{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/709 Esas<br>KARAR NO: 2025/938<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/73 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile taki başlatıldığını, takibe konu senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilin eski eşi ...'ın , müvekkil adına sahte imza atarak müvekkili borçlandırdığını ileri sürerek, hak kaybı oluşmaması adına İİK md. 72/3 gereğince icra dosyasına yatan  paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini  talep  etmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 02/02/2024 tarihli ara karar ile; davacı vekili tarafından dilekçe ekinde sunulan deliller ve icra dosyasının, tedbir talebinin kabulü yönünde kanaat oluşturmak için yeterli görüldüğü gerekçesiyle, davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile,  %15  tutarında teminat yatırıldığında İİK'nun 72/3.maddesi  gereğince İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyasına davacı borçlu tarafından yatırılacak paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesine  karar verilmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİRE KARŞI İSTİNAF: Davalı vekili ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf dilekçesinde; müvekkilin sahibi bulunduğu şirket ile davacı arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle işbu davaya konu senetin düzenlendiğini, dosyada ihtiyati tedbir talep etmekte hukuki yararı olduğunu ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı borçlu tarafından söz konusu senet nedeniyle müvekkile borçlu olmadığını kanıtlar güçlü ve kesin delil sunulamadığını, haksız ve dayanaksız şekilde tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı borç olup olmadığının tespiti dahi yapılmadan eksik ve yetersiz inceleme ile salt davacı beyanına dayanılarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararı için verilmiş olan teminat miktarının söz konusu borcun muhdeviyatı baz alındığında düşük hesaplandığını, tedbir kararının hangi dayanaklar baz alınarak kabulüne karar verildiğinin gerekçelendirilmediğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 2024/710 -968 E-K sayılı ve 21/05/2024 tarihli ilamı ile; ihtiyati tedbir kararlarına karşı yapılacak itirazları inceleme yetkisinin ilk derece mahkemesine ait olduğu, ortada ihtiyati tedbire  itiraz üzerine verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin mahkemenin ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf talebinin reddi ile, söz konusu bu dilekçesinin ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi kabul edilip bu itirazla ilgili ilk derece mahkemesince HMK'nun 394.maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İlk derece mahkemesince 23/12/2024 tarihli ara karar ile; dosya kapsamında talep edenin talep konusunun 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, anılan hüküm uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasına bakan mahkemece icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilebileceği ve davacının dosyaya sağlamış olduğu benzer dosyalarda alınan imza incelemesine ilişkin   bilirkişi raporunda borçlu imzalarına yönelik yapılan tespitin davacı lehine yönelik olduğu bu minvalde yaklaşık ispat kuralının da gerçekleştiği  gerekçesiyle ihtiyti tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilin sahibi bulunduğu şirket ile davacı arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle işbu davaya konu senetin düzenlendiğini, dosyada ihtiyati tedbir talep etmekte hukuki yararı olduğunu ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı borçlu tarafından söz konusu senet nedeniyle müvekkile borçlu olmadığını kanıtlar güçlü ve kesin delil sunulamadığını, haksız ve dayanaksız şekilde tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı borç olup olmadığının tespiti dahi yapılmadan eksik ve yetersiz inceleme ile salt davacı beyanına dayanılarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacı tarafından açıkça hakkın kötüye kullanımı teşkil edecek şekilde açılmış davada davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit  davasıdır. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 23/12/2024 tarihli ara karara  ilişkindir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının takip dayanağı  senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, kambiyo senedindeki imzanın  borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düştüğü, bu nedenle ilk derece mahkemesince İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c359fb53dc74b3b","SID":"d6f6764ec67ff02d"}}