{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/965 <br>KARAR NO: 2025/795<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2025/252 (Derdest)<br>DAVA TARİHİ: 10/04/2025<br>ARA KARAR TARİHİ: 11/04/2025<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... yetkili servisi olup binek araçlara ve hafif ticari araçlara ... standartlarında hizmet verdiğini, müvekkiline ait yetkili servis bünyesinde servis, onarım ve yedek parça konularında verilen muhtelif hizmetler kapsamında müvekkilinin her türlü edimi yerine getirmesine karşın davalı sigorta şirketinin edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle davalı sigorta şirketine Kartal ... Noterliği 16/10/2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek tamamı muaccel cari hesap borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini, söz konusu ihtarname 21/10/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediğinden ve borç ödenmediğinden İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak itirazı üzerine takibin durduğunu, huzurdaki davaya konu icra takibinin davalı borçlu tarafından itiraza uğramayarak kayıtlarına alınmış faturalar ve müvekkili şirketin ticari defterindeki kayıtlar sebebiyle başlatıldığını ve borcun vadesinin İİK m. 247'de öngörüldüğü üzere geçmiş olduğunu, davalı borçlu sigorta şirketi hakkında Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleme Ve Denetleme Kurumunun 05/12/2024 tarih ve 855 sayılı kurul kararı ile \"tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin\" durdurulmasına karar verilmesi gibi nedenlerle müvekkili şirketin alacağını tahsil edememe tehlikesi altında bulunduğunu beyan ederek; alacağın tahsil imkanının güçleşmesi sebebiyle ve telafisi imkansız zararlar doğmaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; \"... ihtiyati haciz talep edenin karşı taraf borçludan alacaklı olup olmadığı ve alacağın miktarınını tespiti yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz şartları oluşmadığı anlaşılmakla mevcut dosya ve delil durumu itibariyle yaklaşık ispatın da belirlenemediği, İİK 257 maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından ihtiyati haciz talebin reddine...\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, TTK'nın 94/2. Maddesinde \"Hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamül yoksa, her takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması günü olarak kabul edilmiş sayılır. Saptanan artan tutarı gösteren cetveli alan taraf, aldığı tarihten itibaren bir ay içinde, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren bir yazıyla itirazda bulunmamışsa, bakiyeyi kabul etmiş sayılır.\" hükmü gereğince davalı borçlunun kendisine iletilen muavin hesap bakiyelerini kabul edilmiş sayılacağını, davalı ile daha önce müteaddit defalarca hesap mutabakatı yapıldığını ancak davalının kendisinden talep edilen son mutabakat talebine yasal süresi içerisinde cevap vermediğini, daha sonra verdiği cevapta da makul hiçbir gerekçe ileri sürmediği gibi gönderilen hesabı açıkça reddetmediği de görüldüğünden müvekkilinin söz konusu hesap mutabakatı tutarında alacaklı olduğunu, dava dilekçesinde ifade edildiği gibi davalı hakkında Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleme Ve Denetleme Kurumunun 05/12/2024 tarih ve 855 sayılı kurul kararı nedeniyle alacaklarının tahsil edilememe riski altında bulunduğunu, açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz koşulları oluştuğundan kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece  yazılı gerekçeyle istem reddedilmiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan \"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….\" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda, davacı tarafından muavin hesabı, davalıya gönderilen ihtarname, davalı tarafça icra takibine yapılan itiraz, Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleme Ve Denetleme Kurumunun 05/12/2024 tarih ve 855 sayılı kurul kararı nedeniyle davalının \"tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin\" durdurulmasına karar verildiğine dair yazı sunulmuş olup, taraflar arasında varsa sözleşme, faturaların davalı tarafa tebliğ edilip edilmediğine dair kayıtlar sunulmadığı gibi faturalar davalı tarafa tebliğ edilmiş ise itiraz edilip edilmediği de belli değildir. Yine istinaf dilekçesinde TTK'nın 94/2.maddesine dayanılmış ise de ilgili hüküm \"cari hesap sözleşmesine\" ilişkindir. Dosyaya sunulan muavin hesabı davacı nezdinde tutulan tarafların borç-alacak durumlarını gösteren kayıttır yani cari hesap sözleşmesi değildir. Davacı tarafça dosyaya cari hesap sözleşmesi de ibraz edilmemiştir. Bu çerçevede dosya kapsamında yer alan kayıtların alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususlarını bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığı kanaatine varıldığından, İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1326cae2899523e","SID":"54f8e6789b54638e"}}