{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/380 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/498<br><br>DAVA\t: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/03/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 25/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kendisini tacir olarak tanıtan ...'ya 25/06/2013 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli senedi keşide ederek verdiği ancak senet karşılığı mal ve hizmet almadığını; davalı bankanın senet arka yüzüne hiçbir ciro kaydı veya kaşe yapmadan tahsili için  ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icraya konduğunu, iş bu senetlerle ilgili malen kaydına istinaden hiçbir fatura- borç ilişkisi bulunmadığından ciro silsilesi bozulmaması için sadece davacının borçlunun sorumlu gösterildiği;  asıl keşideci ve lehtar arasında hiçbir bağ bulunmadığından iş bu senedin hükümsüz olup tahsil kabiliyeti bulunmadığı; senette cirosu bulunan ... firması da ...'ya ait olup kendi şirketine ciro etmesi  ciro silsilesinin bozulduğunun kanıtı olduğu, ciro kaşesi olduğuna göre aralarında ticari faaliyet olduğunu ve faturasını ibraz etmesi gerektiği; takip nedeniyle bankaya 63.163,45 TL ödemek zorunda kaldığı, senet sebebi ile takip alacaklısı görünen davalı bankanın senetler üzerinde hiçbir cirosu kaşesi bulunmadığından davacının davalıya borçlu olma imkanı olmadığı; neticeten davalılardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsil edilen 63.163,45 TL bedelin 22.04.2014 tarihinden işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>SAVUNMA/Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bankaya ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödemeye ilişkin dava dosyasına herhangi bir dekontun sunulmadığını, sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşmadığı bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bankanın ciro silsilesinde cirosunun bulunma zorunluluğu olmadığı; TTK m.683 gereği davalı bankanın takip konusu bonoyu elinde tutmakla yetkili hamil olduğunu gösterdiğini, davacı keşidecinin temel ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerini iyi niyetli üçüncü kişilere ileri süremeyeceğini, davacının kötüniyetli olarak davayı açtığı, ödemediği bir bedelin iadesini talep edemeyeceğinden davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalılar ... ve ...Tic. Ltd Şti'ye usule uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.<br>DELİLLER VE GEREKÇE/<br>Dava,  bono nedeniyle ödenen paranın iadesi davasıdır. <br>Dava konusu uyuşmazlığın, malen kaydını içeren senedin geçersiz olup olmadığı, geçersiz ise davacının senet nedeniyle yaptığı ödeme miktarının istirdadının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. <br>Mahkememizin 16/10/2019 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile ''...Dava konusu senet malen kaydını içermekte olduğundan ve bu kayıt kural olarak senedin mücerretliğini ilga etmediğinden davacı keşideci malın kendisine teslim edilmediğini ve üçüncü kişi cirantaların kötü niyetli olduğunu ispat yükü altındadır.<br>Derdestlik dava şartı iddiası nedeniyle dava dosyasına celp edilen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen 20/03/2018 tarihli ve ...Karar sayılı karar örneğinin incelenmesinde; bu davada davacının ..., davalıların ... Bankası TAO ve ... olduğu, davanın davamıza konu edilen 11/02/2013 tanzim, 25/06/2013 vade ve 60.000,00 TL bedelli bono nedeniyle menfi tespit davası olduğu, davanın reddine karar verildiği ve yargılamanın İstinaf aşamasında olduğu, tespit edilmiştir. <br>HMK m.114/I düzenlemesi gereği daha önce ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan ve İstinaf aşamasında olan menfi tespit davası tarafları ve konusu itibariyle işbu dava ile aynı olduğundan davalı ... ile davalı ... bakımından derdestlik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu senedin malen kaydını içermesi senedin ciro edilmesine daha doğrusu senede konu alacağın sebepten soyut olduğu ilkesine halel getirmeyeceği gibi ispat yükünü de ters çevirmez. Bu manada senetteki malen kaydı ile esasen keşideci borçlu malı aldığını yazılı olarak kabul etmiş olmaktadır. Bu nedenle kaydın aksini yazılı delil ile ispat yükü davacı keşidecidedir. (Hüseyin Ülgen - Mehmet Helvacı - Abuzer Kendigelen - Arslan Kaya, Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul Vedat Yayınları Sayfa 114 ve Tamer Bozkurt, Ticaret Hukuku, İstanbul Kuram Yayınları, 2017, Sayfa 423) <br>Nitekim bu husus HGK'nun 11/04/2018 tarih ... Esas ve ...Karar sayılı kararında \"... Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik \"bedelin malen - nakden ya da teminat olarak alındığına\" ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Taraflar bu ibareleri ticaret hayatındaki olası bir uyuşmazlık durumunda ispat hukukunda karşılaşabilecekleri zorlukları daha kolay aşmak amacıyla ihtiyari olarak kayıt altına almaktadırlar. Yoksa elbette ki bu kayıtlar bağımsız borç ikrarını içeren senetlerin niteliğine etki etmez... Kambiyo senedi hukuken geçerli olduğundan eldeki menfi tespit davasında davacı borçlunun bononun kömürün tesliminden önce avans olarak verildiğini, malın (kömürün) teslim edilmediğini ve senedin bedelsizliğini de usul hükümleri gereğince yazılı delil ile ispatlaması gerekmektedir.\" şeklindeki içtihadı ile de kabul edilmiştir.<br>Bu kapsamı ile davacı tarafından dava konu bononun avans bonosu olarak verildiği yazılı delil ile ispat edilememiştir. Ayrıca davacı iş bu dava ile ödemiş olduğu paranın istirdadını talep etmiştir. Oysa parayı davalı ... TAO'ya yapmıştır. Bu nedenle davalı ...Ltd. Şti'nin istirdat davası bakımından pasif husumeti yoktur. Bu nedenle davalı ...Ltd. Şti' bakımından pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul  Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2021 tarih... Esas... Karar sayılı ilamı ile ''İtirazın iptali talepli davada, mahkeme davalılar ... TAO ile davalı ... bakımından derdestlik dava şartı yokluğundan, davalı ... Ltd. Şti' bakımından pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Dairemizce HMK 355. Madde gereğince, kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden, resen yapılan incelemede, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabından, davalı ... şirketinin, 28/03/2016 tarihinde Ticaret Sicilden kaydının silindiği, davalı şirketin ihyası için davacı tarafa süre verildiği ancak dava açılıp açılmadığının araştırılmadığı, taraf teşkili sağlanamamasına rağmen tüzel kişiliği kalmayan davalı şirket hakkında, mahkemece yargılamaya devam edilerek, ödemenin davalı şirkete yapılmadığından bahisle, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi usule uygun olmamıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde, derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden red kararına yönelik istinaf sebeplerini ileri sürdüğü ve delillerinin toplanmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.  ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının dava dilekçesi ve gerekçeli kararından, itirazın iptaline dayanak icra takibinin bu davadan farklı olarak dayanağının, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ve takibe konu senedin, 25/07/2013 tarihli 35.000 TL bedelli senet olduğu anlaşılmakla, her ne kadar davaların davacısının ve ... Şirketi dışındaki davalıları aynı ise de, davanın konusu ve netice-i talebinin farklı olduğu, derdestlik dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemenin derdestlik dava şartı nedeniyle usulden red kararının da yerinde olmadığı kanaatine varılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının resen bağlamında ayrıca davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda kaldırılmasına, dosyanın davalı ...Şirketi hakkında ihya davası açılıp açılmadığı davacı taraftan sorularak açılmışsa sonucunun beklenmesi, açılmamışsa davalı şirketin davadan önce terkin edildiği göz önüne alınarak dava şartları yönünden incelenmesi, diğer davalılar hakkında ise yargılamaya kaldığı yerden devam olunması için mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Kaldırma kararı sonrası mahkememiz iş bu esası alarak yapılan yargılamada, davalı ... Tic. Ltd Şti yönünden kaldırma kararı öncesi davalı şirket yönünden ihya davası açılması için süre verilmesi nedeniyle ... 3. ATM ... Esas...Karar sayılı ilamında şirketin ihyasına karar verildiği; Yargıtay bozma ilamı sonrası ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada bozma öncesi ilamda direnilmesine karar verildiği; Yargıtay 11. HD... Esas... Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Kaldırma kararı sonrası 14/05/2025 tarihli duruşma ara kararı uyarınca davacı vekili tarafından 28/05/2025 tarihinde yemin metninin ibraz edildiği, mahkememizin 30/05/2025 tarihli ara kararı uyarınca davalı ...'ya usule uygun şekilde yemin metninin tebliğ edildiği, tebligat zarfında yemin için hazır bulunmaması halinde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağının ihtar olunduğu, duruşma gün ve saatinde davalı ...'nın hazır bulunmadığı anlaşıldı.<br>Tüm dosya kapsamında yapılan yargılamada davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  davacının davalı ...'ya 25/06/2013 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli senedi keşide ederek verdiği ancak senet karşılığı mal ve hizmet almadığını; davalı bankanın senet arka yüzüne hiçbir ciro kaydı veya kaşe yapmadan tahsili için  ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icraya konduğunu, iş bu senetlerle ilgili malen kaydına istinaden hiçbir fatura- borç ilişkisi bulunmadığından ciro silsilesi bozulmaması için sadece davacının borçlunun sorumlu gösterildiği;  asıl keşideci ve lehtar arasında hiçbir bağ bulunmadığından iş bu senedin hükümsüz olup tahsil kabiliyeti bulunmadığı; takip nedeniyle bankaya 63.163,45 TL ödemek zorunda kalması nedeniyle sebepsiz zenginleşme kapsamında iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Davaya konu bono incelendiğinde keşidecisinin davacı; lehtarının davalı  ... olduğu keşide tarihinin 11/02/2013, ödeme tarihinin 25/06/2013 olduğu 60.000,00 TL bedelli malen kaydı içerdiği; ciro silsilesinde 1. Cirantanın davalı  ... olduğu; 2. Cirantanın  ... Tic. Ltd Şti olduğu ve davaya konu senedin davalı ... tarafından davacı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip kapsamında icra takibi başlatıldığı; davacıya ödeme emrinin 20/03/2014 tarihinde tebliğ edildiği; icra müdürlüğü dosyası kapsamında yapılan davacı tarafından 14/12/2016- 21/08/2017  ödemeler bulunduğu  anlaşılmıştır.<br>Dava konusu bonoda malen kaydı, bononun unsuru olmayıp bononun mal teslimi karşılığı düzenlendiğini; davacının senet karşılığı mal ve hizmet almadığını iddia etmesi nedeniyle iş bu iddiasını yazılı delillerle ispat edilebilir. Bonoda ilk ciro davalı ... lehdara ait olup, lehdarın cirosuyla davalı ... Tic. Ltd Şti'ye ciro edildiği ve bono davalı banka tarafından iktisap edilerek takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı açıktır. Davalı bankanın kendisinden önce gelen cirantaların hepsine ya da istediğine karşı takip başlatabileceğinden davalı bankanın kötüniyetli olduğu iddia edilemez. Keşidecinin lehtar ve diğer cirantalar arasında kişisel defiler davalı bankaya karşı ileri sürülemeyecektir.  Davalı bankanın yetkili hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanması halinde defilerin yetkili hamile karşı ileri sürülebileceği açıktır. Davalı bankanın anılan bonoyu kötü niyetli olarak iktisap ettiğini ispatlar nitelikte delil sunulmadığından davacının davalı bankaya karşı bu defi ileri süremeyeceğinden Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı .. Tic. Ltd Şti yönünden yapılan incelemede iş bu davalı şirketin ...Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabında 28/05/2015 tarihinde TTK geçici 7. Maddesine göre kaydı silindiği tespit edilmiştir. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 02/06/2015 tarihli ilanında iş bu davalı şirketin resen silindiği tescil ve ilan edilmiş olmakla davacının dava tarihi olan 17/03/2016 itibariyle sicilden terkin edilen ve ilan edilen şirkete karşı dava açtığı anlaşılmakla Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı ...'ya yemin metni usule uygun tebliğ edildiği halde duruşmaya gelmediği bu durumda bononun keşidecisi olan davacının \"malen\" kaydı içeren ancak mal ve hizmet almadığını iddia eden davacının iş bu iddiası yönünden davalının yemin konusu vakıaları ikrar ettiği anlaşılmakla davacının iş bu kapsamında bono bedeli olan 60.000,00 TL'nin davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 60.000,00 TL'nin 22/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının, keşide edildiği tarihte malen kaydı içeren  ancak davacıya mal ve hizmet almadığı hususunu ikrar etmesi nedeniyle bono yönünden keşide tarihi itibariyle sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla davacının dava dilekçesinde yer talebiyle bağlı kalınarak faiz tarihi dikkate alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davanın KISMEN KABÜLÜ İLE;<br>1-Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,<br>2-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,<br>3-Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 60.000,00 TL'nin 22/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.098,60 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.078,68 TL harçtan mahsubu ile  noksan 3.019,92 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Davalı ... TAO lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... TAO'ya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yapılan toplam 614,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 583,81 TL yargılama gideri,  1.078,68 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı toplamı  1.691,69 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,<br>Dair taraf vekillerinin  yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf  kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/06/2025   <br><br>KATİP ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>HAKİM ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87e6644bfbaae737","SID":"38afadda933e6c06"}}