{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1578 - 2025/1658<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1578<br>KARAR NO\t: 2025/1658<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 07/04/2023<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- . <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 1- ... Sigorta Anonim Şirketi  <br>VEKİLİ\t: Av.   <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 02.07.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02.07.2025<br><br><br>  Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...’nin 28.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, kazaya sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sebebiyet verdiğini, bu aracın davalı sigorta şirketince ... numaralı ZMMSS poliçesi ile sigortalandığını, sürücü ...’ün olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, sağlığında hayatını ev hanımı olarak ikame ettiren annenin ölümü nedeniyle eşi ve oğlunun (eşinden ayrılmış baba evinde yaşıyor) desteğinden yoksun kaldıklarını, poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğunu, ölüm tazminatı kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze masraflarının ödenmesi için sigorta şirketine 11.05.2016 tarihinde başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından 17.05.2016 tarihinde sadece 23.250,45 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile cenaze ve taziye giderleri için 100,00 TL ve davacı eş ... için 900,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti olan 26.000,00 TL’ye kadar hesaplanacak kısmının temerrüt tarihi olan 11.05.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden, poliçe limitini aşana bir zarar hesaplanırsa bunun da yine haksız fiil tarihi olan 28.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalı ...’ten tahsiline karar verilmesini, eş ... için 100.000,00 TL, kız çocuğu ... için 20.000,00 TL ve erkek çocuk ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın ise 28.102015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’te tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 16.12.2022 e-imza tarihli dilekçesi ile dava değerini 57.080,28 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalıl ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza olayında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davanın ilgili sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olmak üzere poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin cenaze ve defin giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacıların zararının sulhen karşılandığını ibraname alındığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğin belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının, davalı sigorta hakkında açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddine, 57.080,28 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 37,50 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 57.117,78 TL tazminatın 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... hakkında terditli olarak açılan poliçe limitini aşan bir zarar olması halinde ...'ten tahsiline yönelik davada sigorta şirketi lehine hükmedilen tazminatın poliçe liminitini aşmaması nedeniyle ... hakkında açılan davanın karar verilmesine yer olmadığına, davacıların açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak ayrı ayrı bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze masraflarının ödenmesi yönünden aleyhlerine verdiği tüm hükümlerine itiraz ettiklerini, özellikle taraflarınca talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine yönelik olarak olaya ilişkin olarak kusur raporlarının dosyaya sundukları video kaydının izlenmeden oluşturulması sebebiyle  müvekkillernin çok ciddi bir zarara uğramış olduğunu, yerel mahkemenin belirsiz alacak davası olarak açtıkları davayı kısmi dava olarak değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davalı aleyhine hükmedilen manevi tazminat tutarlarında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği 28.10.2015 tarihindeki, paranın alım gücü, davacıların müşterek murisinin %75 oranında asli kusurlu olduğu da, göz önünde bulundurularak, hak ve nesafet kurallarına göre, daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, oldukça yüksek manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, davacılardan ...'ın kısmen reddedilen manevi tazminatından dolayı, müvekkili lehine 9.200,00 TL hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 5.500,00 TL olarak  hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir.<br>Davacılar vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda, Mersin İli, ... İlçesi, ... Mahallesi dahilinde, ... Bulvarı ... Kavşağı'nın çıkış kesiminin ilerisinde meydana geldiği, yolun 7 metre genişliğinde, orta refüj ile bölünmüş yol kesimi olup, yolun sağında 3 metre genişliğinde emniyet şeridinin, en dışta 5 metre genişliğinde yaya kaldırımının mevcut olduğu, yolun yatay güzergahta düz, düşey güzergahta hafif eğimli bulunduğu, yolun asfalt kaplamalı, kuru satıhlı olduğu, yörenin yerleşim yeri içinde olup yol şerit çizgilerinin ve kaza noktasına 12,5 metre mesafede “Yaya Geçidi Levhası” ile 16,5 metre mesafede “Refüj Başı Yön Levhası”\"nın mevcut olduğu, kavşak ortasında dairesel bir adanın bulunduğu, olay yeri kavşak çıkışında yaya geçidi çizgileri ile işaretlenmiş bir yaya geçidinin mevcut olup, yayaya çarpmanın yolun sol şeridinde meydana gelmiş olduğu, çarpma noktası ile yaya geçidi çizgileri arasında 12,5 metre yakın durmuş olduğu ve aracın sağ yan arka tarafında ve asfalt yol üzerinde kan izlerinin tespit edilmiş olduğu, olay mahalli yol kesiminde azami hız sınırının 70 Km/saat olduğu tespitleri ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil İle ... üzerinden ve Doğu yönünden seyir ile olay yeri kavşağa yeşil ışıkta girerek kavşak ortasındaki dairesel ada etrafında sola dönüşe geçerek ... Bulvarı'na girip Güney yönüne seyrini sürdürüp, kavşak çıkışı kesimindeki yaya geçidi çizgileri ile işaretlenmiş olan yaya geçidini 12,5 metre geçtikten sonra, yolun solundaki orta refüj üzerinden yola çıkan ve yolun sağ tarafına geçmek isteyen yaya 59 yaşlarındaki ...'ye aracının ön kesimi ile yolun sol şeridi içinde çarpması şeklinde meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya içinde mevcut kaza tespit tutunağı, C.D. İzleme tutuanağı, ceza dosyası ve mevcut dosyada alınan kusur raporları birlikte değerlendirildiğinde, mevcut verilere göre; olayda yaşamını yitirmiş olan davacı taraf murisi yaya ...; olay yerinin yaklaşık 20-25 metre kadar yakınında trafik ışıklı işaretleri ile kontrol edilmekte olan bir kavşağın ve bu kavşağın çıkış kesiminde de yaya geçidi çizgileri ile işaretlenmiş bir yaya geçidinin mevcut olmasına rağmen, yoldan karşıdan karşıya geçişini bu yaya geçidinden yapmamakla, taşıt yoluna girmeden önce kendi can güvenliği yönünden taşıt trafiğini yeterince dikkatli bir şekilde kontrol etmemekle, orta refüj üzerinden geçerek bölünmüş yolun ikinci bölümüne girmeden önce bu refüj üzerindeki süs bitkilerinin ve ağaçların mevcudiyeti dolayısıyla sürücüler tarafından kolaylıkla görülebilmesinin mümkün olmayacağını dikkate alarak, yola çıkmadan önce sürücüler tarafından kolaylıkla görülebileceği şekilde orta refüj üzerinde yol kenarı yakınında durup beklememekle, öncelikle olay yeri kavşak çıkışında yaya geçidi çizgileri ile işaretlenmiş bir yaya geçidinin bulunmasına rağmen, tam olarak bu geçit üzerinden geçmesi gerekirken, bu geçidin 12,5 metre kadar ilerisinden geçmek suretiyle kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmekle, yola çıkmadan önce kendisine yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almamakla, yoldan güvenle geçebilmek için uygun zamanı beklememekle, kendisine emniyetle durdurulamayacak kadar yaklaşmış bulunan aracın geçmesini beklememekle, olayda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. Maddesi (b) Bendi hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle olayda %75 derecede kusurlu bulunmaktadır. Olaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...; Yerleşim yeri içindeki karayolunda araç kullanırken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, yolun ön ilerisine azami dikkatini vermemekle, kavşak giriş ve çıkış kesimlerinden ve bu kesimlerin yakınından yayaların geçmek isteyebileceklerini dikkate almamakla, dolayısıyla kavşaktan çıkışı sırasında olası yaya geçişi durumunda daha müteyakkız davranmamakla, gündüz şartlarında aracının yakın ön ilerisindeki yol kesimine tüm dikkatini yöneltmemekle, 59 yaşlarında olan ve yaşı gereği ani ve hızlı hareket edebilme olasılığı bulunmayan yayayı yola çıkmadan önce fark ve idrak etmekte geç kalmakla, dolayısıyla etkili fren tedbirine de başvurmakta gecikmekle, yayayı görmüş olduğu ilk anda ses cihazı ile uyarmamakla, aracının ön kesimi ile yaya ...'ye çarpmak suretiyle davaya konu trafik kazasının oluşumuna kısmen neden olmakla, olayda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. Maddesi (b) Bendi hükmüne aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle olayda %25 derecede kusurlu bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davacılar vekilinin hükmedilen cenaze ve defin giderine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Cenaze/ defin giderleri kapsamında, cenazeler için yer tahsisi, mezar taşı bedeli, kefen bedeli, cenaze yıkama bedeli ve mezar kazma şeklinde yapılan giderlerden, ilgili belediyenin karşıladığı hizmetler dışında kalan bedellerin tespiti ile yazılı şekilde hüküm verilmesi yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda 28.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ün sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, davacılar murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük yerinde anlaşılmıştır. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine verilmesi gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin lehine verilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Davalı vekilince her ne kadar lehine takdir edilen vekalet ücretinin az olduğu istinaf konusu edilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin \"..Manevi Tazminat Davaları...\" yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği halde ilk derece mahkemesince davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olup, bu hususta istinaf başvurusunda bulunanın davalı olması nedeniyle, istinaf edinin sıfatı dikkate alınarak işbu husus kaldırma konusu yapılmamış ve fakat davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 345,55‬ TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 772,75 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.984,3‬0 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Taraflarca tarafından yapılan istinaf giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>Dair, davacı ... yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere, davacılar  ... ve ... yönünden ise; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 02.07.2025<br><br>   <br>     Başkan                        Üye                           Üye                           Katip  <br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                                                                                                                  <br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4c7b44a63414227","SID":"4f6243494ec687d0"}}