{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/11/2020<br>NUMARASI\t\t: ... E.  .... K.<br><br>DAVACI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... ...<br>DAHİLİ DAVALI\t: ... - ... - .......<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 05/11/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2024<br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/11/2020 tarih, 2018/... Esas, 2020/...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının, dava dışı... A.Ş aleyhine İstanbul 21. İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı, kesinleşen takibe dayanılarak da Bursa 7. İcra Müdürlüğünün 2017....Talimat sayılı dosyasından ....hacze gidildiği ve muhafaza işleminin yapıldığı, muhafaza işleminin 29/10/2018 gününe denk geldiği, Tesis ipotek akit tablosunda ve tapuda kayıtlı mütemmim cüzlerin üzerinde de muhafaza işlemi talimat dairesince yapıldığı, mütemmim cüzlerin büyük çoğunluğunun müşteri odalarında bulunduğu, otelin doluluk oranı da dikkate alındığında, 25 yıllık geçmişi olan hesap işleri müdürü olan davacı müvekkilinin alacaklı tarafa ağır cebri icra ve muhafaza baskısı altında 200.000 TL'lik senedi imzalayarak verdiğini, müvekkilinin bahse konu borç ile hiçbir ilgisinin olmadığını kendisinin yalnızca dava dışı şirkette müdür olarak görev yaptığını, şuan için her ne kadar davaya konu bono senedine karşı bir icra takibi olmasa da her an müvekkiline karşı icra takibi başlatılabileceğini ileri sürerek davacı müvekkilinin alacaklı tarafa ağır cebri icra ve muhafaza baskısı altında 200.000 TL'lik senet hakkında menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; Dahili dava talep eden müvekkili ... İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas ve 2017/.. Esas sayılı dosyaları ile borçlular ...A.Ş. ve  ... Ticaret A.Ş aleyhine yaptığı icra takiplerine konu alacaklarını fer'ileri ile birlikte 28.08.2018 tarihinde diğer müvekkili  davalı ...'ye temlik ettiğini, bilahare müvekkili ... ile İsmail Bayak aralarında yaptıkları protokol gereğince temlikin yapıldığı tarih itibarıyla temlik sözleşmesinden döndüklerini ve müvekkili ... temlik aldığı İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün 2017/13067 Esas ve 2017/... Esas sayılı dosyalarından kaynaklı alacağı icra dosyalarında mübrez noterlikten yapılan temlik sözleşmeleri ile 09/11/2018 tarihinde tekrar müvekkili ...'ya temlik ettiğini, müvekkili ...'ye yapılan temlikin baştan itibaren hükümsüz kılınması nedeni ile ...'nin temlik alacaklısı olarak göründüğü 28/08/2018 tarihi ile 09/11/2018 tarihleri arasında dava konusu çek de dahil icra dosyalarından yapılan hiç bir tahsilat verilmediğini ve bu dönemde dosya borçlularından yapılan tüm tahsilatlar makbuz karşılığı diğer müvekkili ...'ya intikal ettirildiğini,  bu şekilde 09/11/2018 tarihinde yapılan temlik ile müvekkili ... tekrar dosya alacaklısı olmakla mezkur davaya dahili davalı olarak kabulünü talep etmek zorunluluğu doğduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi usulsüz bir haciz olmadığını, ortada İİK'na aykırı usulsüz işlem bulunmadığını, müvekkili ...'nın davaya dahili davalı olarak kabulüne,  haksız ve yersiz davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkaz tazmimatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davaya konu bononun kambiyo senedi vasfını taşıyıp kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği gibi nakden de düzenlenmiş olduğu, bu konularda bir ihtilaf bulunmadığı, kambiyo senetlerinin vasıfları gereğince müceretlik ilkesi gereğince tanzim edenlerin bağlayıcı bulunduğu, davaya konu bononun haciz sırasında, asıl borçlunun borcuna karşılık düzenlendiği hususunda taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı, davacılar bononun haciz tehdidi altında düzenlendiğini, bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürmüşler ise de, haciz tutanağında bononun haciz baskısı altında verildiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf bononun haciz tehdidi altında verildiğini ispatlayamamıştır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün 2017... Esas sayılı dosyası üzerinden ... A.Ş ve ... A.Ş aleyhine yapılan takip kapsamında ... Holding'e ait ....Otelde ipotek kapsamındaki mütemmim cüz ve taşınır mallara yönelik muhafaza işlemi sırasında, muhafaza altına alınacak taşınır eşyaların müşteri odalarında olması ve otelin işleyemez hale gelmesinin engellenmesi amacıyla davaya konu senedin cebri icra ve muhafaza baskısı altında imzalandığını, müvekkilinin holding bünyesinde yaklaşık 25 yıllık geçmişe sahip hesap müdürü olduğunu, borç ile ilgisinin bulunmadığını,  yerel mahkemece bononun haciz baskısı ile verildiğine yönelik delillerin dikkate alınmadığını, tanık dinlenmediğini, haciz baskısı ile senedin alındığının açık olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>Dahili davalı ... vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; kesinleşen haciz işlemi sonrası yapılan muhafaza işleminin usule uygun olduğunu, muhafaza işleminin sonlandırılmasından sonra senedin borçlu şirket sahiplerinin talimatı üzerine davacı tarafından rıza ile verildiğini, davacının borçlu şirketlerde aktif çalışan olmayıp, icra dosyasında taraf olmadığı gibi borçlu şirketlerle de organik bağının bulunmadığını , bu sebeple haciz işlemelerinin davacıyı etkilemesi ve haciz baskısı oluşturmasının mümkün olmadığını, senede dair ödemenin borçlu şirket yetkilisi tarafından yapıldığını belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; takibe konu alacağın ...'dan temlik alındığını, ancak daha sonra tekrar aynı kişiye temlik edildiğini, alacağın ... tarafından tahsil edildiğini belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, İİK'nın 72. maddesine istinaden açılan menfi tespit/ istirdat istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 125. maddesine göre; davanın açılmasından sonra dava konusunun üçüncü bir kişiye devri halinde devralanın davada taraf olarak yer alması gerektiğinden ve bu sebeple yargılama da alacağı temlik alan ... alacaklı sıfatıyla davalı olarak tek başına yer alması gerekmesine rağmen davanın her iki davalı ile yürütülmesi doğru değil ise de; istinaf eden sıfatı itibariyle bu husus kaldırma nedeni yapılmamış, eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Somut olayda, davacı, dava dışı borçlu şirketler aleyhine İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden talimat icra müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen haciz ve muhafaza işlemi sırasında davaya konu senedin cebri icra baskısı altında düzenlendiğini belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar, dava dışı borçlu şirketler aleyhine yapılan haciz ve sonrasındaki muhafaza işleminin usulüne uygun olduğunu, davacının borçlu şirketlerde aktif çalışan olmayıp, icra dosyasında taraf olmadığı gibi borçlu şirketlerle de organik bağının bulunmadığını, bu sebeple haciz işlemelerinin davacıyı etkilemesi ve haciz baskısı oluşturmasının mümkün olmadığını, senede dair haricen ödemenin borçlu şirket yetkilisi tarafından yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Öte yandan, davaya konu senedin dava sırasında takibe konulduğu İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden tahsil edildiği, davalı tarafından sunulan ödeme dekontuna göre dava konusu senede istinaden 50.000,00 TL ödemenin ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, özellikle davacının haciz ve muhafaza işleminin gerçekleştirildiği takip dosyası ve haciz mahalli ile bir ilgisinin bulunmaması, dolasıyla haciz ve muhafaza işleminin davacı yönünden baskı oluşturamayacak olması, bir kısım borcun haricen borçlu şirket yetkilisi tarafından senede atıfla gerçekleştirilmesi karşısında dava konusu senedin haciz ve muhafaza baskı altında alındığı iddiasının dinlenilemeyeceği yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmakla istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine, <br>4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi.<br> <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0e91e3efca7c686","SID":"516f295ea5dc6d78"}}