{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>49.  HUKUK    DAİRESİ<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>DOSYA NO: 2025/2830 <br>KARAR NO: 2025/1412<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/02/2025<br>NUMARASI: 2024/420 Esas,  2025/162 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde  usul işlemlerinin tamam olduğu anlaşıldıktan sonra ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz hakimince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeniyle ilgili konularda resen yapılan ön inceleme ve asıl incelemede dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.<br>İstinaf sebepleri:  Davacı 12/05/2025 tarihinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davalı ile arasında ticari ilişki niteliğindeki hizmet ilişkisi olduğunu, kira ilişkisi olmadığını, davalı ile arasındaki hukuki ilişkinin kira ilişkisi olarak değerlendirilmesinin ve bu sebeple görevsizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yasal dayanak:Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 190, 191. maddeleri,Türk Medeni Kanunu 6, 688. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu 339. ve devamı maddeleri,İcra İflas Kanunu 67. ve devamı maddeleri,Yargılama konusu olayda:  Davacı, davalı arasında \"... Mahallesi, ... Sk. ... No:... Oda No:... Üsküdar/İstanbul\" adresinde bulunan ofis için 02.03.2021 tarihli kira sözleşmesine dayalı davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak \"01/09/2021 tarihli “... Ofis Hizmetleri Sözleşmesi” gösterildiği, davalının icra takibine itirazı üzerine icra takibinin durduğu, bu nedenle davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, yeni dönemde davacının fahiş bedel artırımı taleplerini şifahen kabul etmediğini, buna rağmen davacının fahiş fiyatlı faturalar düzenlediğini, dava konusunun kira sözleşmesinden kaynaklandığı için görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasında 02.03.2021 tarihli, 12 ay tahsis süreli, aylık 550,06 TL+KDV   bedelli hizmet sözleşmesi bulunduğu, Sözleşmenin şartlar ve koşullar bölümünün ...'in borç ve yükümlülükleri  başlıklı 1. Maddesi: \"Müşteri tarafından seçilen hizmet paketlerinin içerikleri sözleşme kapak sayfasında, genel bilgiler kısmında seçilen paket detayında detaylı olarak tanımlanmıştır. ..., belirtilen bu hizmetleri sözleşme bedeli karşılığında müşteri'ye vermeyi taahhüt eder. Bununla birlikte ... sunduğu  hizmetler çerçevesinde müşterinin seçtiği hizmet paketinin içerisinde ofis ya da toplantı odası kullanımı var ise elektrik, su, sıtma, soğutma, aidat, çay-kahve ikramları, temizlik hizmetleri ve internet altyapısı hizmetlerini paylaşımlı hizmetler olarak tüm müşterilerine hizmet bedeli kapsamında sunar. Bu hizmetler tahdidi sayılmış olup bunların haricinde Smartoffice'in müşteri'ye karşı herhangi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Hizmet paketi içerisinde yer alan hizmetler dışında ... tarafından müşteriye sağlanabilecek tüm ilave hizmetler bu ilave hizmet için Smartoffice tarafından belirlenen ek ücret karşılğında sağlanabilecektir. Tereddüde mahal bırakmamak adına, müşteri tarafından gerçekleştirilen telefon görüşmelerine ilişkin bedeller de hizmet bedeli kapsamında yer almamakta olup, işbu bedeller de müşteriye aynca yansıtılacaktır. \" şartı bulunduğu, Ayrıca yine sözleşmenin ek hizmet bedelleri başlıklı bölümünde: \"Asistanlık hizmeti, fotokopi&çıktı&tarama ,faks gönderimi, kargo gönderimi, kurye gönderimi, şirket tabelası, ekstra ofis kullanımı, ekstra toplantı odası kullanımı, toplantılar için kurabiye-sandiviç, ek çalışma koltuğu, plaza giriş kartı,  telefon faturası, müşavirlik hizmeti, depolama hizmeti, ısg danışmanlık, sms servisi, uçak bileti organizasyon ,arşiv çözümü, aylık otopark hizmeti\" verileceğinin belirtildiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin hiçbir yerinde kira sözcüğünün yer almadığı aksine sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunun belirtildiği, TBK'nın 299. Maddesinde kira sözleşmesi \"kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmasıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme\" olarak tanımlandığı, oysa ki eldeki davanın konusu olan sözleşmede kiracının taşınmazdan yararlandığı, ofisin tamamen kiracının hakimiyeti altına girmediği, davacı şirketin sunduğu yukarıda bahsedilen hizmetlerden yararlandığı ve kiralanana taşınmazın kullanımı ve hizmetler için ödenmesi gereken bedel belirlendiği gibi bedele dahil olmayan ek hizmetlerde verilebileceği bunun içinde ayrıca ek hizmet alındığı zaman ödenecek meblağın belirlendiği, böylelikle kira sözleşmesi tanımı kapsamının dışında kalan edimlerin de bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu ve taraflar arasındaki ihtilafın hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar tacir olmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, davaya bakma görevi kararı veren mahkemeye ait olmadığı halde yazılı olduğu şekilde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi  yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının  istinaf  başvurusunun  KABULÜNE,İlk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA, Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna,Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile  KESİN olarak  karar verildi, açıkça  anlatıldı.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8616f387b74a08d0","SID":"55cd5e9e7576401f"}}