{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/231 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/387<br><br>DAVA\t\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 13/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 25/05/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2014 yılında ....'nin resen terkinine karar verildiğini, şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın satış ve trafikten meni gerektiğini, bu sebeple şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t:<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenilen şirketle ilgili olarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı derdest ihya dosyasının bulunduğunu, ihyası istenilen şirketin adresinden ayrılmış olmasına rağmen yeni adresini tescil ettirmediğini, şirketin ... tarihinde resen terkin edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVA\t:<br>\tDava, şirketin ihyası istemine ilişkin davadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: <br>Dava, ... tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya  Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Antalya ... ihyası istenilen şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiştir.<br>Mahkememizin... tarih...E. ...K. Sayılı kararının incelenmesinde; davacı (temlik eden)in ..., davacı (temlik alan)ın ..., davalının ... olduğu, şirketin ihyası istemli davada; \"1-Davanın Kabulü ile;... plakalı münfesih şirket adına kayıtlı aracın tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla, ... sicil numarasında kayıtlı, ... ' nin, TTK' nın 643. Ve 547/1. maddesi uyarınca ihyasına, ... yeniden tesciline, 2-Şirketin son müdürü ... TC. Kimlik numaralı ...' nin tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına,  Müdürün ... ve merniste kayıtlı adresine tasfiye memuru olarak atandığı hususunun bildirilmesine\" karar verildiği görülmüştür.<br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2018 tarih 2018/213E. 2018/1038K. sayılı kararında; \"...Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin ihyası davalarında, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerekmektedir...\" denilmiştir.\t<br>\tDava açılarak mahkemeden hukuki koruma talep edilir. Dolasıyla hukuki koruma ihtiyacı içinde olmayan bir kimsenin mahkemeye başvurmasında hukuki yararı da yoktur (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet, Medeni Usul Hukuku 12. Bası, Ankara 2011, s. 294 vd.). Davacının dava açmaktaki yararı hukuki olmalıdır; ideal veya ekonomik yarar yalnız başına yeterli değildir. Davacının hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç olmalıdır (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 249).<br>\tDavacı, dava ile takip edilen gayeye mahkemelerin müdahalesi olmaksızın ulaşabilecek durumda ise, dava ikamesinde aranacak olan hukuki menfaat eksiktir ( Üstündağ, Saim; Medeni Yargılama Hukuku I - II 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 278). <br>\tDavacının, subjetif hakkına kavuşabilmesi ve kendisine hukuksal koruma sağlanabilmesi için, gerçekten mahkeme kararına muhtaç bir konumda bulunması halinde onun hukuki yararının varlığından söz edilebilir (Tanrıöver, Süha; Medeni Usul Hukuku C. I 2. Bası, Ankara 2018, s. 470). Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmek için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C:II 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 1364).<br>\tYargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2020 tarih 2018/1031E. 2020/4348K. sayılı kararında; \"...Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak TTK 547/2 maddesi uyarınca açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihya kararı vermiştir. TTK 547/2 maddesi ek tasfiyeden bahsetmekte ancak ek tasfiyenin nelerden ibaret olacağına ilişkin bir sınırlandırmaya gitmemektedir. Tasfiye dışı bırakılan hukuki işlem bir olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Böyle bir halde her hukuki uyuşmazlık için ihya kararı almak  usul ekonomisine aykırı olduğu gibi ihya kararı verilmiş bir kooperatif için yeniden ihya kararı almanın hukuki yanı da yoktur. Bu nedenle açılan veya açılacak bir dava ile sınırlı olarak, ihya kararı verilmesi, tasfiye kurumunun ruhuna uygun değildir...\" denilmiştir. <br>\tİhya kararı verilmiş bir şirket için yeniden ihya kararı almanın hukuki bir yanı da yoktur (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin  28/01/2021 tarih 2020/2098E. 2021/95K. sayılı kararı). <br>\tDavamıza gelince; davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi gereğince terkinine karar verilen şirketin adına kayıtlı araç bulunduğu belirterek bu aracın tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin ihyası talebiyle dava açmıştır. Mahkememizin ... tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile; davanın kabulü ile; ... plakalı münfesih şirket adına kayıtlı aracın tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla, Antalya Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı, ...' nin, TTK' nın 643. Ve 547/1. maddesi uyarınca ihyasına, ..., Şirketin son müdürü ... TC. Kimlik numaralı ...' nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Davacının, subjetif hakkına kavuşabilmesi ve kendisine hukuksal koruma sağlanabilmesi için, gerçekten mahkeme kararına muhtaç bir konumda bulunması halinde onun hukuki yararının varlığından söz edilebilir, mahkeme kararı olmaksızın da aynı sonuca ulaşması mümkün ise dava açmakta hukuki yararı yoktur. İhya kararı verilmiş bir şirket için yeniden ihya kararı almanın hukuki yararı bulunmaması nedeni ile davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,<br>2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacı ve davalıya iadesine, <br>Dair, davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/05/2021<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>   ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>   ¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br>   ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6895fc181e302d85","SID":"0073a115a0be4aa7"}}