{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/254 <br>KARAR NO: 2025/1792<br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2024<br>NUMARASI: 2024/1053 2024/1293<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra  Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)<br>Taraflar arasındaki davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 11. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>KARAR Dava, Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) talebine  ilişkindir.Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesince,\"...Yargıtay 14. HD 2006/12554 Esas, 2006/16442 Karar Sayılı İlamı ile \" İflas kararından sonra da müflis ve iflas masasına karşı, masaya giren mal ve haklara ilişkin dava açılamaz. Masadan bir hak iddiasında olanlar hak ve alacaklarını masadan istemeleri (İ.İ.K.m.219) gerekir. Alacakların masa tarafından kabulü halinde alacak sıra cetveline geçirilir. İflas İdaresi istenen hak ve alacakları kabul etmez ise, İİK.nun 235.maddesine dayanılarak sıra cetveline itiraz davası açılabilir. Alacaklar tapu sicilinde kayıtlı olması halinde masa tarafından kendiliğinden kabul edilir. Alacak konusunun para olmaması halinde, bu alacaklar paraya çevrilerek iflas masasına yazdırılır. Müflisin, iflas öncesi yaptığı satış sözleşmeleri iflasın açılması ile son bulmamaktadır. Müflisin satıcı olduğu taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri iflas ile son bulmayan sözleşmelerdendir. Alıcı, satıcının iflasından önce satış bedelini ödemiş ise, taşınmazın iflas anındaki değerini para alacağı olarak iflas masasına yazdırır. Alıcı, satış bedelini henüz ödememiş ise, iflas masasına BK. 82.maddeye göre süre vererek, teminat gösterilmezse, satış vaadi sözleşmesini feshedebilir. Alıcı iflas idaresini satış vaadi sözleşmesini aynen ifa etmeye zorlayamamakla beraber, sözleşmemenin tapu kütüğüne şerh verilmesi halinde aynen ifa için ferağa icbar davası açabilir. İflasın kapanmasına kadar, geç kalan alacaklar İİK.236.madde hükmü gereği deftere kaydettirilebilir.\"  şeklinde tespitlerde bulunmuştur. Bu açıklamalar ışığında somut olayda davalı şirketin 26/06/2019 tarihinde iflasına karar verilerek iflasın kesinleştiği, davacının davasını 20/10/2023 tarihinde açtığı bu durumda İİK 235/1 uyarınca yargılama yapma görev ve yetkisinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince,\"... Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır. Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir. (İ.İ.K. m. 198) Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği  bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün konut vasfına sahip olduğu, davacının bu nedenle tüketici olarak kabulü gerekmektedir. Davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması ve davacının asıl talebi dikkate alındığında davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın kayıt kabul davası olarak da görülmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu davaya bakmakta Mahkememiz görevli olmadığından, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı davanın usulden reddine...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer (İİK md. 184/I). Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198) İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir.Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir.Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. Bu toplantıya kural olarak, alacakları tamamen reddedilmiş alacaklılar katılamaz. İkinci alacaklılar toplantısının yetkileri, birinci toplantıdan daha geniştir. İkinci alacaklılar toplantısı, iflâs idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine karar verir ve bu konudaki teklifini icra mahkemesine bildirir. Ayrıca masanın menfaatine gördüğü diğer tüm hususlar hakkında da karar verir(m. 238, II).Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra  açılmış olup; davacının  talebi  taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Bakırköy 11.Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul BAM 18. H.D. 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı; Ankara BAM 2023/1272E. 2023/1072K. ve Dairemizin  2020/1983 E.- 2021/306 K. ve  2023/1652 E 2024/24K Sayılı kararı.)<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 11.Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 19/06/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdab6a789e07f5a1","SID":"abc74e9a69c37e29"}}