{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1299 - 2025/1679<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1299 <br>KARAR NO\t: 2025/1679<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE                                           : ...<br>ÜYE                                           : ...<br>KATİP                                        : ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/04/2025<br>NUMARASI\t: 2025/27 Esas, 2025/396 Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 02/07/2025<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.04.2025 tarih ve 2025/27 Esas, 2025/396 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... aleyhine 2015 yılında davalı tarafından  Adana 2. Genel İcra Dairesi 2023/5459  (eski Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2015/14213 Esas sayılı) ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkil ve diğer borçlular tarafından  davalı tarafından açılan icra takibine süresinde itiraz edildiğini, davalı tarafından ise Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/2188 Esas, 2020/86 Karar sayılı dosyası ile itirazın iptali talep edildiği ve yerel mahkeme davanın kabulü kararı verildiği, müvekkil ve diğer borçlular tarafından yerel mahkeme kararın istinaf edildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin  yerel mahkeme kararını kaldırılarak davanın reddine karar verdiğini, onama kararı ile kesinleştiğini, davalı tarafından müvekkil aleyhine 2015 yılında başlatılan ilamsız icra takibinin ilgili mahkeme kararları gereği ortadan kalkması ile tarafımızca Adana 2. Genel İcra Dairesi 2023/5459 nolu takip dosyasının iptali ile icranın iadesi gereği müvekkile yönelik haksız icra takibi sonucu müvekkile yönelik uygulanan hacizler doğrultusunda müvekkilden tahsil edilen bedellerin davalıdan iadesi talep edildiğini, taleplerimiz doğrultusunda davalı tarafından icra dairesince gönderilen muhtıra ile 19.12.2024 tarihinde müvekkilden yaklaşık 8 yıl önce haksız icra takibine dayalı tahsil edilen 145.086,00 TL ilgili icra dosyası hesabına iade edildiğini, davalı tarafından aleyhine başlatılan ilamsız icra nedeniyle ... ünvanı ile çalışmakta iken söz konusu haksız maaş haczi 2017 yılı şubat ayı maaşı üzerinden uygulanmaya başlandığını, müvekkilden haksız haciz nedeniyle davalı tarafından toplam 145.086,00 TL  yaklaşık 8 yıl önce tahsil edilmeye başlandığından müvekkilin maddi zararı geçen yıllar göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafından iade edilen tutarın gerçek zararının çok çok altında kaldığını, davalı haksız haciz nedeniyle müvekkilden tahsil ettiği bedel ile sebepsizce zenginleşmiş durumunda olduğunu belirterek müvekkilin uğradığı zararlara ilişkin alacağının enflasyon karşısında uğradığı değer kaybı müvekkile aşırı ve olağandışı bir külfet yüklediği kanaatiyle; müvekkile uygulanan haksız haciz nedeniyle ödemek zorunda bırakıldığı tarihlerdeki ödeme miktarlarına yönelik enflasyon kat sayısı uygulanarak ve faiz işletilmek üzere müvekkilin uğradığı zararlara ilişkin  tazminatın tespit edilerek  dava tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat  faiziyle sayın mahkemeniz aksi kanaatte olduğu takdirde işleyecek yasal faizi ile  ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle görev yönünden ve olmadığında belirsiz alacak davası açılmayacağından hukuki yarar yokluğundan reddine, Mahkeme aksi kanaate olur ise davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, lehlerine vekalet ücret takdirine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmaya Adana Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkemenin ise Adana Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu, TTK 4.maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağını, müvekkili şirketin anonim şirket statüsünde olup Türk Ticaret Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca anonim şirketlerin tacir sayılmayacağını, bu nedenle taraf oldukları uyuşmazlıkların ticari dava niteliği taşıdığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kredi sözleşmesine dayanılarak başlatılan takipte uygulanan haksız haciz nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkindir.<br>Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br> Davalı, davacı hakkında kefil sıfatıyla takip başlattığı, davacının anılan takip nedeniyle Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde İtirazın iptali davası açtığı ve davanın kabulüne karar verildiği, Adana Bölge Adliye mahkemesinin 2020/931 Esas-2022/1724 Karar sayılı ilamı ile karar kaldırılarak kefillere rücu hakkının bulmadığı belirlendiğinden davanın reddine karar verilmiş ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğinden davalının haksız haczinden kaynaklanan zararın giderilmesinin istenildiği görülmektedir.<br>Davacı ... aleyhine 2015 yılında davalı şirket tarafından Adana 2.Genel İcra Dairesi'nin 2023/5459 esas (eski Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün 2015/14213 esas sayılı) dosyasında icra takibi başlatıldığı, bu takip dosyasından davacının maaşından kesinti yapıldığı anlaşılmıştır.<br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.6102 sıyılı TTK'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği alsiye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. <br>TTK'nun 4. Maddesinde; \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.<br>Diğer yandan TTK'nun 5. Maddesinde; \"Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. <br> Bir davanın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması, yada Ticaret Kanununda açıkça yazılan hallerden olması gerekmektedir. <br>Mahkemece, somut davada davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı bu sebeple uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varıldığından dava dilekçesinin görev nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Gerçekten dosyanın incelenmesinde uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olup davacının kesintinin yapıldığı dönemde kamu personeli olduğu, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.  <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin ve tam olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sy. HMK'nın  353/1-a-3. maddesi gereğince KESİN  olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.02/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br> Başkan                    Üye                                Üye                                  Katip  <br>¸e-imzalıdır        ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                      ¸e-imzalıdır<br>İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01583d21d7243346","SID":"53119ccc51f680c9"}}