{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1636 Esas<br>KARAR NO:2025/723 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/07/2023<br>NUMARASI:2019/162 E. -  2023/153 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket adına ..., ... ve ... numaralı 35, 36, 37 ve 42. sınıf hizmetlerde \"...\" ve \"...\" markalarının ve ticaret unvanının esas unsuru olan \"...\" ibaresinin aynılarını ve ayırt edilmeyecek derecede benzerlerini İstanbul And. 1. FSHHM ‘nin 2019/5 D. İş dosyası kapsamında yapılan tespit ile ...İstanbul proje adresinde kullandıklarını, bu durumun davacının marka ve ticaret unvanından doğan hakkına tecavüz oluşturduğunu, davacı şirket tarafından Kadıköy ... Noterliğinin...yevmiye numaralı, 21.12.2016 tarihli ihtarnamesinde davalı taraflara \".... markalarının sahibinin müvekkili şirket olduğu, bu marka veya benzerinin davalılarca izinsiz kullanıldığı ve bu duruma son verilmesi gerektiği...\" ihtarında bulunduklarını, davalı taraflardan...'ın Beyoğlu ... Noterliğinin 30.12.2016 tarih,... Yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde, davacının markalarının kullanıldığını ve \"...\" ibaresinin ön plana çıktığı tüm reklam, afiş ve broşürleri  kaldıracağını beyan ettiğini, ancak iş bu bildirimden sonrada tecavüz teşkil eden eylemlere  devam edildiğini, davalı...'ın 23.12.2016 tarihinde ... başvuru numaralı \"...\" markasının tescili ve davalı ...’ın 04.08.2017 tarihinde ... başvuru numarasıyla \"... ...\" markasının tescili için başvurduklarını, davacı şirketin itirazları neticesinde marka başvurularının reddedildiğini, davalıların davacıya ait markayı kullanırken sunduğu hizmetin kalitesiz olduğunu ve davacının itibarını zedeleyeceğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın ve davacının markasının kullanarak pazar payının düşmesi ile davacı zarara uğradığından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya ödenmesine, davaya ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, değişik iş dosyasına ait harç ve giderleri, vekalet ücreti de dâhil edilerek davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAPLAR:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;  davalı ile diğer davalı...'ın arsa karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, kampanyaya ilişkin tüm hususların ...’tan bağımsız yüklenici... tarafından organize edildiğini, davacının isminin \"...\" ile başlamasının bu ismin başkası tarafından kullanılamayacağı ve yasaklandığı anlamına gelmediğini, davacının ana iştigal konusunun mobilya işi olduğunu, manevi tazminat hususlarının oluşmadığını, maddi tazminat taleplerinin çok yüksek olup, sebepsiz zenginleşmeye mahal vereceğini, davacı iddialarını ve beyanlarını kabul etmediklerini savunarak, davanın kendileri yönünden usul ve esastan reddedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde; proje ismi olarak belirlenen ibarelerin marka hükmünde olmayıp, bu anlamda marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, konut alacak kişilerin konut satın alma kararlarını proje ismine göre değil, ilgili konut projesini yapmayı üstlenen şirketleri araştırmak suretiyle verdiklerini, ilgili konut projesinin yapımının, davalı şirket...A.Ş.  ve diğer davalı ... tarafından üstlenildiğini, uzun senelerdir inşaat sektöründe saygın bir şirket olan davalı şirket ile ...iştiraki olan ... 'ın, ilgili sektördeki ortalama tüketici nezdinde  kendilerinden daha düşük itibarlı ... ... Şti.'ne ait markadan haksız menfaat elde ettiği iddiasının somut gerçeklikten uzak olduğunu, davalı şirket adına TPE nezdinde tescilli olan ve \"...\" ibaresini barındıran \"...\" gibi markalar bulunduğunu, davacı şirketin ilgili konut projesinin tamamlanmasının ardından \"...\" ibaresini barındıran yeni tescil başvurularında bulunmasının kötü niyetini  ortaya koyduğunu, daha önceki marka tescillerinin salt \"...\" ibaresini içerdiğini, fakat söz konusu konut projesinin bitimini müteakiben gerçekleştirilen marka tescilinin \"...\" ibaresini içerdiğini, mezkur projelerde proje adı olarak kullanılan ''...'' ibaresinin davalı şirketin daha önce TPE nezdinde gerçekleştirdiği marka tescili ile ilintili olduğunu, ''...'' ibaresinin ise proje adı olarak kullanıldığı dönemde tescilli bir marka olmayıp, davacı şirket tarafından projenin bitimini müteakiben kötü niyetli olarak davalı şirket ile ...'tan haksız kazanç sağlama amacıyla tescil edildiğini, davacıya ait \"...\" markasının müvekkil tarafından yapılan projeye bir değer katmadığını ve davacıya ait marka ile davalının haksız kazanç elde etmediğini, zira davalı şirketin ve diğer davalı ...'ın zaten kendi müşteri portföyünü oluşturmuş ve piyasada bilinen, seçkin firmalar olduklarını ve müşteri nazarında oluşan tercih sebebinin de proje adından ziyade projeyi gerçekleştiren davalı şirket ve ...'ın olduğunu savunarak, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş bulunan işbu davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH:Davalı... vekili dosyaya sunduğu 16/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; dosyada mübrez tüm cevap ve beyanlarına ilave olarak, sundukları işbu ıslah dilekçesi ile cevap dilekçelerini ıslah ettiklerini ve davacı adına tescilli markalara ilişkin Sınai Mülkiyet Kanununun 19. ve 29. maddeleri uyarınca kullanmama def’ini ileri sürdüklerini, bu itibarla, öne sürmüş oldukları kullanmama def'i gereğince davacı adına tescilli markaların 37. sınıftaki inşaat hizmetleri bakımından kullandığını ispat etmesini, ispatlayamaması durumunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarihli 2019/162 E. - 2023/153K.  sayılı kararıyla; \"... incelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı taraf ... ve ... markalarının ve ticaret unvanının esaslı unsuru olan ... ibaresinin tescilli sahibi olduğunu, davalılarca kullanılan ... ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalılardan... cevap dilekçesi ile, diğer davalı ... ile birlikte gerçekleştirilen proje isminin ... olduğunu, ... ibaresinin tasviri bir işaret olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalılarca kullanılan ... ibarelerinin marka hükmünde olmadığını belirterek davanın reddinin talep edildiği diğer davalı ...'ın da husumet yönünden itirazda bulunduğu ayrıca ... ibaresi üzerinde davacının tekel hakkının olmadığını, davacının faaliyet alanının mobilya olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Tedbire ilişkin aldırılan 31/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalılarca ... ve ... ibarelerinin afiş, katalog, tabela, pano v.s. Kullanıldığı ayrıca sitenin isminin de ... şeklinde olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce dosyanın esasına ilişkin aldırılan bilirkişi raporunda ise, bilirkişi raporunda taraflarca kullanılan markaların iltibas yaratacak derecede benzer olmadığı yönünde görüş bildirildiği, maddi tazminat yönünden ise davalılarca elde edilen gelirin 20.688.492,41 TL olarak hesaplandığı, itiraz üzerine aldırılan 02/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise tazminat yönünden davalıların 20.688.492,41 TL elde ettiği net kazanç üzerinde bu miktarı tazminat olarak ödemesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği, yargılama devam ederken davalı... tarafından kullanılmama definde bulunulması sebebiyle davacının ... markasını inşaat hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı yönünden yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı, alınan 08/01/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının ... markasını inşaat hizmetleri bakımından kullandığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin ... numaralı ... ibareli markanın 35. Ve 37. Sınıflarda tescilli sahibi olduğunu yine davacı şirketin ... numaralı ... ibareli markanın 36. Ve 41. Sınıflarda ...numaralı ... markasının ise 37. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı... tarafından ... numarası ile ... markasının 37. Sınıfta tescili için başvuruda bulunduğu, davacının itirazı üzerine marka başvurusunun red edildiği, öncelikle taraf marka ve kullanımlarının benzerlik yönünde değerlendirildiğinde, davacının markasının esas unsurunun ... markası olduğu, davalılarca kullanılan markanın ise ... ... olduğu, bu yönüyle karşılaştırıldığında, davalılarca kullanılan ibare içerisinde ... ibaresi yer almış ise de bir bütün olarak değerlendirildiğinde ... ibaresinin tek başına kullanılmayıp ... ... şeklinde kullanılmakla, davacı markasından ayrıştığı, her ne kadar davacı yanın tescilli ...numaralı ... markası mevcut ise de iş bu marka ile davalı kullanımlarında yer alan ... ibareleri benziyor ise de davacı ... marka tescillinin davalılarca ... ibaresinin kullanıldıktan sonra ve marka tescil başvurusundan sonra yapıldığı, bu yönüyle bakıldığında esas itibariyle davacının ... ibaresi yönünde davalılara nazaran üstün ve öncelik hak sahibi olmadığı, davacının davalılara nazaran üstün hak ve öncelik hakkına sahip olduğu ... ibaresi bakımından ise gerek bilirkişi raporu gerekse mahkememizce oluşan kanaate göre, davalılarca kullanılan ... ...  ibaresinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ... ibaresi ile benzer olmadığı kaldı ki davalılarca kullanılan ... ... ibaresinin bir proje ismi olarak sürekli bir şekilde değil o projeye mahsus olarak kullanıldığı, davacının markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet eylemini içerir kullanımının da tespit edilemediği bu nedenle mahkememizce tecavüz ve haksız rekabet oluşmadığı...\"  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin marka üzerinde hak sahibi olduğunu, davalıların müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiklerinin İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklara Hukuk Mahkemesinin 2019/5. D.İş sayılı dosyası ile sabit olmasına rağmen mahkemece davanın reddine karara verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Davalıya gönderilen ihtarnameye verdiği cevapla, haksız ve hukuka aykırı eylemlerini ve marka haklarına tecavüz ettiğini ikrar ettiğini,2006 yılından bu yana \"...\" markasının müvekkili tarafından aralıksız olarak kullanıldığı ve tescil edilmekle müvekkilinin gerçek ve mutlak hak sahibi olduğunu,Davalı...'ın ... ve ... tescil başvuru numaralı markalarının müvekkilinin itirazı sonucunda reddedildiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, davalıların \"...\", \"... ...\", \"...\" ve \"...\" kullanımlarının hiç ele alınmadığını ve incelenmediğini,Mahkemece eksik olan bu rapora yaptıkları itirazları dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu,Mahkemece tüm bu hususların göz ardı edildiğini, davalılarca kullanılan \"... ...\" ibaresinin bir proje olarak sürekli bir şekilde değil, o projeye mahsus kullanıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu sebeple söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, açıklanan nedenler ve mahkemece re’sen gözetilecek hususlar çerçevesinde; her türlü talep, dava ve şikâyet hakları saklı kalmak kaydıyla, Mahkemenin 06.07.2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, dosyanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozularak dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini, tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...\" markasının 35 ve 37. (inşaat hizmetleri de dahil) sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 36 ve 42. sınıflarda, ... başvuru, 27/01/2019 tescil tarihli \"...\" markasının 37. Sınıfta (inşaat hizmetleri de dahil) davacı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Davalı ...'nin ise 23/12/2016 başvuru, 17/08/2017 tescil tarihli, ... numaralı \"...\" markasının 37. sınıfta (inşaat hizmetleri dahil) tescil edildiği tespit edilmiştir.Davalı ...'nin ise 23/12/2016 başvuru,  tarihli,... tescil başvuru numaralı \" ...\" markasının 37. sınıfta (inşaat hizmetleri dahil) tescili için yapılan başvurunun davacı şirketin itirazı üzerine reddediliği   tespit edilmiştir.Davalı ...'nin ise 04/08/2017 başvuru,  tarihli, ... tescil başvuru numaralı \"... ...\" markasının 37. sınıfta (inşaat hizmetleri dahil) tescili için yapılan başvurunun ise eksiklikler tamamlanmadığından işlemden kaldırıldığı tespit edilmiştir.Davacı şirkete ait ticaret sicil kaydı incelendiğinde; 24/01/2006 tarihinde tescil edildiği, ilk unvanının ... Şirketi olduğu, faaliyet konusunda mobilya imalatı, alım-satımı ile gayrimenkul alım satımının da mevcut olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/5 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafın davalılar aleyhine delil tespiti talebi üzerine, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda, ... alan adlı internet sitesinin incelenmesinde, internet sitesinde başlık adı verilen (...) üst bölümünde \"...\"ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin alan adında, \"...\" ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinde kullanılan logoda da \"...\" ibaresinin kullanıldığı, karşı tarafın internet sitesinin iletişim sayfasında \".../istanbul\" adres bilgisinin verildiği, ...alan adı kimlik bilgileri incelendiği, ....kullanılarak yapılan incelemede, ... alan adı kayıt bilgilerinin gizlenmiş olduğu, alan adının 19/03/2016 tarihinde kayıt ettirildiği ve 19/03/2019 tarihine kadar kayıtlı olduğunun tespit edildiği, alan adı kaydının ve internet sitesinin barındırıldığı yerin ... Ltd. olduğunun tespit edildiği, ....-...-... adlı internet sitesinin incelenmesi, internet sitesinde \"...\" ibaresinin kullanıldığı, ...com alan adı kaydının ...’ne kayıtlı olduğu, alan adının 02/03/2016 tarihinde kayıt ettirdiği ve 02/03/2019 tarihine kadar kayıtlı olduğunun tespit edildiği, alan adının ve internet sitesinin barındırıldığı yerin ... olduğu, tespit talep edenin dosyada mesnet gösterdiği markalarının tescilli olduğu, aleyhine tespit istenenlerden...  firmasının “...”  ve “... ...” marka müracaatlarının tespit talep edence yapılan itiraz sonucunda reddedildiği, aleyhine tespit istenenlerden ... firmasının “...”  unsurlu herhangi bir marka başvurusunun bulunmadığı, tespit mahallinde ve tespit mahalline  giden yolda yapılan incelemede tespit talep eden adına tescilli asli unsuru “...”  ve  “...” ibarelerinin aleyhine tespit istenenlerce sunum dosyası, katalog, karton çanta, yönlendirme tabelaları, satış ofisi tabelası, satış ofisi reklam afişi, duyuru panosu, site yönetimi tabelası ve kartvizitlerde kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince marka vekili..., yeminli mali müşavir... ve bilişim uzmanı ...’den alınan 02/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; davacı vekilinin 22/09/2020 tarihinde Mahkemeye vermiş olduğu dilekçede \"Sayın  mahkemenin 10/09/2020 tarihli duruşmada maddi tazminat hesap yöntemini bildirilmesi için davacıya süre verildiği, maddi tazminat hesabının SMK 151/2-b :\"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç\" üzerinden hesaplanması talep edilmiş olup, ayrıca davalıların defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı yönünde ciddi endişelerimiz mevcuttur. Bu çerçevede davalıların defterlerinin TTK ve ilgili mevzuatlara uygun tutulmaması durumun da 6769 sayılı SMK md 152/2-a ve c bentleri uyarınca hesaplama yapılmasını talep etme haklarının saklı tutulmasını\" da talep ettiklerini, davacı tarafından SMK'nın 151- (1/b) bendinde yer alınan haklardan \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç\" seçeneğinin seçildiği, davalı ... ve ...'nin dava konusu markayı kullanarak (dava dosyasında mevcut 31.01.2019 tarihli Marka Vekili ... ve Bilgisayar Programcısı Öğr. Gör. ... tarafından yazılan bilirkişi raporunda tespit edilen; \"Dava konusu markanın davalılar tarafından kullanılması ve davalının mahkemenin lehine karar vermesi durumunda) hesaplanacak tazminatın SMK 151/2-b maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanması talebinde bulunmasına istinaden, tazminat hesaplandığını,  raporun ilgili bölülerinde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere davalılar arasında imzalanan Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinde; davalı ...'nin (%32,979) davalı ... (%67,021) ile hasılat paylaşımı işi kapsamında dava konusu inşaat taahhüt işini yaptıklarını, yapılan inşaat işinde davalıların elde etmiş olduğu gelir ve...'ın kâr durumu ile ilgili açıklamada, davalı ...’nin dava konusu olay ile ilgili 102.797.037,28 TL gelir ve bu kapsam da 105.305.819,91 TL gider yapmış olup, bu işin neticesinde (2.508.782,63 TL ) zarar ettiğinin görüldüğü, ancak gider hesapları incelendiğinde...'ın sözleşme dışı inşaat imalatı yaptığı ve yapmış olduğu bu imalatın giderlerini de dava konusu işin maliyetinin içerisinde kaydettiğinin görüldüğünü, bu nedenle davalı...Şirketi’nin dava konusu iş ile ilgili elde ettiği karın 2017 yılı karı olan 13.259.917,30 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafın sunulan bilirkişi raporunda bu konuya itiraz etmesi durumunda Mahkemenin inşaat ve inşaat sözleşmesi konusunda uzman bir bilirkişiye dava konusu hasılat paylaşımı işinde...'ın inşaat maliyetini hesaplatmasının dosya için faydalı olacağı kanaatine varıldığı, davalılar arasında yapılan dava konusu hasılat paylaşımı işi ile ilgili elde edilen gelirin, ...İnşaat için gelir paylaşımı oranına göre 12.689.413,73 TL, davalı ... için  7.999.078,68 TL olmak üzere toplam 20.688.492,41 TL olduğu, mahkemenin dava konusu olayda tazminat ödenmesi, ... İnşaat'ın inşaat maliyetinin inşaat bilirkişisi tarafından incelenmesine gerek olmadığı yönünde karar vermesi durumunda, davalıların davacıya... Şirketi-... yönünden 7.999.078,68 TL... Anonim şirketi yönünden ise 12.689.413,73TL olmak üzere toplam 20.688.492,41 TL SMK 151/2-b kapsamında: (\"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç\") tazminat ödemesi gerektiği, bilirkişi heyeti olarak davalıların \"...\" markalarını kullanarak elde ettikleri gelir ve bilirkişi olarak yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde oluşan tazminat tutarın mahkeme tarafından değerlendirilirken \"Sebepsiz zenginleşmenin\" de değerlendirilmesi gerektiği (Türk Borçlar Kanunu md. 77; haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.), manevi tazminatın, sahibinin toplum içinde itibarı, statü ve güvenin sarsılmasının karşılığının giderilmesine ilişkin olup, manevi tazminatın tarafların kusur ve tutumları doğrultusun da tamamen mahkemenin takdirinde bulunduğuna dair görüş bildirilmiştir. Marka vekili ..., mali müşavir ...ve gayrimenkul değerleme uzmanı ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; mali yönden yapılan inceleme neticesinde; davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, defterlerinin yazılı olduğu ve birbirlerini doğruladıkları, kanunlara uygun şekilde eksiksiz ve usulüne uygun tutuldukları, davacının 37. sınıf içerisinde \"İnşaat Hizmetlerine\" ait faaliyetlerde bulunduğu, 2014-2019 yılları arasında toplam cirosunun 25.380.047,42 TL olduğu ve bu ciro içerisinde kat karşılığı arsa inşaat faaliyetinden 23.242.034,20 TL konut ve dükkân satışı yaptığı, bu tutarın toplam ciro içerisindeki payının ortalama 485,43 oranına tekabül ettiği, satış faturaları üzerinde matbu olarak 36. ve 42 sınıfa ait tescilli ... numaralı \"İş Bitirme Tutanakları\" ve \"Yapı Kullanma izin Belgeleri\" üzerinde şirket unvanının yer aldığı, Marka Hukuku ve Sektörel yönden Yapılan İncelemede de; savacı taraf adına ... tescil nolu \"...\" markasının inşaat hizmetlerinde dava tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde ciddi şekilde kullanıldığı şeklinde görüş bildirilmiştir. <br>G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; İstanbul 1. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/5 D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu ile davalı... Şirketi’ne ait kataloglarda \"...\", \"... ...\" ibarelerinin davalılar tarafından gelir paylaşımı usulü ile yapılıp satışa sunulan konut projelerinin adı olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.Davacı adına tescilli ... numaralı \"...\" ve ... tescil başvuru tarihli \"...\" markasının 37. sınıfta inşaat hizmetleri için tescilli oldukları, davacı şirketin de inşaat hizmetlerinde \"...\" markasını  kullandığı sabittir. Davacının markası \"...\" olup, davalı tarafça kullanılan \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinde de esas unsur \"...\" ibaresidir. Zira davalının kullanımındaki diğer kelimeler yer adı veya tanımlayıcı nitelikte olup, davalının markasal kullanımlarını gören ortalama tüketicinin davacının markaları ile karıştırma, en azından davacı ve davalı arasında bağlantı kurma ihtimali mevcuttur (Emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02/03/2022 tarihli, : 2021/6364 Esas, 2023/1284 Karar sayılı kararı). Buna rağmen, Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımının markasal olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, mahkemece her iki tarafın da aynı tür ticari faaliyetle iştigal ettiği ve bu kapsamda davalının eyleminin marka hakkına tecavüz etmek suretiyle davacının ticari faaliyet alanında zarar görmesine yol açacağı gözetilmek suretiyle, davacının maddi tazminat talebinin SMK’nun 151/2-a maddesi kapsamında ve SMK’nun 151/3. maddesi ile birlikte, davacı markasının davalı tarafından izinsiz kullanılması nedeniyle konut alıcılarının tercihleri üzerindeki muhtemel etkisi dikkate alınarak belirlenmesi, davacı vekiline HMK’nun 107/2. maddesi uyarınca tazminat talebini belirli hale getirmesi için süre verilmesi, şayet tazminat tutarının kesin olarak tespitinin mümkün olmaması halinde ise TBK'nın 50/2. maddesi kapsamında uygun bir maddi tazminat ve olaya uygun bir manevi tazminat tayin ve takdiri için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 06/07/2023 tarihli 2019/162 E. - 2023/153 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, 2-Yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/05/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"280739530127e6cc","SID":"fc37c551539b7844"}}