{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/68 Esas  - 2025/643 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/68 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/643<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/379 Esas 2024/657 Karar <br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 22/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... şirketinin ortakları olduğunu aynı zamanda da kardeş olduklarını, dava konusu edilen borcun davalının şahsi olarak ödeme yükümlüğü altına girdi bir borç olduğunu,  .... arasında bir rödovans sözleşmesi yapıldığını, imzalanan bu sözleşme gereğince ... yıllık asgari 10.000 metrik ton maden için ödeme yapmayı tahhüt ettiğini, bu miktar asgari olarak belirlendiğini artırım yetkisi ... olduğunu, davalı tarafından genel kurul kararı ile kabul edilen ödemelerin bir kısmının ödendiğini, icra takibine konu edilen bakiye miktarın ödemesinin yapılmadığını, borçlu tarafından bu durumun bilinmesine karşılık haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, ..., aralarındaki sözleşmeye istinaden ...ten ödeme alsa da alınan genel kurul kararı doğrultusunda davacıya ödeme yapılmadığını iddia ederek Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2022/19701 esas sayılı icra dosyası ile işleme koyulan takibin devamı ile davalı-borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  açılan davanın müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2023/19701 E sayılı dosyasında müvekkilinin şahsi olarak herhangi bir borç ödeme yükümlülüğü altına girmediğini, davanın ...  AŞ ye karşı açılmasını gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. \tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;  davanın şirket temsilcisi/ ortağına karşı açıldığı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile davanın dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davalının şahsi sorumluluğunun bulunmadığından taraf ehliyetinin bulunmadığını belirterek davanın usulden reddini savunduğu, dosya kapsamında sunulan 19/06/2019 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde kar payı avans ödemesinin düzenlendiği, davalının kar payı avansını şahsen ödeyeceğine yönelik bir karar alınmadığı, davanın dava dışı şirket ...  A.Ş'ye yöneltilmesi gerekirken davalıya yöneltildiği anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 19/06/2019 tarihli belge davalı borçlu ... tarafından yapılan bir borçlanma ve ödeme taahhüdü içerdiğini, sermaye koyma borcunun olduğunu gösterecek en ufak bir ima dahi bulunmadığını, bununla birlikte, dava konusu edilen borç da davalının şahsi olarak ödeme yükümlülüğü altına girdiği bir borç olduğunu, mahkeme davalıya husumet düşmeyeceği kanaatinde ise HMK'nun 124.maddesi uyarınca taraf değişikliği hakkının bulunduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; dava dışı şirket genel kurul toplantısında alınan karar gereği davacıya ödenmesi kararlaştırılan kar payı avansının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Davacı tarafça, ... Şirketi'nin 19/06/2019 tarihli genel kurulunda alınan karar doğrultusunda dava dışı ... A.Ş. İle yapılan rödovans sözleşmesi kapsamında yapılacak maden satışından elde edilecek gelirden  davalının ödemeye taahhüt ettiği bedelin davacılara ödemediği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça genel kurulda alınan karar gereği ilgili bedelin şirket tarafından ödenmesi gerektiğinin savunulduğunu, mahkemece ilgili bedelin davalı tarafça ödeneceğine yönelik genel kurul kararında bir belirleme olmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, ilgili karara karşı davacıların istinafa geldiği görülmüştür.<br>\tDavacıların istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamındaki halli gereken uyuşmazlığın, bahsi geçen 19/06/2019 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda alınan kararlar uyarınca davalının davacılara ödemesi gereken bir bedel olup olmadığını, somut uyuşmazlıkta pasif husumeti bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. <br>Husumet konusu, taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların  husumet konusunda  bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden gözetilir.<br>Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.<br>Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Bkz. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 288).<br>Diğer taraftan, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda \"sıfat\" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf ehliyeti, dava  ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olmasına karşın, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise, o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hakkın sahibi olan kimse ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun saptanması, bir başka anlatımla davada davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin maddi hukuk sorunudur. Dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur.<br>Davaya konu ... Şirketi'nin 19/06/2019 tarihli genel kurulunda ;'' ... A.Ş. Genel Kurulu <br>1-19/06/2019  TARİHİNDE ..., ... ve ... ile ... , ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'NİN katılımıyla gerçekleştirilmiştir.<br>2-..., ortaklar ... 'na 2016 -2017-2018 yılları hesaplarının ibrası karşılığı şirket gelirlerinden ...  A.Ş.ne maden satışı yapılması sonrası ayrı ayrı<br>30.06.2019'da 150.000 TL<br>30.08.2019 'da 150.000 TL<br>30.11.2019'da 300.000 TL<br>28.02.2020'da 200.000 TL<br>vadelerde ödenmesi kabul edilmiştir.<br>3-...'na 30.07.2019'dan itibaren ayrı ayrı 22.500 TL kar payı avansı ödenecek işbu ödemeler 7 ay boyunca 01.01.2020 tarihine kadar ödenmeye devam edecektir. 01.07.2019'dan itibaren 01.01.2020  tarihine kadar ...'na aylık 22.500.00 TL kar payı avans ödemesi ve 30.000 TL ücretle birlikte toplam 52.500 TL ödenecektir.<br>4-... A.Ş ait şirket muhasebesi ücreti karşılığı ... tarafından tutulacaktır.<br> ... A.Ş.'nin temsil ve ilzamı 19.06.2020 tarihine kadar ... tarafından gerçekleştirilecektir.<br>5. 2019 ve devamı yıllarında şirketin kar payı ... tarafında hesaplanıp şirket ortaklarının kararı doğrultusundan dağıtılacaktır.<br>6. ...için imar barışı kapsamında ... tarafından yapılan ödemelerin ...'na ay ayrı isabet eden miktar olan 55.000 TL kendilerine 30.06.2019 'da yapılacak ödemelerden ayrı ayrı mahsup edilecektir. 19.06.2019'' şeklinde alınan kararların davacı ..., davalı  ...  ve dava dışı ..., Av ... , Av ... ve SMMM  ... tarafından imzalandığı görülmüştür.<br>Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça her ne kadar ...'nın 19/06/2019 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan karar ile  davacıya karşı, 2016-2017-2018 yılları hesaplarından doğan borçların ibrasına karşılık, şirket gelirlerinden ...  A.Ş.'ne maden satışı yapılması sonrasında davalı tarafça  ödeme yapılması hususunda anlaşılmasına rağmen davalının davacıya ödeme yapmadığı iddiası ile eldeki dava açılmış ise de , tam metini yukarıda paylaşılan   davaya konu 19/06/2019 tarihli genel kurul kararı uyarınca davacıya yapılması kararlaştırılan ödemenin davalı tarafça şahsen yapılacağına yönelik bir karar alınmadığı ,eldeki davada davalının pasif husumeti bulunmadığı hal böyle olunca ilk derece mahkemesince davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Ayrıca  davacı tarafça istinaf dilekçesinde her ne kadar husumetin davalıya  yönlendirilmiş olmasının  HMK'nun 124 maddesi  kapsamında kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilmesi ve şirketin dosyaya taraf olarak eklenebilmesi için tarafına süre verilmesi gerekirken; yerel mahkemece ön inceleme aşamasında davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br>6100 sayılı HMK'nun 124 maddesinde ; ''(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.'' şeklinde düzenlemenin yer aldığı görülmüştür.<br>Somut ihtilafta , davacı tarafça davaya konu 19/06/2019 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan karar uyarınca ödemenin davalının şahsı tarafından yapılaması gerektiği iddia edilerek , davalının şahsına husumet yöneltildiği, 6100 sayılı HMK'nun 124/(3) maddesi uyarınca ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin , karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği, yine aynı yasanın 124/(4) maddesine göre de  dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması gerekeceği, oysa ki , davacı tarafça davalıya husumet izafe edilmesinin gerekçesi belirtilmekle birlikte , husumetin davalıya yöneltilmesinin  maddi bir hatadan kaynaklanmadığı, davacının yanılgısına dayanmadığı, hal böyle olunca somut olaya HMK'nun 124 maddesinin tatbiki mümkün olmadığı dikkate alınarak , davacının bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. Davada davalıya husumet düştüğünü ileri sürülmekle aynı anda HMK'nun 124.maddesinin uygulanmasını istemek çelişkili davranış yasağı olup, mahkemenin davanın doğru hasıma yöneltilmesi görevi de bulunmamaktadır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın  pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.03/06/2025<br><br><br>Başkan-              Üye -                  Üye -                       Zabıt Katibi -<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"172e4e292262b7fc","SID":"b3f496a7b279f7bc"}}