{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1612 <br>KARAR NO\t: 2025/624<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/05/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/227 Esas,  2023/501 Karar <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle  davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyası ile sahibi bulunduğu ... Otel işletmesinin Otelcilik hizmetlerinden kalan 60.070,18 TL asıl alacak ve 19.882,40 TL takip tarihine kadar birikmiş faiz olmak üzere toplam 79.952,58 TL alacak için yapılan ilamsız takibe, borçlu şirket tarafından 01.12.2020 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğünün 02.12.2020 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibin durdurulmasına ilişkin kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, yetki itirazı yerinde olmadığını, 2004 sayılı yasanın 50.maddesinin atfı ile 6100 sayılı yasanın 10.maddesi \"Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.\" hükmüne amir olduğunu, davalı firmanın anı tur adı ile işlettiği seyahat acentesi ile yapılan otelcilik hizmetinin ifa yeri ... İli, ... İlçesi, ... Kayak Merkezinde bulunan davacı müvekkile firmaya ait \"... Otel\" işletmesi bulunduğundan, bu işten doğan alacak ihtilaflarında Erzurum Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu, müvekkili firmanın muavin defter kayıtlarında bulunan ve davalı firma adına kesilmiş faturalara dayalı yapılan takibe mesnet fatura ve diğer ticari kayıtlardan doğan alacak karşılığında, davalı firmaya gerekli otelcilik hizmeti verildiğini ve taraflar arasında takibe konu alacağı içerir faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığını, diğer yandan takibe ve davaya konu alacağın dayanağını teşkil eden fatura kayıtlarının soyut olmadığı, faturaya konu hizmetlerin folio dökümü (Davalı Firma müşterilerine yapılmış tüm parasal işlemlerin havuzu) konaklayan kişi listeleri ve rezervasyon formlarına dayalı olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete borcunun sabit bulunduğunu ve itirazın iptaline konu alacağın likit olduğunu, bu nedenlerle 6100 - 6098 - 6102 sayılı yasalar, ilgili mevzuat ve 2004 sayılı İ.İ.K.'nun 67.md.si gereğince, davalı borçlu firmanın Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı 01.12.2020 tarihli borca ve yetkiye itirazının iptali ile takibin devamına, davalı şirketin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açıldığını, davalı ... Turizm A.Ş.’nin davanın açıldığı tarihteki ticaret sicil adresinin ...-İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin ... ilçesinin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının, fatura tanzim edildiğini ve bu faturalar ve cari hesap uyarınca müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmekte ise de; bildirilen borç tutarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin dava dilekçesinde bahsi geçen faturalara ilişkin hizmeti almadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da fatura tanzimi hizmetin verildiği anlamına gelmemekle tek başına ispat aracı da olmadığını, bu nedenle alacağını faturaya dayandırdığını iddia eden davacının fatura içeriğindeki hizmeti verdiğini ve faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığı, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağından huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini, aynı zamanda müvekkilini temerrüde düşürülmediğinden faiz talebi ve faiz oranı yerinde olmadığını, kesinlikle davaya konu borç tutarını kabul etmemekle birlikte, borç likit-belirlenebilir olmadığını, belirlenebilir olmayan ve yargılamayı gerektiren borçlar üzerinden de icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kötüniyetli hareket eden davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlenderildiğinde; dava otelcilik hizmeti nedeniyle düzenlenen faturalar dayanak yapılarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Dava ve takip konusu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosyaya bir belge sunulmadığından tarafların ticari defterlerinin HMK'nin 222.maddesi kapsamında incelenmesine karar verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde davacı taraf defterlerini ibraz etmiş, davalı ise defterlerinin İstanbul ilinde bulunduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine Mahkememiz'ce davalının ticari defterlerinin incelenmesi için İstanbul iline talimat yazılmış ancak tayin edilen bilirkişinin düzenlediği rapordan da anlaşılacağı üzere davalı taraf defterlerini ibraz etmekten kaçınmıştır. Düzenlenen raporda davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutulduğu ve davalıdan 60.070,18 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. <br>HMK'nin 222/2.maddesi Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.\" şeklinde ve 222/3.maddesi ise \" İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir...\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Eldeki dosyada davacı taraf usulüne uygun ticari defterlerini ibraz etmiş davalı ise defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde de 60.070,18 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden bu bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise takip öncesinde davalı tarafa ihtarname (TBK m.117) gönderilip davalı temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; davalının Erzurum ... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 60.070,18 TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında 12.014,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının Erzurum .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 60.070,18 TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında 12.014,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip öncesi faiz yönünden davanın reddine karar verilerek, asıl alacak ve takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin mevzuat, örnek BAM ve Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu, TTK 21/2 ve 1530. maddesi uyarınca faize hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fatura düzenlenmesinin davada haklılığın kabulü için yeterli olmadığını, yerel mahkeme kararında yer alan faiz başlangıç tarihleri faiz miktar ve oranının yerinde olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin kabulü yönünde verilen kararın yerinde olmadığını, alacağın likit olmadığını,  belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin sahibi olduğu ... Otel işletmesinde davalı firmaya otelcilik hizmeti verildiğini, konaklama hizmeti sebebiyle düzenlenen faturalara konu alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalının Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, davacının fatura içeriğindeki hizmeti verdiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ve davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında taraflara ticari defterlerini sunması için ihtaratlı süre verildiği, alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından ticari defterlerin sunulmadığı, davacının usul ve yasaya uygun tutulduğu tespit edilen ticari defterlerinden dava ve takip konusu faturaların kayıtlı olduğunun bildirildiği,  bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, bu nedenle asıl alacak miktarı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan mutabakat mektubunun yargılama aşamasında sunulmadığı, söz konusu mutabakat mektubunda dava dilekçesinde bahsedilmediği gibi deliller arasında da bildirilmediği, bu aşamada yeni delil ibraz edilemeyeceği, davacı tarafın tedarikçi konumunda bulunmaması nedeniyle TTK 1530. maddesinin somut olayda uygulama yeri olmadığı (Bknz. Yargıtay 11. HD. 2024/1380 E., 2024/9115 K. Ve 2022/6208 E., 2024/567 K.), takipten önce davalının temerrüte düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 4.103,39-TL karar harcından peşin alınan 1.025,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.077,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"816c1c12e30ac66d","SID":"691b6806b97a8dcd"}}