın mahkememizce fark edildiği, yeniden rapor alınmasını gerektirmeyecek bir eksiklik olmakla dava tarihi itibarıyla taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde bildirilen kur oranı üzerinden mahkememizce hesaplama yapıldığı, buna göre davalı ...'ın %25 kusuruna tekabül eden miktarın 65.438,73 TL olduğu, davalı gerçek kişinin haksız fiil tarihi olan 15/05/2012 tarihi itibarıyla temerrüde düşmesi mümkün ise de davacı tarafça tebliğ edilen ihtarname ile tazminatın ödenmesi için 7 günlük süre verilerek temerrüt süresi uzatıldığından, ihtarnamenin tebliğ edildiği 27/05/2013 tarihine 7 gün eklendikten sonra 06/06/2013 tarihi itibarıyla davalı ...'ın temerrüde düştüğünün belirlendiği, diğer davalı ... yönünden temerrüt, KTK'nun 99. maddesi uyarınca ihtarnamenin tebliğinden itibaren 8 iş günü sonunda gerçekleşeceğinden 28/05/2013 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye 8 iş günü eklendiğinde 10/06/2013 tarihi itibarıyla davalı ...'nın temerrüde düştüğü, sigortanın 22.500 TL poliçe limiti ile sorumlu tutulmasının gerektiği, dava tarihi itibarıyla sigorta şirketine başvuru dava şartı düzenlemesinin yürürlükte olmadığı...\" şeklindeki gerekçeyle; -Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -65.438,73 TL maddi tazminatın (davalı .... 22.500 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... için 06/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı .... için 10/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ile katılma yolu ile de davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlerin hatalı olduğu, raporlar arasında çelişkiler bulunduğu, bu çelişkiler giderilmeden mahkemece son alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiği hususuna yöneliktir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kazanın meydana gelmesinde müvekkilin bir kusuru bulunmadığı, hasar tespiti için alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğu, davacının talebinin fahiş bulunduğu, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususuna yöneliktir.Dava; trafik kazasında zarara uğrayan emtia için ödenen bedelin rücuen tahsili isteğine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle yargılama sırasında İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlendiği anlaşılan 27/08/2018  tarihli bilirkişi raporunun kusura dair tespitinin; kaza tespit tutanağına, kazanın oluşuna uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olması, iş bu heyet raporunda dosyada mevcut 08/12/2014 ve 21/07/2016 tarihli bilirkişi raporları da irdelenmek suretiyle bu raporlardaki tespitlere katıldıkları ve katılmadıkları hususların mantıklı bir şekilde açıklanmış bulunması göz önüne alındığında, mahkemece 27/08/2018 tarihli raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf sebeplerinin, yine 03/02/2020 tarihli hasara ilişkin bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına ve davalı tarafça itiraza uğramayan raporun davalı yönünden kesinleşmiş olmasına göre davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf talebinin de reddine karar verilerek taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 187,80-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -İstinaf eden davalı ...'dan alınması gereken 4.470,11-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 4.042,51-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9d597be25efbb10","SID":"66098fce5d01d008"}}