{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1665 <br>KARAR NO: 2025/1790<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/106 E<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından, davacı müvekkilinin abone şirketin kaçak elektrik tüketiminde bulunduğu iddiası ve gerekçesiyle, davacı müvekkili şirket aleyhine düzenlenmiş bulunan 27/12/2024 tarih ve ... numaralı, 24.602,98-TL bedelli fatura ile 27/12/2024 tarih ve ... numaralı, 255.425,16-TL bedelli fatura olmak üzere, fatura bedellerinin toplamı olan 280.028,14-TL fatura ettiğini, faturanın son ödeme tarihi 06/01/2025 olması sebebiyle ve elektriğin kesilmesi ihtimali nedeniyle İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/2 D.İş - 2025/8 Karar sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı alındığını, davacı müvekkili şirketi ile davalı dağıtım şirketi arasında akdedilen abonelik sözleşmeleri gereğince, davacı müvekkilinin şirketi, aboneliklerinin başladığı tarihten bu yana, sözleşme şartlarına uygun bir biçimde ve yasal düzenlemelere ve kurallara riayet ederek elektrik kullanımı gerçekleştirmiş olduğunu, herhangi bir kaçak elektrik kullanımı ya da kaçak elektrik kullanımına sebebiyet verecek bir eylemi olmadığını, davalı dağıtım şirketi tarafından davaya konu faturaların dayanağı olarak gösterilen kaçak elektrik kullanma tespit tutanağı yasal düzenlemelere uygun bir biçimde oluşturulmadığını, açıkladığı nedenlerle, davanın  kabulü ile; davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bir biçimde, davacı müvekkilinin abone şirketin kaçak elektrik tüketiminde bulunduğu iddiası ve gerekçesiyle, davacı müvekkilim şirket aleyhine düzenlenmiş bulunan 22/05/2023 tarih ve ... numaralı, 416.598,52 TL bedelli fatura ile 22/05/2023 tarih ve ... numaralı, 257.665,19 TL bedelli fatura olmak üzere, fatura bedellerinin toplamı olan 674.263,71 TL fatura borcundan ötürü davacı müvekkilim şirketin davalı dağıtım şirketine borçlu olmadığının tespitine, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı müvekkilim şirket aleyhine davaya konu fatura bedelleri toplamı yönünden ihtiyati haciz işlemi tesis edilememesi ve davacı müvekkilim şirketin almış olduğu elektriğin davalı dağıtım şirketi tarafından kesilmemesi hususlarında ihtiyati tedbir taleplerimizin kabulüne, karşılığında, dava sonunda verilecek olan nihai karara dek, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine, dair karar verilmesini sayın mahkemenizden arz ve talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından; \" dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve  dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiğinden dava konusu iki adet fatura ile sınırlı olmak kaydıyla ve fatura bedelleri toplamı olan 280.028,14‬-TL üzerinden takdir edilen %20 teminat karşılığında tedbir talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle 1-İhtiyati tedbir talebinin ibraz edilen ... seri numaralı, 24.602,98-TL bedelli fatura ve  ... seri numaralı, 255.425,16-TL bedelli faturalar dikkate alındığında, yaklaşık ispat yerine getirildiğinden taraflar arasında hüküm ifade etmek üzere fatura bedelinin (280.028,14‬-TL'nin %20 = 56.005,62-TL) %20 teminatla bahsi geçen faturaya dayanılarak davacının elektrik enerjisinin kesilmemesi şeklinde tedbir kararı verilmesine, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda 16.05.2025 tarihli ara karar ile \"  Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve  dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiği..\" gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati tedbir ve yaklaşık ispat koşullarını oluşmadığını, tutanakların aksi sabit oluncaya dek geçerli olduğunu müvekkili şirketin işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura nedeniyle  menfi tespit istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir  koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\"  Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira  davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55e158cb760f86de","SID":"5a4b132838443e2a"}}