{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/04/2023 <br>NUMARASI\t\t:  <br>DAVACI\t: <br>DAVALI\t:   <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İflas <br>DAVA TARİHİ\t      : 26/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2023 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/01/2024<br><br>Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili 26/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu hakkında Burhaniye İcra Dairesi'nin ....Esas sayılı takip dosyası ile İflas Yolu ile Adi Takipte bulunulduğunu, örnek 11 ödeme emrinin davalıya TK.35. maddeye göre tebliğ edildiğini, yasal süre içerisinde takibe esas borcun ödenmediğini ve takibe de itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, borçlunun ticari faaliyetini sonlandırdığını ve borcu ödemediğini, ticari faaliyetini sonlandırmış olma halinin doğrudan iflas olduğunu, bu koşulun gerçekleştiğini, öncelikle ticari faaliyeti sonlandırdığının tesbiti ile doğrudan iflas halinin gerçekleştiği için; aksi halde borçluya depo emri çıkarılması ve ödemenin gerçekleşmemesi halinde iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk Derece mahkemesince dava dilekçesinin davalıya TK 35. maddesine göre tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı, Ayvalık Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 01/06/2022 tarihli yazılarında davalı Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifinin tasfiye halinin sonuçlanmadığı, 21/06/2008 tarihinden itibaren 2 yıl müddetle görev yapmak üzere Yönetim Tasfiye Kurulu Başkanlığına Nazım Kaptan, Başkan yardımcılığına Göksel Sunalı, Muhasip Üyeliğine Derviş Akın'ın getirildiği, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul ve seçim yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davacı tarafça öncelikle ticari faaliyeti sonlandırdığının tesbiti ile doğrudan iflas halinin gerçekleştiği için; aksi halde borçluya depo emri çıkarılması ve ödemenin gerçekleşmemesi halinde iflasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Ticari faaliyetin sonlanması tek başına doğrudan iflas hallerinden biri değildir. Bu kapsamda bakıldığında davanın yasal dayanağı İİK'nun 158. maddesidir. Bu madde hükmüne göre; «Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.»<br>Davalı Kooperatife icra takip dosyası ile iflas ödeme emri tebliğ edilmiş, borçlu kooperatif iflas ödeme emrine bir itirazda bulunmamış ve bu suretle takip kesinleşmiştir. Mahkememizce İİK'nun 158. maddesi hükmüne uygun olarak borçlu Kooperatife ve tasfiye memurlarına icra dairesince hesaplanan borç miktarını ödemeleri için depo emri tebliğ edilmiş, verilen kesin süre içinde borç ödenmemiştir. Mahkememizce İİK'nun 158. maddesi hükmü dikkate alınarak \"Davanın KABULÜ ile, Ayvalık Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 3460 sicil numarasında kayıtlı, 4550082298 vergi numaralı Tasfiye Halinde....Kooperatifi'nin İFLASINA, İflasın 12/04/2023 tarih ve saat 16:25 itibariyle açılmasına, İİK'nun 166/1 maddesi gereğince iflasın Ayvalık İflas Müdürlüğüne bildirilmesine, \" karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı kooperatif tasfiye memurları ..... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İstinaf talebinde bulunan ... vekili, Tasfiye Memuru ... ayrı ayrı sundukları istinaf dilekçelerinde özetle; Davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, her ne kadar tasfiye halindeki kooperatifin tasfiye memurları olarak atanmış iseler de bu görevlerinin 21/06/2010 Tarihinde sona erdiğini, sayın mahkemece tasfiye memurları davada  taraf olarak kabul edilerek taraf teşkilinin sağlanmış kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı kooperatifin defterlerine Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında el konulmasından sonra her ne kadar Soruşturmada KYOK kararı verilmiş ise de karar tarihinde tasfiye memurlarının görev süresi sona erdiği gerekçesi ile defterlerin tesfiye memurlarına teslim edilmediğini, bu nedenle tasfiye sürecinin tamamlanamadığını, kooperatifin vergi kaydının Ayvalık Vergi Dairesi tarafından 31/10/2010 tarihinde resen kapatıldığını, her ne kadar ticaret sicil gazetesinde tasfiye sürecinin tamamlanmadığına ilişkin karar yayınlanmış olsada,  fiilen ve vergisel anlamda kooperatifin bulunmadığını, bu nedenle kooperatifin iflasına karar verilmesinin yasal olarak mümkün olmayıp fiili imkansızlık bulunduğunu, İflas istenmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafça bu durum bilindiği halde kötü niyetle dava açıldığını, kooperatifin 2010 yılından beri hiç bir işlem, alım satım yapmadığını,  icra dosyasında ve mahkemece yapılan yargılama TK 35 maddesine göre kooperatife tebligat yapılarak davanın ilerlediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının alacağı olsa bile alacağın zamanaşımına uğradığını, kötü niyetli olarak takip başlatılarak davanın açıldığını, eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, İİK'nun 156. maddesi uyarınca kesinleşmiş icra takibi nedeniyle borçlunun iflası istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Somut olayda: Davacı alacaklı tarafından davalı kooperatif aleyhine Burhaniye İcra Dairesinin 2021/1110 Esas sayılı dosyasında \"Kereste ve bu malzeme ile çatı yapımı işçilik bedeli\" 204.000TL asıl/toplam alacak için İflas yolu ile adi takip başlatılmıştır.    6102 sayılı TTK'nun 536. ve devamı maddeleri gereğince tasfiye kurulu kooperatifin organı olup, İcra Müdürlüğünce Tasfiye halinde kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı adresine, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. (Yargıtay 12. H.D.nin 2017/9077 E. 2018/11773 K., Yargıtay 12. H.D.nin 2016/22326 E.2017/13799 K.) <br> Davalı borçluya ödeme emrinin TK 35. maddesine göre 03/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içerisinde borca itiraz edilmemesi üzerine icra müdürlüğünün 27/12/2021 tarihli kararı ile takibin kesinleştirilmesi talebinin kabulüne karar verildiği, Celp edilen Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı kooperatifin tasfiye halinde olduğu ancak tasfiye işlemlerinin henüz tamamlanmadığı kooperatifin tescilli adresinin Ayvalık olduğu anlaşılmıştır.<br> Davalı şirketin dava tarihi itibariyle ticari merkezinin Ayvalık/Balıkesir olduğu, davanın Ayvalık Asliye Hukuk mahkemesine (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) açıldığı ve mahkemece Hakimler ve Savcılar  Genel Kurulunun 07/07/2021 Tarih 608 Sayılı kararı uyarınca görevli mahkemenin Balıkesir Asliye Ticaret mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği ve süresi içerisinde talepte bulunulması üzerine dosyanın yukarıda belirtilen esas numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.<br>İİK.nun 154/1. maddesinde öngörülen yetkili mahkemede ve iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı, iflas takibinin kesinleştiğinin İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle ilan edildiği anlaşılmaktadır. <br> İcra ve İflas Kanunu’nun “Ödeme emri ve münderecatı” başlıklı 155. maddesi:\t“Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur.” “İflas talebi ve müddeti” başlığını taşıyan 156. maddesi ise:“Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir. Bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının raptedilmesi lazımdır.....\" Hükmünü içermektedir.<br>İİK'nın 158. maddesi gereğince; Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. İtiraz edilmemesi nedeniyle iflas takibinin kesinleşmesi ve borcun kesinleşen takibe rağmen ödenmemesi halinde 7 gün içinde faiz ve masrafları ile birlikte borcu ifa etmesi veya mahkeme veznesine depo etmesi için borçluya depo emri çıkarılması gerekmektedir.<br>Somut olayda, davalı borçlunun iflas yolu ile takibe itiraz  etmediği ve takibin kesinleştiği, davacının iflas avansını ikmal ettiği, İİK'nın 158. maddesi uyarınca gerekli ilanların yapıldığı, davalı borçluya 18/01/2023 tarihinde İİK'nın 158/2 maddesi uyarınca depo kararı verilerek, söz konusu depo kararına ilişkin ihtaratın TK 35. maddesine göre davalı tarafa 23/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği  anlaşılmıştır.<br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. ve 450. maddeleri yollamasıyla TTK'nın 219/1. maddesi uyarınca, tasfiye halindeki kooperatif tüzel kişiliğini davalarda tasfiye memurları temsil eder. Davalı kooperatifin tüzel kişiliği, tasfiye sona erip sicilden terkin edilinceye kadar devam eder. Yeni yönetim ve tasfiye kurulu seçilene ve göreve başlayana kadar eski yönetimin ve tasfiye kurulunun görevine devam edeceğinin kabulü de gerekir. Zira, görev süresi sona eren yönetim ve tasfiye kurulunun bu sıfatlarının, sürenin salt sona erme ile kendiliğinden düşeceğine ilişkin ana sözleşmede, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda ve bu  Kanun'un 98. maddesinin atıf  yaptığı 6762 sayılı TTK'nda hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla, yönetim kurulu ve tasfiye kurulunun görev süresinin bitmesi ile kooperatifin kendiliğinden organsız kaldığı ve dava ehliyetinin kalmadığı söylenemeyecektir. Kaldı ki, mevcut yönetim ve tasfiye kurulu, bu tarz bir yorum sayesinde şirket için acil ve önemli bulunan iş ve işlemleri yapma olanağına da kavuşmuş ve şirketin devamlılığı sağlanmış olur. (Yargıtay 23.H.D.nin  2013/1911 E. 2013/3162 K., Yargıtay 23. H.D.nin 2015/1085  E. 2015/8522 K.)<br>Dosya içerisindeki bilgilere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı kooperatifin tasfiye haline girmiş olmasına rağmen tasfiye sürecinin tamamlanmamış olması nedeni ile tüzel kişiliğinin devam ettiği, her nekadar davada mahkemece tebligat yapılan/istinaf eden tasfiye memurları 21/06/2008 tarihinden itibaren 2 yıl müddetle atanmış iseler de Ticaret sicil kayıtlarına ve tarafların kabulüne göre bu tarihten sonra herhangi bir seçim ve genel kurul yapılmadığı, bu itibarla tasfiye memurlarının görevinin devam edeceği, mahkemece tasfiye memurlarına tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanmak suretiyle yargılamaya devam olunarak belirtilen gerekçe ile hüküm tesis edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>1-Davalı kooperatif tasfiye memurları .....'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf kanun yoluna başvuranlardan alınması gereken 269,85- TL harçtan peşin alınan 179,90 TL nin mahsubu ile bakiye 89,95TL  harcın istinaf edenlerden ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>5-Taraflarca yatırılan istinaf avansından bakiye kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b/1 bendi ile, İİK'nun 164. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>  <br> <br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"343a218471f2ceab","SID":"f5809e564e8c22d3"}}