{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1859 <br>KARAR NO: 2025/875<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2022<br>NUMARASI: 2021/927 Esas - 2022/386 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 164.332-TL cari hesap alacağının 60.000-TL'lik kısmı için ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davalının müvekkiline borca karşılık bir ödeme yapmadığının ortaya çıkacağını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili;  dava dilekçesine göre taraflar arasında nasıl bir ticari ilişki olduğunun açıklanmadığını, yine taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, davacının icra takibinde belgeleri ibraz etmekten imtina ettiğini, geçerli bir icra takibi bulunmadığını, iddia edildiği şekilde müvekkiline mal teslimi olmadığını, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı şirketin, müvekkilinin bakım-servis ücretlerini ödemediğini, teslim edilmeyen eser için bedel talebinin mümkün olmadığını, sunulan çek çıkış bordroları ile tediye makbuzlarında müvekkilinin kaşesi ve yetkilisinin imzasının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında bakım servis işlerine ilişkin ticari ilişki olduğu, işin avanslı olarak yapıldığı, karşılığında davalının fatura düzenlediği, davalının düzenlendiği faturanın avanstan düşüldüğü, davacının 2 adet faturaya ilişkin BA bildirimi yaptığı, davalının davacıya ilişkin BS bildirimi olmadığı, davalının şirket yetkililerince teslim alınan çek veya hesaplarına intikal eden ödeme olmadığını savunduğu, bununla birlikte davalının ödemeleri teslim alan kişinin davalı çalışanı olmadığı yönünde savunmasının olmadığı, davalının usule uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı defterleri usule uygun tutulduğundan lehine delil niteliği taşıdığı, davalının mal teslim edilmediği yönündeki savunmasının yerinde görülmediği, tüm dosya kapsamı ile davacının davayı ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacının icra takibinde belgeleri ibraz etmekten kaçındığını, geçerli bir icra takibi bulunmadığını, iddia edildiği şekilde müvekkiline mal teslimi olmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin bakım-servis ücretlerini ödemediğini, sunulan cari hesap ekstresinde davacının alacağı gözükmediğini, itirazlarını dikkate almayan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkili şirket yetkililerince teslim alınan bir çek veya ödeme bulunmadığını, çeklerin ödenip ödenmediğinin araştırılmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ara kararına ve usulüne uygun ihtara rağmen davalı ticari defterlerini incelemeye ibraz etmemiştir. Bilirkişi tarafından; davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve lehine delil vasfı taşıdığı, taraflar arasında servis bakım işlerinden kaynaklanan ticari ilişkinin açık hesap şeklinde yürüdüğü belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisinde,davacı tarafça davalıya avans verilerek davalının düzenlediği gider faturalarının avanstan düşülmesi şeklinde yürütüldüğü, davacı tarafça davalıya toplam 204.700-TL avans verildiği, davalının düzenlediği fatura toplamının 40.367,80-TL olduğu, davacının davalıya yaptığı ödemelere ilişkin çek teslim bordroları ve tediye makbuzlarında teslim alan imzaları bulunduğu ve ticari defterleri doğruladığı bildirilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222(1) maddesi hükmü gereği \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir...\" Eldeki davada mahkemece HMK'nın 222. maddesi hükümleri doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davacının ticari defterlerinin, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir. Davalıya usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri kapsamının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle,davacının ticari defter kayıtları doğrultusunda itirazın  iptaline, niteliği itibariyle açık hesaba dayalı likit olup davalı da itirazında haksız olduğundan, mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesin de isabetsizlik olmayıp  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 4.098,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.105,35‬-TL harcın mahsubu ile kalan 2.993,25‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 31-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef3110609870c04c","SID":"f83c8f3749cc17f3"}}