{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2103 <br>KARAR NO\t\t: 2025/999<br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1355 Esas 2021/375 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/05/2025<br><br>\t     Davalı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı  şirket ile müvekkili arasında 24.07.2017 tarihinde .. ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, .. parselde inşa edilen ... projesi kapsamında kalıp demir duvar beton uygulama işlerinin müvekkili şirket tarafından yapılmasına,  20.01.2018 tarihinde ... ili, ...ilçesi, ... mahallesi, ... ada, .. parselde inşa edilen ... projesi kapsamında balkon parapetleri yapım işinin müvekkili şirket tarafından yapılması hususunda iki adet sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin iş bu sözleşme kapsamında iş yaptıkça hakkedişlerine ilişkin olarak davalı şirkete fatura kestiğini ve davalı şirkete gönderdiği, davalının da bu faturalara ilişkin ödemeler yaptığını, davalının işbu sözleşmeden kaynaklanan hakkedişlerinden dolayı müvekkiline olan cari borcu nedeniyle 14.08.2018 tarihi itibariyle İzmir 15.İcra Müdürlüğünün 2018/9912 Esas sayılı dosyası üzerinden 85.699,72-TL takip borcu ile icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine yapılan icra takibinden sonra müvekkili şirkete 62.198,15-TL ödemiş olup bakiye bedel için ise iade faturası kestiğini belirterek icra takibine itiraz ettiğini, davalının müvekkiline A-46576 no.lu faturaya istinaden fiyat farkı bedeli açıklamalı 25.09.2018 düzenleme tarihli 20.000-TL bedelli iade faturası kestiği, müvekkili şirketin ise söz konusu iade faturasını kabul etmediğini ... 4.Noterliği 03.10.2018 tarihli 34206 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı borçlu şirkete bildirdiğini, davalının müvekkiline ... 5.Noterliği 34298 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura iadesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirten ihtarname gönderdiğini, davalının iade faturası incelendiğinde müvekkili şirketin davalıya göndermiş olduğu 12.03.2018 tarih 46576 no.lu 82.198,15-TL bedelli faturaya istinaden olduğunun görüleceğini, davalı şirketin işbu faturayı tebliğ aldığı ancak aleyhine icra takibi açıldıktan sonra bakiye bedeli ödememek adına faturaya dayalı olarak kötü niyetli olarak 6 ay sonra iade faturası kestiğini, bu davanın davalı tarafından ödenmeyen 23.501,57 TL üzerinden açıldığını, açıklanan  nedenlerle davanın kabulü ile davalının ...15.İcra Müdürlüğü 2018/9912 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davacı  ile müvekkilinin ... Kalıp Beton işlerinin davacı tarafından yapılması için 24/07/2017 tarihli anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereğince müvekkilinin kesilen fatura bedellerini ödediğini, ancak sonrasında davacı tarafça kesilen son fatura bedeli konusunda anlaşma sağlanamadığını, davacının İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2018/9912 E sayılı dosyası ile takip açtığını ancak yapılan takipten müvekkilin haberi olmadığını, takipteki asıl alacağın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kendisine yapılan takipteki tebligatın iade edilmiş olması nedeni ile takipten habersiz olarak karşı yan ile  bir araya geldiğini ve yapılan hesaplamalar sonucunda davacının müvekkilinden 62.198,15 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, aradaki fark olan 20.000,00 TL için iade faturasını düzenleyerek davacıya teslim ettiğini,  iade faturası tarihi 25/09/2018 olup davacı tarafın da bu faturayı aynı gün teslim aldığını, ancak davacı ile müvekkili anlaşma yaparken alacak konusunda takip yaptığını müvekkile açıklamadığını, sonradan müvekkili tarafından anlaşılan bedel olan 62.198,15 TL 02/10/2018 tarihinde davacı hesabına ödenerek borcun kapatıldığını,  borcun ödendiği gün müvekkili şirkete İzmir 15. İcra müdürlüğünün 2018/9912 E sayılı dosyası üzerinden  ödeme emri geldiğini, davacının müvekkilinin eski adresine ödeme emrini gönderdiği ancak davacının müvekkili hakkında 85.699,72 TL asıl alacaklı icra takibi yaptıktan sonra gelerek borç konusunda anlaşma yaptığı ve yapılan anlaşma sonrasında da müvekkili tarafından  kesilen 25/09/2018 tarihli iade faturasını tebliğ  aldığını ve asıl alacağı 62.198,15TL olarak kabul ettiğini, ödemesi gereken tutarı 02/10/2018 tarihinde davacı hesabına yatırdığını,  ancak davacının kötü niyetli olarak ödeme yapılana kadar beklediğini ve 07/11/2018 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen ... 4. Noterliğinin 03/10/2018 tarihli 34206 yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturayı kabul etmediklerini müvekkiline bildirdiğini,  davalı tarafın anlaşma sonrası ödemeyi aldıktan sonra müvekkilin iade faturasını kabul etmediğine dair ihtarının da geçerli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile asıl alacak 85.699,72 TL ise bu yönü ile icra takibine devam etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya yaptıkları anlaşma karşılığı borcunu ödemesi nedeniyle bir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddi ile  %20 den aşağı olmamak üzere tazminata ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...Dava; ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.<br>Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ...ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, .... parselde inşa edilen ... Projesi kapsamındaki Kalıp Demir Duvar Beton Uygulama işlerine  istinaden 24.07.2017 tarihinde  ve  .... ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, .... parselde inşa edilen ... Projesi kapsamındaki Balkon Parapetleri Yapımı İşlerine istinaden 20.01.2018 tarihinde  sözleşme akdedildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli  bilirkişi ... tarafından düzenlenen  kök ve ek rapora  göre davacı  tarafından icra takip tarihine kadar davalı adına KDV dahil 422.198,15-TL tutarında toplam üç adet fatura düzenlendiği, işbu faturaların tamamının davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından icra takip tarihine kadar banka aracılığı ile toplam 339.800-TL tutarında ödeme yapıldığı, işbu ödemelerin tamamının davacı yasal defterlerinde kayıt altına alındığı, tarafların yasal defterleri dikkate alındığında davalının 14.08.2018 icra takip tarihi itibari ile 82.398,15-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, davalı tarafından icra takip tarihinden sonra 24.09.2018 tarih 190780 no.lu 20.000-TL tutarında fiyat farkı faturası düzenlendiği, işbu faturanın yasal süresi içerisinde davacı şirket tarafından iade edilerek yasal defterlerinde kayıt altına alınmadığı, davalı tarafından icra takip tarihinden sonra 02.10.2018 tarihinde banka aracılığı ile 62.198,15-TL tutarında ödeme yapıldığı, davacının yasal defterlerine göre, davalının 21.11.2018 dava tarihi itibari ile 20.200-TL borç bakiyesi bulunduğunun rapor edildiği, <br>Yargıtay 11.HD'nin 20/2729 Esas ve 20/5106 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere,  takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin asıl alacaktan düşülmesi gerektiği,zira takipten sonra yapılan ödemler nedeniyle alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararının  bulunmadığı, bu kapsamda davalı tarafından icra takip tarihinden sonra  24.09.2018 tarih 190780 no.lu 20.000-TL tutarında fiyat farkı faturasının düzenlendiği, bu faturanın davacının yasal defterlerinde kayıt altına almayarak noter kanalı ile yasal süresi içerisinde iade edildiği, davalının  faturanın yasal defterlerinde kayıt altına alınarak kabulünün ardından yasal süresinden sonra  20.000-TL tutarlı  fiyat farkı faturası düzenlediğinden fiyat farkı faturasından davacının sorumlu olmadığı, davalının takip tarihinden sonra 02.10.2018 tarihinde banka aracılığı ile 62.198,15-TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemenin  82.398,15-TL alacaktan düşüldüğünde   davacının  davalıdan  20.200-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ...15.İcra Müdürlüğü'nün 2018/9912  esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile  20.200,00  TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, alacak likit olduğundan  hüküm altına alınan 20.200,00 TL alacak üzerinden hesaplanan  %20 oranındaki icra inkar tazminatı   olan   4.040,00 TL 'nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ' gerekçesi ile; <br> HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,<br>Davalının,İzmir 15.İcra Müdürlüğünün 2018/9912  Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile  20.200,00  TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına,<br>2-Hüküm altına alınan 20.200,00TL alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki icra inkar tazminatı  olan 4.040,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkil şirket ... Kalıp Beton işlerinin davacı tarafından yapılması ile ilgili olarak 24/07/2017 tarihli anlaşma sağladıklarını, yapılan anlaşma gereğince müvekkil şirketin kendisine kesilen fatura bedellerini ödediğini, ancak daha sonrasında davacı tarafça kesilen son fatura bedeli konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafça da İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9912 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını ancak yapılan takipten müvekkilinin haberinin olmadığını, davacı tarafça yapılan takipteki asıl alacağın gerçeği yansıtmadığını, icra dosyasında müvekkile yapılan tebligatın iade gelmiş olması nedeni ile takipten habersiz olarak karşı yan ile bir araya geldiğini ve yapılan hesaplamalar sonucunda davacının müvekkil şirketten 62.198,15 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, müvekkilin aradaki fark olan 20.000,00 TL için iade faturasını düzenleyerek davacıya teslim ettiğini, iade fatura tarihi 25/09/2018 olup davacı tarafın da yine anılan faturayı aynı gün teslim aldığını, ancak davacı tarafın, müvekkil ile anlaşma sağlar iken alacak konusunda takip başlattığını müvekkile açıklamadığını, daha sonrasında müvekkil şirket tarafından anlaşılan bedel olan 62.198,15 TL'nin 02/10/2018 tarihinde davacı hesabına ödendiğini ve borcun kapatıldığını, borcun ödendiği gün müvekkil şirkete İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9912 Esas sayılı dosyası üzerinden ödeme emri geldiğini, müvekkil şirketin ödeme emrinin tebliği ile beraber takipten haberdar olduğunu, davacı yanın, müvekkilin eski adresine ödeme emrini gönderdiğini ancak müvekkilin taşınmış olması nedeni ile ödeme emrinin iade olduğunu,   müvekkilin yapılan takipten haberinin bulunmadığını, takipten habersiz olarak davacı ile anlaşma yoluna gittiğini, ancak davacının ise müvekkil hakkında 85.699,72 TL asıl alacaklı icra takibi yaptıktan sonra gelerek borç konusunda anlaşma yaptığını ve yapılan anlaşma sonrasında da müvekkilce kesilen 25/09/2018 tarihli iade faturasını tebliğ aldığını ve asıl alacağı 62.198,15 TL olarak kabul ettiğini, dolayısıyla müvekkil şirketin borca itirazında haklı olup icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını, yerel mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin, yapılan anlaşma gereğince ödemesi gereken 62.198,15 TL'yi ödemiş olup davacı tarafa başkaca bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu takipten sonra müvekkil şirkete geldiğini ve iade faturasını teslim aldığını, davacı tarafından yapılan iş ile kesilen fatura bedelinin uyumsuz olduğunun zımnen kabul edildiğini, dolayısıyla müvekkil şirketin davacı yana borçlu olmayacağının çok açık bir şekilde ortaya konulmuş durumda olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; davalı aleyhine cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğundan bahisle takip yaptığını, davalı aleyhine yapılan icra takibinden sonra davalı tarafın, kendilerine 62.198,15-TL ödeme yaptığını,  bakiye bedel için ise davalının  iade faturası kestiğini belirterek icra takibine itiraz ettiğini, davalının, kendisine A-46576 no.lu faturaya istinaden fiyat farkı bedeli açıklamalı 25.09.2018 düzenleme tarihli 20.000-TL bedelli iade faturası kestiğini bu faturayı kabul etmediklerini ve itirazın iptalini talep etmiştir. <br>Davalı taraf ise; davacı ile takip yapıldığından habersiz bir araya geldiklerini 62.198,15 TL üzerinden anlaştıklarını bu paranın ödendiğini, geri kalan 20.000 TL için de anlaşmaları doğrultusunda iade faturası kesildiğini davanın reddini talep etmiştir. <br>Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. <br>Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, cari hesaba konu tüm faturaların her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu, davacı defterinde 339.800 TL ödeme kayıtlı olduğu, davalı defterinde ise 340.000 TL ödeme kayıtlı olduğu, davalı da kayıtlı olan 200 TL lik ödemenin nakit olarak verildiği, ancak davalının buna ilişkin bir belge sunamadığı, davalının kestiği iade faturasının  davacı defterinde kayıtlı olmadığı, mahkemece, icra takibinden sonra ödeme olması nedeni ile  BK 100 e göre hesap yapılması için başka bir  bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda; davacının dava tarihi itibariyle 38.280,01 TL asıl alacak bakiyesi olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. <br>Mahkemece 20.200 TL üzerinden davayı kabul edilmiş olup, sadece davalı taraf istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı taraf; gerek cevap dilekçesinde gerekse de istinaf dilekçesinde; davacıyla borcun 62.198,15 TL olduğu hususunda anlaştıklarını, iade faturasını da o nedenle kestiklerini ileri sürmüş olup, buna ilişkin yazılı bir delil sunmamıştır. Davalının bu savunmasını senetle ispat kuralı gereği miktara göre senetle ispat etmesi gerekmekte ise de; davalı bu hususta bir delil sunmamış, ancak davalının delilleri arasında yemin delili bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davalıya yemin delili hatırlatılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. \t<br>\tHÜKÜM:<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/04/2021 tarih ve 2018/1355 Esas 2021/375 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 345,00 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>\t6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>\t7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,\t\t\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 13/05/2025<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e13635e0645b501","SID":"56a49348a8edb943"}}