{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/349 - 2025/1289<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/349 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1289<br>KARAR TARİHİ\t: 24/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/112 Esas,  2023/851 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>Taraflar arasındaki taminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. <br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı ... Müh. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava kapsamında müvekkil şirkete atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, müvekkil şirketin imzalamış olduğu sözleşmeler uyarınca üzerine düşen her türlü sorumluluğunu eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, ... genel müdürlüğü tarafından onaylanan ve ilgili her kurumun görüşü alınan koordinatlar üzerinde meydana gelen zarara ilişkin olarak haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurlarının müvekkil şirket yönüyle oluşmadığından müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin hukuken hiçbir surette mümkün olmadığını, müvekkil şirketin de ilgili zararda kusur sahibi olduğu varsayımında, meydana gelen zarar çerçevesinde tüm ilgili kurum, kuruluş ve şirketlerin kusur araştırmasının detaylı bir şekilde yapılması gerektiğini, bu süreç içerisinde meydana gelen zarardan sorumlu kurum ve şirketlerin eylemlerinin kusur tespiti yapılırken ayrı ayrı irdelenmesi gerektiğini, talimatla alınan rapordaki bilirkişilerin yapılan keşif sonucu tanzim etmiş oldukları rapordan tek bir sonuç çıktığını, taşınmaz üzerinde halen daha hiçbir uyarıcı levhanın/işaretin bulunmadığı ve davacı kurumca alınması gerekli hiçbir önlemin alınmadığının belirtildiğini, aynı hususun 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunu, ...’ın durumdan sorumlu olduğunun sabit olduğunu, hasarın gerçekleştiği yerde tek bir işaretlemenin dahi mevcut olmadığını, bu durumun dosyada alınan bilirkişi raporlarla da ispatlandığını, tefrik edilerek ayrılan diğer davalı kurumun ... tarafından onaylanmış doğru şekilde koordinatlarda yapılan sondaj sebebiyle meydana gelen zarardan müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, müvekkil şirket tarafından her türlü tedbirlerin alındığını ve gerekli tüm bildirimlerin yapılmış durumda olduğunu, davacı tarafından belirtilen olayın akışı ile gerçekte meydana gelen zaman dilimlerinin birbirleriyle örtüşmediğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda çok yüksek tutarların  hesaplandığını, davacının belirttiği tutarlar üzerinden yapılan hesaplamaların gerçeği yansıtmadığını, tek yanlı değerlendirmelerin hukuka aykırılı doğurduğunu, zira davacı kurum ile bağı olan herhangi bir kimsenin bu davada bilirkişilik yapmasının mümkün olmadığını, objektif olmayan bir bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı şirketin 03/12/2017 tarihinde Samsun-Ankara Doğalgaz Ana İletim Hattı'na, Çorum Merkez Saz Değirmeni Köyü 217+500 KM'de  yüksek hızlı tren etüt ve sondaj çalışması yaparken, davalıya ait iş makinesi tarafından doğalgaz boru hattına hasar verilmesi nedeniyle davacıya ait Çorum Şeker Fabrikası'na gaz arzının kesilmesi sonucu oluşan 1.349.391,75 TL zararın, davalı şirket ile diğer davalı ... Genel Müdürlüğü'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince davalı ... Genel Müdürlüğü'ne yönelik açılan dava hakkında tefrik kararı verilmiş; eldeki dava ise davalı ... Mühendislik Ltd. Şti.'ne yöneliktir.<br>Mahkemece maddi tazminat yönünden tüm deliller toplanmış, davanın esasının çözümlenebilmesi için dava dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişilerden alınan raporun ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.  <br>Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalı şirketin dava konusu olayda TBK'nun 49. maddesi uyarınca haksız fiil faili olarak sorumlu olduğunun (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16/12/2015 tarihli, 2014/18143 Esas ve 2015/14823 Karar sayılı ilamı) anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br><br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 92.176,95TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 23.045,00TL harcın mahsubu ile bakiye 69.131,95TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,  <br>4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imza <br><br>Üye<br><br>e-imza  <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Katip<br><br>e-imza  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a10c1e8531c19a59","SID":"0e109af38b77b28a"}}