{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 16/02/2023<br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALI\t:  <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit ( İİK 89/3) <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/12/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, davalı tarafından ...aleyhine icra takibi yapıldığını, müvekkiline 38.219,25 TL yönünden İİK’nın 89/1 maddesine göre haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, akabinde ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ikinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmediği iddia edilerek, 16/10/2018 tarihinde 15 gün içinde takip borcunun ödenmesi veya menfi tespit davası açıldığına dair belgenin icra dosyasına gönderilmesinin talep edildiğini, ....’a herhangi bir borçları olmadığını, aralarında ticari ilişki olmadığını ileri sürerek, takip borçlusuna borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin ...aleyhine icra takibi yaptığını, davacıya İİK’nın 89/1 maddesi gereğince birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacıya 89/2 ve 89/3 maddeleri gereğince müzekkerelerin tebliğ edilmediğini, davacıya üçüncü haciz ihbarnamesi değil, birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.   <br>        <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yargılama sırasında davalı tarafın haciz ihbarnamelerinden feragat ettiği, icra müdürlüğünün buna göre işlem yaptığı, davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.<br><br>DAİREMİZİN  .... KARAR SAYILI İLAMI<br>Davalı vekilinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde;<br>\"Somut olayda, davacı tarafın İİK’nın 89/3 maddesi gereğince menfi tespit davası açtığı, davalı tarafın, davacıya birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin tebliğ edilmediğini beyan ettiği, mahkemece üçüncü şahıslara gönderilen haciz ihbarnamelerinden feragat edildiği gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasına karar verildiği görülmüştür, Oysa, İİK’nın 89/3 maddesine göre menfi tespit davası açılması için, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmesi gerektiği, bu ihbarnameler gönderilmeden İİK’nın 89/3 maddesine göre açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmayacağı, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi durumunda, davalı lehine AAÜT’nin 7/2 maddesine göre vekalet ücretine karar verileceği, eğer birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmiş ise işbu davayı açmakta hukuki yarar bulunacağı, bu durumda davacının haciz ihbarnamelerinden feragat etmesi nedeniyle, davanın konusuz kalacağı, konusuz kalan davalarda, davanın açılması sırasındaki haklılık durumuna bakılacağı, davacı, kendisine usulen tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmemiş ve İİK 89/3 maddesine göre üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine neden olmuş ise davalı tarafın, dava açılmasına sebebiyet vermemiş olacağı anlaşılmıştır.        <br>Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklandığı gibi, icra dosyasının tamamı getirtilip, İİK’nın 89. maddesine göre, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, İİK’nın 89/3 maddesine göre, menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı, hukuki yarar var ise davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.\"<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Kaldırma kararı üzerine mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı tarafın haciz ihbarnamelerinden feragat ettiği, icra müdürlüğünce buna göre işlem yapıldığı, bu sebeple eldeki davanın konusuz kaldığı, dava açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden, davalının haciz müzekkerelerinden feragat etmiş olması da dikkate alınarak haklılık durumu itibariyle davacı lehine yargılama giderlerine hükmedildiği gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davalı taraf aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekili,  mahkeme  tarafından bozma hükmüne gerektiği şekilde uyulmadığını, bozma ilamında açıkça icra dosyası incelenerek 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiği, eğer ihbarnameler yapılmadan menfi tespit davası açılmışsa hukuki yarar yok kabul edilerek davalı lehine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtildiği halde mahkemece ihbarnamelerin yapılıp yapılmadığına dair gerekçeli kararda bir tespitte dahi bulunmadığını, somut olayda davacı tarafa gönderilen haciz ihbarnamesinin üçüncü haciz ihbarnamesi değil birinci haciz ihbarnamesi olduğu ancak icra müdürlüğünün müzekkere içeriğine sehven İİK 89/1 değil İİK 89/3 madde içeriğini yazdığını, gönderilen müzekkerenin başlığı ve tebligat zarfında İİK 89/1 birinci haciz ihbarnamesi yazdığını, bu nedenle davacı tarafa 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri yapılmamış olup bozma ilamına göre davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, aksi kabul edilse dahi eldeki davada davanın açılmasına sebebiyet verilmediği dikkate alınarak yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin haciz tehdidi altında kaldığı göz önüne alındığında, menfi tespit davası açmasında müvekkili şirketin hukuki yararının varlığının kabulü gerekeceğini, menfi tespit yargılaması devam etmekte iken, alacaklı/davalı tarafça haciz ihbarnamelerinden feragat edilmek suretiyle davanın konusuz kaldığını, takiben, dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve müvekkili şirketin hukuki yararı gözetilerek lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirterek istinaf başvurusunun reddini  talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, İİK 89/3. maddesine dayalı üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup davalı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>TTK'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. <br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.<br>Somut olayda; dava konusu edilen takip dosyasında davacı üçüncü kişi konumunda olup, eldeki dava ile İİK'nın 89/3 maddesine dayalı olarak takip borçlusuna borcunun bulunmadığının tespitini talep etmektedir. Davanın belirlenen bu niteliği itibariyle taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Tarafların tacir olması veya davalı alacağının kaynağı davayı ticari kılmamaktadır. Uyuşmazlık, takip hukukundan kaynaklanmakta olup davacı takipte borçlu veya alacaklı olarak yer almamaktadır. Bu nedenle görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/15365 E.-2016/3253 K. 2016/3568 E. 2016/6425 K. sayılı ilamları).<br>Açıklana nedenlerle, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 ve  m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine  karar verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>    1-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-)Kararın kaldırılma nedenine göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının davalı tarafa iadesine,<br>5-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin  yeniden verilecek hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>6-) Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a ve m. 362/1-g hükümleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>  <br> <br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b39bd5c85451ac9","SID":"17701a2ca3b2f270"}}