{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/894 <br>KARAR NO: 2025/783<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/05/2024<br>NUMARASI: 2025/205  Esas<br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C. İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/260 E. - 2022/685 K. Sayılı mahkeme dosyası gereği atanmış olan tasfiye memuru ... tarafından yönetilen toplantıda Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi 2023 hesap yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan hukuka ve yasaya aykırı kararların iptali için işbu davanın açıldığını, davacının kooperatif üyeleri belgesinden ve aile nüfus kayıt tablosundan da anlaşılacağı üzere kooperatif üyesi ...’un kızı ve yasal mirasçısı olmasına rağmen ilgili genel kurul toplantısına çağrılmadığını, bu durumun 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ve Tebligat Kanunu’nun ilgili maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, 18.11.2023 tarihli toplantıda toplantı çağrı sürelerine uyulmadığını, davacının  toplantıya aslen katılma haklarının gasp edildiğini, davacının  bu sebeple usulüne uygun olarak davet edilmediği toplantıda bulunamadığını, yasal düzenlemeler gereği çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok 2 ay içinde yapılması, toplantı gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesinin zorunlu olduğunu, davacılara  ilan yapılmaksızın toplantı yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, Genel kurulda alınan karara göre \"İstanbul İli, ... Mah. ... Mah. ... Sk. ... Ada, ... parsel\"de bulunan taşınmazın, yasaya aykırı bir şekilde bu kararın uygulanması halinde davacının  mülkiyet hakkı sınırlandırıldığını, mülkiye hakkının anayasal bir hak olduğunu, anayasa'nın mülkiyet hakkını güvenceye alan 35. maddesine göre, herkes mülkiyet hakkına sahip olduğunu, bu hakkın, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir ve kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağını,  bu nedenlerle Genel Kurul Toplantı Kararının iptaline, dava sonuçlanıncaya kadar telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabileceğinden iptale konu karar öncesinde belirtilen taşınmazın korunması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, satışın ve tasfiyenin durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 08.05.2024 tarihli ara karar ile ''...Mahkememiz 26/03/2025 tarihli tensip ara kararı gereği, davalı kooperatifin 18/11/2023 tarihli  Genel Kurul Toplantı tutanağı, hazirun cetveli, gündemin ve varsa davacıya ait muhalefet dilekçesinin onanmış örneği ile davalı TAS. HAL. ... YAPI KOOP.'in ticaret sicil özetinin incelenmesi sonrasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine karar verildiği, mahkememizce ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere yanıt verildiği görüldü. ...nun 389.maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. ...nun 390.maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; TAS. HAL. ... YAPI KOOP.'inin terkin halde iken , ihya davası açıldığı, taşınmazın satışı hususunda ihyasına karar verildiği, davacının, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerini sunmadığından haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, ...nun 389. ve 390. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine '' dair karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; Tüm delillerin dosyaya ibraz edildiği, HMK 389 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde, davacının taraf sıfatına sahip olmadığı, hak düşürücü sürede davanın açılmadığı, aynı kooperatife karşı aynı genel kurulun kararın iptali istemiyle açılan başka bir davanın reddine karar verildiği (İstanbul 12 ATM 2023/813 E 2024/639 K) genel kurul kararının mahkeme kararına uygun olduğu ve mülkiyet hakkına müdahalede bulunmadığı, davacının hukuki yararının bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Delillerin Değerlendirmesi ve Gerekçe: 6100 sayılı HMK'nin 389/1 maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK 390/1 maddesinde \"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.\", HMK 390/3 maddesinde \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'', HMK 391/1 maddesinde \"Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\" düzenlemelerine yer verilmiştir. İhtiyati tedbir kararlarında “Ölçülülük” ilkesi; Anayasa ile güvence altına alınan bir ilke olup içinde “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç farklı alt ilkeyi de barındırmaktadır. Başvurulan tedbir, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte; başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olmalıdır. Söz konusu ilke, hayatın her alanında uygulama bulmakta olan genel bir ilkedir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. Uyap sisteminde yapılan incelemede, sunulan veraset ilamı ile davacının muris  ... mirasçıları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. İptaline konu edilen 18.11.2023 tarihli kooperatif genel kurul kararında tedbir talep edilen taşınmazın satışı dışında tasfiye memuru yetki, görev  ve ibra gibi konularda  kararlar alınmıştır. Kooperatif Genel Kurulu'nun 9. Maddesinde ''... Mahallesi ... Sokak, No:... (... parsel) Maltepe/İstanbul adresinde ... ada, ... parselde bulunan taşınmaz hakkında ... DANIŞMANLIK A.Ş. tarafından düzenlenen ... RAPOR numaralı 29.08.2023 RAPOR tarihli belgenin oylanması, genel kurula sunuldu oybirliğiyle kabul edildi '' yer almaktadır. Mahkemenin gerekçeli kararında davalı kooperatif yönünden terkin halde iken taşınmazın satışı konusunda ihyasına karar verildiği belirtilmiştir. İstinafa konu edilen iş bu tedbir talepli davada, davacı tarafça genel kurul kararının uygulanması halinde mülkiyet hakkının sınırlanacağı ileri sürülmüş ise de, yukarıda belirtilen ve dosya kapsamında yer alan bilgiler ışığında, 6100 sayılı HMK nun 390/3 maddesi uyarınca aranan yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği açıktır. Bu nedenle, mahkemece verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına,  3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3589fb02f109c28d","SID":"af1810f7df51f77d"}}