{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: ...<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...,   ....<br>DAVALILAR\t: 1 -...  -...,\t  ... <br> \t: 2 -...  -...,\t  ...<br> \t: 3 -..., <br>DAVA\t: Banka Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>\t  (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/10/2024  <br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:    <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili banka tarafından müşterilerinden ... adlı şirkete genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, borçlular tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden kredi hesaplarının kat edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, davalılar hakkında Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2019/...esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı borçluların itirazları üzerine  müvekkili bankanın davalılar uhdesinde mevcut haklı alacağının tahsilini teminen arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, davalı borçluların takibe itirazlarının takibi uzatmaya yönelik olduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %'20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, \"alınan 06/03/2021  bankacı bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına  göre; davacı banka ile davalı  ... Tic. Ltd. Şti. ile arasında imzalanan  12/03/2015 tarihli 500.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesine  istinaden diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla imzaladıkları kredi sözleşmesinin geçerli olduğu, imzaya itiraz edilmediğinden sözleşme hükümlerinin davalıları  bağlayacağından ve kredi sözleşmesi   sebebiyle  kullandırılan taksitli ticari krediden 12.210,85 Tl asıl alacak, 3.718,74 Tl işlemiş faiz, 185,94 Tl BSMV olmak üzere toplam 16.115,53 TL davacı bankanın alacaklı bulunduğu ve davalıların takibe itirazında haksız olduğu, ayrıca davacı bankaca uygulanan faiz oranlarının sözleşme ve mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, takip tarihi itibarıyla alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıların  7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-11. Maddesi  uyarınca arabuluculuk toplantısına mazeretsiz  katılmadığından yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmalarına\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili 30.06.2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen tutar ile takip talebinde istenen tutar arasında faizden dolayı farklılık olduğu, kredi borcunun geri ödenmesine dair protokolün altıncı maddesine göre bankanın geri ödeme planına bağlı bu kredi hesabını dilediği hesapta takip edebileceği, sekizinci maddesinde ise protokole konu kredilerin sadece izlenebilmesi bakımından bankanın başka bir kredi türüne dönüştürerek izleyebileceği, dilediği kredi hesaplarını kapatıp dilediği kredi hesaplarını açabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle farklı referans numarası nedeniyle faiz alacağını bilirkişi tarafından farklı olarak hesaplanmasının hatalı olduğu, bilirkişi kat ihtarı ve eki hesap özetinin davalılara 12.08.2016 tarihinde tebliğ edildiğini ve bir aylık itiraz süresi tamamlanmadan 15.08.2016 tarihinde borçlu ile yapılandırma protokolü imzalandığını, bu durumda itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap özetinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını belirtse de, davalılarca kat ihtarı ve ek hesap özetine bir ay içerisinde itiraz edilmediği, aksine davalı borçlularca borç kabul edilerek geri ödeme protokolü hazırlandığı, İcra İflas Kanunu 68/B maddesine göre süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan tarafın, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebileceğinin düzenlendiği, bu durumda bilirkişi tarafından itiraz edilmeksizin kesinleşmiş hesap özetinde yer alan ve takipte asıl alacak olarak tahsili talep olunan tutarların esas alınarak, hesaplama yapılması gerekirken aksi yönde bir yöntem ile asıl alacağın tespitinin yapılmasının hukuka aykırı olduğu beyanlarıyla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davaya konu Bursa 10. İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı bankanın alacaklı, davalıların borçlu olduğu 12.210,85 TL, asıl alacak 37.374,08 TL işlemiş faiz, 1.868,72 TL bsmv olmak üzere 51.453,65 TL toplam alacak üzerinden 31.01.2019 tarihinde takip başlatıldığı, borcun sebebi olarak 12.210,85 TL tutarındaki sözleşmenin gösterildiği görülmektedir.<br>Somut olayda, davacı banka ile davalı ... arasında 12.03.2015 tarihli 500.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, kredi sözleşmesine istinaden ödenmeyen kredi borçları nedeniyle davalı asıl borçlu ve diğer davalı müteselsil kefiller aleyhine Kahramanmaraş 1. Noterliği'nin 09.08.2016 tarih ve ... yevmiye nolu kat ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin taraflara 12.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için 24 saatlik sürenin tanındığı ve 14.08.2016 tarihinde temerrüdün oluştuğu, davacı banka ile ... ve kefil ... arasında 15.08.2016 tarihinde yapılandırma protokolü imzalandığı,bu protokole göre, protokol tarihi itibari ile davacı bankanın 30.195,00 TL kredi borcundan kaynaklı alacağının bulunduğu, borcun 36 ay eşit taksitli olarak, aylık %1,80, yıllık %21,50 faiz oranıyla ödeme planına bağlandığı, ilk taksidin 19.09.2016 tarihinde başladığı, son ödemenin 23. taksit olan 16.07.2018 tarihinde yapıldığı,  ödeme planına uygun ödemelerin yapılmaması sonucu herhangi bir ihtar ve ihbara başvurulmaksızın 31.01.2019 tarihinde icra takibine başlandığı, protokol hükümleri ve TBK 117. maddesi gereğince ihbar ve ihtara başvurmaksızın muacceliyet ve temerrüdün oluşacağının dosya kapsamından sabit olduğu, hükme esas alınan 06.03.2021 tarihli bankacı bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplamalar neticesinde, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin istinaf isteminde, davalılarca kat ihtarı ve ekindeki hesap özetine bir ay içerisinde itiraz edilmediği, aksine borcun kabul edilerek geri ödeme protokolünün hazırlandığı, bu nedenle hesap özetinde yer alan ve takipte asıl alacak olarak tahsili talep olunan tutarların esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği belirtilmişse de, hesap kat ihtarının  taraflara 12.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için 24 saatlik sürenin tanındığı ve 14.08.2016 tarihinde temerrüdün oluştuğu,  taraflar arasında 15.08.2016 tarihinde yapılandırma protokolünün yapıldığı, yapılandırma protokolü ile borcun yeniden belirlendiği, sözleşmede her ne kadar bu belirlemeyle sözleşmenin yenilenmiş olmadığı belirtildiyse de, sözleşmede eski borç miktarına dönüleceğinin belirtilmediği, bilirkişice son ödenen taksit tarihinde faiz almamış kalan ana para tutarının 13.349,71 TL olarak tespit edilerek, temerrüt tarihine kadar akdi faizin işletilmesi sonucunda bulunan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi işletilmek suretiyle, takipte talep edilebilecek tutarların bulunması ve taleple bağlılık kuralı gereğince mahkemece karar verildiğinin görülmesi karşısında, mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,     <br> 3-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,    <br>4-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.10/10/2024     \t      <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Katip ...<br>¸(e-imzalıdır)  <br> \t\t\t\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d132d66707bd8653","SID":"9f53f645067c375e"}}