{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 13/07/2023<br>NUMARASI\t\t: <br>DAVACI\t: ... - ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ... -  <br>DAVALI\t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 20/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/01/2024<br><br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/07/2023  tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında devam eden ticari ilişki içerisinde peşin ödeme ilkeleri gereği malı teslim etmeden bedeline ilişkin çek talep edildiği, 31/05/2018 tarih 13.292,00 TL miktarlı ....Ertuğrulkent Şubesine ait çekin davalının alacaklı olacak şekilde keşide edilerek, imzalanıp, davalı tarafa çekin hazır olduğunun bildirilmesine rağmen çekin alımı için eleman gönderilemeyeceğinin, çekin kargo ile yollanmasının, sorumluluğun kendilerinde olacağının söylenmesi üzerine, çekin davalıya kargo ile gönderildiğini ancak davalı şirket yetkilisinin araması üzerine çekin kargocunun çantasındayken çalındığının öğrenildiğini, yetkili hamil davalı tarafından İstanbul'da çek iptal davası açıldığı halde gerekli hassasiyet gösterilmeyerek çek tarihine kadar ödemenin durdurulması yönünde tedbir kararı alınmaması üzerine çekin ödenmek zorunda kalındığını,  ödeme karşılığı sipariş edilen 3.124 adet... marka siyah nokta burun bandının davacıya teslim edilmediğini, davalı tarafça çek üzerindeki kaşe ve imzanın sahte olarak atıldığına dair hukuk ve ceza davaları açıldığının belirtildiği ancak müvekkilinin söz konusu davaların tarafı olmadığını belirterek 3.124 adet burun bandı bedeli 23.430 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her iki tarafında kabulünde olduğu üzere çekin İstanbul Göztepe de çalındığını, çekin müvekkiline ulaşmadığından arada bir ticari ilişkininde bulunmadığını bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının çekin kargo ile gönderilmesine dair taleplerinin olduğuna ilişkin iddiasının doğru olmadığını, TBK 89/1 mad. uyarınca para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin açık olduğunu, çeki kargo ile göndermeyi tercih eden davacının bundan doğmuş olan zarardan sorumlu olacağını, çekin kargoda kaybolduğunun davacınında kabulünde olmasına rağmen alacağın tahsilini kendisine çek veya ödeme gelmeyen müvekkili şirketten talep etmesinin anlaşılamadığını, çekin kaybolduğunun bankaya ve müvekkili şirkete bildirenin davacı olup, müvekkili şirketçe  zayi davası açılmış ise de, henüz ödemeden men kararı verilmeden çek bedelinin 3. kişiler tarafından tahsil edildiğini, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na da şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin alamadığı bir ödemeye karşı mal teslimi yapması veya almadığı bir ödemeyi iade etmesinin mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece, 25/02/2021 Tarih ... K. sayılı ilam ile; İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olması nedeni ile mahkemelerinin yetkisizliğine karar verilmiş ve söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 12/12/2022 Tarih ... K. sayılı ilamı ile davada alacaklının ikametgahı Bursa Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi ilamının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde 13/07/2023 Tarihli ilam ile: Davacı satıma konu malların bedelini çek ile ödemek amacıyla kargoya verdiğini, çekin kaybolduğunu ve dava dışı üçüncü şahıs tarafından tahsil edildiğini, davalının ise malları göndermediği için uğradığı zararın tazminini istediği, davacının talebinin çekin kaybolması ile bir bağlantısı bulunmadığı, davacının taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu malların teslim edilmemesi sebebiyle uğradığı zararın tazminini istediğini, davalının ödemezlik defi ileri sürmekte haklı olup, davalıya çek ile yapılmak istenen ödeme, çekin kargoda kaybolması sebebiyle yapılamadığını,  çek iptali davasının davalı tarafından açılmış olmasının çekin davalıca teslim alındığını ve çek bedelinin ödendiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, davacının çekin kargoya verilmesinin sorumluluğunun davalı tarafından üstlenildiği yönündeki iddiasını ispatlamaya elverişli yazılı bir belge dosyaya sunmadığı, basiretli bir tacir gibi davranarak çeki davalı şifahen kabul etmiş olsa dahi kargoya vermemesi gerektiği, çekin çalınması sebebiyle üçüncü kişiye ödeme yapmak zorunda kalan davacının bu ödemenin istirdadını sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde ödeme yaptığı üçüncü kişiden yahut çeki çalandan haksız fiil kuralları çerçevesinde talep etmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafından çek iptali davası açılmakla çekin zilyedi olduğunu kabul ettiğini, taraflar arasında süre gelen ticari ilişkide müvekkilinin satın alacağı mala ilişkin çekin malın tesliminden önce davalı şirketin görevlisi tarafından gelinip teslim alındığını, ardından satın alınan malın davacının işyerinde teslim edildiğini, adı geçen çekinde davacı tarafından keşide edildikten sonra davalıya aldırabileceğinin söylendiğini, ancak davalının birini gönderemeyeceğini, kargoya vermesini, sorumluluğun kendilerinde olduğunu söyleyerek ısrarcı olduğunu, çekin kargo ile gönderilmesini ve sorumluluğun kendilerinde olduğunu beyan eden, zilyetliğini de açtığı dava ile kabul eden, hatta hırsızlar hakkında suç duyurusunda bulunanın davalının çekin bu yolla gönderilmesine ilişkin talimatının olmadığını kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, çek ile ilgili olarak ödeme yasağı aldırmada ihmal gösterenin davalı olup çekin üçüncü kişiye ödenmesine neden olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verilerek bildirdikleri deliller toplanmadan, tanıklar dinlenmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava; Alacak istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Davacı tarafça davalı ile aralarında süre gelen ticari alım satım ilişkisi uyarınca sipariş verilen malların bedelinin önceden çek ile ödendiğini, çekin davalı çalışanı tarafından şirketlerinden teslim alındığını, sonrasında alınan mallarında davalı tarafça şirketlerine teslim edildiğini, davaya konu mal siparişi nedeni ile çekin hazır olduğunun, alınabileceğinin davalı tarafa bildirilmesi üzerine davalı yetkili temsilcisinin çeki gelip alamayacaklarını, tüm sorumluluğunun kendilerine ait olup, çekin zaten kendileri adına tanzim edilmesi nedeni ile çekin kargo ile gönderilmesini talep etmesi üzerine kargo ile gönderilen çekin kargoda çalındığını, bunun üzerine çeke konu sipariş edilen malın davalı tarafça teslim edilmediğini belirterek malın teslim edilmemesi nedeni ile uğranılan zararın tazminini talep edilmiş,  davalı tarafça sipariş alınan mal bedelinin ödenmediği, çekin kendilerine teslimden önce kaybolduğu, çekin kargoya verilmesine ilişkin talimatlarının olmadığı belirtilmiştir.<br>  Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir. Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.<br> Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. <br> Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir.<br>Somut olayda; taraflar arasında ticari alım satımın bulunduğu ve sipariş edilen malların bedeli için davacı tarafça  dava konusu ....rtuğrul Şubesinin 31/05/2018 tarihli 13.292,00 TL bedelli çekinin kargo ile davalıya gönderildiği ancak kargonun davalıya tesliminden önce çalındığı ve çek ile ilgili olarak davalı tarafça zayi nedeni ile iptal davası açılmış ise de, çeke tedbir konulmasından önce çekin dava dışı faktoring şirketi tarafından ibrazı üzerine ödendiği ve çek bedelinin tahsil edilmemiş olması nedeni ile satıma konu malların davalı tarafça davacıya teslim edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>İhtilaflı husus sorumluluk üstlenilerek çekin kargo ile gönderilmesinin davacıdan davalı tarafından talep edilip edilmediği, davalının çekin iptali davası ve çekin çalınması ile ilgili olarak Savcılığa suç duşurusunda bulunması nedeni ile sorumluluğu üstlenip üstlenmediği dolayısıyla çekin davalıya teslim edildiğinin kabul edilip edilmeyeceği noktasındadır.<br>Davacı tarafından çekin kargo ile gönderilmesini davalının talep ettiği iddia edilmiş ise de, davalı tarafça bu iddia kabul edilmemiştir. Davacı taraf bu iddiasını usulüne uygun ispat vasıtaları ile ispatlayamamıştır. TTK'nın 818. maddesinde de belirtildiği gibi ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten dogan haklar devir edilir. Davacı tarafça çekin davalıya fiilen teslim edildiği ispat edilememiştir. Davalı tarafından çek hamili olması nedeni ile zayi nedeni ile iptal davası açılması çekin zilyetliğinin davalıda iken kaybolduğu anlamına gelmediği gibi hırsızlık olayı ile ilgili ceza dosyası kapsamında çekin davalının sahte ciro ve kaşesi kullanılarak bankaya ibraz edildiği iddiası bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla sahte imza ve kaşe kullanılması suçunda davalının mağdur sıfatı bulunduğundan savcılığa suç duyurusunda bulunulması çekin davalı tarafça kabul edildiğini ispatlamamaktadır. Bu itibarla çekin davalıya fiilen teslim edilmemiş olması ve çekin kaybında davalı tarafın kusurunun bulunduğunun davacı tarafça ispat edilememesi nedeni ile davacının taraflar arasındaki alım satım sözleşmesi uyarınca ödeme yaptığı kabul edilemeyeceğinden mahkemece belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br> Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre,  mahkemece  usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak,  hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b/1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davacı  üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Taraflar tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>6-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olarak oybirliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cba8efb44965f9eb","SID":"84460e0fdfb9a3ae"}}