{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/813 <br>KARAR NO: 2025/694<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/04/2025<br>NUMARASI: 2025/253  Esas <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde;  taraflar arasında 24/05/2022 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren sözleşme ve bu sözleşmeye bağlı ek protokollerin bulunduğunu, sözleşmesel ilişkinin taraflar arasında uzun yıllardır devam etmekte olduğunu, davalının zaman zaman mutabakatları geç yaptığını, son olarak yaklaşık 6 aylık bir süre boyunca mutabakat yapılmadığı ve ardından 6 aylık birikmiş mutabakatın 24.10.2024 tarihinde yapılmış olduğunu, mutabakat üzerine düzenledikleri 1.386.479,50 TL fatura alacaklarının faturanın üzerinden 3 ay geçmesine rağmen ödenmediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ve davalının mal kaçırma riskinin bulunduğunu beyanla davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep talep etmiştir. Mahkemece; \" ...Davalının mal kaçırdığı, gizlediği veya buna yönelik hazırlık içinde olduğuna dair delil ibraz edilmediği gibi davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu hususunda bu aşamada yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında uzun yıllardır devam eden sözleşmesel bir ilişki bulunduğunu, davalı sözleşmesel ilişkiden doğan fatura borçlarını süresinde ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi yapıldığını, alacağa dair yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, davalının icraya itirazı haksız ve kötüniyetli olup, işbu süre içerisinde müvekkilimizin alacağına kavuşmasını geciktirme ve mallarını kaçırma amacı taşıdığını, davalının finansal olarak iyi durumda olmadığını, mal kaçırma riski bulunduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804) Somut olayda, talebe konu alacağın, davalı sigorta şirketinin, sigortalılarına verildiği iddia olunan sağlık hizmetinden kaynaklanan  fatura alacağına ilişkindir. Talep eden dilekçesinde sözleşme ve faturalara dayanmıştır. Ancak dayanak faturaların, davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı gibi, davacının varsa hizmet bedeli alacağının yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup tek başına fatura düzenlenmesi ise alacağın yaklaşık ispatına yeterli değildir. Bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları bu aşamada oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL istinaf harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına,  3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd9e40263c4af439","SID":"e3fe1fd7796e88fb"}}