{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/705 Esas<br>KARAR NO: 2025/906<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/297 Esas, 17/04/2025 tarihli ara karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... firmasının, tatlı ve kafe sektöründe yenilikçi çözümleriyle 2022 yılında “...” ticaret ünvanı ile kurulduğunu, “...” markası ile ticaretini sürdürdüğünü ve bu isimle piyasada tanınmış marka olma konumunda olduğunu, müvekkilinin \"...\" ürününü Türkiye'ye ilk kez getirip onu meşhur ettiğini,  07.12.2022 tarihinde ... Tescil numarası ile 30, 35, 43 Emtia sınıflarında “...” isimli marka ve logoyu tescil ettirdiğini ayrıca 5 adet karakter görselinin tasarım tescili için de tasarım başvurusu yaptığını ve tasarımın 27.09.2023 tarihinde tescil edildiğini,  davalının  müvekkiline ait ürünü \"...\" adıyla satışa çıkardıklarını, davalının yalnızca tescilsiz tasarımları ve görselleri ve dükkan konseptini kullanmakla kalmayıp ayrıca müvekkiline ait \"...\" isimli markayı ve ..., ..., ..., ... sloganlarını da birebir taklit ederek satış yaptığını, müvekkilinin yeni çıkartmış olduğu tatlı olan ...'yi de birebir kopyalayarak satışa çıkardığını,  davalının  tescilli markayı kullandığını gösteren https://www...co/ ile https://...co/ alan adlı internet sayfasına ait ve ürünlere ait fotoğraflar ile markayı https://www.instagram.com/puufu.co/ sosyal medya hesaplarında izinsiz kullandığını, konuya ilişkin tüm delilleri talep dilekçesi ekinde sunulduğunu yukarıda yer alan nedenlerden dolayı davalının müvekkilinin ticari unvanına ve marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet işlediğinin tespitine, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün giderilmesi (ref’i) ve 6769 Sayılı SMK'nın 150, 151-2/b maddeleri ile TTK.nun 58/2. fıkrası gereğince belirlenecek en fazla miktar üzerinden ödenmesi gereken maddi ve manevi tazminatın belirlenmesine,  tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına,  İnstagram paylaşımlarının, Google reklamlarının tedbiren ve derhal kaldırılmasına, https://www...co/ ve https://...co/  alan adları ile ticaretine devam eden davalıya ait internet sitesinin yayının durdurulmasına, davalıya ait ticaret unvanınında sicilden terkinine,  10.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesinin 05/03/2025 tarihli ara kararında; \"Tüm dosya kapsamı ile Tespit isteyenin TPMK nezdinde hak sahibi olduğu ... \"...\" markasının, aleyhine tespit istenence; iş yeri tabelalarında, ürün menülerinde birebir şekilde ve benzerinin kullanıldığı ve bu kullanımların ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacağı, Tespit isteyene tescili olan markanın, aynı mal ve hizmet sınıfında (43.nice sınıfı) aleyhine tespit istenen tarafından iltibasa neden olacak şekilde birebir/benzer kullanılması sebebiyle,6769 sayılı SMK m.29 kapsamında tespit isteyenin marka hakkının ihlal edildiği, SMK’nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre ve markanın asli unsurunun ticaret unvanında kullanılması nedeniyle SMK’nun 7/3-e maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz oluşturabileceği anlaşılmış olup, bu haliyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yargılama süresince her iki tarafın da haklarının zarar görmemesi için SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça uygun bir teminat yatırılması karşılığında hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla, ...Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, SMK' nun 152/2-c maddesi uyarınca davalının kararının tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 500.000,00 TL (Beşyüzbin Türk Lirası) nakdi ya da gayri nakdi tazminatın mahkememize depo etmesine, aksi takdirde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına,\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin 17/04/2025 Tarihli ara kararında özetle; \"...Tüm dosya kapsamı ile davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimalinin mevcut olduğu, HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, ancak davalı tarafın kullanımlarının da kendi adına tescilli marka hakkından kaynaklandığı, bu haliyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, ancak hiç tedbir kararı verilmemesi halinin de tarafların hak ve menfaatleri ile bağdaşmayacağı ve verilen tedbirin bu haliyle yerinde olduğu anlaşılmakla İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, \" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; İlk derece mahkemesinin kararında \"Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği\" gerekçeli şekilde açıklanmadığını,  ara karar incelendiği takdirde tedbirin içeriğine yer verilmediği görüleceğini, matbu ifadelerle verilen kararın yasal dayanaktan yoksun ve usule aykırı olduğu, ayrıca müvekkilin adil yargılanma hakkını kısıtladığını, İhtiyati Tedbirde Teminat Gösterilmesinin HMK 392 maddesinde düzenlendiğini, buna rağmen mahkeme tarafından davalı müvekkilinin 500.000 TL nakdi ya da gayri nakdi tazminatı depo etmesine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmesi gerektiğini, davacı tarafın yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmediğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmiş olsa dahi yapılması gereken mahkeme tarafından belirlenen teminat bedelinin haksız çıkma ihtimaline binaen davalı tarafı korumak adına davacı tarafından depo edilmesi gerektiğini,  yerel mahkemece, müvekkil davayı kaybetmiş gibi 500.000 TL fahiş tazminat bedeli ödemesine karar verilmesi müvekkili aleyhine açık bir hak ihlali olduğunu, müvekkilinin markasının da Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, ... numaralı ...\" markasını Kayseri ... Noterliği'nin 01.10.2024 tarihli ... yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi ile ... isimli şahıstan, ... numaralı \"...\" markasını ise Kayseri ... Noterliği'nin 01.10.2024 tarihli ... yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi ile yasaya uygun şekilde devraldığını, sicile güven ilkesinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin devirde iyiniyetli olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirketin markaları sonradan devraldığı ve davacının markası ile benzerlik iddiasından haberdar olmadığının bilindiğini, davacının aynı marka için açmış olduğu İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde işlem gören 2024/227 Esas sayılı dosya halen derdest olduğunu,  davanın derdestlik ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, tüketicilerin her iki markayı karıştırma ihtimali bulunmadığını, davacı yanca sunulan delilleri kabul etmediklerini belirterek 17.04.2025 Tarihli Ara Kararın  kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE Dava, markaya ve ticaret unvanına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni refi, ticaret unvanının terkini ile tazminat istemlerine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminata hükmedildiği, ara kararın davalı tarafa 10/03/2025 Tarihinde tebliğ edildiği, mahkemenin 22/05/2025 Tarihli duruşmasında davacı vekilinin davalı yanca teminatın depo edilmediği belirtilerek ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkemece ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verildiği görülmüştür.Bu durumda; ihtiyati tedbir süresinde uygulanmamış olmakla ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağı, mahkemece 22/05/2025 tarihinde yeni ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmekle 05/03/2025 tarihli ara karar kendiliğinden kalkmış olmakla davalı vekilinin istinaf istemi de konusuz kaldığından istinaf istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin konusuz kalan istinaf istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalı yanca yatırılan istinaf harçlarının istek halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abfd1f13e3f21849","SID":"2ffef0cf41452ac4"}}