{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2021<br>NUMARASI\t\t: ... E. ... K.<br>DAVACI\t: ... - ... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br>DAVALILAR\t: 1 -... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... ..<br>\t: 2-... - ... - ...<br>\t: 3 -... - ... - ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/07/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2024<br>Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/06/2021 tarih, ... Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili emrine .... San. ve Tic. Ltd. Şti yetkilisi olan davalı ... tarafından 30/11/2011 tarih ... nolu 85.000,00 TL bedelli bir adet çek keşide edildiğini, müvekkilinin söz konusu çeki ekte sunulan protokole istinaden borç aldığı dava dışı ... ciro ile teslim ettiğini, daha sonra çekin karşılığı ödenmeyince müvekkili tarafından çekin bedeli ödenerek iade alındığını, çek keşidecisi şirketin o dönem yetkilisi olan ... ile yapılan şahsi görüşmeler neticesinde çek bedelinin ödeneceği inancı ile çekin ...'a verildiğini ancak bedelin ödenmediğini iade de edilmeyen çekin 30/11/2011 olan keşide tarihinin 30/11/2013 olarak değiştirildiği ve müvekkilinin tanımadığı ... tarafından takibe konulduğunu, çekin ikinci keşide tarihinde ...'ın şirket yetkilisi olmadığını, yapılan suç duyurusu sonrası ...'ın çeklerin kendisinin tanzim ettiğini şirketteki paylarını 2009 yılında ...'e devrettiğini, işine vekaleten devam ettiğini, çeki müvekkiline verdiğini beyan ettiğini, çek hamili ...'ın ise çeki müvekkiline verilen nakit borç karşılığı aldığını beyan ettiğini, belgeye dayalı olmayan bu miktar borcun verildiğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek Bursa 13. İcra Dairesinin ......Esas sayılı dosyası ile bu takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmesilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; görev itirazıyla birlikte ciro yoluyla çeki aldığını iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, keşideci imzasının yetkili kişiler tarafından atılıp atılmadığını müvekkilinin bilemeyeceğini, paraf ile keşideci imzasının aynı kişiye ait olduğunun savcılık soruşturmasında tespit edildiğini, davacının keşideci imzasının geçersizliğine dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağını, sunulan belgelerin müvekkili ile ilgili olmadığını, tanık dinelinmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafın kötü niyetli olarak borçtan kurtulmaya çalıştığını belirterek davanın reddine  %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları, duruşmalara iştirak etmedikleri anlaşılmıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ VE KALDIRMA KARARININ ÖZETİ:<br>Davanın açıldığı mahkemece, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyasında mübrez bilirkişi raporları, banka kayıtları, tanık beyanları bir bütün olarak ele alındığında  inceleme konusu çekin ön yüzünde bulunan el yazıları, düzeltme ve keşideci imzası ile ...'ın savcılık dosyasında bulunan el yazıları ve imzaları arasında benzerlik bulunduğu, çekin ön yüzündeki el yazıları düzeltme ve keşideci imzasının ... eli ürünü olduğu, çekin arka yüzünde 1. Ciranta ...r isim yazısı ve altına atılı olan imzanın ... eli ürünü oldukları, yine çekin arka yüzünde 2. Ciranta ... isim yazısı diğer yazılar ve altında atılı olan imzanın ... eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Çek üzerinde bulunan imzalarda herhangi bir sahtecilik olmadığı anlaşılmış, savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğundan ve davacı taraf da davasını kanıtlayamadığından, davacının davasının reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı ve davalı ... vekili istinaf başvurusu üzerine Dairenin 05/10/2020 Tarih, .... Esas, .... sayılı kararıyla uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen çekten kaynaklanması sebebiyle ticaret mahkemesi görev alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br>Görevsizlik kararı sonrası davaya bakan mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya ilişkin olguları tekrarla görevsizlik kararı sonrası davaya bakan mahkemece herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan aynı gerekçelerle davanın reddine karar verildiğini, takip konusu çekin gerçek keşide tarihi itibariyle kambiyo senedi vasfı bulunmadığını, çekteki keşide tarihi değiştirilerek kambiyo senedi vasfı kazandırıldığı, yapılan bu değişikliğin hukuk dışı ve kötü niyetli olduğu, 2013 tarihinde ...'ın şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, mahkemenin kendisi araştırma yapmaksızın Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı soruşturma dosyasında toplanan delilleri esas alarak karar vermesinin yerinde olmadığını, düzeltme ve paraf konularında mahkemece inceleme yapılması gerektiğini, tanıkların dinlenilmesi hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmediğini kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile; ihtiyati tedbir kararı gereğince müvekkilinin alacağını alamadığını tazminat koşullarının gerçekleştiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı kambiyo takibi ve takibe konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.  <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; davacı, takibe konu çeki 30/11/2011 keşide tarihli olarak keşideci şirket yetkilisinden aldığını, çeki dava dışı ... isimli kişiye ciro ile teslim ettiğini akabinde karşılığı ödenmeyince iade aldığı çeki keşideci şirket yetkilisine karşılığını almak üzere iade ettiğini, ancak çek bedeli veya çekin kendisinin iade edilmeyerek keşide tarihinin 30/11/2013 olarak değiştirildiğini, kendisinden sonra hamil olan davalıyla bir ticari ilişki ve borcunun bulunmadığının belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı, dava konusu çeki ciro yoluyla aldığını iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, keşideci imzasının geçersizliğinin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilen 85.000,00 TL bedelli çekte davacı lehtar-ciranta, davalı ...'ın hamil konumunda olduğu, takip borçlularının keşideci ve lehtar-ciranta olarak yer aldığı, çekin 30/11/2011 olan keşide tarihinin 30/11/2013 olarak değiştirildiği, keşide tarihindeki düzeltmenin paraf içerdiği görülmektedir. <br>6102 sayılı TTK.'nun 790. maddesine göre; \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.\" Aynı Kanunun 792. maddesinde; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Öte yandan, 'imzaların istiklali' prensibi uyarınca ciranta kendi imzası dışındaki keşideci imzasının geçersizliğini ileri süremez (6102 sayılı T.T.K. madde 677).<br>Bu açıklamalara göre, eldeki dava incelendiğinde; davacının cirosunun beyaz ciro olduğu, davacı ile davalı ciroları arasında başka ciro bulunmadığı, davalının çeki iktisap ettikten sonra muhatap bankaya ibraz ettiği, çekin karşılığının olmadığının çeke yazılması sonrasında icra takibi başlattığı, davacının çekin bedelini almak için güvene dayalı olarak keşideciye iade ettiğini sonrasında çekin keşide tarihinin değiştirilmiş haliyle hamile geçtiğini, kambiyo vasfının bulunmadığını beyan ettiği görülmektedir.<br>Davacı tarafından delil olarak sunulan protokollerin davacı ile dava dışı ... arasında düzenlendiği, protokollerin içeriğinden çekin davalı hamile nasıl geçtiği ve çekin davacı tarafından keşideciye iade edildiğine dair bir beyan olmadığı gibi protokollerde davalı hamil de yer almamaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere, çeki beyaz ciro ile alan kişi, çeki cirolamadan da devredebileceğine göre, davacı cirosu ile davalı arasında başka hamiller olup olmadığı belirli değildir. Çekin keşideciye döndüğünü ve ikinci kez tedavüle çıktığının ispat yükü davacı da olduğuna göre, kendi cirosu ile davalı arasında çekin keşideciye döndüğünü davacı ispat etmelidir. Davacının bu yönde bir delili yoktur. Davalının, çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğuna dair delil de yoktur. Diğer yandan, davacı, çeki gerçekten keşideciye iade etti ise, kendi cirosunu iptal etmesi gerekirken bu yükümlülüğünü de yerine getirmemiştir. Hâl böyle olunca davacının davasını ispat edemediği, imzaların istiklali ilkesi gereği mahkemenin keşideci parafını içeren çek üzerinde inceleme yapmamasının sonuca etkili olmadığı, iddialarının tanık ile ispatının mümkün olmadığı, davalı hamil yönünden verilen kararın doğru olduğu kanaatine varılmıştır.<br> İİK m. 72/f.IV,c.2-4 uyarınca menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için bir tazminata mahkum eder. Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış (infaz edilmiş) olması gerekmektedir.<br>Somut olayda, mahkemece yargılama sırasında verilen dava konusu icra takip dosyası sebebiyle yatırılan meblağın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı borçlu tarafından uygulandığından, tedbir kararının infaz görmesi sebebiyle davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.<br>Öte yandan, davalı ... ve ... dava konusu çekte ve takipte yer almadığından mahkemece bu kişilere yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalılar yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değilse de; istinaf edenler ve istinaf sebepleri uyarınca bu husus kaldırma nedeni yapılmamış, hataya işaret etmekle yetinilmiştir.    <br>Açıklanan bu nedenlerle; davacı istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; istinaf itirazları ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/06/2021 tarih, ... Esas, ....sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;<br>a-Davanın REDDİNE,<br>b-İİK. m. 72/f.IV,c.2-4 uyarınca asıl alacağın (85.000,00) %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.451,59 TL'nin mahsubu ile kalan 1.023,99 TL'nin davacıya idesine, <br>d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>e-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>f-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları<br>a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>b-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>c-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak, davalı ...'a verimesine, davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, <br>d-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,<br>e-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. \t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff5a2e7cc13588a2","SID":"7b1f60b63b43ecf4"}}