{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/05/2021<br>NUMARASI\t\t: .. Esas - ... Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1-... - ...<br>\t\t...<br>\t\t2-... - ...<br>\t\t...<br>\t\t3-... - ...<br>\t\t...<br>\t\t4-... - ...<br>\t\t...  <br>\t\t...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br>\t  <br>DAVALI\t: ... - ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...\t\t\t\t...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 30/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/10/2024<br> Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacılar vekili, müvekkillerinin mirasbırakanı ...'in, davalı banka müşterisi ...'in kullandığı Genel Tarımsal Krediler Sözleşmesiyle kredi kullanan ...'e 34.000,00 TL limitle kefil olduğunu, 15/06/2012 tarihli muacceliyet ihtarnamesinin gönderilmesinin ardından ilamsız takip yoluyla davalı tarafça Bursa 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, öncelikle borcun 34.000,00 TL ile sınırlı olduğunun kabulünün gerektiğini, kredi müşterisi ...'in önceki kredi borcu kredilerin limitleri ve ödenmeyen kredilerine ait gerek sözleşmede gerekse ek protokollerde herhangi bir bildirim yapılmadığını, kaldı ki kefilin imzalamadığı sözleşmelerden dolayı borçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, ...'in kullandığı veya kullanacağı kredilerinden dolayı müvekkillerinin sorumluluk limiti 34.000,00 TL ile sınırlı iken 76.600,00 TL asıl alacak, faiz ve BSMV ile toplam 78.610,75 TL için icra takibi başlatıldığını, takip talebinde borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı belirtilmediği gibi diğer takiplere dair tahsilde mükerrer olmamak şartının da yer almadığını, müvekkillerinin mirasbırakanına ait taşınmaz satışından elde edilen 15.000,00 TL'nin taşınmazı satın alan ... tarafından kredi borcuna istinaden .... adına ödendiğini, ancak davalı banka tarafından bunun kefil olunan borçtan mahsup edilmediğini, mahkeme tarafından müvekkillerinin sorumlu tutulması gereken miktarın belirlenmesi gerektiğini, icra takibi dosyası incelendiğinde takip borcunun müzekkerelerde farklılık gösterdiğini, davalının niyetinin takip borçlusunun tüm kredi borçlarını müvekkillerine ödetmek olduğunu, müvekkillerinin borcun işlemiş faizinden de kendi temerrüde düştükleri ve kendi kusurları kadar sorumlu tutulması gerektiğini, icra takibinde işlemiş faiz 27/06/2015 tarihinden başlatılmışsa da muacceliyet ihtarı iade olup müvekkillerine tebliğ edilmediğinden buna göre temerrüt tarihinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek, müvekkillerinin Bursa 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya şimdilik 59.610,75 TL borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin hak ve taleplerinin saklı tutulmasına, haksız ve kötüniyetli takip yapıldığından davalı aleyhine %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Yargılama aşamasında sunduğu 20/11/2017 tarihli dilekçesi ile \" yükseltmeye dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu olan icra dosyalarının Bursa 4. İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı dosyalar olduğunu ve işbu icra dosyalarına esas olan ana borcun aynı olması sebebiyle her iki icra dosyasından dolayı yapılan ödemelerin ve müvekkillerinin borcunun ne kadarından sorumlu olduklarını  veya ne kadar alacaklı olduklarının tespitini talep ettiklerini\" bildirmiş, 30/03/2021 tarihli dilekçe ile ıslah harcı yatırmak suretiyle \"davayı ıslah ettiklerini, müvekkillerinin Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... E. ve .... E. sayılı icra takiplerine konu borçtan dolayı 80.941,22 TL borçtan sorumlu olmadıklarına ve 16.024,02 TL fazla tahsilatın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte müvekkillerine  iadesine \"karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP; Davalı vekilinin davaya cevap vermediği, ancak 15/07/2016 tarihli beyan dilekçesi ile; davaya konu icra dosyasından 14/07/2016 tarihinde feragat etmeleri nedeniyle davanın konusuz kaldığını beyanla, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Dava tarihi itibariyle Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı icra dosyasında yapılan satış tarihi ve dava tarihleri dikkate alınarak Bursa 4.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı kesinleşen icra dosyasından yapılan tüm tahsilatlar da dikkate alınarak davacıların dava tarihi itibariyle borçlu oldukları ve borçlu olmadıkları tutarların hesaplanması ve buna göre bilirkişi raporu düzenlenmesi bakımından dosyanın Bankacı bilirkişi İlhan Tükenmez'e tevdi edildiği, 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacıların borçlu oldukları miktarın 80.941,22 TL olduğu, normal takip borcunun 146.482,12 TL olduğu, 12/01/2016 dava tarihi itibari ile davacıların borçlu olmadıkları tutarın 80.941.22 TL olduğu, dava tarihinde borçlu ... aleyhine Bursa ili ...ve ...Parsel taşınmazlar üzerine konulan İpoteğin paraya çevrilmesi nedeniyle 16/08/2012 İcra takip tarihi itibariyle talep edilen ve bilahare de takipte kesinleşen 78.610,75 TL üzerinden yürütülen icra takibinde kesinleşen satış itibariyle 29/04/2016 tarihi itibariyle yaptırılan icra dosyası kapak hesabında toplam borç miktarının 149.294,06 TL olup aynı tarih itibariyle 80.000,00 TL üzerinden satışı yapıldığı, davacıların borçlu olmadıkları tutarın 80.941.22 TL olduğu, davacıların fazla ödediği tutarın ise; 16.024,02 TL olduğu dikkate alınarak davacıların Bursa 4. İcra Müdürlüğünün  ... esas ve ... esas sayılı icra takipleri nedeni ile davalı tarafa 80.941,22 TL borçtan sorumlu olmadığından borçlu olmadığının tespit  edildiğini, Menfi tespit davası açılmasından sonra borçlu olunmayan tutarların icra baskısı altında ödenmesi durumunda ödenen tutar oranında davanın istirdat davasına dönüştüğü,  her ne kadar davalı banka tarafından dava konusu takipten feragat edildiği anlaşılmakta ise de, sözkonusu feragatın davacı tarafça fazladan bir ödeme var ise bu fazladan ödenen bedelin iadesi gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere;  icra baskısı altında ödenmesi durumunda ödenen tutar oranında dava istirdat davasına dönüşeceğinden 16.024,02 TL davacı tarafından fazladan yatırılan miktarın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacılara iadesi ile istirdatına, davalı tarafından başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğu gerekçesi ile dava değeri üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>Dava konusu icra takip borcuna ilişkin olarak, Bursa 4.İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasına daha önce davacıların borçlu olmadığına ilişkin beyanda bulunulduğunu, ancak bu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu ve müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının tamamının birbirleriyle çelişkili olduğunu, sunulan bilgi ve belgelerin dikkate alınmadığını,  davacılar tarafından, kendilerince icra baskısı altında ödedikleri iddiası ile 16.024,02 TL'nin iadesi ile istirdadına karar verilmesinin talep edildiğini, Mahkemece, bankanın daha önce icra dosyasına davacıların borçlu olmadığına ilişkin beyanda bulunulduğunu ve davanın konusuz kaldığı hususunun göz ardı edilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, belirterek yerel mahkemenin hükmünün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, kefilin mirasçılarının genel kredi sözleşmesine dayalı takipler nedeniyle menfi tespit ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece ilk olarak ...  Esas -.... Karar sayılı karar ile  davalı alacaklı tarafça icra takibinden feragat edildiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,şeklinde karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dairemizin  .. E- ... K. Sayılı kararı ile; \"Somut uyuşmazlıkta dava konusu icra takibi toplamı 78.610,75 TL olup, davacı tarafından dava dilekçesinde dava değeri \"fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle\" denilerek 59.610,75 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Ayrıca, her ne kadar davacılar vekili tarafından 20/11/2017 havale tarihli dilekçe içeriğinde ıslah talebinden sözedilmişse de, sözkonusu dilekçede incelemenin dava dilekçesinde belirtilen icra dosyasının yanısıra ayrıca 2012/9917 sayılı icra dosyası yönünden de yapılmasına ilişkin bir istem olduğu ve dava değerine dair bir arttırım ve herhangi bir harç ikmali yapılmadığı görülmektedir. Menfi tespit davalarında kısmi dava açılamayacağı gibi takip dosyası dikkate alındığında davacılara borçlu olmadığının tespitini istediği miktar açıklattırılarak bu tutar üzerinden eksik harcın tamamlanması için kesin süre verilip sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekir. Yerel mahkemece bu hususa dikkat edilmeksizin ve eksik harç tamamlattırılmaksızın Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olarak yargılamaya devam olunarak karar verilmesi doğru olmamıştır (Bu yönde bknz. Yargıtay 19. HD 2017/2989 E.-2019/798 K.,    2016/19417 E.-2018/4868 K.,   2016/14070 E.- 2017/7936 K.,   2012/8341 E.-2013/3997K..). Dava menfi tespit davası olmakla birlikte, bilindiği üzere menfi tespit davası açılmasından sonra borçlu olunmayan tutarların icra baskısı altında ödenmesi durumunda ödenen tutar oranında dava istirdat davasını dönüşür. Her ne kadar davalı banka tarafından dava konusu takipten feragat edildiği anlaşılmakta ise de, sözkonusu feragat davacı tarafça fazladan bir ödeme var ise bu fazladan ödenen bedelin iadesi gerektiği gerçeğini değiştirmeyecektir. Bu nedenle dava konusu edilen takip bakımından istirdata dönüşen miktar olup olmadığı araştırılarak var ise bu yönde hüküm tesis edilmesi gerekir iken, takip alacaklısının takipten feragat ettiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Kabule göre, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları da hüküm kurmaya yeterli değildir. Uyuşmazlığın temeli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı halde sözkonusu sözleşmenin yalnızca 1, 2, 25, 26. sayfalarının bulunduğu, kredi sözleşmesinin tüm hükümlerini içerir şekilde (örneğin temerrüt faiz oranına ve tarafların sair yükümlülüklerine dair maddeler gibi) dosyaya eklenmediği, bu suretle bilirkişilerce eksik belge üzerinden inceleme yapılmış olduğu, yine raporda birtakım hesap hataları da yapıldığı (23/02/2017 havale tarihli ek rapordaki toplama hatası gibi) anlaşılmaktadır. Belgelerin eksik olduğuna dair husus bilirkişi raporlarında da belirtilmiş olup, \"mevcut belgelere göre inceleme yapılarak sonuca varılmaya çalışıldığı\" denilerek düzenlenen raporların hükme esas alınması mümkün değildir. Dava dilekçesinde belirtilen dava konusu takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapıldığı gibi, yine davacılar murisinin aynı borç için vermiş olduğu ipotek nedeniyle \"tahsilde tekerrür olmamak üzere\" yapılan diğer icra takibi neticesinde 108 parseldeki taşınmazın satıldığı dosya kapsamındaki beyanlardan anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava değerine ve harç ikmaline dair yukarıda izah edilen eksiklikler tamamlanıp davanın konusu ve değeri net olarak belirlendikten sonra, dava konusu edilen borç bakımından ödenen tutarlar da değerlendirilerek (dava konusu ve taleple bağlı kalınarak)  davanın menfi tespit davası niteliği nedeniyle \"dava tarihi itibariyle\" davacıların borçlu olmadıkları miktarın uzman bir bilirkişi heyetine -gerektiğinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek- yaptırılacak incelemeyle tespiti ile borçlu olunmadığı halde dava açıldıktan sonra bir ödeme gerçekleşmiş ise bu miktar uyarınca istirdat hükmü kurulması gerektiği dikkate alınarak bir sonuca varılmalıdır.<br>Yine, davacıların raporlara itirazlarında da belirttikleri, davacılar tarafından icra dosyası kapsamında yapılan birtakım ödemelere ve maaş kesintilerine dair iddialar bakımından yeterli araştırma yapılmadığı, maaş kesintisi olup olmadığı ilgili yerlerden sorulmadan son ek raporda \"dosya kapandığından tespit edilemediği\" şeklindeki tespit ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmakla, bu husus da eksik inceleme niteliğinde görülmüştür.<br>Davacılar vekilinin 15.000 TL'lik dekont bakımından tanık dinlenmediğine ve bu tutarın dahil edilmediğine dair itirazları ise, davadışı şahıs tarafından yapılan ödemeyi içeren dekontta dava konusu borcun ödendiğine dair bir açıklama bulunmadığı ve dekont tarihi de dikkate alınarak yerinde görülmemiştir.\" Gerekçesi ile kararın kaldırlmasına ve mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>Mahkemece yargılama aşamasında yeniden bankacı bilirkişiden rapor aldırılmış, 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; Borçlu/dava dışı ... ile Davalı ... A.Ş. ...Şubesi arasında 02/03/2011 tarih ve 103 ayılı Genel Tarımsal Kredi Sözleşmesine istinaden, ...'e 34.000 TL Tarımsal Kredi kullandırıldığını, kullandırılan tarımsal krediye ...'in, Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil/Kefiller/İpotek borçluları  olarak,  34.000 TL kefalet limiti  ile  kefil olduğunu, davalı Bankaca, dava dışı/ borçlu ...'e, 29/09/2009, 30/11/2010, 02/03/2011, 07/04/2011 tarihli toplam 534.000 TL tutarındaki kredi sözleşmelerine istinaden tarımsal kredi açıldığı ve kullandırıldığı, ödenmeyen kredi hesabının 12/06/2012 tarihinde kat edildiği, bu tarih itibariyle bankanın alacağının 224.605 TL olduğunu, asıl borçluya kat ihtarı tebliğ edilmiş ise de davacıların murisi ...'e kat ihtarının tebliğ edilemediğini, davalı banka tarafından Bursa 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 16/08/2012 tarihinde; İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, yine aynı borç miktarı için davalı banka tarafından Bursa 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla, 16/08/2012 tarihinde ilamsız    takip yapıldığı, Banka kayıtları ve Bursa 4. İcra müdürlüğünün ...  ve ...  icra dosyalarında yapılan inceleme sonucunda; davacıların kefalet limitine göre sorumluluk tutarı  olan 34.000.00 TL asıl alacak üzerinden yapılan hesaplamada dava tarihi 12/01/2016 tarihi itibariyle 65.540.90 TL olduğu, normal takip borcunun ise 146.482,12 TL olduğu, 12/01/2016 dava tarihi itibari ile davacıların borçlu olmadıkları tutarın 146.482,12-65.540,90= 80.941.22 TL olduğu, dava tarihinden sonra 2012/9917 sayılı dosyada davacılara ait  188 parsel taşınmaz 29/04/2016 tarihinde 80.000 TL bedel ile davalı bankaya ihale edildiği, 2012/9918 sayılı dosyasına, ...'in maaş haczinden gelen  açıklaması ile  toplamı 1.564.92 TL yatırıldığı,  ...ı'nın 05/08/2013 tarihinde yatırdığı 15.000TL ve aynı tarihte asıl borçlu ....'in takipteki borcuna mahsup edilen tutara ait fiş muhteviyatında açıklama olmadığından hesaplamaya dahil edilmediği,   Ek raporda ise neticeten; Davacıların borçlu olmadıkları tutarın 80.941,22 TL olduğu, davacıların fazla ödediği tutarın ise; (toplam ödenen 81.564,92-borç miktarı 65.540,90) = 16.024,02 TL olduğu, beyan ve mütalaa edilmiş, mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda ki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Somut olayda, davacıların murisi, müteselsil kefil olduğundan kefalet limiti ve kendi temerrüdü ile sorumludur. Ancak bilirkişi tarafından asıl alacak tespit edilirken, akdi faiz  hesaplanırken kefalet limitinin üstündeki bedel esas alınarak faiz ve BSMV hesaplanarak borç miktarı fazla bulunmuş ise de; bulunan borç miktarı  ve  Bilirkişi tarafından tespit edilen 16.024,02 TL fazla ödeme miktarı, bu açıklamalar doğrultusunda davalının lehine olduğundan, istinafa gelenin sıfatı nazara alınarak ve davalı bankanın lehine olduğundan kaldırma nedeni yapılmamıştır.<br>Davalı banka tarafından, 2012/9918 sayılı icra takibinden 14/07/2016 tarihinde feragat edildiği bildirilmiş ise de; Davacıların murisi aleyhine davalı banka tarafından icra takibi yapıldıktan sonra takibin kesinleşmesi üzerine, davacılar tarafından menfi tespit davası açılmış, dava açıldıktan sonra da davalı banka tarafından takip hakkından feragat edildiği belirtilmiştir. Yani alacak hakkından feragat edildiği belirtilmemiştir. Takip hakkından feragat edilmesi ileride yeniden takip yapılmasına engel değildir. Bu nedenle Takip hakkından feragat edilse dahi menfi davasının sonuca bağlanması ve fazla ödeme varsa istirdatına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle davalı vekilinin takipten feragat edildiğinden davanın konusuz kaldığı yönündeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>Mahkemece, kaldırma kararı gereğince, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının dava ettiği borçlu olunmayan kısmın ve istirdatı talep edilen miktarın 30/03/2021 tarihli dilekçe ile bildirildiği, eksik harcın ikmal ettirildiği, dava konusu edilen borç bakımından ödenen tutarlar da değerlendirilerek davacıların \"dava tarihi itibariyle\" bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her iki dosya nedeniyle 80.941,22 TL borçlu olmadıklarının tespitine ve dava açıldıktan sonra maaş haczi ve taşınmaz satışı nedeniyle yapılan 81.564,92 TL ödemeler dikkate alınarak, kefalet miktarı itibariyle hesaplanan ve takip tarihi itibariyle davacıların sorumlu olduğu 65.540,90 TL nedeniyle fazla ödenen 16.024,02 TL'nin ödeme tarihi itibariyle istirdatına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı  anlaşılmış,  davanın kabulüne karar verildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. <br>Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre mahkeme kararı ve gerekçesi yerinde olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.460,48 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.382,30 TL'nin mahsubu ile 4.078,18 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>....<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b91a281dc556cc5","SID":"f61e33d614875557"}}