{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1219 <br>KARAR NO\t: 2025/811<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/05/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/411 Esas,  2023/470 Karar  <br>DAVA\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili,  müvekkilinin küçükbaş hayvancılık yaparak geçimini sağladığını, sahip olduğu küçükbaş hayvanlarından 241'ini davalı ... işletmesi A.Ş Genel Müdürlüğüne ... nolu poliçe ile sigorta ettirdiğini, sigortalanan küçükbaş hayvanların 82 tanesinin Erzurum ili, ... İlçesi sınırları içerisinde kayalıklardan düşme nedeniyle telef olduğunu, müvekkilinin hayvanlarının telef olması nedeniyle zararın karşılanması için ... işletmesi A.Ş Genel Müdürlüğüne başvuru yaptığını, bu başvuru neticesinde 8 adet küçükbaş hayvanın bedelini ödediğini ancak 74 tanesinin bedelini ödenmediğini, 74 tanesinin bedelinin ödenmeyeceği de TARSİM  tarafından kendisine gönderilen yazılarla bildirildiğini, sonrasında ise 74 küçükbaş hayvanın bedelinin ödenmesi için zorunlu arabuculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşmaya varılamadığını, meydana gelen bu hasarın ... nolu poliçede belirtildiği üzere uçurumdan yuvarlarıma, kurt parçalaması vb nedenlerle meydana gelen hasarlar poliçe dönemi içerisinde teminat kapsamında olmasına rağmen  yapılan başvuru sonucunda yalnızca 8 adet küçükbaş hayvanın bedeli ödendiği  geri kalan 74 hayvan bedeli ödenmeyerek müvekkilin mağduriyetine yol açıldığını, bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile, 15.000,00 TL alacağın (fazlaya dair haklarının sakla kalması kaydıyla ) olay tarihi olan 08.11.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile talebini 81.400,00 TL olarak artırarak alacağın olay tarihi olan 08.11.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.    <br>CEVAP:<br>Davalı vekili, dava konusu poliçeyle ilgili teminat kapsamında kalan hayvanlar için hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili kurumun başka hiçbir tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığını, hasar ihbarları üzerine, veteriner hekim eksper tarafından yerinde hasar tespit incelemesi yapıldığını, arazide tespit edilen hayvanların kimlik tespiti yapıldığını, arazide tespit edilen hayvanların dışında yalnızca öbek halinde tüy/yapağı kıllarına rastlanıldığını,  davacının iddia ettiği gibi onlarca hayvanın uçurumdan düşerek öldüğüne ilişkin emarenin görülemediğini,  kimlik tespiti yapılan 11 hayvan için de poliçe, genel şartlar ve tarife talimatlar hükümlerine uygun olarak hesaplanan hasar tazminatlarının davacıya ödendiğini,  bu nedenlerle haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince, \" ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava hayvan hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkette sigortaladığı 82 adet koyunun uçurumdan düşme sonucu telef olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden 8 adet hayvan koyun için ödeme yapıldığını ancak 74 adet için ödeme yapılmadığını bu nedenle eldeki davayı açtıklarını beyan etmiştir.  Davalı vekili ise 71 adet hayvan için ihbarda bulunulduğunu, şirketin görevlendirdiği veteriner hekim olan eksperler tarafından 11 adet hayvanın tespitinin yapıldığını, bunlar dışındaki hayvanların tespit edilemediğini uçurumda kayalıklarda öbekler halinde tüy yapağı bulunduğunu bu nedenle tespit edilemeyen hayvanlara ilişkin ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu itfaiye raporunda 80 adet koyunun kayalık alandan uçarak telef olduğu tespit edilmiştir. <br>Yine davacı vekilinin dilekçesinin ekinde sunduğu tutanak mümzileri tanık olarak dinlenilmiş tanıklar beyanlarında 80 kadar hayvanın telef olduğunu beyan etmişlerdir. <br>Mahkememiz'ce alanında uzman bilirkişilerden alınan raporda da telef olan her bir koyun için 1.100,00 TL tazminat ödenmesi gerektiği 11 adet koyunun tazminat ödemesinin de yapıldığı belirtilmiştir. <br>Mahkememiz'ce itfaiye raporu ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde 80 adet koyunun telef olduğu kanaatine varılmıştır. Bu koyunlardan 11 tanesinin bedeli sigorta şirketi tarafından ödendiğinden tazmin edilmesi gereken koyun sayısı 69 olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu ve sigorta poliçesinde her bir koyun için 1.100,00 TL tazminat kararlaştırıldığından (69x1.100,00 TL=75.900,00 TL) davacının davasının kısmen kabulü ile; 75.900,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 15.000,00 TL'lik kısmına 11/11/2020 tarihinden, 60.900,00 TL'lik kısmına ise 03/11/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle \" 1-Davanın kısmen kabulü ile; 75.900,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 15.000,00 TL'lik kısmına 11/11/2020 tarihinden, 60.900,00 TL'lik kısmına ise 03/11/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine,  \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, mahkemece hasar tarihlerine göre bu hususun dikkate alınmadığını, dava konusu poliçeyle ilgili teminat kapsamındaki hayvanlar için mevzuat ve poliçe hükümlerine uygun eksiksiz olarak hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili kurumun başka hiçbir tazminat ödeme yükümlülüğün olmadığını, hasar ihbarı üzerine veteriner hekim eksper tarafından hasar tespit inceleme yapılarak hayvanların kimlik tespitinin yapıldığını, tespit edilen hayvanların dışında öbek halinde tüy/yapağı kıllarına rastlanıldığını, davacının iddia ettiği gibi onlarca hayvanın uçurumdan düşerek öldüğüne ilişkin emarenin görülmediğini, kimlik tespiti yapılan 11 havyan için hasar tazminatlarının davacıya ödendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun poliçe hükümlerine, genel şartlara, tarife ve talimatlara aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda delillerinin dikkate alınmadığın, mahkemece yazılı delillerinin göz ardı edilerek itfaiye raporu ve tanık beyanları doğrultusunda hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarının bilimsel tespit ve analiz gerektiren hususları ispat edebilecek nitelikte,  güvenilirlikte ve somutlukta olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile mahkemece herhangi bir hasar tazminatı ödenmesi karar verilmesi durumunda tazminat hesabının ve teminat kapsamına dair incelemenin poliçe, genel şartlar ve tarife talimatlar hükümlerine uygun olarak yapılması gerektiğini, itirazları doğrultusunda hazırlanmayan, mevzuat kapsamında değerlendirme yapılmayan ve hüküm kurmaya elverişsiz rapor üzerinden hüküm kurulduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER  VE GEREKÇE:<br>Dava, devlet destekli hayvan hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Somut olayda, 08/11/2020 tarihinde  davacıya ait küçükbaş hayvanların kayalıklardan düşmesi sonucu telef olması nedeniyle davalı sigorta şirketinden devlet destekli hayvan hayat sigorta poliçesi kapsamında tazminat talep edilmiş, davalı sigorta şirketi telef olduğu tespit edilen sekiz adet hayvanın tazminat bedelinin ödendiğini, davacının iddia ettiği gibi uçurumdan düşen hayvanların izine rastlanılmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 75.900,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 15.000,00 TL'lik kısmına 11/11/2020 tarihinden, 60.900,00 TL'lik kısmına ise 03/11/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>  TMK 6.maddesine göre, herkes iddiasını dayandırdığı maddi olguları ispatla mükelleftir. Eldeki davada davacı, dava konusu olay nedeniyle tüm hayvanların zarar gördüğünü ispatla yükümlüdür.<br>6098 sayılı TBK 50/2 maddesinde “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler” hükmüne yer verilmiştir.<br>Keza, aynı kanunun 51/1. maddesinde; \"Hakim, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler\" denilmektedir.<br>Mahkeme gerekçesinde dayanılan 09/11/2020 tarihli itfaiye raporunda 100 adet küçükbaş hayvandan 80 adedinin telef olduğunu belirtilmişse de ölen hayvanların kaç adet olduğunun tam tespit edilemediği, hayvanların telef olmasında hayvan sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir, davacının gerçek zararının somut verilerle kesin olarak ortaya konulması gerektiğinden ve bu hususlarda tereddüt olduğundan mahkemece zararın gerçekte davacı tarafça bildirilen kadar olmadığı kanaatine erişilir ve miktarı tespit edilemez ise TBK'nın 50 ve 51. madde hükümleri değerlendirilmek suretiyle, hükmedilecek tazminat miktarından hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün zarar tespiti açısından muğlak bir belirlemeye dayandığı kanaatiyle davalı vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazının da kabulü gerektiği anlaşılmıştır.<br>HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde \"...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması\" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda,  yukarıda ayrıntılı  biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz nitelikte delillerin usulüne uygun biçimde toplanılıp değerlendirilmediği, toplanılan bir kısım delillerin hükme esas alınamayacak derecede yetersiz olduğu, tarafların iddia ve savunmalarının karar gerekçesinde değerlendirilmediği anlaşılmakla; HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı (vekilinin) istinaf isteminin KABULÜ ile, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf peşin karar harcının davalıya iadesine,<br>4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6f6abc27445956b","SID":"35c6c029bca71948"}}