{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/223 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/375<br><br>DAVA\t\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 09/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 20/05/2021<br><br>\tMahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>TALEP\t:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafa ait ... Mah. ... No: ... ... Tesisleri adresindeki ... isimli işletmede ... tarihinde yaşanan su baskını, rüzgar nedeniyle zarar gördüğünü ve işletmenin sular altında kaldığını, şirket yetkilisinin şirket karar defteri, ortaklar pay defteri, defteri kebir, yevmiye defteri, envanter defteri ve genel kurul toplantı müzekkere defteri belgelerinin zayi olması ile ilgili jandarmaya müracaat ettiğini ve konunun tutanak altına alındığını belirterek, söz konusu 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait şirket karar defteri, ortaklar pay defteri, defteri kebir, yevmiye defteri, envanter defteri ve genel kurul toplantı, müzekkere defteri ve sair belgelerin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili UYAP üzerinden gönderdiği ... tarihli dilekçesi ile; davadan vazgeçtiklerini belirtmiştir. <br>DAVA:<br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 82. maddesine dayalı olarak açılmış zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin davadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ:\t<br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Davacının vazgeçme beyanı davanın geri alınması mahiyetindedir. Davanın geri alınması müessesesi, 1086 sayılı HUMK’nun 185 inci maddesinde, 6100 sayılı HMK'nun ise 123 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Her iki kanunda da davalının rızası olmaksızın davacının davasından sarfınazar edemeyeceği (davasını geri alamayacağı) hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK'daki düzenlemede davalı rızasının açık olması gerektiği belirtilmişken, 1086 sayılı HUMK'da davalı rızasının açık olması gerektiği yönünde bir hükme yer verilmemiştir. Ancak teoride ve uygulamada, davalı rızasının açık olması gerektiği, zımni rızanın yeterli olmadığı, HUMK döneminde de kabul edilmiştir. Uygulamada davanın geri alınmasına davanın atiye bırakılması dendiği de görülmektedir. Ancak, ne HUMK'da ne de HMK'da \"davanın atiye bırakılması\" diye bir müessese yoktur. Yine HUMK'da davanın geri alınması için \"davayı takipten sarfınazar etmek\" terimi, uygulamada ise kanundaki tabir ya da davayı takipten vazgeçmek tabiri de kullanılmakta idi. Davanın geri alınabilmesi için davalının açık muvafakati gerekir. Davacının davasını geri alması ve davalının da bu geri almaya açık muvafakat etmesi durumunda mahkemece \"karar verilmesine yer olmadığına dair\" karar verilmesi gerektiği gerek teoride gerekse Yargıtay uygulamasında kabul edilmiştir. Davanın geri alınması durumunda, dava hiç açılmamış sayılır, mahkemece geri alma anına kadar yapılan yargılamadaki oluşan kanaate göre haksız olduğu düşünülen tarafa vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri yüklenir. Davacı, geri aldığı davasını ileride harçlarını yatırmak suretiyle tekrar açabilir. Davadan feragat kabule bağlı olmadığı halde, davanın geri alınması davalının açık muvafakatine bağlıdır. Davanın geri alınması durumunda mahkemece \"karar verilmesine yer olmadığına dair\" karar verilmesi gerekirken, davadan feragat halinde \"davanın reddine\" karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/12/2018 tarih 2015/21-1565E. 2018/1946K. sayılı kararı, aynı mahiyette Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2019 tarih 2019/328E. 2019/1845K. sayılı kararı, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2018 tarih 2017/1044E. 2018/331K. Sayılı kararı).<br>Davamıza gelince; davacı zayi belgesi verilmesi istemi ile dava açmış, yargılama devam ederken davadan vazgeçmiştir. Davacının davasından vazgeçmesi (geri alınması) nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \t<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava geri alındığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>2. Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>4. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının  yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya  iadesine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/05/2021<br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4377c1ceab16e312","SID":"f7230f70506d2655"}}