{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/311 <br>KARAR NO:2025/984<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:22.12.2021<br>NUMARASI:2011/452 Esas - 2021/938 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22.12.2012 tarihinde düzenlenen ... Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin edimlerini yerine getirerek emtiayı teslim ettiğini, ancak davalının sözleşme bedelini ödemediğini, taraflar arasında 31.01.2011, 28.02.2011, 31.03.2011 ve 30.04.2011 tarihlerinde cari hesap mutabakatı düzenlendiğini, mutabakatlardan sonra müvekkilince düzenlenen iki adet faturanın davalıya teslim edildiğini, cari borcu olan 66.572,50 TL'nin ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya konu olan on adet faturadan ... nolu ve 103,96-TL tutarındaki faturanın 01.08.2012 tarihinde banka kanalı ile davacıya ödendiğini, ... numaralı faturanın ise kantin kayıtlarında görülmediğini, bu faturaya konu malın depo ve kantin girişinin bulunmadığını, ancak faturanın üzerinde malın teslim alındığına dair emekli Hv. Svn. Bçvş. ...'ın kaşesinin ve ıslak imzasının bulunduğunu, bu kişi hakkında 1. Ordu Askeri Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, diğer faturalara ait mal alımlarının ve para ödemelerinin ise Askeri Kantin Yönetmeliği'ne uygun olarak yapıldığını, faturaların üzerinde, fatura bedellerinin nakit olarak alındığına dair davacının kaşesinin ve imzasının bulunduğunu, kantine ait bilgisayarlı muhasebe sisteminde de bu faturaların ödenmiş olarak görüldüğünü savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;\"... Tüm bu gerekçeler ışığında; davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 66.468,55-TL (asıl alacak ) alacaklı olduğu, bu noktadan sonra alacak bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalı/alıcı üzerinde bulunduğu, davalının ise satım ilişkisinden kaynaklı alacak bedelini ödediğini HMK'nın 200-(1). maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği anlaşılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum kapsamında; davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle toplam 66.468,55-TL alacaklı olup bu tutar yönünden başlatılan icra takibine davalı takip borçlusunun vaki itirazının haksız olduğu tespit edilmiştir. Son olarak alacağın faturalara dayalı olup bu hali ile likit olduğu ve  somut olayda  icra takibinin başlatıldığı (23/08/2011) tarih kapsamında, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan icra takipleri üzerine açılan ve açılacak olan itirazın iptali davalarında asgari %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği...\"gerekçesiyle, davanın  kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 66.468,55 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa  takip tarihinden  itibaren yıllık %15 oranında faiz uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %40'ı oranında 26.587,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ile İstanbul Garnizonu Askeri Kantinleri İçin Yabancı Sigara Alım Sözleşmesi kapsamında alınan ürünlerin faturaları karşılığında ödemeler yapıldığını, faturalara ait mal alımlarının ve para ödemelerinin Askeri Kantin Yönetmeliği'ne uygun olduğunu, bu faturaların üzerinde, fatura bedellerinin nakit olarak alındığına dair davacının kaşe ve imzasının bulunduğu, kantine ait bilgisayarlı muhasebe sisteminde de bu faturaların ödendiğinin görüldüğünü,Mahkemece faturalar üzerindeki \"bedeli nakit alındı\" beyanı nedeniyle imza incelemesi yapıldığını, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, YHGK'nın 30.5.2001 gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve 6.6.2001 gün 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında belirtildiği gibi herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak,grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi sebeple farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi gerektiğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini müvekkilinin kantin kayıtlarında alacağın ödenmiş göründüğünü, mahkemece Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığının 2013/62 esas sayılı soruşturma dosyası ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2013/388 sayılı ceza dosyasının sonucunun belenmesi ve fatura asıllarının üzerindeki yazı ve imzanın karşılaştırılması için ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınması nedeniyle alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini ve likit olmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu;TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Satım sözleşmesinde, satım konusu emtianın usulüne uygun şekilde ve ayıptan ari olarak alıcıya teslim edildiğini satıcı kanıtlamalıdır. Satıcının teslim olgusunu kanıtlamasından sonra, alıcının da sözleşme  bedelini ödediğini kanıtlaması gerekmektedir.Taraflar arasında düzenlenen İstanbul Garnizonu Askeri Kantinleri İçin Yabancı Sigara Alım Sözleşmesi ile satım sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ve bu satım sözleşmesi kapsamında davacının takip ve dava konusu faturaları davalıya teslim ettiği, emtianın da davalıya teslim edildiği ve taraflar arasında çeşitli tarihlerde cari hesap mutabakatları düzenlendiği anlaşılmıştır.Davalı vekili, sözleşme konusu fatura borçlarının ilgili yönetmelik gereğince ödendiğini, ... nolu faturanın kayıtlarda görülmediğini, ... nolu faturanın banka aracılığıyla ödendiğini, diğer fatura bedellerinin ise elden ödenerek faturalar üzerine imza alındığını, kayıtlarda bulunmayan fatura nedeninin bir askeri personel hakkında 1. Ordu Askeri Savcılığınca soruşturma başlatıldığını ve davalının borçlu olmadığını savunmuştur.Fatura borçlarının ödendiğinin ve sevk irsaliyesinde imza bulunan fatura konusu emtianın teslim edilmediğinin savunulması nedeniyle ispat yükü davalıdadır.Zira davacı emtiayı teslim ettiğinin kanıtladığından, alıcı bedeli ödediğini kanıtlamalıdır.Davacı 23.08.2011 tarihinde İstanbul Garnizonu Askeri Kantinleri İçin Yabancı Sigara AlımSözleşmesi'nden kaynaklanan 66.572,50 TL alacağın yıllık %15 ve değişen oranlarda faizi ile birlikte tahsili talebiyle... sayılı dosyasında takip başlatmıştır. Süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından kantin görevlisi olan askeri personel ... hakkında ihtilasen zimmet suçundan başlatılan soruşturma sonucu 25.01.2013 tarihli iddianame düzenlenmiştir. İddianamede çeşitli firmalara ilişkin faturaların ödenmemesine rağmen bilançoyu düzeltmek için ödenmiş gibi gösterildiği belirlenmiştir.1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2013/388 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu askeri eşyaya karşı işlenen zimmet suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.Gerekçeli kararda davacı şirkete karşı yapılan eylemlerin de sabit görüldüğü anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, askeri mahkeme kararı ve bilirkişi raporu da değerlendirilerek toplam 66.468,54 TL değerindeki faturaların davalıya ödenmediği anlaşılmıştır.Davalı, fatura borçlarının elden ödendiğini ve bu hususun fatura üzerine yazıldığını savunduğundan mahkemece davacı şirket ve yetkililerinin imza ve yazı örnekleri getirtilerek imza incelemesi yapılmıştır. İmza incelemesi sonucu düzenlenen ATK Fizik İhtisas Dairesinin 13.04.2021 tarihli raporda yazı ve imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı belirlenmiştir. Raporun ATK laboratuvarında bulunan optik cihaz ve aletlerle düzenlendiği anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davalının esaslı bir itirazının bulunmadığı görülmüştür. Adli Tıp Kurumundan alınan grafoloji raporunun istinaf başvurusunda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına uygun şekilde yeterli teknik donanıma sahip laboratuvar ortamında ve teknik incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemler kullanılarak yapıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda taraflar arasındaki satım sözleşmesinde davacının emtia teslim borcunu yerine getirdiği, davalının sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri yapmadığı, fatura borçlarının elden ödenerek fatura üzerine yazıldığı belirtilmesine karşın borcun ödenmediği, askeri personel hakkında açılan davada, davacı ve diğer iş sahiplerinin malları hakkında usulsüzlükler yapıldığının tespit edildiği anlaşılmakla bu yönlere ilişkin davacının istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacı 12.11.2018 tarihli temlik sözleşmesiyle takip ve davası alacağı ...'e devir ve temlik etmiş ve temlik alan davacı olarak karar başlığında yer almıştır. Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; HMK'nın 67/2.maddesine göre, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun diğer tarafın talebi üzerine icra inkar tazminatına karar verilecektir. İcra inkar tazminatına karar verilmesi için alacağın likit yani hesaplanabilir olması yeterli olup, alacağın yargılamayı gerektirip gerektirmediğinin bir önemi bulunmamaktadır. Zira mahkemeye intikal etmiş her alacak yargılamayı gerektirir.Taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklı ve her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olan alacak likittir. Davalının ödeme savunmasında bulunmasına karşın borcun ödenmemiş olması veya bir kısım alacağın davacı tarafından teslim edilmesine rağmen davalı idare çalışanlarının usulüne uygun belge düzenlememiş olması alacağın likitliğini ortadan kaldırmayacağından mahkemece icra inkar tazminatına karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine,2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.03.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0ed45013a89c8cb","SID":"0a0fe65335e46523"}}