{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/127 Esas<br>KARAR NO: 2025/753<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/10/2022<br>NUMARASI: 2021/352 E. - 2022/209 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 04.11.1959 tarihinde ... tarafından Barcelona İspanya’da kurulduğunu, tanınmış \"...\" çakmaklarıyla, çakmak alanında dünya lideri olduğunu,  İspanya Tanınmış Markalar Birliği’nin 17 Ekim 2005 tarihli kararıyla \"...\" markası ve üç boyutlu şekil markalarının tanınmış marka statüsünü kazandığını, TPMK’nın 11.11.2014 tarih ve ... sayılı kararı ile \"...\" markasının tanınmış marka statüsü kazandığını, davalı tarafın müvekkili olan şirketin tescilli çakmak tasarımını, 3 boyutlu şekil markasını ve koleksiyonunu taklit ederek tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu, müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... sayılı teşhir standı ve ambalaj tasarımı, ... sayılı çakmak tasarımı ve... sayılı üç boyutlu şekil markasının davalı tarafından taklit edilerek üretilmek, piyasaya sunulmak, satılmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanılmak veya bu amaçla bulundurulmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılmak, ithal işlemine tabi tutulmak suretiyle marka ve tasarım haklarına tecavüz edildiğini, karşı taraf kullanımlarına müvekkili tasarımlarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ilişkin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/235 değişik iş sayılı dosyasından alınan 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporu sonucunda davalı yan tarafından yapılan kullanımların müvekkili olan şirkete ait ... tescil belgesinde bulunan tasarım ile aynı olduğunun tespit edildiğini, yine ... numaralı 3 boyutlu şekil marka ile aynı olduğu belirtilen karşı tarafa ait ürünlere tedbiren el konularak yedi-i emine teslimine karar verildiğini, davalı ...’a ait el konulmuş ve yed-i emine teslim edilmiş ürünlerin imhasını talep ettiklerini, müvekkili olan şirkete ait ... numaralı tescilli çakmak tasarımı ve ... numaralı üç boyutlu şekil markasının, davalı ... tarafından taklit edilerek üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutulmak suretiyle marka ve tasarım haklarına tecavüz edildiğinin tespiti ve önlenmesini, talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline tazminat talepleriyle ilgili dava dilekçesini açıklamak ve açık bir şekilde talep sonucunu bildirerek harçlandırmak üzere kesin süre verildiği görülmüş, davacı vekili 07/06/2021 tarihli dilekçesi ile, davalı tarafça gerçekleştirilen marka ve tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet eylemleri sonucunda fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin uğramış olduğu 10.000,00 TL maddi zararın tazminine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkili şirketin yıllardır adına tescilli markalarla ürünler üretmekte olduğunu ve bu sektörde faaliyet gösterdiğini, davacı tarafından üretildiği iddia edilen illüstrasyon çizimlerin müvekkili olan şirket tarafından kullanılmadığı ve kullanımların birbirinden farklı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacıların dava haklarının zaman aşımına uğradığını, tanzim edilmiş bilirkişi raporunda dava konusu çizimle ilgili davacı tarafından sunulan görsel ve kayıtların rapora derc edildiğini, herhangi bir teknik özellik veya eser niteliği konusunda bir veri sunulmaksızın, yorum yoluyla dava konusu çizimin eser niteliğinde olduğunun ifade edildiğini, bilirkişilerin somut olarak hangi bilimsel dayanaklardan yararlanarak, dava konusu çizim için eser yorumu yaptıklarının açıklanmamış olduğunu, raporun mevcut haliyle yorum yoluyla kanaat paylaşımı olarak arz edildiğini, davacı tarafın ihlal edildiği iddia edilen çakmak tasarımlarının kendisine ait bir fikri ve sınai hak olduğunu ispat etmeleri gerektiğini, söz konusu çizimler davacıya aitse, birçok üründe bunun kullanıldığı görüldüğünden, söz konusu çizimlerin alenileştiğini, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği çizimlerle, müvekkiline ait ürünlerde yer alan çizimler ile iltibas yaratacak derecede benzeşmediğini, açıklanan nedenlerle, davanın reddi talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nin  14/10/2022 tarihli  2021/352 E. 2022/209 K. sayılı kararı ile;  \"1-Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka ve emsal Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, kararın bozulması ve çelişki içeren noktalarda yeni bir bilirkişi raporu talep edilerek çelişkinin ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket, kendisine ait ''...'' markası ve söz konusu marka altında üretmiş olduğu çakmak tasarımları, koleksiyonları ve çakmakların sergilendiği teşhir standı tasarımları ile çakmak piyasasında dünya genelinde bilinirlik ve farklılık kazandığını, sektörde öncü bir rol oynadığını, müvekkili şirket ... sayılı teşhir standı tasarımını, ticari faaliyete başladığı andan itibaren aktif olarak kullanmış ve tüketici nezdinde bilinirlik kazandığını, dava konusu ... sayı ile tescilli teşhir standı tasarımı, silindirik formdaki çakmakların söz konusu forma özgü yuvaları içeren bir taban üzerine yerleştirilmesi, tabanın kullanıcıya bakan yüzünde çakmak şekline yer verilmesi, bu tabanın üzerine çakmakların dizilmesi ve dizilimin üzerine üst kapak kapatılması unsurlarını içerdiğini, müvekkili şirkete ait teşhir standı ve davalı tarafa ait teşhir standı incelendiğinde, her iki teşhir standı farklı sayıda dizilime sahip olsa bile her ikiside  kare formunda ve tüketici nezdinde ilk görüşte benzer olarak algılanacak şekilde tasarlanmış olduğunu, tüketicide iltibas tehlikesi oluşturduğunu, müvekkili şirketin uzun emek ve sermaye sonucu tüketici nezdinde kendisi ile özdeşleştirilen 8x6 dizilimli teşhir standının aynı formda benzerini tasarlayarak ürünleri sergilemek müvekkili şirketin marka ve tasarım hakkına açıkça tecavüz oluşturduğunu, davalı tarafa ait çakmak tasarımları müvekkili şirkete ait tescilli tasarım ve marka ile karşılaştırıldığında görüleceği üzere, her iki çakmak silindirik bir gövdeye sahip olduğunu, silindirik gövde müvekkili şirkete ait ... çakmakları ile özdeşleştiği ve müvekkili şirket söz konusu silindirik gövdeli çakmakları ile bilinirlik kazandığını, söz konusu çakmak tasarımları ve üç boyutlu şekil markası bir bütün olarak ele alındığında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer kabul edilecek ve iltibasa sebebiyet vererek davalı tarafın tasarımlarının sanki müvekkili şirkete ait tasarımlar gibi satılmasına sebep olacağını, bu durum, davalı tarafın müvekkilin şirket tanınırlığından yararlanarak haksız bir kazanç elde etmesine sebep olacağı, marka ve tasarım hakkına tecavüz fiilleri gerçekleşeceğini, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporları arasındaki farklılık ve bu farklılıktan kaynaklanan çelişki giderilmeden verilen ve dava konusu unsurlardan ''haksız rekabet'' olgusu değerlendirilmeden, eksik bir şekilde hüküm kurulduğunu,  beyan ederek, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden verilen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/11/2022 T. 2021/352 E. 2022/209 K. sayılı kararının bozulmasına ve yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesine, çelişki arz eden konularda bilirkişi raporu aldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalının, davacı tasarımlarından ve davacıya ait şekil markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti men ve ref'i ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir.  Davacı vekili, müvekkili şirketin, dünya çapında tanınan \"...\" markasıyla özellikle çakmak sektöründe lider olduğunu,\"...\" markasının tanınmış marka olduğunu, davalı tarafın, müvekkiline ait tescilli çakmak tasarımı, 3 boyutlu şekil markası, teşhir standı ve ambalaj tasarımlarını taklit ederek marka ve tasarım haklarına tecavüzde bulunduğunu, bu ihlalin tespitini, önlenmesini ve 10.000,00 TL maddi zararın tazminine karar verilmesini  talep etmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/235 değişik iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda ;  \"Tespit talep eden tarafa ait 2011/03137 numaralı tescilli teşhir stand tasarımı ve kullanımı ile aleyhine tespit talep edilen ... ve Gözlük'e ait çakmak teşhir standı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlik bulunduğu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, tespit talep eden tarafa ait 2006/04385-2 numaralı tescilli çakmak tasarımı ile aleyhine tespit talep edilen ... Çakmak ve Gözlük'e ait çakmak arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunmadığı, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılanmadıkları, tespit talep eden tarafa ait ... numaralı 3 boyutlu şekil marka ve kullanımı ile aleyhine tespit talep edilen ... ve ...'e ait çakmak arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde  yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunmadığı, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılanmadıkları,  tespit talep eden tarafa ait renkli konsept koleksiyonu uygulanan çakmaklar ile aleyhine tespit talep edilen ... ve Gözlük'e ait renkli konsept koleksiyonu uygulanan çakmaklar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, bu durumun haksız rekabet fiillerini oluşturduğu\" belirtilmiştir. -18/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; \"Davacı taraf adına tescilli tasarımlar ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Davacı taraf adına tescilli tasarımlar ait 2011/03137 numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Davalı yanın markasal kullanımların davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olmadığı, Arz edilen gerekçeler ile Davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilemeyeceği, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda; davalının çakmak tasarımlarının genel olarak “Police” markası ile satışının yapılmasının yanı sıra Ekim/2020 ayından itibaren “...” markalı çakmak alışına ve satışına da başlandığı ve davacının “...” çakmak markası ve tasarımının bilinirliği yüksek, tanınmış marka statüsünde yer aldığı göz önünde bulundurularak, davacının çakmak tasarımının, davalının çakmak tasarımı satışlarına etkisinin %15 oranında olacağı varsayımı ile, SMK 151/2-b) “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.” üzerinden talep edebileceği maddi tazminat miktarının 66.628,44 TL olarak hesap edildiği, Ancak, davacının çakmak tasarımının, davalının çakmak tasarımı satışlarına etkisinin varsayıma dayalı olması ve davalının değişik marka ve türde çakmak satışlarının da bulunduğu dikkate alınarak, davacının maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu\" belirtilmiştir.  Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/65 esas sayılı dosyası ile, 2011/03137 sayılı çoklu tasarımın ve ... sayılı ve 02 numaralı çakmak tasarımının hükümsüzlüğü talebine yönelik dava açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.  Mahkemece,  18/08/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunduğu, d.iş dosyasından alınan rapor ile çelişki içerdiğinden  yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep ettiği, mahkemece, dosyanın uzmanlık gerektiren hususlarda yeterince aydınlandığı gerekçesi ile   talebin reddine karar verilerek esas hakkında karar verildiği , gerekçeli kararda  \"hükme esas alınan rapordaki kanaatin somut olayda, sunulan deliller ve açıklamalar ile uyumlu bulunduğu\" belirtilmiştir. İlke olarak hakim bilirkişi raporu ile bağlı değildir. HMK 266 maddesi hükmüne göre, \"Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.Aynı Kanun'un 282. maddesinde ise, hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm, tarafların itirazlarını da değerlendirmek suretiyle verilen bilirkişi raporunu serbestçe taktir edip, yeter derecede kanaat verici bulmaz ise bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi,  yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da karar verebileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde  uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. 6769 sayılı SMK 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün \"görünümü\" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Tasarımların benzer olup olmadığı bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile benzer olarak algılanıp almadığı tespiti   uzmanlık gerektirdiğinden  tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmelidir. Somut olayda   tarafa ait ... numaralı tescilli teşhir stand tasarımı  ile davalı tasarımı konusunda dosyada mevcut bilirkişi raporlarında tamamen farklı görüş bildirildiği, her iki raporda da tasarım uzmanı bilirkişi bulunduğu, uzmanı bilirkişiler tarafından farklı görüş bildirildiğinden raporlar arasında çelişki bulunduğu, mahkemece uzmanlık gerektirdiği halde son rapordaki kanaatin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu tespiti yapılmasının yerinde olmadığı, somut uyuşmazlığın çözümünde, davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve bu kapsamda raporlar arasında çelişkinin giderilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 11. H.D'nin 2015/1631 - 2015/8400 17/06/2015 tarihli ilamı,  \"mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak giderilmesi suretiyle dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin uzmanlık alanına giren hususlarda bizzat mahkemece teknik değerlendirme yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.\" Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri bu aşamada  incelenmeksizin istinaf talebinin  kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince  mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/10/2022 tarih, 2021/352 E. 2022/209 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e7f1d8a6d819bd1","SID":"742bb3f5fb573680"}}