{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/968 <br>KARAR NO: 2025/796<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2025/120 (Derdest)<br>ARA KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>ASIL VE BİRLEŞEN <br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/07/2023 tarihinde nitelikli ofis hizmetleri üyelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirkete toplamda 250.000,00 USD ödeme yapıldığını, davalı şirketin sözleşme ile taahhüt ettiği güçledirme çalışmalarını yapamadığını ve ...'i davacı şirkete hiç teslim edemeyerek edimine aykırı davrandığını, davalı şirketin edimini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedilmesi ve ödenen 250.000,00 USD'nin iade edilmesi hususunda tarafların mail yoluyla anlaştığını bir kısım tutarın da iade edildiğini ancak davalı tarafça bakiye 156.250,00 USD'nin iade edilmediğiniden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3 taksit karşılığı 93.750,00 USD için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine girişildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, davalı üzerine kayıtlı taşınır mallarına, taşınmaz mallarına ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına 3. kişilere devrinin önlenmesini teminen ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin 20/02/2025 tarihli ara kararı ile; \"...Somut durumda, üç mail içeriği, mail ekinde gönderilen protokol taslağı, protokol doğrultusunda yapılan kısmi ödemelere ilişkin banka dekontları dikkate alındığında yaklaşık ispat yerine getirilmiş olmakla ihtiyati haciz talebinin %15 teminat karşılığında kabulüne...\" karar verilmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekilinin dilekçesinde özetle; dövize endeksli sözleşme yasağı kapsamında geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, dava konusu olan ve taraflar arasında imzalı Üyelik Sözleşmesinin dövize endeksli olarak düzenlendiğini ancak döviz veya dövize endeksli işlem yapma yasağı kapsamında tarafların sözleşme bedelini TL'ye uyarlamamış olduğundan kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle sözleşme bedelinin uyarlanması gerektiğini, davacı tarafından bir uyarlama talebinde bulunulmaksızın döviz cinsinden talepte bulunulmasının kanuna aykırı olduğunu, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının İİK. m. 257'deki hiçbir şarta uymadığını, müvekkili şirketin vadesi gelmiş bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında imzalı 20/07/2023 tarihli Üyelik Sözleşmesinin usulüne uygun şekilde feshedilmediğini, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin feshedilmesine ve davacı tarafça ödenen bedelin iadesi hususunda sözleşme imzalanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla henüz vadesi gelmiş bir alacak yokken ve müvekkilinin kaçma şüphesi söz konusu değilken mahkemenin ihtiyati haciz kararını sadece %15 teminat karşılığı almasının kabul edilebilir olmadığını, ihtiyati haciz kararının yaklaşık ispat koşulları oluşmadan ve müvekkilinin dinlenmeden verildiğini, bu nedenlerle 20/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazlarının duruşmalı olarak incelenerek haksız ve hukuka aykırı haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece itirazın mürafaalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, 10/04/2025 tarihinde yapılan duruşma neticesinde itirazın reddine karar verilerek bu hususta 16/04/2025 tarihli gerekçeli karar oluşturulmuştur. 16/10/2025 tarihli gerekçeli kararda; \"Mahkememizce ihtiyati haciz kararını 5 mail içeriği, protokol taslağı ve yapılan kısmi ödemelere ilişkin banka dekontları dikkate alınarak alacağın varlığı için yaklaşık ispat şartı gerçekleştiği gerekçesi ile %15 teminat karşılığında kabul edilmişti.1. İtiraz: Dövize endeksli sözleşme yasağı İhtiyati haciz aşamasında sözleşmenin geçerliliği yargılamayı gerektirmekte olup , esas ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin feshi ile ödenen USD bedellerin iadesi talep edilmiş olup, bu kapsamda da ödenen USD tutarların USD olarak ödenmesi gerekliliğine dayanılmış olmakla, sözleşmenin geçersizliğini ihtimalinde bile ödenen USD tutarların USD olarak ödenmesi gerekliliğine ilişkin aksi kanaat oluşmamış olup, bu durum ihtiyati hacizde yaklaşık ispatın sağlanmış olmasına bir etkisi bulunmadığından itiraz bu açıdan yerinde görülmemiştir.2. İtiraz: İİK 257. maddedeki şartları taşımama Dosyadaki belgeler (mailler, protokol taslağı, ödeme dekontları) incelendiğinde, alacağın varlığına dair yaklaşık ispat şartının sağlandığı görülmektedir. İİK 257/1 kapsamında vadesi gelmiş alacak olduğu kabul edilebilir.3. İtiraz: Vadesi gelmiş bir borcun bulunmaması Mahkemenin yaklaşık ispat için değerlendirdiği belgeler, davalı tarafın maillerdeki beyanları ve iadeye ilişkin ödeme dekontları dikkate alındığında alacağın varlığı ve muaccel olduğu kanaatini oluşturmuştur. Sözleşmenin feshi konusu, esasa ilişkin yargılamada daha detaylı incelenecek bir husus olup, ihtiyati haciz aşamasında feshin yazılı yapılıp yapılmadığı yönündeki tartışma, yaklaşık ispat kriterini ortadan kaldırmamaktadır. 4 ve 5. İtirazlar: İİK 257/2 maddesi ve kaçma/mal kaçırma durumu Mahkeme, alacağın vadesi gelmiş olduğu kanaatiyle İİK 257/1 kapsamında karar vermiş olduğundan, İİK 257/2'ye dayanma gereği duymamıştır. Şirketin büyüklüğü veya piyasadaki konumu, tek başına alacağın güvence altına alınması ihtiyacını ortadan kaldırmaz. 6. İtiraz: Teminat oranının düşüklüğü İhtiyati hacizde teminat oranı mahkemenin takdirindedir. %15 teminat, mahkemenin yaklaşık ispat derecesini dikkate alarak belirlediği bir orandır. 7. İtiraz: Yaklaşık ispat koşullarının oluşmaması ve dinlenilmeme İhtiyati haciz kararları niteliği gereği karşı taraf dinlenmeden (ex parte) verilebilir (İİK m. 258). Yaklaşık ispat şartı da mahkemece değerlendirilen belgelerle sağlanmıştır.\" gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesinde bildirmiş olduğu nedenleri tekrar ederek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan \"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….\" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda; sunulan sözleşme, taraflar arasındaki mail yazışmaları, kısmi ödeme kaydı nazara alındığında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gibi alınan teminat tutarının da yeterli olduğu kanaatine varıldığından, davalı tarafın itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f25db70eb0d578df","SID":"7fb96d64a2698c36"}}