{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/337 Esas<br>KARAR NO: 2025/460<br>DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/04/2023<br>KARAR TARİHİ: 11/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketinin alanında değerli başarılar yakalamış, ticari itibarı yüksek bir şirket olduğunu, savunma sanayisinde üretim yapan firmaların askeri birlikler için ürettiği mühimmatlar ile çeşitli makinelerin yurt içinde taşıma işlemini gerçekleştirdiğini, davacı şirketin davalı şirketin ---- tarihinde satın aldığı aracı ------ tarihinde davacıya ekli garanti belgesi ile birlikte teslim ettiğini, teslim edilmesinin aynı günü taşınır malın  arızalar göstermeye başladığını, servise verildiği ancak arızaların süreklilik gösterdiğini, davalı tarafından arızanın giderildiği vaadi üzerine aracın müvekkili tarafından teslim alındığını, arızaların yine tekrarlanması üzerine tekrar servise götürüldüğündü ve daha sonrasında gerekli yasal haklara başvurulduğunu, müvekkilinin ticari itibarının yitirildiğini, savunma sanayine iş yapan davacının ------- olan ilişkisinin zedelendiğini, bu süreçler sonunda bir daha davacı ile çalışmadıklarını, ayıplı bir araca 97.000 bin Euro ödediklerini ve davacının  yeni bir araç satın almasının mümkün olmadığını, davalının aracın arızasının kesin ve açık olmasına rağmen zararı karşılamadığını, davacının dolaylı zarar kapsamında yer alan yoksun kaldığı karın tazmin edilmesinin hakkaniyet gereği olacağını, davacının yaşadığı aksamalar nedeni ile elde etme imkanı bulunan alacak ve menfaatlerini elde edemediğini, bu kapsamda kardan yoksun kaldığını, davalı şirketin satım sözleşmesi konusunda mal üzerinde gerekli özeni göstermediğini, ayıplı mal teslim ettiğini, davacının zararlarının oluşmasından davalının kusurunun olduğunu, davalının ayıp mal teslim ederek davacıya karşı sorumlu olduğunu, ve ------------ sayılı dosyasının kesinleştiğini, davacının ayıplı mal sebebiyle uğradığı zararın kalemlerinin tazmin edilmesinin gerekeceğini, davacının zararlarının tespitinin ancak delillerin incelenmesinden ve yaklaşık maliyet hesabı yapıldıktan sonra gerçekleşeceğini, davanın HMK 107. Maddeye uygun olarak belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, davacının yasal haklarının tam ve kesin olarak tespit edilmesinin mümkün olduğu anda iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın kalan miktarın belirlendiğinde artırım dilekçesinin verileceğini, zararın tam tespiti halinde artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 09/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte şimdilik 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kesin hüküm olduğunu, davacının tüm zararının karşılandığını ve bu davayı ikame etmesinde hukuki yararın bulunmadığını, davacının dayandığı hukuki sebeplerin hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusunun olaya mülga borçlar kanunu ve mülga TTK uygulanmasının gerekeceğini, davacının TBK gereğince seçimlik haklarından olan sözleşmeden dönme ve bedel iadesine ilişkin seçimlik hakkını ve tazminat talebini kullandığını, davacının seçimlik hakkını ve tazminat talebinin öne sürdüğünü yeni bir seçim yapma imkanı da ortadan kaldığını, taleplerinin bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Davacının yeni bir seçim yapma hakkının bulunmadığını, davacı tarafın seçimlik hakkını kullanması nedeni ile davayı dayandırdığı aracı yaklaşık 9 yıl kullanılmasından kaynaklı zarar kalemlerinin karşılanmasını talep etmesinin mümkün dahi olmadığını, ------esas sayılı dosyası ile ikame edilen davanın taraflar arasında sözleşmenin feshedildiğini, söz konusu aracın müvekkiline iade edilip davacı tarafa faizi ile birlikte bedel iadesini ve diğer maddi tazminat taleplerinin ödendiğini, davacının keyfi olarak yeniden bir tazminat adı altında seçimlik hakka giren bedelini talep etmesi mümkün dahi olmadığını, davacının  ------ esas sayılı dosyasında TBK 83 uyarınca bedel iadesinin tazminata ilişkin taleplerinin Türk parası cinsinden açtığının söz konusu tüm zararları Türk parası cinsinden karşılandığını, davacının talebi ile bağlı olduğunu,  davacının dava konusu uğramış olduğu bir zararın olmadığını, bedel iadesi için davalıya teslim edilen aracın davalı tarafından değerinin altına satıldığını, bu durumda davalının zararının somut olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığından ve zararın ispatlanamadığından hukuki yarar yokluğundan ve talep hakkında kesin hüküm olmasının ve davacının  haksız ve hukuka aykırı huzurdaki iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin uygun olmadığını, davacının iddialarının kabul anlamına gelmemek kaydı ile süresinde açılmadığının sabit olduğunu ve davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerekeceğini bu nedenle  zaman aşımı itirazlarının usulden reddine ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,------Esas sayılı dosyası.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; taraflar arasında akdedilen çekici satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen dava konusu çekicinin ayıplı olduğu iddiası ile yoksun kaldığı kar kaybı maddi zararının tazmini talebine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının davalının kendilerine ayıplı mal göndermesi sebebi ile yoksun kaldığı kar ve fiili zararın olup olmadığı, bunun davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususunda  toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizin -----  Karar sayılı ilamı ----- sayılı kararı ile kaldırılmış, dosyanın Mahkememiz esas defterinin ---- Esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizin -----Karar sayılı kararı ile; Davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  ----- Karar sayılı kararı ile; \"Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen dava konusu çekicinin ayıplı olduğu iddiası ile yoksun kalınan kar kaybı maddi zararının tazmini talebinde bulunulmuş, davalı vekili tarafından cevap dilekçesince zamanaşımı definde bulunulması üzerine Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak Mahkeme karar gerekçesi incelendiğinde \"davanın açıldığı zaman itibariyle TTK ayıba ilişkin bildirim süreleri dikkate alındığında alacak kaleminin zamanaşımına uğradığı\" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği ve hüküm kısmında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece gerekçeli kararda hem ayıba ilişkin bildirim sürelerinden bahsedilmiş, hemde davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine karar verildiği belirtilmiştir. Mahkemece davanın ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı gerekçesi ile mi yoksa dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile mi reddine karar verildiği anlaşılamamış olup, gerekçe kendi içinde çeliştiği gibi, gerekçe ile hüküm de birbiri ile çelişmektedir. Bunun yanında Mahkemece hangi tarihte yürürlükte bulunan hangi TTK'nın uygulandığı, TTK'nın hangi madde hükümlerinin uygulandığı, olaya TTK hükümlerinin mi yoksa BK hükümlerinin mi uygulanacağı, iş bu davada uygulanması gereken zamanaşımı süresinin hangi süre olduğu, zamanaşımı başlangıcının hangi tarihten başlatıldığı ve ne zaman dolduğu, davalının eylemine göre zamanaşımı süresinin uygulanması gerekip gerekmediği, davanın zamanaşımı bakımından reddi kararının hangi gerekçeyle verildiği ve zamanaşımı defi konusundaki değerlendirmenin nasıl yapıldığı hususlarında hiç bir tespiti içermediği, kararın anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir gerekçe içermediği ve Anayasa'nın ve 6100 sayılı Kanun gereğince aranan şartları taşımadığı ve Dairemizce de denetlenemediği ve gerekçe oluşturulmadan karar verildiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.  Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297 ve 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği\" kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen dava konusu çekicinin ayıplı olduğu ve bu sebeple açılan------- Esas sayılı dosyası ile süren yargılama boyunca aracı kullanamadığı iddiası ile yoksun kalınan kar kaybı maddi zararının tazmini talebinde bulunulmuş, davalı vekili tarafından cevap dilekçesince zamanaşımı definde bulunulmuştur. Belirtmek gerekir ki,  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 146 ve devamı maddelerinde alacağın on yıllık zamanaşımına tabii olduğu düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta davacı tarafın------ Esas sayılı dosyasına konu aracın ayıplı olduğu mahkememe kararı ile tespit edilip kesinleştikten sonra davacının eldeki davaya konu tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından zamanaşımı süresinin---- Esas sayılı dosyasının  kesinleşmesinden itibaren başladığı, bu sebeple dava tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğramadığı mahkememizce kabul edilmiş ve davanın esasına geçilmiştir. Esasen davacı dava konusu bedeli isteyebilirdi. Nitekim, emtianın kullanılmaz durumda olduğu --------- Esas sayılı dosyası ile tespit edilmiştir. Bu nedenle \"para faizsiz araç kullanım bedelsiz\" karinesi burada işlemeyecek ve davacının paraya faiz isteme hakkı olacaktı. Normalde de mahkememizce semeni, bu davanın tarihine kadar işlemiş faiz işletilmesi sureti ile hesaplama yapılarak ve ikame araç bedeli hesaplatılarak hangisi düşük ise onun üzerinden karar verilecekti. Ancak davacı tarafça ----- Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde, iadeden itibaren faiz talep edildiği, talebin sınırlandırıldığı görülmüştür. Bu talepte bulunan davacının artık faiz talebinde bulunamayacağı gibi bunun başka bir kalemi olan aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararını da eldeki dava ile talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın esastan reddine, <br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılana 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,  <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,<br>Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak  verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.  11/06/2025       </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a9ebc2beef7c8ad","SID":"e8fac72231f352d4"}}