{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/180 Esas<br>KARAR NO: 2025/829<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2022<br>NUMARASI: 2018/1170 E. - 2022/764 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, müvekkili şirket adına sahte kaşe yapıldığını ve şirket müdürünün imzasının taklit edildiğini, değişen tarih ve miktarlarda senetler düzenlendiğini, müvekkil tarafından ticari ilişki kapsamında kullanılmak üzere hazırlanmış ancak henüz kullanılmamış beş adet çek yaprağının, müvekkilin rızası hilafına alındığını, bu evraklarla tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasının sağlandığını, evrakların bankalara teminat olarak verildiğini, konuyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2018/203983 soruşturma numarasıyla şikâyette bulunulduğunu, ... Bankası A.Ş. tarafından müvekkil şirkete senet ihbarnamesi gönderildiğini, bunun üzerine bankanın Bayrampaşa Şubesi’ne gidildiğini, yapılan görüşmeler sonucunda müvekkil şirket adına düzenlenmiş çok sayıda senedin bankanın elinde bulunduğunun tespit edildiğini, bu şekilde altı adet senedin düzenlendiğinin öğrenildiğini, bu senetlere dair bilgilerin dava dilekçesinin ikinci sayfasının ikinci paragrafında yer aldığını, dava konusu edilen ... numaralı, 26.01.2019 vadeli, 40.000,00 TL bedelli bononun da bu senetler arasında bulunduğunu, ... Bankası Megacenter Şubesi tarafından tahsil amacıyla elde bulundurulan, düzenleme tarihi 01.05.2018, ödeme tarihi 15.08.2018 olan ve 40.000,00 TL bedelli senedin (bu dava kapsamında olmayan) müvekkil tarafından bankadan teslim alındığını, senet üzerindeki kaşe ve imzanın müvekkile ait olmadığının anlaşıldığını, banka yetkilileri tarafından senedin ödemesinin yapıldığının bildirildiğini ve kendilerine bir ödeme dekontunun verildiğini, bu ödemenin davalı şirket yetkilisi ... tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, bu aşamada müvekkil tarafından, ticari ilişki kapsamında ileride kullanılmak üzere hazırlanmış olan beş adet çekin artık elinde bulunmadığının tespit edildiğini, bu çeklerin müvekkilin rızası dışında elinden çıktığının anlaşıldığını, söz konusu çeklerin taraflar arasındaki bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığının ve bu çeklerin gerçekten bir ticari ilişkiye istinaden verilip verilmediğinin tespiti amacıyla müvekkil şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu kapsamda; ... numaralı, 26.01.2019 vadeli, 40.000,00 TL bedelli bononun yanı sıra, müvekkilin ...bank A.Ş. İstanbul ... Center Şubesi’ne ait ... numaralı hesabıyla ilişkili ... numaralı 18.12.2018 keşide tarihli 78.000,00 TL, ... numaralı 26.12.2018 keşide tarihli 95.000,00 TL, ... numaralı 15.01.2019 keşide tarihli 95.000,00 TL, ... numaralı 29.01.2019 keşide tarihli 82.000,00 TL ve ... numaralı 05.01.2019 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli beş adet çekten dolayı  dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketinin adresinin Ankara olması nedeniyle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, dava konusu 26/01/2019 vade tarihli 40.000 TL tutarındaki senedin davacı tarafından tanzim edilerek davacının müvekkiline olan borcu için gönderildiğini, davacı ile müvekkili arasında 2016-2017 ve 2018 yılları içerisinde ticari alışveriş gerçekleştiğini, bu nedenle birbirlerine senet ve çek verdiklerini, tarafların ticari defter ve belgelerin incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, bu dilekçe ekinde sundukları 113 adet irsaliyeli fatura ile ticari alışverişin boyutlarını ortaya koyduklarını, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararları nedeniyle senet ve çeklerin takip ve tahsilinin yapılamaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek davanın reddine ve dava konusu miktarın %20 si oranında tazminata karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; \"Davacının davasının kısmen kabulü ile, keşideci ... Ltd Şti , lehtarı ... Aş ,  keşide tarihi 01/09/2018 , 40.000,00TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine , bu bononun davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,  -Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,1 nolu bentte detayları yazılı 40.000,00TL bedelli bono dışında , diğer dava konusu çeklerle ilgili olarak mahkememizce 14/12/2018 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, İİK 72/4 gereğince 61.000,00TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak  davalıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacının defterlerinin incelenmesinde dava konusu çekler davalı şirket kayıtlarına girmiş olsa da bu kayıtların gerçek durumu yansıtmadığını, 15.08.2018 Ödeme Günü 40.000-TL Bedelli senet aslının müvekkilince teslim alınmış olup İstanbul CBS 2018/203983 Soruşturma sayılı dosyaya sunulduğunu, ilgili dosyanın kovuşturmasının Ankara 32. ACM 2022/215 dosyası üzerinden devam ettiğini, 25.07.2018 Ödeme Günü, 40.000-TL Bedelli, 15.09.2018 Ödeme Günü, 70.000-TL Bedelli, 26.10.2018 Ödeme Günü, 50.000-TL Bedelli ve 15.11.2018 Ödeme Günü, 50.000-TL Bedelli senetlere ilişkin ... Bankası tarafından senet ihbarnamesi gönderilmiş olup dosyada mübrez olduğunu, bununla birlikte ... Bankası'ndan söz konusu senet asıllarının davalı şirket yetkilisine teslim edildiği bilgisine ulaşıldığını, 26.01.2019 Ödeme Günü, 40.000-TL Bedelli senedin ihbar olunun ... Bankası A.Ş.'nin 18.02.2019 tarihli beyanında ve ekli belgelerde görüldüğü üzere senedin 14.01.2019 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...'na teslim edildiğini, davalı şirket yetkilisince teslim alınan senedin dosyaya ibraz edilmediğini, belirtilen bonoların davalı tarafından kullanılmakla bonoların varlığı ile ilgili ticari defterlerde kayıt bulunmadığını, davalı defterlerinin de tek başına ispata yeterli olmayacağını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu edilen 26.01.2019 vadeli 40.000-TL bedelli senet yönünden davacı şirketin davasının kabulüne yönelik verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemece müvekkili şirketin  elinde olduğu iddia edilen senet aslının imza incelemesi yapılmak üzere teslim etmesi aksi takdirde imza inkarının kabul edileceği ihtar edilmiş ise de; müvekkili şirkete verilen kesin süreye ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının eksiksiz olarak açıklanmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete verilen kesin sürenin usulüne uygun olmadığını, mahkemece hükmedilen kötü niyet tazminatının eksik hesaplandığını, harcın 440.000-TL üzerinden hesaplandığını, mahkemece kabul edilen tutar 40.000-TL iken fazlaya ilişkin 400.000-TL'lik kısım bakımından talebin reddine karar verildiğini, çek bedellerinin %20'si oranında hesaplanan 61.000-TL kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu hesaplamanın 400.000-TL yerine sehven 315.000-TL üzerinden yapıldığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava , icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir.  Davacı vekili davalı tarafın müvekkili şirket adına sahte kaşe yapmak ve şirket müdürünün imzasını taklit etmek suretiyle değişen tarih ve miktarlarda senet düzenlediğini   bu senetler arasında dava konusu yapılan ... senet nolu 26/01/2019 vadeli 40.000 TL bedelli bononun da bulunduğunu,  ayrıca  müvekkilinin düzenlediği ancak rızası hilafına elinden çıkan  5 adet çekin de davalının elinde bulunduğunu,  26.01.2019 vadeli, 40.000,00-TL bedelli bono ile müvekkilin ... bank A.Ş. İstanbul Mega Center Şubesine ait ... numaralı hesabıyla ilişkili ... numaralı 18.12.2018 keşide tarihli 78.000,00-TL bedelli, ... numaralı 26.12.2018 keşide tarihli 95.000,00-TL bedelli, ... numaralı 15.01.2019 keşide tarihli 95.000,00-TL bedelli, ... numaralı 29.01.2019 keşide tarihli 82.000,00-TL bedelli, ... numaralı 05.01.2019 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli 5 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı, davalı ...A.Ş ile olan ticari ilişki içerisinde kullanmak üzere hazırladığı  5 adet çek yaprağının rızası hilafına davalı tarafından alındığını , bir adet  bono yönünden ise müvekkilinin imzasının taklit edildiğini ileri sürmüştür. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü davacı borçludadır. Davaya konu senedin davalı firma tarafından bankaya teslim edildiği, daha sonra bankadan işlemsiz iade alındığı , mahkemece senedin ibrazı için davalı yana süre verildiği ibraz edilmeyen söz konusu  26/01/2019 vadeli 40.000,00 TL bedelli , keşidecisi ... lehtarı ... olan senetteki imzanın keşideciye ait olduğu hususunda davalı yanın  üzerindeki ispat külfetini yerine getiremediği bu senet yönünden menfi tespit talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Dava konusu,  78.000 TL bedelli, 82.000 TL bedelli ve ... nolu 95.000 TL bedelli çek asıllarının ...  tarafından gönderildiği , çeklerin  keşidecisinin davacı şirket lehtarının ise  şirket olduğu , yapılan imza incelemesi ile bu üç adet çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olduğunun tespit edilmiş ise de dava konusu çekler yönünden imza inkarında bulunulmadığı ,  davacı yanın çeklerle ilgili rızası hilafına elinden çıktıkları ve bedelsizlik iddiasında bulunduğu , davalı yanın   ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen talimat  bilirkişi raporunda, davaya konu edilen çeklerin davalının defterlerinde yer aldığı, davalının ticari defter ve belgelerine göre davacının davalıya 288.227,84 TL borçlu olduğu , dava konusu edilen 26/01/2019 vadeli 40.000 TL miktarlı bononu ise davalı defterlerinde yer almadığı tespit edilmiş, davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise,  davacının defterlerinde dava konusu çeklerin yer almadığı, davacının delil niteliği taşımayan ticari defter kayıtlarına göre 2016-2017-2018-2019 yıllarındaki hesap hareketleri sonucunda davacının davalıya 58.690,80 TL borçlu olduğu, davacının satıcılara verdiği çeklerin tamamını ticari defterlerine kaydetmediği, yıl sonlarında virman işlemi ile cari hesaplarını kapattığı,  davacının ticari defter ve belgelerinin birbirini teyit etmediği, 1.498.955,36 TL tutarlı borç kayıtlarını tevsik etmesi gerektiği belirtilmiştir.  Kıymetli evrak olmasının yanında kambiyo senedi olan çek; Kanun'da öngörülen sıkı şekil şartlarına bağlı olarak düzenlenen, para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Dosya kapsamına göre,  taraflar arasında devam eden ticari ilişki bulunduğu, dava konusu edilen 5 adet çekin davalı kayıtlarına alınmış olduğu ve davalının ticari kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olduğu, ispat yükü üzerinde olan davacının davalı lehine düzenlenen ve imzası inkar edilmeyen çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını ispatlayamadığı , ayrıca ödeme aracı olan çekin kural olarak mevcut borcun ifası uğruna düzenlendiğinin kabulü gerektiği , bedelsizlik iddiasının davacı tarafından yazılı ve kesin delil ile ispatlanamadığı anlaşıldığından dava konusu çekler yönünden menfi tespit talebinin reddi kararında  ve  ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,  ancak  davanın toplam 440.000,00 TL üzerinden harçlandırıldığı,  menfi tespit talebi reddedilen 5 adet çek bedelinin toplam 400.000 TL olduğu , %20 oranında 80.000,00 TL kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken tazminat tutarının eksik hesaplandığı anlaşılmıştır.  Davacı   vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, Davalı   vekilinin İstinaf başvurusunun  kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul kısmen reddine,  5 adet çek bedeli toplamı 400.000 TL üzerinden, %20 oranında 80.000,00 TL kötüniyet tazminatına hükmedilmesi dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜ ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 ESASTAN REDDİNE, 2- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2022 tarih, 2018/1170 E., 2022/764 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davacının davasının kısmen kabulü ile, keşideci ... Ltd Şti , lehtarı  ... Aş ,  keşide tarihi 01/09/2018 , 40.000,00TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine , bu bononun davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davanın reddedilen kısmı olan 5 adet çek bedeli toplamı 400.000,00 TL üzerinden İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca  %20 oranında 80.000,00TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak  davalıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-Bu dava sebebiyle 2.732,40 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 7.514,10 TL'den mahsubu ile fazla alınan 4.781,70 TL karar ve ilam harcını karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk masraf, 2.100 TL bilirkişi ücreti, 568,77 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 2.709,87 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 245,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  4/c-Davacı tarafından yatırılan 2.732,40 TL nispi harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/ç-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 45,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesini davalı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 64.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan  tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 6.831,00 TL harçtan tahsili ile fazladan yatan 6.215,6‬ TL harcın talebi ve isteği halinde davacıya, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/202 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d02e4b14492b66b5","SID":"da0b97fa516d26a8"}}