{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1313 <br>KARAR NO\t: 2025/1371<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  21/05/2025<br>NUMARASI\t: 2025/453 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ: 01/07/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin  2025/453 Esas sayılı ve  21/05/2025 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili  dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’ın 6102  sayılı TTK’nın 434 ve 437 maddeleri kapsamında sahip olduğu oy kullanma, bilgi alma ve inceleme haklarının kullanımı adına, ortağı olduğu davalı ...A.Ş.’nin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının yapılması ve TTK’nın 437/1. maddesi gereğince anılan yıllara ilişkin finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin toplantıdan en az onbeş gün önce, şirketin merkezinde  pay sahiplerinin incelemesine hazır edilmesi ile toplantı gündemine alınmasını istediği hususların usul ve yasaya uygun olarak yapılmaması, değinilen mali dokümanların toplantı öncesi hazır edilmeyip bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmasının fiilen engellenmesi nedeniyle, genel kurul toplantısı yapılmasıyla ilgili Yönetim Kurulu’nun varlığı iddia edilen, ancak karar defterinde yer almayan 24.04.2024 tarihli kararı ve Türkiye TSG’de yapılan çağrı ilanının iptaline, talep edilen gündem maddeleri kapsamında 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının mahkemece atanacak kayyım eliyle yaptırılmasına, işin aciliyeti, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin imkansız ya da çok zor hale geleceğini, yaklaşık olarak ispat edildiği dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddeleri gereğince tercihen teminat alınmaksızın ya da uygun görülecek bir teminat karşılığında, ihtiyati tedbir olarak 22.05.2025 günü saat 11:00’de yapılacak olan genel kurul toplantısının yapılmamasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi  kararı ile;  Davacı vekilince 22/05/2025 tarihli genel kurul toplantısının durdurulmasının talep edildiği, henüz gerçekleştirilmemiş ve karar alınmamış, karar alınıp alınamayacağı veya ne karar alınacağı belli olmayan bir genel kurul toplantısı için HMK md.389'da bulunan tedbir şartlarının mevcut olamayacağı yani hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması ihtimali bulunmadığından TTK'da anonim şirket genel kurul toplatılarının tedbiren durdurulmasına ilişkin bir düzenleme ve usulde de bulunmadığından, herhangi bir pay sahibi tarafından mahkeme eliyle genel kurulun toplanmasının engellemesinin geride kalan bütün pay sahiplerinin genel kurula katılma ve oy kullanma hak ve iradelerinin mahkemelerce engellenmesi anlamına geleceğinden, pay sahiplerinin genel kurul toplantısının toplanma usulüne, alınan kararlara karşı yokluk, butlan, iptal davası açma hakları mevcut olup bu hakla birlikte tedbir talep etme hakları da bulunduğundan ve ihtiyati tedbir istenilen husus görülen davaların konusu dışında kaldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin 22/05/2025 tarihi genel kurul toplantısının durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiğinden \"Davacı vekilinin 22/05/2025 tarihli genel kurul toplantısının durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin REDDİNE,\"  şeklinde ara karar kurulmuştur. <br>Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ;Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı ...A.Ş.’nin Türkiye TSG’nin ... tarihli nüshasında <br>22.05.2025 günü saat 11.00’de yapılacağı ilan edilen 2023 – 2024 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısının iptali davası değildir. Nitekim dava dilekçemizin ”IV. SONUÇ ve İSTEM” başlıklı bölümünün “1 nolu paragrafında” açıkça, “…. Yönetim Kurulu’nun 24.04.2025 tarihli kararı ile bu karara dayalı Türkiye TSG’nin ... tarih ve ... sayılı nüshasında yapılan çağrı ilanı mutlak butlanla batıl olup, müvekkil ...’ın bilgi alma ve inceleme hakkı ihlal edildiğinden iptaline“ denilmek suretiyle, açılan davanın Yönetim Kurulu Kararı ve bu karara dayalı olarak Türkiye TSG’de yapılan ... tarihli çağrının mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti olduğu hiçbir duraksamaya yer bırakılmayacak bir şekilde açıklandığını, öte yandan, istinafa konu ihtiyati tedbir talebimiz, mutlak butlanla batıl bir Yönetim Kurulu Kararı ve bu karara dayalı olarak yapılan çağrının varlığında, yapılacağı ilan edilen ...A.Ş.’nin 2023 – 2024 yıllarına ilişkin Genel Kurul Toplantısının da, batıl olan karar ve çağrıya dayalı olması nedeniyle, kaçınılmaz olarak mutlak butlanla batıl olacağından ihtiyati tedbir olarak genel kurul sürecinin durdurulmasına <br>ilişkin olduğunu, şu halde, eldeki davada tartışılıp değerlendirilecek husus, usul ve yasaya uygun olarak alındığını, Yönetim Kurulu Kararı ve bu karara dayalı olarak yapılan çağrı kapsamında başlayacak olan Genel Kurul Toplantısının ihtiyati tedbir olarak durdurulması değil, tam tersine mutlak butlanla batıl bir Yönetim <br>Kurulu Kararı ve çağrıya dayalı olarak yapılacağı ilan edilen Genel Kurul Toplantı sürecinin ihtiyati tedbir olarak durdurulup durdurulamayacağını, yerel mahkeme’nin 6102 sayılı TTK’da genel kurul toplantısının tedbiren durdurulması yönünde herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı şeklindeki gerekçe, kanaatimizce amacı aşar bir yorum olduğunu,  ticari uyuşmazlıklar kapsamında TTK’nın, 6100 sayılı HMK’ya nazaran özel yasa niteliğinde olduğunun <br>doğru olduğunu, TTK’da tedbirle ilgili ayrık bir maddenin olmaması, HMK’nın 389 ve devamı maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı manasına gelmeyeceğini, çünkü HMK’nın değinilen maddeleri ihtiyati tedbirle ilgili olup, ticari davalar dahil ilgili tüm medeni uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün olan genel hükümler olduğunu, an itibariyle dahi yürürlükte olduğunu, açıklanan nedenle istinafa konu Yerel Mahkeme kararının, TTK’da genel kurul toplantılarının ihtiyati tedbir olarak durdurulmasıyla ilgili bir hüküm olmadığı şeklindeki bir gerekçeyle temellendirilmesini talep etmiştir.<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :<br>Yapılan inceleme sonunda derdest dava: K     O     N     U  : Müvekkil  ...’ın 6102  sayılı TTK’nın 434 ve 437 maddeleri <br>kapsamında sahip olduğu oy kullanma, bilgi alma ve inceleme haklarının kullanımı adına, ortağı olduğu davalı ...A.Ş.’nin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin <br>genel kurul toplantılarının yapılması ve TTK’nın 437/1. maddesi gereğince <br>anılan yıllara ilişkin finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr <br>dağıtım önerisinin toplantıdan en az onbeş gün önce, şirketin merkezinde  <br>pay sahiplerinin incelemesine hazır edilmesi ile toplantı gündemine alınmasını istediği hususların usul ve yasaya uygun olarak yapılmaması, değinilen <br>mali dokümanların toplantı öncesi hazır edilmeyip bilgi alma ve inceleme <br>haklarını kullanmasının fiilen engellenmesi nedeniyle, genel kurul toplantısı <br>yapılmasıyla ilgili Yönetim Kurulu’nun varlığı iddia edilen, ancak karar defte<br>rinde yer almayan 24.04.2024 tarihli kararı ve Türkiye TSG’de yapılan çağrı <br>ilanının iptaline, talep edilen gündem maddeleri kapsamında 2023 ve 2024 <br>yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının Sayın Mahkeme’ce atanacak kayyım <br>eliyle yaptırılmasına, işin aciliyeti, mevcut durumda meydana gelebilecek bir <br>değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin imkansız ya da çok zor hale gelmesinin kuvvetle olup, argümanlarımızın yaklaşık olarak ispat edildiği dikkate <br>alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddeleri gereğince tercihen <br>teminat alınmaksızın ya da uygun görülecek bir teminat karşılığında, ihtiyati <br>tedbir olarak 22.05.2025 günü saat 11:00’de yapılacak olan genel kurul toplantısının durdurulmasına karar verilmesi.... <br>\" talebine ilişkindir.<br>Mahkeme 21/05/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla: \"... Talep, davalı anonim şirketin 24/04/2024 tarihli yönetim kurulu kararının iptali istemli açılan davada 22/05/2025 tarihinde yapılacak Genel Kurul toplantısının önlenmesi/durdurulması istemine ilişkindir. <br>HMK 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>HMK 390/2 maddesi göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK 392 göre ise mahkemem gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir. <br>İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için \"Yaklaşık İspat\" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 449. maddesi \"Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.\" ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükümleri uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde dava konusu genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilebileceği dikkate alındığında; talep 22/05/2025 tarihli genel kurul toplantısının tedbiren durdurulması istemine ilişkin olup, 6012 sayılı TTK'da genel kurul toplatsının tedbiren durdurulması yönünde herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Aynı yasanın 445. Maddesi ''446. Madde de belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. 449. Maddesi; Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir hükmü içermektedir. Bu haliyle ancak, yapılmış bir genel kurulda alınan kararların iptali ve bununla birlikte tedbiren yürütülmelerinin geri bırakılması istenebilir. <br>Davacı vekilince 22/05/2025 tarihli genel kurul toplantısının durdurulmasının talep edildiği, henüz gerçekleştirilmemiş ve karar alınmamış, karar alınıp alınamayacağı veya ne karar alınacağı belli olmayan bir genel kurul toplantısı için HMK md.389'da bulunan tedbir şartlarının mevcut olamayacağı yani hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması ihtimali bulunmadığından TTK'da anonim şirket genel kurul toplatılarının tedbiren durdurulmasına ilişkin bir düzenleme ve usulde de bulunmadığından, herhangi bir pay sahibi tarafından mahkeme eliyle genel kurulun toplanmasının engellemesinin geride kalan bütün pay sahiplerinin genel kurula katılma ve oy kullanma hak ve iradelerinin mahkemelerce engellenmesi anlamına geleceğinden, pay sahiplerinin genel kurul toplantısının toplanma usulüne, alınan kararlara karşı yokluk, butlan, iptal davası açma hakları mevcut olup bu hakla birlikte tedbir talep etme hakları da bulunduğundan ve ihtiyati tedbir istenilen husus görülen davaların konusu dışında kaldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin 22/05/2025 tarihi genel kurul toplantısının durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.  (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 16/07/2020 tarihli, 2020/981 Esas ve 2020/804 Karar sayılı, 22/02/2018 tarihli, 2018/121 Esas ve 2018/125 Karar sayılı, 2017/526 Esas, 2017/454 Karar sayılı emsal karar ilamları aynı yöndedir.)<br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin 22/05/2025 tarihli genel kurul toplantısının durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin REDDİNE, ....\" karar vermiştir.<br>Davacı vekili işbu ara kararını dilekçesiyle süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.<br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 21/05/2025 tarihli gerekçeli ara kararda mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde;Derdest eldeki davada davacı tarafça istenen söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389. Vd.  maddeleri gereğince aranan gerekli yasal ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre, bulunmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/453Esas sayılı, 21/05/2025 tarihli ara  kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,<br>4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy  birliği ile karar verildi. 01/07/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00f5a2238c0b0cb0","SID":"72e5e6125603558a"}}