{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/191 <br>KARAR NO\t: 2025/1016<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t              :12/07/2023<br>NUMARASI\t:2022/1077 Esas - 2023/416 Karar<br><br>DAVACILAR\t:1-... <br>\t              :2-... <br>VEKİLİ\t:Av. ...  <br>DAVALI\t:... <br>VEKİLİ\t:Av. ... - <br>DAVA\t:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:28/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t:28/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :26/06/2025<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket adına 29/11/2015 tarihinde Özel Sapanca Doğa Operatörlük Kursunu davacı ...'a 63.000,00-TL bedelle devrettiğini, bu bedelin 35.000,00-TL'sinin araç alınmak suretiyle ödendiğini, bakiye 28.000,00-TL'sinin ise borçlanıldığını fakat bu rakamın da ödendiğini, 22/03/2016 tarihinde kursun açıldığını ve gerekli düzenlemeler ve masraflar yapılarak faaliyete geçildiğini, bazı şirketlerle 5 yıllık sözleşmeler yapıldığını, davalı ...'un yukarıda bahsi geçen ve ödenmiş olan bakiye devir borcunu dayanak göstererek Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyasında 28.000,00-TL bedelle ... aleyhinde icra takibine giriştiğini, ödeme emrinin tebliği sonrasında yapılan görüşmede davacının \"benim ...'tan alacağım 28.000,00 TL borcu elden teslim aldım\" şeklinde imzalı bir belge vermesine rağmen icra takibini devam ettirdiğini, bu belgeye güvenerek icra takibine itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, İş Makineleri Sürücü Eğitim Kursları ile ilgili yönerge de 11/08/2016 tarihinde yapılan değişiklik ile kursun faaliyeti için ilgili maddede sayılan iş makinelerinden en az yedi tanesinin kurucu adına tescilli olması şartının getirildiğini, davacının bu şartı yerine getirebilmek için bankalara kredi başvurusunda bulunduğunu ancak mevcut icra takibi (Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas) sebebiyle kredi alamadıklarını ve bu yüzden ellerindeki 5 çeki faktoring şirketlerine bozdurarak nakit sağlayabildiklerini, bu suretle maliyetlerinin arttığını, bu girişimlere rağmen nakit yetersizliği ve kredi alamamaları sebebiyle 7 araç şartını yerine getiremeyince 2018 yılında  kurumun Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kapatıldığını, davacının alacaklı olmamasına rağmen kötüniyetle yaptığı icra takibi sebebiyle içine düştükleri nakit sıkışıklığı sonucu kurumun kapandığını ve şirketlerle yaptıkları sözleşmelerin iptallerinden kaynaklı borçların oluştuğunu, davacı ...'ın ise şirketlerle yapılan sözleşmelerde kefil olarak yer alması sebebiyle sorumlu tutulduğunu, bu şirketlerce iptal edilen sözleşmeler kaynaklı olarak davacılar aleyhinde icra takipleri yapıldığını, bu takiplerin halen derdest olduğunu belirterek: davacı ...'ın Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyası kapsamında davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatı ödenmesine, kötü niyetli icra takibin bir sonucu olarak iptal edilen 5 yıllık sözleşmeler sebebiyle davacıların mahrum kaldıkları kazanç kaybı olarak 10.000,00-TL maddi tazminatın (kısmi dava) ve davalının kötüniyetli icra takibi sebebiyle davacılar lehine ayrı ayrı 500.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 10/05/2022 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 124 maddesi uyarınca davalıyı ... olarak değiştirmiş, bu talep ilk derece mahkemesince kabul edilmiştir.<br>Davalı ... vekili; davacı ... hakkında Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosya ile icra takibi yapılmadığından bu davacı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı ... hakkında yapılan Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyasındaki takibin davalı şirket ile davacı arasındaki cari hesap alacağına dayandığını, davacının  dayandığı 28.000,00-TL tutarındaki borcun ödendiğine ilişkin belgenin ise bu takip ile ilgili olmadığını, davacıların iddialarının da doğru olmadığını, 29.12.2015 tarihinde Sapanca Noterliğinin 9742 yevmiye numaralı işletmenin devri sözleşmesine göre de devrin 2.000,00-TL bedelle yapıldığını, davacı ...'ın ticari hayattaki başarısızlığından kaynaklı durumundan davalının sorumlu tutulamayacağını,  davanın haksız menfaat ve çıkar elde etmek için  açıldığını belirterek davanın reddi ile ayrıca haksız menfi tespit davası sebebiyle tazminata hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... <br>1-Davacı ...'ın menfi tespit davasının kabulüne, davacının Sapanca İcra Müdürlüğünün 2016/997 esas sayılı dosyası kapsamında davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibinde kötüniyeti sabit görülmemekle kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine,<br>3-Davacı ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş, ilk derece mahkemesince 23/10/2023 tarihli ek karar ile davacı ... yönünden istinaf harçları yatırılmadığı gerekçesi ile istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf değişikliği kabul edilerek davalı ... hakkındaki davanın Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosya alacaklısı şirket ...ne yöneltilmesi ile HMK'nın 124/4. maddesi gereğince taraf olmaktan çıkarılan ... yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar tarafından açılan  menfi tespit davasına dayanak gösterilen Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyada alacaklı taraf davalı şirket Sapanca Doğa Özel Eğitim Hiz.Turizm.Taş. İnş. Gıda. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. borçlunun ise davacı ... olup; davacı sıfatıyla dava açan ... hakkında icra takibi yapılmadığından, tarafı olmayan dosya hakkında menfi tespit davası açması da hukuken mümkün olmadığından, taraf sıfatı bulunmayan ... hakkındaki davanın da husumetten reddedilmesi ve bu yönde davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının bu yönüyle de hatalı olduğunu, bu açıdan da davanın ... yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının açıkça alacaklı olmadığını bildiği ve menfi tespit davasının kabul edilerek davacı ...'ın borçlu olmadığının tespit edilmiş olmasına rağmen  somut olayda yerel mahkemece ''kötü niyetli olduğunun sabit görülmediği'' hususu somut olayın özelliklerine, Yargıtay kararlarına ve öğretiye açıkça aykırılık teşkil etmekte olup mevcut kararın bozularak davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih, 2022/1077 Esas - 2023/416 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın menfi tespit yönünden kabulüne, tazminat yönünden reddine karar verilmiş karara karşı davalı ile davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı taraf davalı şirket adına 29/11/2015 tarihinde Özel  Sapanca Doğa Operatörlük Kursunu davacı ...'a 63.000,00-TL bedelle devrettiğini, bu bedelin 35.000,00-TL'sinin araç alınmak suretiyle ödendiğini, bakiye 28.000,00-TL'sinin ise borçlanıldığını fakat bu rakamın da ödendiğini, 22/03/2016 tarihinde kursun açıldığını ve gerekli düzenlemeler ve masraflar yapılarak faaliyete geçildiğini, bazı şirketlerle 5 yıllık sözleşmeler yapıldığını, davalı ...'un yukarıda bahsi geçen ve ödenmiş olan bakiye devir borcunu dayanak göstererek Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyasında 28.000,00-TL bedelle ... aleyhinde icra takibine giriştiğini, ödeme emrinin tebliği sonrasında yapılan görüşmede davacının \"Benim ...'tan alacağım 28.000,00 TL borcu elden teslim aldım\" şeklinde imzalı bir belge vermesine rağmen icra takibini devam ettirdiğini, bu belgeye güvenerek icra takibine itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, İş Makineleri Sürücü Eğitim Kursları ile ilgili yönerge de 11/08/2016 tarihinde yapılan değişiklik ile kursun faaliyeti için ilgili maddede sayılan iş makinelerinden en az yedi tanesinin kurucu adına tescilli olması şartının getirildiğini, davacının bu şartı yerine getirebilmek için bankalara kredi başvurusunda bulunduğunu ancak mevcut icra takibi (Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas) sebebiyle kredi alamadıklarını ve bu yüzden ellerindeki 5 çeki faktoring şirketlerine bozdurarak nakit sağlayabildiklerini, bu suretle maliyetlerinin arttığını, bu girişimlere rağmen nakit yetersizliği ve kredi alamamaları sebebiyle 7 araç şartını yerine getiremeyince 2018 yılında  kurumun Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kapatıldığını, davacının alacaklı olmamasına rağmen kötüniyetle yaptığı icra takibi sebebiyle içine düştükleri nakit sıkışıklığı sonucu kurumun kapandığını ve şirketlerle yaptıkları sözleşmelerin iptallerinden kaynaklı borçların oluştuğunu, davacı ...'ın ise şirketlerle yapılan sözleşmelerde kefil olarak yer alması sebebiyle sorumlu tutulduğunu, bu şirketlerce iptal edilen sözleşmeler kaynaklı olarak davacılar aleyhinde icra takipleri yapıldığını, bu takiplerin halen derdest olduğunu belirterek: davacı ...'ın Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyası kapsamında davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatı ödenmesine, kötü niyetli icra takibin bir sonucu olarak iptal edilen 5 yıllık sözleşmeler sebebiyle davacıların mahrum kaldıkları kazanç kaybı olarak 10.000,00-TL maddi tazminatın (kısmi dava) ve davalının kötüniyetli icra takibi sebebiyle davacılar lehine ayrı ayrı 500.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı ... vekili husumet itirazında bulunduğunu ve davanın reddini talep ettiği, davalı şirket vekili; davacı ... hakkında  Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosya ile icra takibi yapılmadığından bu davacı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı  ... hakkında yapılan  Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyasındaki takibin davalı şirket  ile davacı arasındaki  cari hesap alacağına dayandığını, davacıların iddialarının da doğru olmadığını, davacı ...'ın ticari hayattaki başarısızlığından kaynaklı durumundan davalının sorumlu tutulamayacağını,  davanın haksız menfaat ve çıkar elde etmek için  açıldığını belirterek davanın reddi ile ayrıca haksız menfi tespit davası sebebiyle tazminata hükmolunmasını talep ettiği, mahkemece; davacı ...'ın menfi tespit istemi davalı tarafından alacağının ispatlanamaması nedeniyle kabul edildiği, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddedildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin taraf değişikliği kabul edilerek taraf olmaktan çıkarılan ... yönünden vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf itirazı değerlendirildiğinde; <br> 6100 sayılı HMK'nın 124/1. fıkrası gereğince; bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.<br>2. fıkraya göre; bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. <br>3. fıkraya göre; ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. <br>4. fıkra gereğince; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.<br>Mahkemece; davacı vekili 10/05/2022 tarihli dilekçesi ile HMK 124 maddesi uyarınca davalıyı ... olarak değiştirmiş, bu talep kabul edilmiştir.  <br>Somut olayda; davacılar tarafından Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyasından dolayı menfi tespit ve bu icra takibi nedeniyle maddi tazminat istemiyle eldeki davanın açıldığı, Sapanca İcra Dairesinin 2016/997 Esas sayılı dosyasının alacaklısı ... olmasına rağmen davanın ilk önce ...'ya yöneltildiği, ... aleyhine dava açılmasına sebebiyet verecek bir husus bulunmadığı değerlendirilerek HMK'nın 124/4.maddesi uyarınca lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf olmaktan çıkarılan ... vekilinin bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmüştür.<br>Davalı vekilinin menfi tespit davası açan davacı ... hakkındaki davanın husumetten reddedilmesi ve davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; <br>Davacılar vekilinin dava dilekçesinin netice ve talep kısmında davalının davacı ... aleyhine açtığı Sapanca İcra Müdürlüğü'nün 2016/997 Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacı ... için açılan menfi tespit davası bulunmadığından bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davacılar vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; <br>Mahkemece davacı tarafın bu icra takibi kapsamında yapılan hacizler sebebiyle kredi kullanamadığını ve dolayısıyla işletmesinin kapandığını ve zarara uğradığını belirterek tazminat istemiş ise de bahsi geçen icra takibine karşı itiraz yolunu kullanmaması ve 2016 yılında başlatılan icra takibine karşı menfi tespit davası imkanına başvurmaması itibariyle iddia ettiği zarara uğramasında öncelikle kendisi sorumlu ve kusurlu olduğu, kaldı ki iddia edilen ve zarara sebep olarak gösterilen vakıalar doğrudan icra takibi ile bağlantılı olmayıp davacıların sürücü kursu faaliyeti kapsamındaki iş ve işlemlerinden kaynaklandığı, davacının doğrudan icra takibi ile bağlantılı olmayan zararlarını icra takibi yoluna başvuran davalıya yöneltemeyeceği, davacı ... açısından da aynı durum geçerli olduğu, davacı ...'ın yaptığı sözleşmelere kefil olmak davacı ...'ın serbest iradesine dayandığı ve bu kefaletlerden kaynaklı icra takiplerine uğraması ile davalının icra takibi arasında doğrudan bir nedensellik bulunmadığı, açıklanan gerekçelerle davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Davacı taraf davaya konu icra takibinin kötü niyetli olduğundan bahisle %20 oranında kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş olmakla, İcra İflas Kanununun 72. maddesinde yer alan \"Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz\" şeklindeki düzenleme doğrultusunda değerlendirme yapıldığında, davalı tarafça başlatılan takibin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından işbu talebin reddine karar verilmesinde de  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacılar vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, HMK 124.madde uyarınca taraf olmaktan çıkarılan ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/07/2023 tarih, 2022/1077 Esas ve 2023/416 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>\ta)Davacı ...'ın menfi tespit davasının KABULÜNE, davacının Sapanca İcra Müdürlüğünün 2016/997 esas sayılı dosyası kapsamında davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibinde kötüniyeti sabit görülmemekle kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>\tb)Davacı ...'ın maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,<br>\tc)Davacı ...'ın maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,<br>\tç)Davacıların taleplerinin birbirinden bağımsız davalar oluşu gözetilmek suretiyle;<br>\t\t-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderleri menfi tespit talebine ilişkin kabul edilerek posta gideri 292,00 TL, (menfi tespit davası için yatırılan harçlar) peşin harç  631,87 TL  ve başvuru harcı 80.70 TL olmak üzere toplam 1.004,57 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>\t\t-Kabul edilen menfi tespit davası sebebiyle alınması gereken 2.527,47 TL harçtan davacı ... tarafından peşin yatırılan 631,87 TL nin mahsubu ile bakiye 1.895,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t\t-Davacı ...'ın reddedilen maddi tazminat talebi açısından karar tarihindeki tarife gereğince alınması gereken 269.80 TL maktu harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 89.90 TL karar harcının davacı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t\t-Davacı ...'ın maddi tazminat talebi açısından iki kez 179.90 TL maktu peşin harç yatırdığı görülmekle karar tarihinde alınması gereken 269.80 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 90,00 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı ...'a iadesine,<br>\t\t-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen menfi tespit davası sebebiyle AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>\t\t-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t\t-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tazminat davaları sebebiyle AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan ve 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine,<br>\t\t-HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf olmaktan çıkarılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tazminat davaları sebebiyle AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan ve 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan ayrı ayrı alınarak ...'ya verilmesine,<br>\t\t-Dava açılmadan önce yapılan başvuru üzerine 2022/26761 Arabuluculuk numaralı dosyada yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk masrafının; dava ve karar tarihi itibariyle menfi tespit talebinin arabuluculuğa tabi olmaması sebebiyle arabuluculuğun  tazminat talepleri açısından yapıldığı  kabul edilerek davacılar ... ve ...'tan eşit olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>\ta)İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irat kaydına,<br>\tb)Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>\tc)HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf olmaktan çıkarılan ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince ...'ya iadesine,<br>\tç)Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\td))Davacı tarafından yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>\te)HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf olmaktan çıkarılan ... tarafından yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacılardan tahsili ile ...'ya verilmesine,<br>\tf)Davacılar tarafından istinaf kanun yolu için yapılan masrafların davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\te)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tg)İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince  yatıran tarafa iadesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  28/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8e0447b435c8a80","SID":"f59b7558751b7d51"}}