{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1907 Esas<br>KARAR NO:2025/876 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/969 Esas -  2022/620 Karar <br>TARİH:16/06/2022<br>DAVA:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin  elektrik tedarik şirketi olduğunu, davalı şirket ile aralarında elektrik enerjisi alımına ilişkin ihale sonucunda 27.11.2015 tarihli ... ait sözleşme imzalandığını, sözleşme ekinde teknik ve idari şartnameler bulunduğunu, 25.05.2018 tarihli ve 30431 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki kanunun 12. maddesi ile 05.01.2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen Elektrik Alımı Sözleşmelerinde Ek Fiyat Farkı başlıklı geçici 3. maddesinde 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun  3. Maddesinde tanımlanan görevli tedarik şirketlerinin yüklenicisi olduğu sözleşmeler hariç olmak üzere ilanı ve duyurusu  24.02.2018 tarihinden önce yapılarak 4734 sayılı kanuna göre ihale edilen ve ihale dökümanında fiyat farkı hesaplanacağına ilişkin hüküm bulunan elektrik alım sözleşmelerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce fesih veya tasfiye edilmeksizin kabulü yapılan veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam edenlerin 01.01.2016 tarihinden sonra gerçekleştirilen kısımları için ek fiyat farkı ödenebilmesi veya kesilebilmesine ilişkin esas ve usulleri tespite  kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir denildiğini, bu nedenle 01.01.2016 tarihinden sonra gerçekleşen  Elektrik Alım Sözleşmelerinden ek fiyat farkı ödenmesi gereğinin kanunla düzenlendiğini, ve ek fiyat farklarının ödenmesi hususundaki esas ve usulleri tespite Bakanlar Kurulunun yetkilendirildiğini, bu yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulunun 20.06.2018 tarihinde ek fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin esasları belirlediğini, Bakanlar Kurulu kararındaki formül uyarınca hesaplanan ek fiyat farkı bedelinin ödenmesi gereğinin 17.07.2018 tarihli yazı ile davalı tarafa bildirildiğini, davalı ... tarafından fiyat farkı hesaplanmasının kabul edilmediğini, davacı tarafından 30.07.2018 tarihli yazı ile davalıdan ek fiyat farkı faturasının son ödeme tarihine kadar ödenmesinin bildirilmesini,  davalı ... tarafından bu yazıya karşı gönderilen 09.08.2018 tarihli cevabi yazıda sözleşme şartlarına uyulmaksızın tüm alımların dağıtım bedelli olarak faturalandırıldığını, dağıtım bedelli ve dağıtım bedelsiz alım ayrışması yapılmaksızın ek fiyat farkı hesaplandığı gerekçesi ile KDV dahil toplam 22.190.645,95 TLbedelli  E- Faturaya itiraz edildiğini, yapılan yazışmaların ardından davalı şirkete gönderilen Tekirdağ ... Noterliği’nin 14.08.2018 tarihli ... yevmiye no lu ihtarnamesi ile KDV dahil 22.190.645,95 TL bedelli e-Faturanın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesinin istendiğini, davalı şirketçe gönderilen Bakırköy ... Noterliği’nin  28.08.2018 tarihli ... Yevmiye no lu ihtarnamesi ile  faturanın iptalinin gerektiğinin bildirildiğini, gelinen aşamada  KDV dahil toplam  22.190.645, 95 TL bedelli ek fiyat farkı faturasının ödenmesi için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra <br>takibi başlatıldığını davalının bu takibe itiraz ettiğini, söz konusu ek fiyat farkı kanununun gerekçesinin ; ilgili dönemin piyasa koşullarını yansıtmaması dolayısıyla tedarikçiler açısından öngörülemeyen maliyet arışlarının  yaşandığını  bu sebeple 01.01.2016 tarihinden sonra gerçekleştirilen elektrik alımları için ek fiyat farkı ödenebilmesi hususunun yasayla belirlendiğini, ek fiyat farkı kanununda gerekli görüldüğü şekilde davalı ile yapılan sözleşmenin  14. Maddesinde teknik şartnamenin 7.2 . maddesinde ve idari şartnamenin 45. maddesinde  ek fiyat farkı hesaplanacağının düzenlendiğini, davalının icraya yaptığı itirazında belirttiği ‘ sözleşmenin fiyat farkı vb konuları yasaklanmış  olması ‘ ibaresinin geçeği yansıtmadığını,  taraflar arasında İstanbul 15. Ticaret Mahkemesinin 2017/610 E sayılı dosyasındaki davanın, davacı ile davalı şirket arasında da 27.11.2015 tarihli sözleşmenin imzalanmasından sonra yürürlüğe giren  EPDK Kurul Kararı gereğince tüm dağıtım sistemi aboneliklerine dağıtım bedeli uygulamasına geçilmesi sebebiyle sözleşmede düzenlenenabonelerden  dağıtım bedeli tahsil edilemeyeceği hususunun oluşturduğunu, bu davada talep edilen ek fiyat bedelleri ile ilgisinin bulunmadığını beyan ederek 25.05.2018 tarihli ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un 12. maddesi ile 05.01.2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen Elektrik Alımı Sözleşmelerinde Ek Fiyat Farkı başlıklı geçici 3. maddesinin verdiği yetki uyarınca ek fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin esasların belirlendiği 2018/11993 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereği hesaplanan 26.07.2018  tarihli ... numaralı KDV dâhil toplam 22.190.645,95-TL bedelli ek fiyat farkı faturasının ödenmesi amaçlı Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile verdiği ihale teklifine uygun olarak  Elektrik Enerjisi Alım Sözleşmesi imzalandığını,dava konusu alacak talebinin sözleşme ve eki niteliğindeki idari şartnameye göre çözülmesi gerektiğini, davalı şirketin İstanbul sınırları içinde ..., .., ... işletmeciliği yaparak kamu hizmeti sunduğunu, söz konusu araçların elektrik enerjisi ile çalıştığını, ihtiyaç duyulan elektrik enerjisinin  özel üretim ve satış yapan firmalardan karşılandığını, bu kapsamda ... sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında 15.10.2015 tarihinde ihale yapıldığını, ihaleye katılan davacı şirketin  ihaleye en uygun teklifi verdiğini, davacı şirketin ihaleye teklif verirken ve sözleşme imzalarken dağıtım bedeli dahil ve hariç iki ayrı teklif verdiğini, davacı firma ile 01.01.2016-31.12.2016  dönemini kapsayan 1 yıllık sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 300.000.000 kw/saatlik elektrik enerjisi için 69.290.000 ,00 TL  fiyat ile akdedildiğini, davalı tarafından düzenlenen faturaların teklif fiyat ve sözleşme içeriği dikkate alınmadan düzenlendiğini, geriye dönük 2 yıl öncesi için fiyat farkı çıkartılıp alacak iddiasında bulunmanın hukuka ve anayasanın temel ilkelerine aykırı olduğunu, davacının fatura ve yazılarının tamamına itiraz edildiğini, davacının geçmiş kayıtları ve ihtarname göndermesinin haksız ve ihalede verdiği teklifi dikkate almadan dağıtım bedelsiz sayaçları dikkate almadan geriye dönük 2,5 yıl öncesi için fatura çıkarmasının kanun ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/06/2022 tarih ve 2018/969 Esas -  2022/620 Karar sayılı kararında;\"Dava, fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinden ibarettir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Mahkememizce 04/03/2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi bakımından aynı bilirkişi heyetinden 05/11/2020 tarihli rapor alınmıştır.Dosyaya sunulan belgeler ve dosya içeriği hakkında yapılan detaylı incelemede, raporlar arasında var olan çelişkilerin aynı heyetle giderilmesi mümkün olmadığı anlaşılmakla yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden 26/07/2021 tarihli rapor alınmış,  davacı vekilinin ek birim fiyatları bakımından hesap hatası taleplerinin değerlendirilmesi bakımından aynı bilirkişi heyetinden 22/03/2022 tarihli ek rapor alınmıştır.Mahkememizce alınan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitin olayın oluş şekline uygun görülmesi nedeniyle bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır. Celp edilen Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyasının tetkikinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 22.414,294,22 TL fatura alacağının tahsili amacıyla takip başlatıldığı, borçlu tarafından 24/09/2018 tarihinde sunulan dilekçe ile takibe itiraz ettiği, itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına  karar verildiği görülmüştür. İncelenen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/610 esas sayılı dosyasında verilen 23/01/2020 tarihli kararında, davacı tarafından, davalı aleyhine 06/07/2017 tarihinde, sözleşme nedeniyle alacak istemiyle dava açtıkları, mahkemece, \"...Davacının dağıtım bedeli alacağı isteminde; 60.000 TL ana paranın dava tarihinden itibaren 7.443.376,84 TL ana paranın ıslah tarihi 17/12/2019 dan itibaren ticari avans faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine her bir faturanın son ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar işleyen toplam 721.825,27 TL faizin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, -19/01/2017 tarihli 1.013.289,97-TL bedelli ve 19/01/2017 tarihli 325.710,99-TL bedelli faturalar için istenen 40.000,00-TL davacı alacak  isteminin reddine,...\" dair karar verildiği, verilen kararın 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Dosya içinde bulunan  Davacı ...A.Ş  ile  Davalı ...A.Ş ( 26.05.2016 tarih 9083 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde çıkan ilana göre yeni ... A.Ş ) arasında imzalanan 27.11.2015 tarihli Elektrik Enerjisi Alımı Mal Alımına Ait  Sözleşmesine göre  davalının ihtiyacı olan elektrik enerjisinin davacı şirket tarafından karşılanması ve sözleşme şartlarına göre 260.000.000  KWH elektrik için   toplam KDV hariç 69.290.000,00 TL  üzerinden anlaşma sağlandığı görülmüştür.Dosya içinde bulunan,  davacı  ... A.Ş  tarafından Davalı ... A.Ş ye gönderilen 17.07.2018 tarih 252/9810 sayılı yazıda, Kamu İhale Kanunundaki değişikliğe dayanarak hesaplanan  ek fiyat farkı bedeli KDV hariç 18.854.562,33 TL sına  itirazlarının  bulunması halinde 10 gün içinde bildirilmesi,  aksi halde  söz konusu bedel üzerinden fatura kesilerek kendilerine gönderileceği  bildirilmiştir.Dosya içinde bulunan davalı ...l A.Ş tarafından Davacı .... A.Ş ye  gönderilen 27.07.2018 tarih 2518 sayılı yazıda , kendilerine gönderilen 26.07.2018 tarihli 22.190.645,95 TL'lık elektronik faturaya süresinde itiraz ettiklerini, ek fiyat farkı ödeme yönteminin karşılıklı müzakere edilerek karar bağlanması gerektiği bildirilmiştir.Davacı ... A.Ş  tarafından ... A. Ş ye gönderilen 30.07.2018 tarih 10187 sayılı yazıya göre; hesaplanan fiyat farkı faturasının son ödeme tarihine kadar ödenmemesi durumunda gecikme zammı oranında faiz isteneceği bildirilmiştir.Davalı tarafından davacıya gönderilen 09. 082018 tarih 2695 sayılı yazıda kendilerine gönderilen 22.190.645,95 TL  tutarlı Elektronik faturaya yasal süresi içinde itiraz ettiklerini, faturanın muhasebe ve defter kayıtlarına alınmayacağı, gecikme zammı uygulamasını da kabul etmeyecekleri bildirilmiştir. Davacı ...A. Ş tarafından davalı ... A. Ş ye gönderilen Tekirdağ ... Noterliği’nin 14.08.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile KDV dahil 22.190.645,95 TL bedelli  e-faturanın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde fiili ödeme tarihine kadar hesaplanacak gecikme zammı ile ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... AŞ tarafından  davacı... A. Ş ye gönderilen Bakırköy ... Noterliğinin  28.08.2018 tarih ... Yevmiye sayılı ihtarname ile KDV dahil 22.190.645,95 TL'lik faturaya itiraz ettikleri ve defter kayıtlarına alınmadığı bildirilmiş, faturanın geri alınması istenmiştir.Genel Olarak; Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir, öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/610 Esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, ihtarname örnekleri, enerji temin sözleşme örneği, fatura suretleri, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına binaen; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen Geçici Üçüncü Madde hükmüne göre davacının davalıdan Ek Fiyat Farkı talep etmeye hak kazanması için, yasal şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin ihale ilanı veya duyurusu 24.02.2018 tarihinden önce yapılmış olmalıdır. Dava konusu sözleşme 27.11.2015 tarihli olup, ilan duyurusunun 24.02.2018 tarihinde önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu şartın dava konusu sözleşme bakımından gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye ilişkin ihale 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna göre yapılmış olmalıdır. Bu şartın da dava konusu sözleşme bakımından gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Zira dava konusu sözleşmenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna göre akdedilmiş bir sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. İhale dokümanında fiyat farkına ilişkin hüküm bulunmalıdır. Bu şartın da dava konusu sözleşme bakımından gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Zira dava konusu sözleşmenin  14’üncü maddesinde ve Şartnamenin 7’inci maddesinde fiyat farkına ilişkin hüküm olduğu anlaşılmaktadır.Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 25.05.2018 tarihi (Geçici Üçüncü Maddenin yürürlüğü giriş tarihi) ve öncesinde fesih ve tasfiye edilmeksizin kabulünün yapılmış olması veya 25.05.2015 tarihte devam ediyor olması gerekmektedir. Bu şartın da dava konusu sözleşme bakımından gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Zira dava konusu sözleşmenin, 01.01.2016 – 31.12.2016 tarihleri arasında uygulanmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen Geçici Üçüncü Madde hükmüne göre; davacının davalıdan Ek Fiyat Farkı talep etmeye hak kazanması için, gerekli olan yasal şartların gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır Mahkememizce itibar edilen ve hükme esas alınan 26/07/2021 tarihli raporda, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle isteyebileceği tutarın; Asıl alacak/  KDV dahil  ek fiyat farkının 8.707.239,40 TL olduğu hesaplanmıştır.Dava konusu 2 numaralı tesisata ait sözleşme birim fiyatında dağıtım bedeli bulunmadığından dolayısıyla, sözleşme fiyat farkının dağıtım bedeli olmaksızın tahsiledilmiş olmasından ve de dağıtım bedeli kendi birim fiyatı olan ve davacının tahsil edip ilgili kuruma ödemesi gereken bir bedel olması nedeniyle davacının bu bedel üzerinden fiyat farkı istemesinin mümkün olmadığı göz önünde tutularak, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle isteyebileceği tutarın 8.707.239,40 TL olduğu, davacı her ne kadar, kesinleşen İstanbul 15. Ticaret Mahkemesi’nin 2017/610 E  2020/55 k sayılı kararında sözleşme gereği düzenlenen faturalarda  tüm tesisatlara dağıtım bedeli dahil birim fiyat olan 0,2914 TL uygulanması gerektiğine hükmedilmesine rağmen  bilirkişi raporunda  0,2914 TL birim fiyat <br>üzerinden hesaplama yapılmadığı, 2018/11993 sayılı Bakanlar Kurulu Kararındaki Ek fiyat Farkı başlıklı 5. Maddesinde yer alan formülde -(Fo) değerinin önündeki eksi dikkate alınmadığını, formüle göre hesaplanan kalemlerin yanlış uygulandığı belirtilerek bilirkişi raporuna itirazda bulunmuş ise de; sözleşme koşullarına göre birim fiyata Dağıtım Bedeli eklenemeyeceği, söz konusu dağıtım bedelinin  taraflar arasında görülen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/610 E. 2020/55 karar Sayılı Kararı ile davalıdan tahsil edildiği, dolayısıyla bu dava ile ilgisinin bulunmadığı,dağıtım bedelinin , davacının satışını yaptığı mal/elektrik satış fiyatı ile ilgili olmadığı, davacı şirket dışında, elektriğin iletimi ile sorumlu kurumlara aktarılan  ve bu konudaki maliyetlere katılım bedeli olduğu, bu niteliği gereği fiyat farkına konu olamayacağından 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda 0,2499 TL birim fiyat üzerinden yapılan  hesaplama uygun bulunarak davacının bu yöndeki itirazı yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının icra inkar tazminatı talebinin, alacağın bilinebilir, bir başka deyişle likit olmadığından  yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,''1-Davanın kısmen kabulü ile 8.707.239,40 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müd. ... esasa sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, (yargılamayı gerektirdiğinden) '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiyat farkı ve ek fiyat farkının sadece aktif bedel ve ona endeksli TRY, BTV ve Enerji Fonu Bedellerinin değişikliğine sebebiyet vermekte olup dağıtım bedelinden bağımsız olduğunu; 2018/11993 karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararındaki Formülde Sözleşme Fiyatı (B) değerine 0,2914'ün uygulanması gerektiğini; yerel mahkeme kararında birim fiyatının 0,2499 TL olarak kabul edilmesi ve hasaplamanın bu şekilde yapılmasının hukuka ve kesinleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/610 Esas - 2020/55 Karar sayılı karına aykırı olduğunu,Kesinleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/610 Esas - 2020/55 Karar sayılı gerekçeli kararında sözleşme gereği düzenlenen faturalarda tüm tesisatlara dağıtım bedeli dahil birim fiyat olan 0,2914 TL uygulanması gerektiğine hükmedildiğinden 2018/11993 karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarındaki formülde sözleşme fiyatı (B) değerine 0,2914'ün uygulanması gerektiğini,  2018/11993 sayılı Bakanlar Kurulu Kararındaki Ek Fiyat Farkı başlıklı 5. Maddesinde yer alan formülde (FO) değerinin önündeki eksi dikkate alınmadığından hatalı hesaplama yapıldığını,Hem savunmanın genişletilmesi yasağı ve müvekkili şirket lehine doğan usuli kazanılmış hak hem de esasa ilişkin itirazları kapsamında 26.06.2019 tarihli ve 1243 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki olan esaslara dava konuşu uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığını; bu hususta davalı vekilinin 05.08.2022 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu haksız ve hukuka aykırı sebeplerin reddini talep ettiklerini, Dava konusu alacak likit olduğundan müvekkili şirket lehine %20 İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini,İleri sürerek, açıklanan ve mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, faize ve fazlaya dair her türlü talep, dava ve rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, istinaf incelemesi sonuna kadar Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarihli 2018/969 Esas ve 2022/620 Karar sayılı kararının  8. Bendinin icrasının durdurulmasına karar verilmesi İcra Hukuk Mahkemesi'nden talep edilecek olup, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarihli 2018/969 karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf incelemesi taleplerinin ve istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının aleyhlerine düzenleme içeren hükümlerinin kaldırılmasına, akabinde dosya kapsamında ve istinaf dilekçelerindeki hesaplamalara ilişkin tüm itirazları kapsamında enerji piyasasında uzman tek bir bilirkişiden denetime elverişli bir rapor aldırılması taleplerinin kabulüne; yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmemesi halinde 25/05/2018 tarihli ve 30431 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki kanunun 12. Maddesi ile 05/01/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanuna eklenen Elektrik Alımı Sözleşmelerinde Ek Fiyat Farkı başlıklı geçici 3. Maddesinin verdiği yetki uyarınca ek fiyat farkı hesaplamasına ilişkin esasların belirlendiği 2018/11993 karar sayılı Bakanlar Kurulu karını gereği hesaplanan 26/07/2018 tarihli ... numaralı KDV dahil toplam 22.190.645,95-TL bedelli ek fiyat farkı faturasının ödenmesi amaçlı Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/969 Esas 2022/620 Karar sayılı dosyasında özetle;Taraflar arasındaki sözleşmenin 01.01.2016 - 31.12.2016 tarihleri arasında dava konusu sözleşmenin uygulanmış olduğu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen Geçici Üçüncü madde hükmüne göre ek fiyat farkı talep etme hakkının doğduğu,26/07/2021 tarihli Bilirkişi Raporu doğrultusunda yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı,belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 8.707.239,40 TL asıl alacak yönünden ... sayılı dosyasındaki itirazın iptaline karar verildiğini,İşbu gerekçeli kararın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı istinaf yargı yoluna başvurma zaruretinin doğduğunu, Davanın sözleşme ve şartnameye göre reddi gerektiğini, Müvekkili şirket, ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi temini işini için enerji piyasasının serbestleşmesi ile 15.10.2015 tarihinde yaptığı ihale üzerinden davalı ... A.Ş'ye devrettiğini, İhale üzerine taraflar arasında 01.01.2016 - 31.12.2016 aralığındaki dönemi kapsayan 1 yıllık Elektrik Enerjisi Alım Sözleşmesi imzalandığını; sözleşmede belirtilen şartları aşar nitelikte ve mevzuata aykırı olarak yapılan ek fiyat farkı hesaplamasının kısmen kabulü yönündeki kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, 25.05.2018 tarihli ve 30431 sayılı resmi gazetede yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 25.05.2018 tarihli ve 30431 sayılı resmi gazetede yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 12 maddesi ile 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa aşağıdaki geçici maddenin eklendiğini, “Elektrik Alımı Sözleşmelerinde Ek Fiyat Farkı\"GEÇİCİ MADDE 3- 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan görevli tedarik şirketlerinin yüklenicisi olduğu sözleşmeler hariç olmak üzere, ilanı veya duyurusu 24/2/2018 tarihinden önce yapılarak 4734 sayılı Kanuna göre ihale edilen ve ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanacağına ilişkin hüküm bulunan elektrik alım sözleşmelerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce fesih veya tasfiye edilmeksizin kabulü yapılan veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam edenlerin 1/1/2016 tarihinden sonra gerçekleştirilen kısımları için ek fiyat farkı ödenebilmesi veya kesilebilmesine ilişkin esas ve usulleri tespite Kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.”Bakanlar Kurulunun  \"4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Geçici 3 Üncü Maddesi Uyarınca Hesaplanacak Ek Fiyat Farkına İlişkin Esaslar\"ı düzenleyen Tarih: 20/6/2018 No : 2018/11993 sayılı kararname ve eki ile Elektrik Alımı Sözleşmelerinde ek fiyat farkının yeniden düzenlenmesinin karara bağlandığını,20/6/2018 Tarihli Ve 2018/11993 Sayılı Kararnamenin Eki Kararnamenin Eki Esaslar Başlığı altında 5. Madde Ek Fiyat Farkı Hesabını düzenlediğini,Ek Fiyat Farkı Hesabı MADDE 5- (1) Bu Esaslar kapsamındaki ek fiyat farkı hesabında aşağıdaki formül uygulanır:FE = (M x B) x [(A2/Al)-l]-Fo(2) Birinci fıkrada geçen formülde yer alan; a) FE: Ek fiyat farkını (TL),b) M: Birim fiyat sözleşmelerde idareye teslim edilen miktarı; götürü bedel sözleşmelerde ise toplam teslim yüzdesini,c) B: Sözleşme fiyatını, ç) Al: İhalenin yapıldığı aya ait aylık ağırlıklı ortalama piyasa takas fiyatı, birim YEKDEM maliyeti, alçak gerilim tek terimli ticarethane abonesine ilişkin dağıtım bedeli ile KDV hariç diğer vergi ve fonlar dikkate alınarak EPDK tarafından hesaplanarak ilan edilen sayıyı, d) A2: Sözleşmesine göre alımın yapılması gereken aya ait aylık ağırlıklı ortalama piyasa takas fiyatı, birim YEKDEM maliyeti, alçak gerilim tek terimli ticarethane abonesine ilişkin dağıtım bedeli ile KDV hariç diğer vergi ve fonlar dikkate alınarak EPDK tarafından hesaplanarak ilan edilen sayıyı, e) Fo: 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Mal Altınlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar gereğince ilgili uygulama ayında yükleniciye ödenen veya yükleniciden kesilen fiyat farkı tutarını, ifade eder.Uygulama Esasları MADDE 6- (1) Bu Esasların uygulanması sonucu hesaplanan tutarlar ek fiyat farkı olup yüklenici ile idare arasında imzalanan sözleşme bedelini değiştirmez.(2) Mücbir sebepler hariç 1/1/2016 tarihinden önce sözleşme süresi biten ancak idarenin izni ile cezalı çalışılan işlerde, cezalı çalışılan kısım için bu Esaslar kapsamında fiyat farkı hesaplanmaz.(3) Bu Esaslara göre ek fiyat farkı hesaplanabilmesi için yüklenicinin, 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan görevli tedarik şirketi olmaması gerekir.(4) Bu Esaslar kapsamında birim enerji için hesaplanacak ek fiyat farkı ile birlikte bu Esaslar kapsamındaki sözleşmelere ilişkin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Mal Atımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar gereğince ödenecek birim enerji bedeli, EPDK tarafından ilan edilen ve idarenin abone grubuna ilişkin alçak gerilim tek terimli KDV hariç tarife bedelini geçemez.(5) Bu Esaslara göre ek fiyat farkı sadece, bu Esaslardan faydalanmak için idareye yazılı olarak başvuruda bulunan yüklenici için uygulanır. (6) Bu Esaslar kapsamındaki işlerde, sözleşmesindeki fiyat farkına ilişkin hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Bu Esaslar uyarınca uygulanacak ek fiyat farkı, sözleşmesindeki fiyat farkına ilişkin hükümlerin uygulanmasını etkilemez. Dava açılış tarihi 12.10.2018 dir. Dava tarihinde 25.05.2018 tarihli ve 30431 sayılı resmi gazetede yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 20/6/2018 Tarihli ve 2018/11993 Sayılı Kararnamenin Ekinin yürürlükte olduğunu; açılan davanın da ilgili mevzuat hükümlerine istinaden açıldığını, 27 Haziran 2019 Tarihli Ve 30814  Sayılı Resmi Gazete Yayımlanan 1243  Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi İle Yapılan Değişiklik İlgili Kanunda  27 Haziran 2019 Tarihli ve 30814  sayılı Resmi Gazete yayımlanan Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayınlandığını; 1243  Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile \"4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Geçici 3 üncü Maddesi Uyarınca Hesaplanacak Ek Fiyat Farkına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar\" yürürlüğe konulmuştur. Kararname ile yapılan değişiklik sonucunda 5, 6, Geçici Madde 1, 8 maddelerde düzenlemeye gidilmiştir. Kararname ile yapılan değişiklik ile İdare lehinde düzenlemeler yapıldığını,Değişikliğe göre; 5/ç bendi gereği; \"A1: İhalenin yapıldığı aya ait aylık ağırlıklı ortalama piyasa takas fiyatı; ..idarenin bağlantı gerilim seviyesine, abone grubuna, tarife sınıfına ve tek veya çok zamanlı olma durumuna ilişkin dağıtım bedeli durumu dikkate alınmak suretiyle belirlenecektir.\"Değişikliğe göre; 5/d bendi gereği; \"A2: Sözleşmesine göre alımın yapılması gereken aya ait aylık ağırlıklı ortalama piyasa takas fiyatı,...idarenin bağlantı gerilim seviyesine, abone grubuna, tarife sınıfına ve tek veya çok zamanlı olma durumuna ilişkin dağıtım bedeli durumu dikkate alınmak suretiyle belirlenecektir.\"Değişikliğe göre; 6. madde ile;\" 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar gereğince ödenecek birim enerji bedeli, EPDK tarafından ilan edilen ve idarenin bağlantı gerilim seviyesine, abone grubuna, tarife sınıfına ve tek veya çok zamanlı olma durumuna ilişkin KDV hariç diğer vergi ve fonlar dikkate alınmak suretiyle belirlenen tarife bedelini geçemez.\" şeklinde düzenlemeye gidildiğini,Kanunda yapılan 27/6/2019 tarihli değişik açıkça göstermektedir ki; ek fiyat farkı hesaplaması yapılırken; ödenecek birim enerji bedeli, idarenin bağlantı gerilim seviyesine, abone grubuna, tarife sınıfına ve tek veya çok zamanlı olma durumuna ilişkin özellik ve nitelikler dikkate alınmak suretiyle belirleneceğini,İki farklı tarife grubunda ( 2 numaralı tarife; -DAĞITIM BEDELİ UYGULANMAYAN - ve 4 numaralı tarife; -DAĞITIM BEDELİ UYGULANAN - ) Elektrik satın almak üzere ve  2 farklı birim fiyat üzerinden ( 2 numaralı tarife için; 0,2499 TL, 4 numaralı tarife için 0,2914 TL ) fiyat ödemek üzere sözleşme imzaladığını; görüldüğü üzere Müvekkili ile davacı arasında iki farklı tarife grubu ve 2 farklı birim fiyat ile sözleşme kurulduğunu; sözleşme içeriğinin, Kanunda yapılan 27/6/2019 tarihli değişik ile beraber değerlendirildiğinde; ek fiyat farkı hesaplaması yapılırken; ödenecek birim enerji bedeli, idarenin farklı tarife sınıfı ve farklı birim fiyatları başta olmak üzere sözleşmeye has nitelikler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiğini,Davacı ile müvekkili arasında 27.11.2015 tarihinde 4735 sayılı Kanuna göre 01.01.2016-31.12.2016 dönemi için dağıtım bedelsiz 156 milyon kwh, dağıtım bedelli 104 milyon kwh olmak üzere toplam 260 milyon kwh enerjinin 156 milyon x 0,2499 TL + 104 milyon x 0,2914 TL = 69.290.000 TL bedelle sözleşme imzalandığını; davacı tarafın, ek fiyat farkını abone grubunu, tarife sınıfını dikkate almaksızın hesapladığını; bu hesaplama şekliyle sözleşme fiyatının dağıtım bedelli birim fiyatı olan 0,2914 TL'yi müvekkilin onayı olmaksızın tüm sözleşmeye uygulayarak icra takibi başlattığını; izah edilen hususların Müvekkili şirket tarafından 27.07.2018 tarihli, Ek fiyat farkı konulu ve 09.08.2018 tarihli, fatura iade konulu yazılar ile davacı tarafa bildirildiğini; buna rağmen davacı tarafın, dağıtım bedelli ve dağıtım bedelsiz ayrımı yapmaksızın tüm sözleşme tutarına ek fiyat farkı uygulamak suretiyle ve dağıtımlı dağıtımsız (tarife sınıfı) ayrımı yapmaksızın, ... sayılı dosya ile 22.414.294,22 TL üzerinden icra takibi başlattığını; davacı tarafın kötü niyetli olduğunu; icra takibine konu hesaplama şekli,  1243 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle yapılan değişik 5, 6 maddelerine aykırı olduğunu; aynı şekilde, Dava dosyasında 04.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda da dağıtım bedelli ve dağıtım bedelsiz (tarife sınıfı) olarak ayrıma gidilmeksizin hesaplama yapılmasının mevzuata aykırı olduğu tespitine yer verilmiş ve rapordaki  ek fiyat farkı tarife sınıfı dikkate alınarak  hesaplandığını,  Gözden kaçırılmaması gereken başkaca önemli hususun ise şu olduğunu;Bakanlar Kurulunun  4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Geçici 3 Üncü Maddesi Uyarınca Hesaplanacak Ek Fiyat Farkına İlişkin Esaslar\"ı düzenleyen  2018/11993 sayılı kararname ve ekinde  27/6/2019  tarihli İdare lehine yapılan değişiklik; ilamlı icra takibinden ve Mahkemenizde görülmekte olan dava tarihinden sonra gerçekleştiğini; idareleri tarafından davacı tarafa yazılı itiraz olarak, dağıtımlı dağıtımsız elektrik alımı ayrışması yapılmaksızın ek fiyat farkı uygulamasına gidilmesinin sözleşmeye ve dürüstlüğe aykırı olduğunun belirtildiğini; sonrasında İlgili Kanunda RG-27/6/2019-30814-C.K.-1243/1 md. yapılan değişiklik ile, kanun koyucu da müvekkili şirketin itirazlarının haklılığını  adeta teyit ettiğini, desteklediğini,  4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa tabi Kurumların, 2018/11993 sayılı kararname ile ek fiyat farkı uygulaması sonrasında uğramış olduğu zarar ve hak kayıplarının tespiti ve değerlendirilmesi sonucu 1243  Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile  ek fiyat farkı formülünün birim hesapları ve uygulama esaslarında değişiklikliğe gidildiği anlaşılmaktadır. 1243 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan değişiklikte; ağır borç yükü altında kalan ve zarara uğrayan 4735 Sayılı Kanuna tabi Kurumların hakkaniyete uygun olarak zararının hafifletilmesi amaçlanmıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporu itiraza uğradığını,Yerel Mahkeme kararında hükme esas alınan 26/07/2021 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda iki seçenekli hesaplama yapıldığını; akabinde söz konusu heyet raporu iki taraf yönünden de itiraza uğradığını; itiraza uğrayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması kabul edilemeyeceğini; akabinde alınan 22.03.2022 tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda özetle; davacının itirazları doğrultusunda bilirkişi heyeti tarafından herhangi bir görüş değişikliğine gidilmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğü sırasındaki fiyat farkı değerinin eksi sonuç vermesi yüzünden, o dönemde davalının piyasa şartlarına uygun fiyattan elektrik satın almasına hak ve kazanım sağladığı, aksi yöndeki kabulün tarafların hak ve kazanımlarının korunması/dengelenmesine imkan vermeyip fazladan kazanç sağlamasına sebebiyet vereceği değerlendirildiğini,Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Bilirkişi Heyet Raporlarında hesaplanan ek fiyat farkı bedellerinde farklılık bulunsa dahi daha önceden yapılan elektrik dağıtımına karşın ödenen sözleşmede belirli olan fiyatların üzerine tarife değişikliğinden bahisle ek fiyat farkı talep edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; dosyadaki bir önceki bilirkişi raporunda bu hususun ayrıca şu şekilde ifade edildiğini, \"Kamu ihale sözleşmelerinde yer alan birim fiyatlarda sonradan değişiklik yapılamaz. Tarife değişikliği taraflar arasındaki ikili anlaşma hükümlerini etkilemez.\" Bu nedenle anılan bilirkişi beyanı ve itirazları doğrultusunda davanın reddini talep ettiklerini,İleri sürerek, yukarıda izah olunan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; 16.05.2018 tarihinde kabul edilen ve 25/05/2018 tarihinde yayımlanan 7144 sayılı \"Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesi ile 4735 Sayılı Kamu İhaleleri Kanununa eklenen geçici 3. madde ile \"Elektrik Alımı Sözleşmelerinde Ek Fiyat Farkı\" başlıklı geçici 3 maddesi uyarınca davacı tarafından tahakkuk ettirilen ek fiyat farkı bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili, kamu ihale sözleşmelerinde yer alan birim fiyatlarda sonradan değişiklik yapılamayacağı, tarife değişikliğinin taraflar arasındaki ikili anlaşma hükümlerini etkilemeyeceği ve ek fiyat farkı bedeli talebi koşulları oluşmadığı ve davacının 26.06.2019 Tarihli ve 1243 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki olan esaslara göre de talepte bulunamayacağı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili, Mahkemece ek fiyat farkı hesaplamasının yanlış yapıldığı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğunu,   2018/11993 karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararındaki Formülde Sözleşme Fiyatı (B) Değerine 0.2914'in uygulanması gerekirken birim fiyatın 0,2499 TL olarak kabul edilmesi ve hesaplamanın bu şekilde yapılması hukuka ve kesinleşen İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/610 Esas 2020/55 Karar Sayılı kararına aykırı olduğunu, Mahkemece iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığını, ancak iki heyet tarafından farklı miktarlara ulaşılmasına rağmen iki heyet raporu arasındaki çelişki giderilmeden ve raporların enerji piyasasında uzman bilirkişi heyetinden alınmadan karar verildiğini, icra inkar tazminatı koşulları oluşmasına rağmen hükmedilmediğini ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, somut uyuşmazlığın teknik bir konu olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf sebebinin aksine uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde\"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Taraflarca ileri sürülen esasa ilişkin tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia ve savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki taraf dilekçelerine, taraflar arasında akdedilen sözleşme,idari ve teknik şartnameler, bilirkişi kök ve ek raporlarına göre ve 16.05.2018 tarihinde kabul edilen ve 25/05/2018 tarihinde yayımlanan 7144 sayılı \"Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesi ile 4735 Sayılı Kamu İhaleleri Kanununa eklenen geçici 3. madde uyarınca \"14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan görevli tedarik şirketlerinin yüklenicisi olduğu sözleşmeler hariç olmak üzere, ilanı veya duyurusu 24/2/2018 tarihinden önce yapılarak 4734 sayılı Kanuna göre ihale edilen ve ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanacağına ilişkin hüküm bulunan elektrik alım sözleşmelerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce fesih veya tasfiye edilmeksizin kabulü yapılan veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam edenlerin 1/1/2016 tarihinden sonra gerçekleştirilen kısımları için ek fiyat farkı ödenebilmesi veya kesilebilmesine ilişkin esas ve usulleri tespite Kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.\" hükmünün düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta taraflar arasında elektrik enerjisi alımına ilişkin ihale sonucunda 27/11/2015 tarihli \"Elektrik Enerjisi Alımı Mal Alımına Ait Sözleşme\"nin akdedildiği, Kamu İhale Kanuna göre yapılan ihalenin ihale ilanı ve duyurusunun maddede belirtilen tarihten önce yapıldığı, taraflar arasındaki idari şartname, teknik şartname ve sözleşmede fiyat farkı talep edilebileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin devam ediyor olması dikkate alındığında davacının ek fiyat farkı talep şartlarının oluştuğu ve talep hakkının bulunduğu, ek fiyat farkı hesaplamasının taraflar arasında akdedilen ve tarafları bağlayan sözleşmede belirtilen birim fiyatlar üzerinden yapılmasının zorunlu olduğu, bilirkişi heyeti tarafından bu oranlar dikkate alınarak yapılan hesaplamanın Mahkemece hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, dağıtım bedelinin  taraflar arasında görülen İstanbul 15. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 2017/610 E. 2020/55 karar Sayılı Kararı ile davalıdan tahsil edildiği, davacının talep edebileceği ek fiyat farkı bedelinin yargılama sonucunda bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi sebebiyle likit olmadığı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığından Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 594.791,52 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 148.697,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 446.093,64‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3ff61ca70481e85","SID":"9755ef97e05dbf5d"}}