{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/130 <br>KARAR NO: 2025/754<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/10/2022<br>NUMARASI: 2021/299 E. - 2022/220 K.<br>DAVA: Kullanılmama Nedeniyle İptal<br>KARŞI DAVA: Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Maddi Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 2019 yılı başından itibaren Antalya ili Kaş ilçesi ... bölgesinde ... adıyla seyahat acenteliği faaliyeti yürüttüğünü, yerli ve yabancı turistlere otel ve villa rezervasyonu, havaalanı transferi, araç kiralama ve shuttle hizmetleri sunduğunu, bu faaliyetleri Seyahat Acentası İşletme Belgesi, işyeri tabelası, logolu ürünler, kartvizitler, yolcu taşıma biletleri ve e-faturalarla belgelediğini, ayrıca https://www...com/tr internet sitesini, https://www.facebook.com/.../ Facebook sayfasını ve https://www.instagram.com/... Instagram hesabını aktif olarak kullandığını, “...” ibaresini ticari faaliyetinde yaygın ve ciddi biçimde kullandığını ve bu ibareyi marka koruması altına almak amacıyla 18.06.2019 tarihinde ... başvuru numarasıyla, 28.06.2019 tarihinde ise ... başvuru numarasıyla ... markası için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 39. sınıf kapsamında tescil başvurusu yaptığını, bu başvurulara davalının itiraz ettiğini, yapılan itirazlar sonucunda Türk Patent’in davalıdan ciddi kullanım ispatı talep ettiğini, davalının sadece 43. sınıfa ilişkin konaklama hizmetlerine dair belge sunduğunu, 39. sınıfa dair herhangi bir belge sunmadığını, bu şekilde 39. sınıftaki markayı kullanmadığını zımnen kabul ettiğini, bu nedenle başvuruların yalnızca kara, deniz ve hava taşımacılığı, taşıt kiralama, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, bilet sağlama ve kurye hizmetlerini içeren ibareler çıkarılarak kısmen kabul edildiğini, oysa çıkarılan bu hizmetlerin müvekkilinin asli faaliyet alanını oluşturduğunu ve bu nedenle işbu davayı açtığını, davalı şirket adına Türk Patent nezdinde ... başvuru numarasıyla 43. sınıfta tescilli ... Hotel markasının bulunduğunu ve bu markaya yönelik herhangi bir taleplerinin olmadığını, ancak ... başvuru numarasıyla 39. sınıfta tescilli ... markasını dava konusu yaptığını, çünkü davalının bu sınıf kapsamında hiçbir ticari faaliyet yürütmediğini, sadece Kaş ilçesinde ... Hotel işletmesiyle konaklama hizmeti sunduğunu, Türk Patent’in ... başvurusuna ilişkin kullanım ispatı istemesi üzerine davalının yalnızca 43. sınıfa dair belgeler sunduğunu ve 39. sınıfa ilişkin hiçbir faaliyet yürütmediğini ortaya koyduğunu, müvekkilinin seyahat acenteliği faaliyetiyle ilgili markasını tescil ettirememesi nedeniyle davalıya ait ... başvuru numaralı ve 39. sınıfta tescilli ... markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 9/1. maddesi uyarınca iptal edilmesini ve sicilden terkin edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle;  davacının  dava dilekçesinde otel, villa ve havaalanı transferleri, araç kiralama hizmetleri ile shuttle hizmetleri sunduğunu beyan ettiğini, ancak 39. sınıfta yer alan “boru hattı ile taşıma hizmetleri, elektrik dağıtım hizmetleri, su temin hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri, malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri, çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” gibi emtialar ile davacının herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle davacının ... numaralı markanın 39. sınıftaki tüm emtialar açısından iptalini talep etmesinin 6769 sayılı SMK m.26/2 kapsamında belirtilen emtialar yönünden ilgili kişi sıfatını taşımaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin markayı kullanmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin ... markasını 39. sınıfta yer alan hizmetler yönünden etkin bir biçimde kullandığını ve belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaştırdığını, müvekkilinin ... tarafından 2011 yılından bu yana her yıl Mükemmellik Sertifikası aldığını, ayrıca ... Otel’in ... ödülüne layık görüldüğünü ve Türkiye genelindeki tüm oteller arasında en iyi %1’lik dilimde yer aldığını, müvekkilinin ... markasını sadece otelcilik alanında değil, bu faaliyetlerinin doğal bir uzantısı olarak müşterilere taşımacılık, transfer, araç kiralama, tur düzenleme, restoran ve araba park hizmetleri de sunarak kullandığını, otelcilik faaliyeti yürüten birçok işletmenin de bu tür hizmetleri müşterilerine sunduğunu, müvekkiline ait web sitesi arşivleri, sosyal medya hesapları (Facebook, Twitter, Foursquare, Instagram), ... kayıtları, müşteri yorumları, müşterilerle yapılan yazışmalar, faturalar ve sözleşmelerin markanın kullanıldığını göstermeye yeterli olduğunu, bu kapsamda ... markasının 39. ve 43. sınıflarda aktif biçimde kullanıldığını, davanın bu nedenlerle haksız ve dayanaksız olduğunu veyanla reddine karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin bilinirliğinden/ününden yararlanma amacıyla ... markası ile faaliyete başladığını, davacının ... ibaresine eklemek yaparak ..., ... numaralı marka başvurularının müvekkilinin itirazı ile reddedildiği, davacıya ait https://www.lukkatravel.com/ alan adından da anlaşılacağı üzere ... markası ile faaliyette bulunduğunu, davacı aleyhine Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/37D.İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu ile de davacının markaya tecavüz eyleminin saptandığını, bu dava neticesinde davacının işbu davayı ikame ettiğini, SMK m.29 atfı ile m.7/2-b uyarınca davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, davacının müvekkiline ait markayı benzer sınıflarda kullandığını, müvekkilinin 39. Sınıfta tescilli markasının olmadığı düşünülse dahi 43. Sınıfta tescilli markası olması nedeniyle tecavüzün eyleminin sabit olduğunu, 39. ve 43. Sınıflar yönüyle ortalama tüketicinin baz alınması gerektiğini, davacının ... ibaresi kullanımında ... kelimesi seyahat anlamına geldiğinden tali unsur olduğu ve davacı tarafından kullanılan ibarenin asli unsurunun ... ibaresi olduğunu, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davacı/karşı davalıya ait belgelerden ... ibaresinin çıkarılması ve davacı/karşı davalıya ait alan adı ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesini ve 10.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin 39. Sınıfta bulunan emtiaların tamamı için iptal isteminde bulunmaması gerektiği iddiasından ziyade davalının 39. Sınıfta markasını ciddi kullandığını ispatlaması gerektiğini, davalının 39. Sınıfta markasını kullandığına dair delil sunmadıklarını, davalının ... Hotel adı altında 43. Sınıfta ciddi bir kullanımı bulunmakta ise de, 39. Sınıfta herhangi bir faaliyeti bulunmadığı, davalının 43. Sınıfta bir pazar payı bulunmasına rağmen 39. Sınıfta pazar payı yaratma veya hizmet verme amacı bulunmadığını, davalının iddialarının açıklanan sebeplerle kabul edilemeyeceğini, her iki tarafın Antalya Kaş ilçesinde faaliyet gösterdiğini, Kaş ilçesinin tarihte Likyalıların yerleşim yeri olduğunu, Hititçe Likya kelimesinin ... olarak yazılı olduğunu, Hitit dilinde ... anlamına geldiğini, müvekkilinin markasını seçerken bulunduğu bölgenin tarihini gözeterek bu markayı seçtiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalının bilinirliğinden yararlanma gibi bir amacının olmadığını, ... ibaresinin LİKYA bölgesinde yaşayan insanlar tarafından kullanılmasının doğal olduğunu, coğrafi yer adının davalının tekeline almak istemesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin herhangi bir marka tecavüz eyleminin söz konusu olmadığını, davalı tarafça Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/237D.İş sayılı dosyasında müvekkilinin davalının markalarına tecavüz ettiğine yönelik bir ifade geçmediğini, müvekkilinin faaliyet alanına yönelik beyanların geçtiğini, otelcilik sektörü ile transfer, araç kiralama, tur hizmetleri benzer sınıfları içerdiği beyan edilmişse de her iki alanın SMK açısından iki ayrı sınıf olarak ele alındığını, bu nedenle bu sınıfların benzer sınıfları içerdiği iddiasının kabul edilmediğini, davalı/karşı davacı tarafından otel işletmeciliğine bağlı olarak kullanılan bir takım belgeler sunulmuşsa da,  davalının 39. Sınıfta markasını etkin olarak kullandığını göstermediğini ve davanın kabulü ile karşı davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin  19/10/2022 tarihli  2021/299  E. 2022/220 K. sayılı kararı ile;Mahkemece; \"ASIL DAVADA; 1-Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalı adına tescilli 2012/67430 tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle İPTALİNE, KARŞI DAVADA;1-Karşı davacının davasının REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilin uzun yıllardan bu yana ... markası altında faaliyette bulunduğunu, bu faaliyeti neticesinde ... markasını belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaştırdığını, müvekkilin ... markası ile ... firmasından 2011 yılından bu yana heryıl mükemmellik sertifikası aldığını, müvekkilin ait ... Otel ... tarafından verilen en prestijli ödül olan ... ödülünü aldığını, milyonlarca gezginin yapmış olduğu puanlamalar sonucunda müvekkile ait ... Hotel, Türkiye'deki tüm oteller arasında en iyi 1%'lik kesimde yer aldığını, müvekkilin ... markası altında sadece otelcilik alanında faaliyette bulunmamakta olup, bu faaliyetinin bir uzantısı olarak müşterilerinin taşınması, transferi hizmetleri, araç kiralama hizmetleri, tur düzenleme hizmetleri, restoran hizmetleri, araba park hizmetleri de sunduğunu,  sektörde faaliyet gösteren herkesçe bilineceği üzere, otelcilik alanında faaliyet gösteren hemen hemen her işletme müşterilerine, bahsi geçen hizmetleri de sunduğunu fakat buna ilişkin hiç bir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, müvekkiline ait web adresinin arşiv kayıtları, FACEBOOK, TWITTER, FOURSQUARE, INSTAGRAM, ... kayıtları, müvekkilin müşterilerinin yorumları, müvekkilin müşterileri ile yaptığı yazışmalar, faturalar, müvekkilin hizmet aldığı taşeronu ile akdedilen sözleşme müvekkilin markayı kullandığını belgelemek için yeterli olduğunu, müvekkilin müşterilerine bu hizmeti verdiği ifade edilmiş ve müşterilerinin aldığı bu hizmetle ilgili yorumlarını, maillerini içeren geri dönüşler sunulduğunu,  müvekkilin taşıma için kullanılan araçları kendi bünyesinde bulundurmak yerine taşeron yoluyla başkasından temin etmek yoluna gitmiş olup, bunun fatura ve sözleşmesini de dosyaya sunduğunu, müvekkilin ... markası ile faaliyette bulunan oteli olduğu, bu otelde konaklayan müşterilerine aynı zamanda taşınması, transfer, araç kiralama, tur düzenleme, araba park gibi hizmetler verdiği ortada iken markayı kullanmadığını söylemek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından müvekkilin 39. Sınıftaki hizmetlerinin oransal tespiti için bir hesaplama yapılmışsa da, adeta bu hesaplama oranı küçültmeye yönelik olduğunu, bilirkişi raporlarının denetimi de mümkün görünmediğinden, hakkaniyete aykırı olarak sonuca ulaşıltığını, müvekkilin ... markasını 39. Sınıfta kullanmasına rağmen, ve davacı karşı davalının tüm sınıf için markanın iptalini talep etme hakkı olmamasına rağmen, asıl davanın kabul edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, diğer yandan, davacı karşı davalının kendi beyanları ile sabit olmak üzere müvekkile ait ... markasını ciddi ve yaygın bir şekilde kullandığını, Karşı dava olan markaya tecavüz davasına verdikleri cevaplarda ise açıkça ve net bir şekilde kullanım ispatına dayanılmadığını beyan ederek, yerel mahkemesi kararının kaldırılmasına,  asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne,  karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket, 2019 yılı başından itibaren turistik bir belde olan Kalkan (Kaş / Antalya) bölgesinde ... adlı işletmede seyahat acenteliği faaliyeti yürütmekte, yerli ve yabancı turistlerin otel, villa ve havaalanı transferleri, araç kiralama hizmetleri ve shuttle hizmetleri sunduğunu,  müvekkili şirket, ticari faaliyetinde yaygın ve ciddi biçimde kullanmış olduğu ... ibaresini koruma altına almak için TÜRKPATENT nezdinde 18/06/2019 tarihinde ... başvuru numarasıyla ve ... markası için ise 28/06/2019 tarihinde ... başvuru numarasıyla 39. Sınıf marka tescil başvurusunda bulunmuş, başvuruların yayınlanmasından sonra davalı şirket tarafından itirazda bulunulduğunu,  kurum tarafından davalı şirketten kullanım ispatı istenmiş, davalı şirket tarafından ciddi kullanım ispatlanamamışsa da müvekkili şirketin başvuruları 39. Sınıftaki \"Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri.\" ibareleri çıkarılarak kısmen kabul edildiğini, müvekkili şirketin ana faaliyetini oluşturduğundan mevcut durum müvekkili şirketin aleyhine sonuçlandığını beyan ederek,  davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl  dava, davalıya ait ... başvuru numaralı ve 39. Sınıfta tescilli olan ... markasının kullanılmama nedeniyle iptali talebine; karşı dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat talebine ilişkindir. 06.05.2021 tarihli bilirkişi  raporunda; davalının ... tescil numaralı 39 Nice Hizmet Sınıfındaki (Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri) üzerinde SMK m. 26/1-a ve SMK m.9’a uygun davalının kullanıma dair herhangi bir delil/belgeye ulaşılamadığı, sunulan faturalarda ... markasına rastlanmadığını, transfer hizmetiyle ilgili faturaların açıklama kısmında yalnızca “Transfer Bedeli” yazıldığını, bu durumun markasal kullanım ispatı açısından yetersiz olduğunu, taşeronla yapılan sözleşmede ... ibaresi geçse de bu ifadenin tek başına markasal kullanım teşkil etmediği, e-mail yazışmalarında geçen marka kullanımının ise dava dışı “... Hotel” markasına ait olabileceği , mali incelemede, taşımacılık hizmetleri ile ilgili faturaların el yazısı ile “... HOTEL” ibaresi taşıdığı tespit edilmişse de bu kullanımın düzensiz olduğu ve toplam taşımacılık gelirinin otel gelirlerine oranla düşük kaldığı    ... markasının 39. sınıfa dahil olan hizmetler için ciddi ve markasal bir kullanımının ispatlanamadığı, taşeron hizmetleri kapsamında yapılan sınırlı kullanımın ise markasal işlevi yerine getirmeye yeterli olmadığı belirtilmiştir.  22/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; \"ASIL DAVA AÇISINDAN; İptali talep edilen ... tescil numaralı ... markasının; (Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri(tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil), Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri, Tekne barındırma hizmetleri, Boru hattı ile taşıma hizmetleri, Elektrik dağıtım hizmetleri, Su temin hizmetleri, Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri, Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri, Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” açısından, kullanmama nedeniyle iptal şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, işbu tespitlerin dava konusu markanın iptali hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, <br>KARŞI DAVA AÇISINDAN; Davalı/Karşı Davacının, 2012/67430 tescil numaralı ... markasını tescilli olduğu 39. Sınıf kapsamında kullanmadığı ve ... tescil numaralı ... ... markasını ise 43. Sınıf kapsamında kullandığı tespit edilmiş olmakla, 2012/67430 tescil numaralı ... markası 39. Sınıf kapsamında kullanılmadığından, Davacı/Karşı Davalının tescilsiz marka kullanımı şeklindeki eyleminin ilgili markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, Davacı/Karşı Davalının tescilsiz ve 39. Sınıf kapsamındaki marka kullanımı şeklindeki eyleminin, ... tescil numaralı ... markasının 43. Sınıf kapsamında yer alması nedeniyle tescil kapsamına girmediğinden, ilgili markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, keza Davalı/Karşı Davacının 7/2-c kapsamında tanınmışlığa ulaştığına dair bir iddia ve belge de yer almadığından bu kapsamda da tecavüz teşkil etmeyeceği tespit edilmiş olmakla birlikte, işbu tespitlerin dava konusu markaya tecavüz hususundaki takdirin mahkemeyle ait olduğu\" belirtilmiştir. 23/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; \"Davalı/Karşı Davacının, ... tescil numaralı ... markasını tescilli olduğu 39. Sınıf kapsamında kullanmadığı ve ... tescil numaralı ... HOTEL markasını ise 43. Sınıf kapsamında kullandığı tespit edildiği, dolayısıyla, ... tescil numaralı ... markası 39. Sınıf kapsamında kullanılmadığından, Davacı/Karşı Davalının tescilsiz marka kullanımı şeklindeki eyleminin ilgili markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, Davacı/Karşı Davalının tescilsiz ve 39. Sınıf kapsamındaki marka kullanımı şeklindeki eyleminin, ... tescil numaralı ... markasının 43. Sınıf kapsamında yer alması nedeniyle tescil kapsamına girmediğinden, ilgili markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, keza Davalı/Karşı Davacının 7/2-c kapsamında tanınmışlığa ulaştığına dair bir iddia ve belge de yer almadığından bu kapsamda da tecavüz teşkil etmeyeceği\" belirtilmiştir.Asıl dava konusu marka iptali talebi yönünden  ; Marka sahibinin  tescilli markasını  fiilen kullanma yükümlülüğü söz konusudur. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile  aynı yasanın 9/1 maddesinde \" Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.\" hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin  kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen  \"ciddi kullanımın\" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve  sürdürmek için  yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu  tüm emtialarda kullandığının ispat yükü  markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı  kapsar.  SMK 26/4 maddesine göre,  Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde;  6769 sayılı Kanun'un 26/2.maddesi uyarınca davacının ilgili kişi sıfatı ile,  davalı markasının iptali talebinde bulunabileceği , davalı vekili tarafından davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de,  marka iptali yoluyla kullanılmayan markaların marka sicilinden silinmesinde kamu yararı bulunduğu gözetildiğinde,  davacının iptal talebinde bulunmakta hukuki yararı ve taraf ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu 2012/67430 numaralı markanın  39. Sınıfta \"  (Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri) bakımından 04/10/2013 tarihinde tescil edildiği , dosyaya sunulan deliller ve  ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri ile davalının 2012/67430 tescil numaralı 39 Nice Hizmet Sınıfındaki (Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri) yönünden  markanın işlevine uygun şekilde SMK m.9’ uyarınca ciddi şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, davalının  otelcilik faaliyetleri ve bu faaliyetinin uzantısı olarak müşterilerinin taşınması, transferi hizmetleri, araç kiralama hizmetleri, tur düzenleme hizmetleri, restoran hizmetleri, araba park hizmetleri sunduğunu beyan ettiği, dava konusu markanın bu hizmetler yönünden kullanımına ilişkin yapılan incelemede,  davalının  01/10/2013 tarihli “Yolcu Taşıma İşlerine İlişkin Taşeron Sözleşmesi” sunduğu,  sözleşmeye göre, davalı/karşı davacının otel işletmeciliği faaliyetinde yurt içi ve yurt dışı  otel müşterilerinin transfer hizmeti, tur (gezi) hizmeti ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, davalı/karşı davacı ... Ltd. Şti. (... Hotel) (İşveren) ile dava dışı ... İnş. Taah. Eml. Tur. Tic. Ltd. Şti. (...) (Taşeron) arasında, “Davalı/karşı davacının faaliyeti çerçevesinde yolcu transfer, taşıma, araç kiralama, tur düzenlenmesi işlerinin ... markası altında taşeron tarafından işveren adına düzenlenmesi işi olduğuna ve taşeronun haftanın her günü kesintisiz olarak işverenin bildireceği zaman ve tarihlerde, işveren adına ... markası altında yolcu transfer, taşıma, araç kiralama, tur düzenlenmesi işlerini gerçekleştireceğinin ”  düzenlendiği,  dava dışı taşeron şirket  (...) tarafından davalı tarafa kesilmiş faturalarda   ... marka ibaresi bulunmadığı  Transfer Bedeli ibareleri yer aldığı,sunulan bir kısım faturada ise ,  davalının ticaret unvanının üstünde ... HOTEL ibaresinin  işletme adı olarak  bulunduğu , bu hali ile  faturalarda marka ibaresi yer almadığı, www...com/... uzantılı internet sitesine ilişkin sunulan17 adet görsellerin salt 2017 yılına ait olduğu, Kano Turu, Dalış, ... Safari, Yamaç Paraşütü, bazı beldelere tur, Rafting, Scuba Diving aktivitelerine ilişkin bilgilerin bulunduğu ancak tarih barındırır görsellerin hiç birisinde ... marka ibaresine rastlanmadığı bu hali ile iptali talep edilen davalı markasının 39. Nice sınıfındaki  (Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme dahil) hizmetlerinde ... marka ibaresine rastlanılmadığı , markanın temel işlevine uygun olara ciddi biçimde ... markasının Yolcu Transfer, Taşıma, Araç Kiralama, Tur düzenleme Hizmetlerinde de  kullanıldığı ispatlanamamış olduğundan  SMK  9. Maddesi kapsamında  markanın kullanılmama sebebiyle  iptali için yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Karşı dava konusu davalı karşı davacıya ait marka hakkına tecavüz yönünden; Davacı/Karşı Davalı,  karşı davada kullanmama defi ileri sürmüş ve asıl davada markanın kullanmama nedeniyle iptalini talep etmiştir. SMK 29/2 maddesindeki düzenlemeye göre  ;  19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında ( (markanın kullanılmadığına ilişkin ) def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.  Somut olayda, asıl dava yönünden yapılan açıklama kapsamında karşı davacı markasının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde işlevine uygun ciddi şekilde kullanılmadığı sonucuna varıldığından karşı davalının 39. sınıfta karşı davacı adına  tescilli ... numaralı ... markası ile benzer tescilsiz markasal kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, ... tescil numaralı ... HOTEL markasının ise 43. Sınıfta tescilli olduğu davalının kullanımlarının ise 39. Sınıf kapsamında kaldığı, her ikisinin ayrı sektörler oldukları ve davacı vekilinin karşı davaya cevap dilekçesinde \" Kaş ilçesinin tarihte Likyalıların yerleşim yeri olduğunu, Hititçe Likya kelimesinin ... olarak yazılı olduğunu,  müvekkilinin markasını seçerken bulunduğu bölgenin tarihini gözeterek bu markayı seçtiğini\"  dolayısıyla ... ibaresinin bir bölgenin adı olarak kullanıldığını beyan ettiği anlaşılmakla  karşı davalının markasal kullanımlarının markaya  tecavüz teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. Davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarih ve 2021/299 E. 2022/220 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Asıl  Dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40- TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Karşı Dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40- TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02ce74adbb608d49","SID":"429ec42087ab3b72"}}