{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/734 <br>KARAR NO: 2025/976<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/11/2024<br>NUMARASI: 2024/709 E. -  2024/718 K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait karar defterinin, noterde işlem yapılmak üzere şirketin satış elemanında iken 15/11/2024 tarihinde cüzdanı ile beraber çalındığını, Gültepe Şehit Mehmet Pat Polis Merkez Amirliğinde suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek, zayi olan şirket karar defter tespiti ve zayi belgesinin verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... davacı saklamakla yükümlü olduğu defterin çalındığını iddia etiği, dosya sunulan şirket çalışanının karakol ifade tutanağına göre, saat 18.00 da işyerinden evine gitmek üzere çıktığı, evine giderken semt pazarına uğradığı,  el çantasını alışveriş yaptığı tezgaha bıraktığı, alışveriş sonrası evine giderken çantanın elinde olmadığını fark ettiği, çantayı alışveriş yaptığı tezgahta unutmuş olabileceğini düşündüğü için tekrar pazara gittiği, alışveriş yaptığı tezgahları kontrol ettiğinde çantanın yerinde olmadığını gördüğü, çanta içinde şirket defterinin olduğu, defteri yanında taşıma sebebi olarak alınan kararı notere tasdik ettirmek olduğu, şeklinde beyanda bulunduğu, defteri kaybettiği iddia edilen kişinin satış temsilcisi olduğu, şirket yetkilisi  olmadığı gibi muhasebecisi dahi olmadığı, defter ile notere de gidilmediği, mesai sonrası eve gidildiği, zira saat 18.00 gibi noterinde kapalı olacağı, şirket defterlerinin saklanma yerinin şirket merkezi olacağı, defterin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta bir vakıadan bahsedilmediği, sırf defterlerin kaybolduğu, çalındığı iddiasının zayi belgesi verilmesi için yeterli olmayacağı, defterlerin korunması amacı ile gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olduğu anlaşıldığından...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece kararda şirket defterlerinin saklama yerinin şirket merkezi olması gerektiği, hırsızlık tarihinde defter ile doğrudan notere gidilmediği, defterin yok olması veya elden çıkmasını sonucunu doğuracak yoğunlukta bir vakıa bulunmadığı, çalınma iddiasının zayi belgesi verilmesi için yeterli olmadığı, gereken dikkat ve özenin gösterilmediği gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkili şirketin tasdikli karar defterinin noterde işlem yapılmak üzere şirket satış elemanı uhdesinde iken 15.11.2024 tarihinde satış elemanının cüzdanı ile birlikte çalındığını, polis karakoluna şikayette bulunulduğunu, mahkeme kararında defterin çıkarıldığı saatin 18:00 olduğu ve bu saatte noterin açık olmayacağı ve ...'ı muhasebeci olmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini ancak şirketteki iş yoğunluğuna göre defterlerin ertesi gün işlem yapılmak üzere bir gün öncesinde şirketten çıkarılmasının oldukça doğal bir durum olduğunu, ayrıca defterin muhasebeci yerine satış elemanı tarafından çıkarılmasınında ret sebebi olamayacağını, noter işlemleri için defterlerin muhasebe ve departmanı dışındaki çalışanlar tarafından çıkarılmasının oldukça doğal bir durum olduğunu, mahkemenin katı yorumu ve kararın müvekkilinin menfaatine orantısız bir müdahale teşkil ettiğini, müvekkili şirketin Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ayrıca zayi belgesi alamadığından olası hukuki uyuşmazlıklara karşı gerekli ispat vasıtalarından yoksun kalacağını, katı yorumun aynı zamanda Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma hakkını da ihlal ettiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve zayi belgesi verilmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı şirketin karar defterini notere tasdik ettirmek için bir gün önceden 15.11.2024 günü saat 18:00 sıralarında ikametgahına gitmek için iş yerinden çıkan dava dışı satış elemanının, pazarda alışveriş yaptığı esnada el çantasını tezgaha bıraktığı ve  el çantasının olmadığını fark ettiğinde çantanın yerinde olmadığını görmesi üzerine, 18.11.2024 tarihinde olaydan üç gün sonra polis karakoluna giderek şikayetçi olduğu, davacı şirket tarafından şikayet tarihinden sonra iş bu davanın açılmış olduğu ve delil olarak şikayet başvurusunun gösterildiği anlaşılmıştır.  TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\"Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). HMK'nın 385. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde resen araştırma ilkesi hâkim olup, ayrıca TTK'nın 82/7. maddesinde de mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını resen de emredebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde,  satış elemanı tarafından bir gün sonra notere tasdik edilmek üzere satış elemanının  evine götürdüğü  karar defterinin çalındığını iddia ederek, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Zayi olayının nasıl meydana geldiği, dava dışı satış elemanının şikayetine dair ifadesinde, şirket defteri ile birlikte pazar alışverişine gittiğini, defter ve diğer özel belgelerin bulunduğu çantayı pazar tezgahına bıraktığını ve unuttuğunu belirtmiştir. Satış elemanının ifadesi esas alınarak ileri sürülen  iddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulünü gerektirmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan  bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu  karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 03.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57ff7e4762bbb3ac","SID":"40222f643173ce42"}}