{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1887 Esas<br>KARAR NO:2025/765 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/510 Esas -  2021/789 Karar<br>TARİH:30/11/2021<br>DAVA:Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:08/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ... A.Ş. ile davalı ... T.A.Ş. arasında 02.06.2011 tarihinde 3.000.000,00 TL miktarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Genel Kredi Sözleşmesini dava dışı ... ve ... ile birlikte, müvekkiller ... ve ...'un kefil sıfatıyla imzaladıklarını, asıl kredi borçlusu ... A.Ş. tarafından işbu imzalanan 02.06.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin herhangi bir kredi kullanımının söz konusu olmadığını ve davalı bankaya olan diğer kredilerden kaynaklanan tüm borçların ödenmesi akabinde davalı banka ile ticari ilişkiye son verildiğini ve yaklaşık 6 yıl kadar banka ile herhangi bir kredi ya da mevduat çalışması yapılmadığını, 5 yıllık sürenin ardından asıl borçlu ile davalı bankanın tekrardan çalışmaya başladığını ve 16.05.2016-03.03.2017 tarihlerinde taraflar arasında 5.000.000,00 TL limitli yeni ve faklı bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve dava dışı ... ile ...'un bu sözleşmeye 6.250.000,00 TL limitle kefil olduklarını, davalı banka tarafından Gebze ... Noterliği'nin 03.09.2020 tarih, ... ve... yevmiye no.lu ihtarnamelerinin keşide edildiğini ve ihtarnamelerde müvekkiller ... ve ...'un sorumlu oldukları tutarın 3.000.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, söz konusu ihtarnamelere karşı Beyoğlu ... Noterliği'nin 10.09.2020 tarih, ...ve ...yevmiye nolu ihtamameleri ile müvekkil davacılar yönünden herhangi bir borcun bulunmadığı belirtilerek itiraz edildiğini, bir ... için verilen kefaletin, o... çerçevesi kapsamında kullandırılan kredilerden doğan borç için geçerli olduğunu, banka müşterisi olan asıl borçlunun başkaca ...'ler kapsamında kullandığı kredi borçlarına teşmil edilemeyeceğini, müvekkillerin kefillik imzalarının olduğu ve asıl borçlu tarafından kullanılmayan krediye ilişkin ve imzalarının olmadığı yeni kredi sözleşmelerinden sorumlu tutulamayacakları için, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan 02.06.2011, 16.05.2016, 03.03.2017 ve diğer tüm Sözleşmelere ilişkin herhangi bir borcu, kefaleti ya da sorumluluğu bulunmadığından işbu davanın açıldığını, belirterek davanın  kabulüne, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında 02.06.2011, 16.05.2016 ve 03.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ve asıl borçlu/dava dışı ... A.Ş'nin imzaladığı diğer sözleşmeler dolayısıyla ve Gebze ... Noterliği'nin 03.09.2020 tarih, ... ve... yevmiye no.lu ihtarnamelerinde iddia edilen meblağlar ve sözleşmeler sebebiyle müvekkillerin davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının ve kefilliğe ilişkin olarak herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığının tespitine, işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar muhtemel açılabilecek icra takiplerinin, yapılabilecek ve alınabilecek ihtiyati haciz kararlarının durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu verilecek ihtiyati tedbir kararının davalı tarafından alınabilecek olası ihtiyati haciz kararlarını da kapsamasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi incelendiğinde müvekkil banka yönünden davanın açık ve somut olmadığını, müvekkil hakkında, hangi vakaya ve gerekçelerle dava açıldığı, müvekkilden talebin ne olduğunun somut olarak ortaya konulmadığını, somut olayda davacının zararının söz konusu olmadığını ve korunmaya değer hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, ihtarname ile davacılardan 3.000.000,00 TL değil, 2011 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklanan ve her halükarda, davacıların geri ödemekle sorumlu oldukları risk bakiye ve alacak kalemlerinin talep edildiğini, ihtarnamede belirtilen 3.000.000,00 TL'nin sadece davacıların imza attıkları Genel Kredi Sözleşmesi ile sorumlu oldukları üst sınırı belirtmek için yazıldığını, bu hususta davacı taraflarca hataya düşülerek huzurdaki davanın bankaya teşmil edildiğini, ... T.A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 3.000.000,00 TL'lık ticari nitelikli 02.06.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve davacılar ... ve ... ile dava dışı ... ve ...tarafından işbu kredi sözleşmesinin kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davacılar tarafından, işbu ticari nitelikli kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve geri ödemekle borçlu/sorumlu oldukları “102.876,82 TL bedelli Ticari Artı Para\" ve “44.993,09 TL bedelli Biz.card (Ticari Kredi Kartı)” risk bakiyelerini müvekkil bankaya ifa edilmediğini, bunun üzerine de müvekkil banka tarafından davacılara Gebze ... Noterliği'nin 07.09.2020 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamenin keşide edildiğini, Türk hukukunda akit serbestisinin mevcut olduğunu, bu suretle davacıların serbest iradeleri ile Genel Kredi Sözleşmesini imzalamış olduklarını ve bu sözleşme hükümlerinin kefil sıfatına haiz davacıları da bağladığını, belirterek müvekkili banka yönünden haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın öncelikle usul, ardından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/11/2021 tarih ve 2020/510 Esas - 2021/789 sayılı kararında;\"Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının;  davacıların, davalı bankanın Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... ve... yevmiye numaralı ihtarnamelerine konu genel kredi sözleşmelerine dayalı borçtan sorumlu  olmadıkları, bu borcun dayanağı genel kredi sözleşmelerine kefil olunmadığı, kefil olunan 02/06/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi lehdarına kullandırılan kredilerin tamamen ödendiği, ihtarnameye konu alacağın davacıların kefil olmadıkları sonraki tarihli ve yeni genel kredi sözleşmelerine dayandığı yönündeki iddialarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı  tespit edilmiştir.Davalı bankanın, davacıların zorunlu arabuluculuğa başvurmadıklarından bahisle özel dava şartı itirazını ileri sürdüğü anlaşılmış, menfi tespit davaları,  6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 bendi kapsamında zorunlu ticari arabuluculuğa tabi olmadığından, davalı vekilinin dava şartı itirazının reddine karar verilmiştir.Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalı banka tarafından ihtarnamelere dayanak genel kredi ve kefalet sözleşmeleri, hesap özetleri ve ihtarnameler dosyaya ibraz edilmiş, davalı bankanın ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.05/11/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı kredi borçlusu ... A.Ş. ile davalı bankanın ...Şubesi arasında 02.06.2011 tarihinde 3.000.000,00 TL tutarlı; davalı bankanın... Şubesi ile 16.05.2016 tarihinde 6.250.000,00 TL ve 23.08.2017 tarihinde 50.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davacılar ... ile ...'un sadece 02.06.2011 tarihli sözleşmede 3.000.000,00 TL tutarında kefalet imzalarının bulunduğu, sonradan alınan diğer iki sözleşmede ise kefaletlerinin bulunmadığı, tarafalar arasında imzalanan 02.06.2011 tarihli sözleşmeye istinaden dava dışı şirket lehine, 50.000,00 TL limitli Ticari Artı Para Kredisi ve 50.000,00 TL limitli Şirket Kredi Kartı, 500.000,00 TL limitli İşletme Kredisi ve 60.000,00 TL Çek Karnesi kredisi olmak üzere, toplam 660.000,00 TL limitli kredi onaylandığı, ancak oluşturulan kredi limitlerinden kullanılan kredi borçlarının 05.03.2012 tarihinde tamamen kapatıldığı ve söz konusu tarihten sonra gerek ticari kredi limitinden gerekse Ticari Artı Para Kredisi limitinden herhangi bir kredi kullanımı olmadığı, ayrıca şirket kredi kartına ait bir harcama kalemine de rastlanılmadığı, 02.06.2011 tarihli sözleşmeye dayalı olarak 09.11.2013 tarihinde 1 yıl vadeli olarak onaylanan Ticari Kredi, Ticari Artı Para Kredisi ve Ticari Kredi Kartı limitlerinin vadesinde revize edilmedikleri, bu sebeple kredi limitlerinin inaktif hale geldiği, davalı bankanın bu defa ... Şubesi'nden dava dışı asıl borçlu lehine 10.05.2016 tarihinde içinde 100.000,00 TL limitli Ticari Artı Para Kredisi ve 50.000,00 TL limitli Ticari Kredi Kartı limiti olan toplam 5 milyon TL limitli kredi onaylandığı ve taraflar arasında bu kredi limitine uygun 16.05.2016 tarihinde 6.250.000,00 TL yeni bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve firma ile tekrar çalışılmaya başlandığı, sonrasında 23.08.2017 tarihinde imzalanan 50.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi ile toplam kredi limitinin 34.650.000,00 TL'ye yükseltildiği,  03.09.2020 tarihinde davalı bankaca kredi hesabının kat edildiği ve asıl borçlu ile aralarında davacıların da olduğu kefillere ihtarnameler keşide edildiği,  huzurdaki davanın açılmasından sonra davalı banka tarafından sunulan 13.11.2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde, davacıların ihtamamelere konu borçlardan sadece Ticari Artı Para Kredisi ve Ticari Kredi Kartından kaynaklanan borçlardan sorumlu olduklarının belirtildiğinin tespit edildiği,Yargıtay'ın emsal kararlarında, borç bakiyesi sıfır olan kredili mevduat hesabının, yeni kredi sözleşmesi sonrasında tekrardan kullanılmaya başlanması durumunda, oluşan borcun yeni kredi sözleşmesinden doğduğu görüşünde olduğu, Yargıtay'ın ayrıca, birden fazla sözleşme olması durumunda, takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığının belirlenmesi gerektiği görüşünde olduğu, yukarıda yer verilen tespitlerden, dava konusu Ticari Artı Para Kredisi ve Ticari Kredi Kartının 16.05.2016 tarih ve 23.08.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırıldığı kanaatine ulaşıldığı, davacıların 16.05.2016 ve 23.08.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinde kefil sıfatıyla imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla davacıların imzalarının bulunduğu 02.06.2011 tarihli sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borçlarının bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir.Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; davalı  banka  tarafından, davacılar ... ve ..., dava dışı asıl borçlu ... A.Ş., ve dava dışı kefiller ... ve ...’a ihtarname keşide edilerek, kredi hesabının 03.09.2020 tarihinde kat edildiği ve kat tarihi itibariyle mevcut olan; ...  hesap nolu ticari krediden doğan 328.000,00-TL ana para,   8.036,29-TL işlemiş faiz,   401,81TL BSMV olmak üzere toplam   336.438,10-TL kredi borcunun  7 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. İhtarnamenin 2. maddesinde davacı kefiller ... ve ...’un sorumlu oldukları tutar ayrı ayrı  3.000.000,00 TL olarak belirtilmiştir. Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; davalı banka tarafından, davacılar ... ve ..., dava dışı asıl borçlu ... A.Ş., ile dava dışı kefiller ... ve ...’a ihtarname keşide edilerek, kredi hesabının 03.09.2020 tarihinde kat edildiği ve kat tarihi itibariyle mevcut olan;  ... nolu Ticari Artı Para kredisinden doğan 99.642,04-TL ana para,   3.080,74-TL işlemiş faiz,  154,04-TL BSMV toplamı   102.876,82 -TL'nin;... Biz.Card kredi kartından doğan 39.972,55-TL ana para, 3.127,38-TL işlemiş faiz, 1.893,16-TL BSMV toplamı   44.993,09-TL'nin;  ... nolu ticari krediden doğan  4.396.340,87-TL ana para,  156.190,39-TL işlemiş faiz, 7.809,51-TL BSMV toplamı  4.560.340,77-TL'nin; ... nolu  ticari krediden doğan 833.333,60-TL ana para, 36.625,37-TL işlemiş faiz,  1.831,2-TL BSMV toplamı 871.790,23-TL'nin  7 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. İhtarnamenin 2. maddesinde davacı kefiller ... ve ...’un sorumlu oldukları tutar ayrı ayrı  3.000.000,00 TL olarak belirtilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtarnameler ile davacılardan 02/06/2011 tarihli 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklanan ve her halükarda, davacıların geri ödemekle sorumlu oldukları risk bakiye ve alacak kalemlerinin talep edildiğini, bu kalemlerin de Ticari artı paradan doğan 102.876,82-TL  ve ... Ticari Kredi kartından doğan  44.993,09-TL'lik alacak kalemleri olduğunu, ihtarnamelerde davacıların sorumlu oldukları tutar olarak yazılı bulunan 3.000.000,00-TL'nin kefalet limiti olduğunu, davacıların takipten önce açılan menfi tespit davasında hukuki yararlarının bulunmadığını savunmuştur.Somut olayda davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu kredi kalemlerinden yalnızca Ticari artı paradan doğan 102.876,82-TL  ve ... Ticari Kredi kartından doğan  44.993,09-TL'lik kalemler nedeniyle alacak talep edildiği beyan edildiğini beyan etmiş ise de; davacılara gönderilen iki ayrı ihtarnamede, muhataplardan hangisinin hangi kredi kaleminden sorumlu olduğuna dair hiçbir açıklama bulunmadığı, her iki ihtarnameye konu toplam alacak tutarının 5.916.439,01-TL olduğu, davacıların kefalet limitlerinin 3.000.000,00-TL olduğunun ihtarnamelere dercedildiği, her iki ihtarnameye konu tüm alacak kalemlerinin ödenmesi hususunun davacılara da ihtar edildiği, bu ihtarnameler nedeniyle takip tehdidi altında olan davacıların, ihtarnamelerin muhtevasını teşkil eden tüm alacak kalemleri yönünden menfi tespit davası açmakta HMK'nun 106/2 fıkrası uyarınca hukuki yararlarının mevcut olduğu tespit olunmuştur.Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalı banka ile dava dışı kredi lehdarı arasında;  02/06/2011 tarihli 3.000.000,00 TL limitli(Antalya Lara Şubesi ile), 16/05/2016 tarihli 6.250.000,00 TL limitli(...Şubesi ile) ve 23/08/2017 tarihli 50.000.000,00 TL limitli(... Şubesi ile) Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davacılar ... ile ...'un  02/06/2011 tarihli sözleşmeye 3.000.000,00 TL limitle müteselsil kefil oldukları, diğer genel kredi sözleşmelerinde davacıların kefaletlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu husus taraflar arasında ihtilaf konusu da değildir Yine davalı banka tarafından cevap dilekçesi ile  Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu  4.560.340,77-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı ve 871.790,23-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri ile Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli... yevmiye numaralı 336.438,10-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri bakımından davacıların borçlu olmadıkları kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki ihtilaf Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu 102.876,82-TL tutarlı \"ticari artı para\" açıklamalı ve 44.9093,09-TL tutarlı \"...\" açıklamalı kredi kalemlerinin hangi genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırıldıklarıdır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın davacıların kefil oldukları 02/06/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı kredi lehdarı şirkete 07/06/2011 tarihinde 400.000,00-TL tutarlı ticari kredi kullandırıldığı, bu kredinin 08/09/2011 tarihinde geri ödendiği, 21/10/2011 tarihinde 500.000,00-TL tutarlı ticari kredi kullandırıldığı, bu kredinin 05/03/2012 tarihinde geri ödendiği, dava dışı şirketin bu sözleşme kapsamında kendisine tanımlanan ... nolu kredili mevduat hesabı bakiyesinin 23/05/2013 tarihinde sıfırlandığı ve 16/05/2016 tarihine kadar sıfır bakiye olarak devam ettiği, dava dışı kredi lehdarı şirket lehine banka tarafından tanımlanan 09/11/2013 tarihli 1 yıl vadeli kredi limitlerinin 1 yıl sonra revize edilmeyerek inaktif hale geldikleri anlaşılmıştır. Yine bilirkişi raporu ve dosya kapsamından, dava dışı şirketin hesaplarının 2016 yılında davalı bankanın ... Şubesi'ne devredildiği, 16/05/2016 tarihinde dava dışı şirkete 5.000.000,00-TL tutarlı kredi limiti tanındığı, taraflar arasında da 16/05/2016 tarihli 6.250.000,00-TL limitli yeni bir genel kredi sözleşmesi yapıldığı, 16/05/2016 tarihte dava dışı şirkete bu genel kredi sözleşmesi kapsamında 4.700.000,00-TL tutarlı kredi kullandırıldığı, ayrıca aynı tarihte dava dışı şirketin artı para limitinin 100.000,00-TL, kredi kartı limitinin 50.000,00-TL olarak onaylandığı anlaşılmıştır. Dava dışı şirkete 2011 tarihli sözleşme kapsamında tanımlanan ...nolu kredili mevduat hesabı bakiyesi 23/05/2013 tarihinde sıfırlanmış ve ikinci genel kredi sözleşmesinin yapıldığı 16/05/2016 tarihine kadar sıfır bakiye olarak devam etmiştir. Yine bilirkişi raporu ile ikinci sözleşmenin yapıldığı 16/05/2016 tarihine dek şirket kredi kartı kullanıldığına ve borç bakiyesi bulunduğuna dair herhangi bir kaydın mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Dava dışı şirket tarafından 16/05/2016 tarihli ikinci genel kredi sözleşmesinin bağıtlanmasından sonra Artı para(kredili mevcuat hesabı)'ndan kredi kullanıldığı, yine ikinci sözleşmeden sonra şirket hissedarı ...'a 40.000,00-TL limitli axess business şirket kredi kartı verildiği tespit edilmiştir. Yapılan tüm saptamalar çerçevesinde; davacıların kefili oldukları 02/06/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı kredi lehdarı şirketin kullanarak geri ödemediği kredili mevduat hesabı bakiyesi bulunmadığı gibi, bu sözleşme kapsamında şirketin kredi kartı kullanımı da mevcut olmadığından;Davanın Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu 102.876,82-TL tutarlı \"ticari artı para\" açıklamalı ve 44.993,09-TL tutarlı \"...\" açıklamalı kredi kalemleri yönünden esastan  kabulüne, davacıların bu kredi kalemlerinden müteselsil kefil sıfatıyla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda izah edildiği üzere; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile   Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu  4.560.340,77-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı ve 871.790,23-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri ile Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli... yevmiye numaralı 336.438,10-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri bakımından davacıların borçlu olmadıkları kabul edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 308 ila 312 maddeleri uyarınca; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda; davalı davacının talep sonucunu, hüküm kesinleşinceye dek ve kayıtsız şartsız olmak kaydıyla kısmen veya tamamen kabul edebilir. Kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Kabul beyanında bulunan davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması hali müstesna, yargılama giderlerinden sorumlu tutulur. Somut olayda davalı, cevap dilekçesinde davacıların sadece iki kredi kaleminden borçlu olduklarını açıkça beyan etmekle, diğer kalemlerden borçlu olmadıklarını herhangi bir şart ileri sürmeksizin kabul etmiştir. Bu nedenle davalı beyanı \"ikrar\" değil kabul olarak değerlendirilmiş ve davanın Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu  4.560.340,77-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı ve 871.790,23-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri ile Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli... yevmiye numaralı 336.438,10-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri yönünden HMK 308/1 ve 309/2 fıkraları uyarınca kabul nedeniyle  kabulüne, davacıların bu kredi kalemlerinden  müteselsil kefil davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.Somut olayda ihtarnamelere konu tutar toplamı  5.916.439,01-TL olmakla birlikte; ihtarnamelerde davacıların kefalet limiti 3.000.000,00-TL olarak belirtildiğinden ve kat ihtarına konu edilen tutarlar yönünden davacıların sorumluluğu en fazla kefalet limiti kadar olabileceğinden dava değeri 3.000.000,00-TL kabul edilmiş, vekalet ve yargılama giderleri bu değer üzerinden hesaplanmıştır. Mahkememizce esastan kabul edilen menfi tespit tutarı 147.869,91-TL olduğundan, bu tutar yönünden tam vekalet ücretine ve tam harca hükmedilmiştir.Mahkememizce kabul nedeniyle kabul edilen tutar (3.000.000,00-TL -147.869,91-TL) 2.852.130,09-TL olduğundan ve kabul beyanı ön inceleme duruşmasından önce ileri sürüldüğünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6/1 maddesi uyarınca bu tutar üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiştir. Yine Harçlar Kanunu'nun 22 maddesi uyarınca; kısmi kabul ilk celseden önce cevap dilekçesi ile yapıldığından, kabul nedeniyle kabul edilen tutar üzerinden tarifeye göre hesaplanan harcın 1/3'üne hükmedilmiştir. Davalı banka vekilince yargılamaya sebep olmadıklarından bahisle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları istenmiş ise de; davacılara kabul beyanına konu kalemler yönünden de kat ihtarı tebliğ ederek takipten önce menfi tespit davası açılmasına sebep olan bankanın bu talebi yerinde görülmemiştir.\"gerekçesi ile,''1-Davanın Gebze .. Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu 102.876,82-TL tutarlı \"ticari artı para\" açıklamalı ve 44.993,09-TL tutarlı \"...\" açıklamalı kredi kalemleri yönünden esastan  KABULÜNE, davacıların bu kredi kalemlerinden müteselsil kefil sıfatıyla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,2- Davanın Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu  4.560.340,77-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı ve 871.790,23-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri ile Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli... yevmiye numaralı 336.438,10-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri yönünden HMK 308/1 ve 309/2 fıkraları uyarınca KABUL nedeniyle  KABULÜNE, davacıların bu kredi kalemlerinden  müteselsil kefil davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemece görülen davada; davanın Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu 102.876,82-TL tutarlı \"ticari artı para\" açıklamalı ve 44.993,09-TL tutarlı \"...\" açıklamalı kredi kalemleri yönünden esastan  kabulüne, davacıların bu kredi kalemlerinden müteselsil kefil sıfatıyla müvekkil bankaya borçlu olmadıklarının tespitine, yine davanın Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu  4.560.340,77-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı ve 871.790,23-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri ile Gebze ... Noterliği'nin 07/09/2020 tarihli... yevmiye numaralı 336.438,10-TL tutarlı \"ticari krediler diğer\" açıklamalı kredi kalemleri yönünde kabulüne, davacıların bu kredi kalemlerinden  müteselsil kefil sıfatıyla davalı müvekkil bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiğini,Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekle beraber kararın kaldırılması için istinaf yoluna başvurduklarını,Bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece değerlendirmeye alınmadan, eksik inceleme yapılarak rapor hükme esas alındığını; 24.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarımızda da belirttiğimiz üzere davacı yanın asıl sorumlu oldukları tutarın 102.876,82-TL bedelli ticari artı para ve 44.993,09 TL bedelli ... toplamı olan 147.869,61 TL nin tahsilinin talep edildiğinin açıkça ortada olduğunu,Talep edilen bu tutarında bilirkişi raporunun sayfasının son satırında 03.09.2020 tarihli kat tarihi itibariyle müvekkil bankanın ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğunun tespit ediliğine dair tespiti bulunduğunu; Bilirkişi tarafından yapılan incelemede iş bu iddialarının haklılığının ortaya çıktığını,Davacıların Genel Kredi Sözleşmesini 02.06.2011 tarihinde imzaladığı, davaya konu artı para ve ... kredisinin ise bu sözleşmelere istinaden açıldığını; davacıların imzalamadığı Genel Kredi sözleşmeleri ise işbu davaya konu krediler açıldıktan sonra yani 02.06.2011 tarihinden sonra  imzalandığı dosya kapsamı ile sabit olduğunu; bu durumda, davaya konu artı ara ve ... kredisinin davacıların imzasının bulunduğu 02.06.2021 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden açıldığı apaçık ortada iken mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığını,Her ne kadar sayın bilirkişi, ... ve artı para kredi borcunun sıfırlandıktan sonra yeni imzalanan sözleşmeye istinaden tekrar kullandırıldığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de bu tespit tamamen hatalı ve mesnetsiz olduğunu; hükme esas alınmasının da hukuka aykırı olduğunu,Söz konusu kredi hesaplarının hiçbir zaman kapatılmadığını; bu kredi hesaplarının cari hesap şeklinde işleyen kredi hesapları olduğunu; davacı kefillerin, imzaladıkları sözleşme ile bu sözleşmeye istinaden kullandırılmış ve kullandırılacak tüm kredilere kefil olduklarını; dolayısı ile bu kredi hesaplarına konu borcun ödenip tekrar kredi kullandırılması bu kefillerin kefaletini sonlandırmayacağını,Kredi hesapları kapatılıncaya kadar kefalet de devam edeceğini; davacı kefiller ibra edilmediği gibi kredi hesapları kapatılmadığından cari hesap şeklinde işleyen bu kredilerden sorumlu bulunduklarını,Öte yandan 02.06.2011 tarihli imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 17. Maddesinde Kefalet ve Kefillerin Sorumluluğu kısmında '' Bu taahhütname ve taahhütnamelerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulanan biz kefillerin gerek bu taahhütnamede ve gerek ise daha önce imzaladığımız diğer taahhütnamelere istinaden kefaleten ve/veya asaleten sorumlu olduğumuz borçların bakiyesinin veya henüz muaccel ve ödenmesi gerekli hale gelmemiş ve kredi münasebeti içinde kullanılmış bir kredinin hesap bakiyesi olarak kefil olduğumuz ve/veya asaleten sorumlu olduğumuz...'' şeklinde kabul ve taahhüt beyanları bulunduğunu,Davaya konu olayda, ... ve artı para kredileri cari hesap şeklinde işleyen ve süreklilik arz eden kredi şeklidir. Bu kredilerde borçluya tanımlanan limit çerçevesinde borçlu krediyi çekip, ödemelerini yapmakta, ödeme yaptıkça da kullanım limiti üzerinden tekrar kullanabilmekte olduğunu; bu kredinin bir defaya mahsus taksitli kredi olmadığını; cari hesap şeklinde işleyen krediler olduğunu; kullandırılan kredilerin bu özelliği ne bilirkişice ne de yerel mahkemece dikkate alınmayarak eksik değerlendirme yapıldığını; salt bu hususun bile istinaf başvurularını kabulü ile yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması için yeterli olduğunu,Cari hesap şeklinde kredi ilişkisinde, borcun belli bir tarihte sıfırlanması kefaleti sona erdirmeyeceğini,Yargıtay 19. HD. 'nin  28.03.2005 Tarihli 2004/6918 E. ve 2005/3261 K. Sayılı kararı; \"Davacılar tarafından imzalanan 12.10.1989 tarihli 7.500.000.000.-TL, 21.8.1991 tarihli 1.875.000.-USD; 27.7.1992 tarihli 1.875.000.-USD; 27.7.1992 tarihli 7.500.000.000.-TL tutarlı kredi sözleşmeleri süresiz genel kredi sözleşmeleri olup bu kredi sözleşmelerine istinaden borçlu şirkete çeşitli krediler kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 4. sahifesinde de açıklandığı üzere, davacıların kefaletten vazgeçtiklerini bildirdikleri 10.1.1995 tarihinde kredi borcunun devam ettiği ve daha sonraki tarihlerde borcun kısmen ihracat bedelleri ve kısmen de yeni krediler açılarak kapatıldığı belirlenmiştir. Yukarıda açıklanan kural doğrultusunda, borcun kapatılması için yeniden kredi kullandırılması yeni bir kredi ilişkisi olmayıp devam eden bir süreçtir.Bu durumda, mahkemece, davacıların kefalet limitleri gözetilerek dava tarihi itibariyle asıl borçlunun ve buna bağlı olarak kefillerin sorumlu oldukları borç miktarının banka kayıtları üzerinde, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca yapılacak inceleme ile belirlenip alınacak rapora göre uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.\"Yargıtay 19. HD., E. 2014/12489 K. 2014/15186 T. 15.10.2014 tarihli kararı; ''Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, süresiz kredi sözleşmelerine dayalı cari hesap şeklinde işletilen esnek ticari hesap kredisinin sıfırlanmasının ve dava dışı asıl borçlu şirkete tekrar kredi kullandırılmasının yeni bir borç ilişkisi anlamına gelmediği, kefalet sorumluluğunun davacı bakımından devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA'' karar verilmiştir. işbu kararın da iddialarını doğrular nitelikte olduğunu,İleri sürerek,Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile, usul ve yasaya aykırı olduğu için istinaf başvurusunda bulundukları İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.11.2021 gün 2020/510 E - 2021/789 K. sayılı mahkemenin vermiş olduğu kabul kararının KALDIRILMASINA, davanın REDDİ'ne, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. arasında akdedilen, davacıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı iddia edilen kredilerden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. arasında akdedilen, davacıların müteselsil kefil olduğu 02/06/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıların sorumluluğunun son bulmadığını, söz konusu genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi hesaplarının cari hesap şeklinde işlediğini, bu sebeple davacıların 102.876,82-TL tutarlı \"ticari artı para\" açıklamalı ve 44.993,09-TL tutarlı \"...\" açıklamalı kredi kalemlerinden sorumlu olduğunu, davacılardan sadece bu kalemlerin talep edildiğini, bilirkişi raporuna bu yönde yapılan itirazların dikkate alınmadığını ve bu sebeple verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ileri sürülmüş ve Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Davalı banka tarafından davacılara gönderilen kat ihtarında davacıların 3.000.000,00 TL limit ile sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen hangi kredi kalemlerinden sorumlu olduğunun ayrıca belirtilmediği, tüm borçlulara her birinin sorumlu olduğu kredi kalemleri ayrı ayrı belirtilmeksizin aynı kat ihtarlarının tebliğe çıkarıldığı, asıl borçlu ile davalı banka arasında üç farklı kredi sözleşmesi akdedildiği, davacıların sadece  02.06.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine 3.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil oldukları,  davalının davacıların sorumlu olduklarını iddia ettiği  102.876,82-TL tutarlı \"ticari artı para\" açıklamalı ve 44.993,09-TL tutarlı \"...\" açıklamalı kredi kalemlerinin davacıların müteselsil kefil oldukları sözleşme kapsamında kullanılmadığının ve davacıların kefaletinin bulunmadığı 16.05.2016 tarihinde 6.250.000,00 TL ve 23.08.2017 tarihinde 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullanıldığının açıkça tespit edildiği, her ne kadar davacıların kefalet imzasını taşıyan 02/06/2011 tarihli sözleşme genel kredi sözleşmesi olup, borcun bir noktada ödenmiş olması kefillerin, kefalet sorumluluğunu daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden sona erdirmez ise de, banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek bu yeni sözleşmeye göre kredi kullandırılması ve yeni sözleşmede ilk sözleşmeye kefalet eden kefilin imzasının bulunmaması  halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı davacıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği ve dava konusu kredilerin davacıların kefil olarak imzalamadıkları genel kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı açıkça tespit edildiğinden dava konusu kredi kalemlerinden borçlu olmadıkları anlaşılmakla Mahkemece bu gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 75.044,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 18.761‬,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 56.283‬,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a7fc2a7e5956161","SID":"0da74417490d2abe"}}