{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:....<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>KARŞI TARAF\t: 1...<br>VEKİLİ\t: ...<br>\t 2-...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik karşı taraf ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle;   30/01/2025 Ödeme 08/10/2024 keşide tarihli 6.979.161.69-TL bedelli bonodan dolayı, müvekkili şirketin borçlulardan 6.979.161,69-TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin haricen öğrendiğine göre borçlu ...'in işyerini kapattığını, diğer borçlu ...'in ise işyerini devretmek üzere 3. bir kişi ile anlaşmıştığını, devir işlemlerine başladığını, işyerinin bulunduğu taşınmaz tapusunun devri ile işyeri demirbaş ve mallarının devri durumunda müvekkilinin alacağını tahsilinin imkansız duruma geleceğini belirterek, 6.979.161,69-TL’lik alacakları karşılığında borçluların menkul, gayrimenkül malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacağına ihtiyati haciz konulmasını  talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 31/01/2025 tarihli değişik iş kararında;  İİK'nın 257 ve 258. maddeleri gözetilerek; dosyaya sunulan bono asıl(lar)ı incelendiğinde; bononun/bonoların,  aleyhine ihtiyati haciz talep olunan tarafça keşide olunduğu, ödeme/vade tarih(ler)i ve ihtiyati haciz talep tarihi dikkate alındığında bononun/bonoların henüz zamanaşımına uğramadığı ve kambiyo senedi vasfını taşıdığı, sunulan bononun/bonoların, İİK'nın 258/1. maddesi anlamında alacağın varlığı ve istenebilir olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu, ayrıca İİK'nın 45/3. maddesinin yollamasıyla(atfıyla) İİK'nın 165/1 maddesine göre; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede/bonoya (kambiyo senedine) dayanan alacaklının, alacağı rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senedine dayanarak haciz veya iflas yolu ile takip yapmasına yasal olarak herhangi bir engel bulunmadığı, dilekçe ve ekinde sunulan belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde İİK'nın 257. ve devamı maddelerindeki yasal koşulların mevcut olduğu, ihtiyati haciz talep edenin isteminin teminat karşılığında kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talep edenin karşı (borçlu) taraftan alacaklı olduğu, alacağın muaccel (vadesi gelmiş) olup, rehinle de temin edilmediği yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığından, ihtiyati haciz talebinin, İİK'nın 257. maddesi gereğince kabulüne, 6.979.161,69.TL alacak ile sınırlı olmak (taşkın/aşkın hacze mahal verilmemek) koşuluyla, İİK'nın 259/1. maddesi gereğince, ihtiyati haciz talep eden hacizde haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK'nın 84. ve devamı maddeleri gereğince; alacak miktarı üzerinden mahkemece takdiren %15 oranına göre hesaplanan 1.046.874,25.TL teminat (HMK'nun 87. maddesi gereğince nakdi teminat veya süresiz ve kesin banka teminat mektubu) ihtiyati haciz isteyen tarafından mahkeme veznesine yatırılmak/sunulmak koşuluyla, karşı (borçlu/borçlular) taraf ... ve ...’in borca yetecek miktardaki menkul (taşınır), gayrimenkul (taşınmaz) malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyaten haczine karar verilmiştir.<br>Karşı taraf ... vekili 06/02/2025 tarihli itiraz başvuru dilekçesinde; taraflar arasında HMK ve TTK düzenlemelerine uygun olarak yapılmış usulüne uygun ve geçerli  bir  yetki sözleşmesi bulunmadığını, genel yetki kuralları uyarınca  müvekkili aleyhine açılacak davalarda yetkili Mahkemenin müvekkilinin ikamet adresinin bulunduğu yer Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin ... ili, ... ilçesinde ikamet ettiğini, diğer davalı ...'in ise ...'de ikamet ettiğini, yasal düzenleme ve Yüksek Mahkeme kararları gereğince müvekkili yönünden davaya bakmakla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, mahkemenin yetkili olmaması nedeniyle  ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili ile ihtiyati haciz isteyen arasında hiçbir alışveriş bulunmadığını, ticari işlem olmadığını, müvekkilinin ihtiyati haciz isteyen ile hiçbir zaman bir araya gelmediğini, bu şekilde bir bono imzalamadığını ve teslim etmediğini, bononun keşidecisi ...'in, müvekkilinin kardeşi olduğunu, müvekkili ... ile görüştüğünde, bononun bedelsiz olduğunu, bononun karşılığında verilmiş mal ya da hizmet olmadığını,  bonodan dolayı borç bulunmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, borçlu olmadığının tespiti istemiyle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve Arabuluculuk  görüşmelerinin devam ettiğini, müvekkilinin bonoda kefil olarak yer aldığını, takip alacaklısının keşideci aleyhine işlem yapmadan, doğrudan kefil olarak müvekkili aleyhine işlem yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır ... ilçesinde tarım ve tarım aletlerinin satışı üzerine ticari faaliyetini sürdürdüğünü, işletmesinin faal olduğunu, işletmesini devir etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, karşı tarafın bu iddialarını destekler hiçbir delil sunmadığını, haksız ve kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine işlem yaptığını, bu aşamada ihtiyati haciz kararı nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürme imkanı olmadığını, ihtiyati haciz kararının telafisi imkansız zararlara yol açtığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Karşı taraf ... vekili 05/02/2025 tarihli itiraz başvuru dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, ayrıca müvekkili tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında konkordato talep edildiğini, mahkemenin 23/12/2024 tarihli tensip tutanağı ara kararında, 23/12/2024 tarihinden itibaren \"3 Ay Süre İle Geçici Mühlet Verilmesine\" karar verildiğini, İİK 288. maddesi gereğince,\"Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK'nın 294.maddesinde, \"Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının  Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.\"  düzenlemesi getirildiğini, müvekkili hakkında mühlet kararı verildiğini, bu aşamada aleyhine icra takibi başlatılması ve haciz uygulanması olanağı bulunmadığını, müvekkilinin karşı tarafa borcunun bulunmadığını, ihtiyati haciz istemine dayanak bononun karşılığında müvekkiline verilmiş mal ya da hizmet bulunmadığını, bonodan dolayı borç bulunmadığını, müvekkilinin ihtiyati haciz isteyene borcunun bulunmadığını, borçlu olmadığının tespiti istemiyle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve dosyanın derdest olduğunu, ihtiyati haciz isteyenin talebi aksine müvekkilinin karşı taraftan 20.000.000,00 TL'den fazla alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için karşı taraf aleyhine ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın ihtiyati haciz talebinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, karşı tarafın dilekçesinde, müvekkilinin işletmesini kapattığını, mallarını 3.kişilere devir ettiğini iddia ettiğini, karşı tarafın bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin işletmesinin faal olduğunu, herhangi bir taşınır veya taşınmaz malını devretmediğini, bu yönde bir tasarrufu veya iradesinin bulunmadığını, kaldı ki, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında  müvekkili hakkında geçici mühlet kararı verildiğini ve müvekkilinin her türlü mal, hak ve alacaklarının 3.kişilere devir ve temliğinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verildiğini, bu aşamada müvekkilinin mallarını 3.kişilere devir etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını,  devredebilmesi olanağı bulunmadığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>İlk derece mahkemesi 05/03/2025 tarihli değişik iş ek kararında; somut olayda ihtiyati hacze itiraz edenlerin mahkemenin yetkisine, imzaya yönelik itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekillerinin ihtiyati hacze itirazlarının (ihtiyati haczin kaldırılması taleplerinin) ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>Karşı taraf ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Karşı taraf ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin bonoda kefil olarak yer aldığını, takip alacaklısının keşideci aleyhine işlem yapmadan doğrudan kefil olarak müvekkili aleyhine işlem yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır ... ilçesinde tarım ve tarım aletlerinin satışı üzerine ticari faaliyetini sürdürdüğünü ve işletmesinin faal olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklı alacak, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir/haciz talebine ilişkindir.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati  haciz, alacaklının  bir  para  alacağının  zamanında ödenmesini  güvence altına almak  için  mahkeme  kararı ile  borçlunun  mallarına (önceden) geçici  olarak el  konulmasıdır.  <br>İhtiyati haciz HMK'nın  406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise  İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu  maksatla  alacaklının  haklarını ihlâl eden  hileli  işlemlerde  bulunursa; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa  borç  yalnız  borçlu  hakkında  muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. <br>Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.<br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcu bulunduğu hususunda yaklaşık ispat sağlandığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; itiraz eden vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas ... D.İş Karar sayılı dosyasında verilen ... tarihli ek karara karşı, karşı taraf ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Karşı taraf ... ve ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi....<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"166655e66a69835f","SID":"aa19d227e72a1af6"}}