{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2289 <br>KARAR NO: 2025/885<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2022<br>NUMARASI: 2021/686 Esas - 2022/827 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; davacı tarafın davalıdan muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayanan  cari hesaptan kaynaklı alacağından dolayı İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı, haksız ve kötüniyetli olarak takibe, takip konusu borca itiraz ettiğini, itiraz sonucunda taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleşmiş olup, ancak anlaşmaya varılamadığını, davacı ile davalı ticari ilişkisi içerisinde bir süre ticaret yaptığını ancak davalı borçlu borcunu ödemediğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davalının icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin 112.826,86-TL asıl alacak üzerinden devamına, icra takibine haksız  itiraz eden davalının, alacağın (takip tutarı 129.526,46-TL üzerinden) %20’si oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, takip tutarı üzerinden yargı gideri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; davacının  icra takibine dayanak faturaları detaylandırmadığı, icra dosyasına sunarak tarafına tebliğ ettirdiğini, icra takibine dayanak olarak gösterilen sunulmayan belgelerin itirazın iptali davasında dayanılamayacağını, icra takibinden sonra davacı tarafın müvekkil ile çalışmaya devam ettiğini, taraflar  arasında herhangi bir ticari sözleşme, cari hesap sözleşmesi ve/veya mutabakat mektubu bulunmadığını, icra inkar tazminatı istenebilmesi için,  alacağın likit ve belli olması gerektiğini, icra takibinde %16,75 avans faiz talebinin hatalı olduğunu, ancak kanuni faiz oranı geçerli olabileceğini ileri sürerek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; icra takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine 129.526,46-TL alacak için \"fazlaya dair talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı\" açıklaması ile ilamsız icra takibine başlandığını, takibe itiraz edildiğini, davalının takipten sonra bir kısım ödeme yaptığı beyan edilerek 20/10/2021 tarihinde  112.826,86-TL alacağa yönelik itirazın iptali için elde ki davanın açıldığını, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, YMM bilirkişi tarafından sunulan rapor ile,tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 129.526,46-TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden sonra davalının davacı şirkete 22.826,10-TL satış faturası tanzim ettiğini, davacı şirketin 6.127,50-TL iade faturası kestiği dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 112.826,86-TL alacaklı olduğu rapor edildiğini, davacının itirazın iptaline konu yaptığı alacak her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup davacının alacağı sabit olduğunu, dava  dilekçesi ile takipten sonra ödeme yapıldığı beyanı nedeni ile ödemenin TBK'nun 100. maddesi kapsamında değerlendirilmesi için ek rapor alınmış ise de,  takipten sonra davalının düzenlediği  satış faturasının asıl alacaktan mahsup edilerek elde ki davayı açtığı anlaşıldığından TBK'nın 100. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmadığını, itirazın 112.826,86-TL yönünden iptali ile alacağın %20 oranda hesaplanan 22.565,37-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; icra takibine dayanak faturaların detaylı şekilde belirtmediği, icra dosyasına sunarak tarafına tebliğ etmediğini, icra takibine dayanak olarak gösterilen ancak sunulmayan belgelerin itirazın iptali davasında sunulmasının mümkün olmadığını, icra takibi açıldıktan sonra da davacı taraf müvekkili ile çalışmaya devam ettiğini, taraflar  arasında herhangi bir ticari sözleşme, cari hesap sözleşmesi ve/veya mutabakat mektubu bulunmadığını icra inkar tazminatına da itiraz ettiklerini, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın likit ve belli olması gerektiğini, icra takibinde %16,75 avans faiz talebinin hatalı olduğunu ancak kanuni faiz oranı geçerli olabileceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalar bakiyesi  cari (açık) hesap alacağına dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur.Yapılan incelemeden ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. İcra takibinde 11.8.2021 tarihli cari hesap ekstresine dayanılıp bir suretinin icra dosyasına sunulduğu; faturalara dayanılmadığı anlaşılmakla icra dosyasına fatura suretlerinin sunulmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. HMK'nın 222.maddesinde  \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir\" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2021 yılında e-defter tuttuğu, her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesine göre davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya 129.526,46-TL borçlu, davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesine göre davacının davalıdan  olan alacağının 129.526,46-TL olduğunun tespit edildiği, icra takibi 129.526,46-TL üzerinden başlatılmış ise de  davalının davacıya  16.9.2021 tarihinde 22.826,10-TL bedelli satış faturası tanzim ederek davacı kayıtlarına alındığı, davacının da bu faturadan sonra 24.9.2021 tarihinde 6.127-TL bedelli iade faturası kestiği, iade faturasının davalı kayıtlarına alındığı böylelikle icra takibi 129.526,46-TL üzerinden başlatılmış ise de; dava tarihi itibariyle kalan açık hesap bakiyesi  112.826,86-TL kadar davalının davacıya borcu olduğu; her iki  tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Bu halde; davalı soyut olarak herhangibir borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemekte ise de; kendisine ait ticari defterlerinde davacıya borcu bulunan davalının borcunu ödemediği sabit olup aksi yönde ki  istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı  vekili, fahişin faiz istenildiğini ileri sürmekte ise davacı alacaklı takipte %16,75 oranda avans faizi talep etmiş olup; taraflar arasında hangi oranda faiz işletileceğine ilişkin bir sözleşme olmadığından 3095 sayılı kanunun 1.maddesi gereği \"Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır. \"2.maddesinde ise (Değişik: 15/12/1999 - 4489/2 md.) Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. TCMBnın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.\" hükmü gereği TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranının fahiş olduğuna  ilişkin istinaf nedeni dinlenemez. Ayrıca davalının  ticari defterlerinde kayıtlı faturalardan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Davalı vekilinin bu hususlara  ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacının ve davalının düzenlediği tüm faturalar ve ödemelerin karşılıklı kayıt altına alındığı, TBK 100 hesabı alacaklı yararına olup, davacının daha evvel icra takibi başlattığı halde açtığı davada sadece açık hesap bakiyesini talep ettiği ve kararın davacı tarafça istinaf edilmediği anlaşılmakla  kararın diğer yönlerinin kesinleştiği, alacak sabit olduğundan ve kararda hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.707,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.927-TL harcın mahsubu ile kalan 5.780,2‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8e7fa5e961e96b4","SID":"705b97ebee47a3f8"}}